Sâd Suresi 46. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

46. Ayet

اِنَّٓا اَخْلَصْنَاهُمْ بِخَالِصَةٍ ذِكْرَى الدَّارِۚ

Şüphesiz biz onları, ahiret yurdunu düşünme özelliği ile (temizleyip) ihlâslı kimseler kıldık.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Biz onları, daima yurtları olan ahireti anma huyuyla yarattık da özleri temiz, ihlas sahibi kullar ettik.

Besim Atalay (1965)

Özden olarak ahreti anmaları yüzünden onları katıksız kullar eyledik

Cemal Külünkoğlu

Samimiyetle ahirete odaklanmalarına karşılık onları bize karşı samimi kişiler kabul ettik.

Cemil Said (1924)

Biz ânlara dâimâ âhireti zikr itdirerek kalblerini tasfiye iyledik.

Diyanet Vakfı

Biz onları özellikle ahiret yurdunu düşünen ihlâslı kimseler kıldık.

Edip Yüksel

Salt ahireti düşündükleri için onları salt/dupduru kıldık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü biz onları temiz bir hassa, halîs yurd düşüncesiyle halîslerimizden kılmışızdır

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Çünkü biz onları temiz bir hasletle, hâlis yurt (ahiret) düşüncesine ermiş has kullarımızdan kılmışızdır.

Emrah Demiryent

Biz onları (tam bir samimiyet ve gayretle) âhiret yurdunu düşünen, ihlâslı kimseler kıldık.

Abdullah-Ahmet Akgül

Gerçekten Biz onları (ve elbette her asırdaki sadık ve sağlam Müslümanları) tam bir hulusiyetle (samimiyet ve gayretle) YURDU düşünüp-anan (dünyada bağımsız memleket şuuru, ahirette ise cennet huzuru ve arzusu taşıyan) ihlas sahipleri kıldık.

Erhan Aktaş

Biz, onları sürekli ahiret yurdu düşüncesiyle arınmış, samimiyet sahibi kimseler yaptık.

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ biz ħālis eyledük anları ħālis olmaġıla [243b] āħiret sarāyın aramaķ.

Hasan Basri Çantay

Çünkü biz onları katkısız (şaibesiz) bir hasletle — ki (bu dâima) yurd (ları) nı hatırlama (ları ve onun için çalışmaları) dır — haalis (insanlar) yapdık.

Hayrat Neşriyat

Çünki biz onları, hâlis (bir haslet) olan âhiret düşüncesiyle ihlâslı (kimseler) kıldık.

İhsan Aktaş

Gerçekten biz onları ahiret yurdunu düşünme özelliğiyle temizleyip, kendimize halis (kul) kabul ettik.

İlyas Yorulmaz

Onların bu özelliklerinden dolayı, onları ahiret yurduna örnek kullar olarak seçtik.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçekten Biz onları hep yarınki yurtlarını düşünme özü ile özleştirdik.

İsmail Hakkı İzmirli

Biz onları halis bir hasletlerinden dolayı halis kul yaptık, bu da dâr-ı âhireti anıp ölümden gafil bulunmamalarından dolayı idi.

İsmail Yakıt

Muhakkak ki Biz onları içi tertemiz/ihlâslı, kimseler yaptık ki, özellikle ahiret yurdunu (devamlı) hatırda tutsunlar.

Kadri Çelik

Gerçekten biz onları, (ahiretteki asıl) yurdu hatırlatan katışıksız (bir haslet ile) halis kıldık.

Abdullah Parlıyan

Onları ahireti sürekli hatırlama özelliğiyle samimi, halis kullar yaptık.

Kuran Yolu

Âhiret yurdunu hatırda tutmadaki samimiyetleri sayesinde onları günahlardan arındırdık.

Mahmut Kısa

Biz onları, âhiret yurdunu sürekli gündeme getirerek hatırlama ve buna uygun davranışlar geliştirme gibi üstün meziyetlerinden dolayı, özel bir makâma yücelttik.

Mahmut Özdemir

Biz, onları Gerçek Yurd’u hatırlatan ihlâslılar kıldık.

Mehmet Çakır

Hepsi de öbür dünya aşkıyla yanıp tutuşurdu.

Mehmet Çoban

Şüphesiz onlar ahireti düşünerek hareket ediyor. Yasalarımıza uyarak yaşıyorlardı. Böylece onlar samimi, gönülden bize bağlı insanlar olarak tertemiz bir hayat yaşadılar.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki onları ahiret yurdunu hatırlama duygusuyla arı duru bir özellikle saflaştırmıştık.

Mehmet Türk

Gerçekten Biz onları, âhiret yurdunu düşünen, (Bize) gönülden bağlı kullar yaptık.

Muhammed Esed

Biz onları arı-duru bir düşünce aracılığıyla temizledik: öteki dünyayı ⁴² gözetme [düşüncesiyle].

Mustafa Çavdar

Onlar bizim özellikle ahiret yurdunu düşünüp önemseyen, ihlâslı kullarımız. 60/4

Ahmet Tekin

Biz onları samimiyetle, asıl yurt, âhiret düşüncesine rağbet eden ve insanları âhiret hayatına inanmaya teşvik eden has kullarımızdan kıldık.

Mustafa İslamoğlu

Biz onların şahsiyetlerini arı duru bir tasavvurla saflaştırdık (ki, ebedî) yurdu hep hatırda tutsunlar;

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki, Biz onları dar-ı ahireti düşünme hasletiyle mümtaz, ihlâs sahipleri kılmıştık.

Orhan Kuntman

Kuşkusuz biz onları daima ahiret yurdunu düşünen ihlas sahibi kimseler kıldık.

Osman Fırat

Şüphesiz biz onları bir arınmayla arındırdık ki O diyarı (ahireti) hatırlasınlar.

Şaban Piriş

Biz onları gerçek yurdu düşünen, tam olarak arınmış, ihlaslı kimseler kılmıştık.

Satıraltı Meal (1534)

Biz anları muḫliṣ ḳılduḳ iḫlāṣ‐ıla, āḫiret evini añmaġ‐ıla.

Suat Yıldırım

Biz onları özellikle âhiret yurdunu düşünen ihlâslı kişiler kıldık.

Süleyman Ateş

Biz onları ahiret yurdunu düşünme özelliğiyle temizleyip, kendimize halis (kul) yaptık.

Süleyman Tevfik (1927)

Biz onları, dâimâ âhireti zikr ider ihlâs-ı tâm ile muhlis kıldık.

Süleymaniye Vakfı

Samimiyetle ahirete odaklanmalarına karşılık onları bize karşı samimi kişiler saydık.

Ahmet Varol

Biz onları (ahiret) yurdu(nu) anmaktan ibaret halis bir özellikle ihlaslı kimseler kıldık.

Ümit Şimşek

Biz onları, özellikle âhiret yurdunu düşünen ihlâslı kullar kıldık.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onları, yurdu düşünme özellikleriyle yücelen tertemiz kullar yaptık.

Ali Bulaç

Gerçekten biz onları, katıksızca (ahiretteki asıl) yurdu düşünüp-anan ihlas sahipleri kıldık.

Ali Fikri Yavuz

Çünkü biz, onları, ahiret yurdunu anmaktan ibaret pak bir hasletle hâlis (insanlar) kıldık.

Bahaeddin Sağlam

Onları, ahireti sürekli hatırlama özelliğiyle, samimi halis kullar yaptık.

Bayraktar Bayraklı

Biz onları daima âhireti düşünen ihlâslı kullar kıldık.