68. Ayet
اَنْتُمْ عَنْهُ مُعْرِضُونَ
“Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اَنْتُمْ عَنْهُ مُعْرِضُونَ
“Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz.”
Siz ondan yüz çevirmedesiniz.
Siz ondan kaçarsınız
Siz ise ondan uzaklaşıp duruyorsunuz.”
67,68. Yine ânlara di ki: "Kıyâmet haberi ’azîm bir haberdir. Halbuki siz i’tirâz idiyorsunuz"
67, 68. De ki: Bu büyük bir haberdir. Ama siz ondan yüz çeviriyorsunuz.
"Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz."
Siz ondan yüz çeviriyorsunuz
"Siz ondan yüz çeviriyorsunuz."
67-68. De ki: “(Kur’ân’ın bildirdiği) bu (hakikatler) büyük bir haberdir. (Ama) siz (ısrarla) ondan yüz çeviriyorsunuz.
(Ama maalesef) Sizler ise, (hâlâ) ondan yüz çevirip durmaktasınız.
Siz, ondan yüz çeviriyorsunuz.
67-68. eyit “ol ħaberdür ulu ya'nį ķur’ān yā ķıyāmet güni siz andan yüz dürıdüricilersiz.”
«Ki siz ondan yüz çeviricilersiniz».
“Siz ondan yüz çeviren kimselersiniz.”
67, 68. (Resulüm!) De ki: “O (Kur’an) muazzam (ve muhim) bir haber (mesaj, öğreti ve bilgi kaynağı)dır. (Ey inkâra şartlanmış olanlar!) Siz ise ondan uzaklaşıp duruyorsunuz.”
Ama siz bu haberlerden yüz çeviriyorsunuz.
Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz.
Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz.
“Siz ondan yüz çeviriyorsunuz”
“Sizler ise, ondan yüz çeviriyorsunuz.”
Ama buna rağmen siz, O'ndan yüz çeviriyorsunuz.
Siz ise ona sırt çeviriyorsunuz.
Fakat siz Kur’an’a gereken ilgiyi göstermemekle, ondan yüz çeviriyorsunuz!
"Siz ondan yüz çevirmişsiniz".
67,68. Resulüm de ki: " Kuran, büyük bir olaydır. // Her ne kadar siz beğenmeseniz de.
"Kur’an’da size okunan birçok gerçek var. Bütün gerçekler sizin geleceğinizle ilgilidir. Siz gerçekleri inkâr edip yüz çeviriyorsunuz?"
67,68. De ki: “Kendisinden yüz çevirip durduğunuz bu (Kur’an), büyük bir haberdir.
67,68. (Bir de) onlara: “Bu (Kur’an), büyük bir haberdir, ama siz ondan, yüz çeviriyorsunuz.” de.
[nasıl] ondan yüz çevirirsiniz?”
Siz ise bundan yüz çeviriyorsunuz. 23/66
“Siz onun tebliğine, ilkelerinin yaşanmasına engel tedbirler alarak yüz çeviriyorsunuz.”
sizse ondan yüz çeviriyorsunuz.”
«Siz ondan yüz çeviriyorsunuz.»
Buna rağmen siz ondan yüz çeviriyorsunuz. (Onun bana Rabbimden vahyolunduğuna inanmıyorsunuz)
Siz ondan(o haberden) yüz çeviriyorsunuz.
Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz.
Siz andan i‘rāż idersiz.
Ama siz ona sırtınızı dönüyorsunuz.
(Ama gafletinizden dolayı) Siz ondan yüz çeviriyorsunuz.
"Siz ise ândan i'râz ider ve yüz çevirirsiniz."
Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz.
Siz ondan yüz çeviriyorsunuz.
Siz ise ona sırtınızı dönüyorsunuz.
"Yüz çevirip duruyorsunuz ondan.
Sizler ise, ondan yüz çeviriyorsunuz.
(Öyle iken) siz ondan yüz çeviriyorsunuz.
67, 68. De ki: “O, büyük bir haberdir. Siz ondan yüz çeviriyorsunuz.”
“Siz ondan yüz çeviriyorsunuz.”