Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Kur'an, aramızdan ona mı indirildi? Hayır, onlar, benim vahyimden şüphedeler; hayır, onlar daha tatmadılar azabımı.
Besim Atalay (1965)
Aramızdan yalnız ona mı Kur'an gelmiş?» derler; hayır, onlar kitabımızdan şüphelidirler; hayır, onlar azabımı hiç tatmamışlardır
Cemal Külünkoğlu
“Ne yani! İçimizden (başka kimse bulunamamış da) Kitap ona mı inmiş?” Hayır, hayır! Onlar, (sırf kibir ve gururları sebebiyle) Benim mesajım konusunda şüphe içinde bocalamaktadır. Gerçekte onlar, henüz azabımı tatmadılar, (tatsalardı böyle yapmazlardı).
Cemil Said (1924)
6,7,8. Reisleri birbirlerinden ayrılırken diyorlardı ki: "Gidiniz yine ma’bûdlarınızın dîninde sebât idiniz, istenilen şey sizin bu dîni terk itmenizdir. Biz evvelki dînde böyle bir şey işitmedik, Muhammed’in dîni uydurmadır. Böyle bir ilhâm içimizden yalnız âna mı gelir idi?" Evet bizim ihbârâtımızdan şübhe diyorlar, ’azâbıma dûçâr olmadılar.
Diyanet Vakfı
6, 7, 8. Onlardan ileri gelenler: Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Son dinde de bunu işitmedik. Bu, ancak bir uydurmadır. Kur'an aramızdan ona mı indirildi? diyerek kalkıp yürüdüler. Hayır! Onlar kitabım hakkında şüphe içindedirler. Hayır! Azabımı henüz tatmadılar.
Edip Yüksel
"Mesaj, neden aramızdan ona indirildi?" Aslında, onlar mesajımdan kuşku içindedirler. Hayır, onlar azabı henüz tatmadılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
O zikr aramızdan ona mı indirilmiş? doğrusu onlar benim zikrimden bir kuşkulu şekk içindeler, doğrusu henüz azâbımı tatmadılar
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
"Kur'ân aramızdan ona mı indirilmiş?" dediler. Doğrusu onlar benim Kur'ân'ımdan bir kuşku içindeler. Ve doğrusu onlar henüz azabımı tatmadılar.
Emrah Demiryent
Zikir (Kur’ân), içimizden (başka kimse kalmamış da) ona mı gönderilmiş” (dediler). (Resûlüm!) Doğrusu onlar, (aslında) benim zikrimden şüphe içindedirler. Hayır! Onlar henüz azabımı tatmadılar.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Haydi yol gösterici bir kitap gerekliydi diyelim, ama bu) "Zikir (Kur’an), içimizden (kala kala) Ona mı (Hz. Muhammed’e mi) indirildi?" demişlerdi. Hayır, belli ki, onlar Benim zikrimden bir kuşku içindedirler. Hayır, onlar henüz Benim azabımı tatmadıklarından (böyle hareket etmektedirler).
Erhan Aktaş
Zikir¹, aramızda ona mı indirildi? Oysaki onlar Benim zikrimden kuşku içindedirler. Hayır, onlar azabımı henüz tatmadılar.
Eski Anadolu Türkçesi
“ay, indürinildi mi anuñ üzere kitāb aramuzdan?” belki anlar şek içindedür kitāb’umdan belki datmadılar 'aźābumı.
Hasan Basri Çantay
«O Kur'an, aramızdan ona mı indirilmiş»?! Hayır, onlar benim vahyimden şübhededirler. Hayır, onlar benim azabımı henüz tatmadılar.
Hayrat Neşriyat
6,7,8. Onların ileri gelenleri ise: “Yürüyün ve ilâhlarınızın üzerine sabredin (onlara bağlı kalın); çünki bu, elbette (sizden) istenen şeydir. (Biz) bunu (bize anlatılan tevhid inancını) son dinde (Îsâ'nın dîninde de) işitmedik. Bu, uydurmadan başka birşey değildir! Zikir (Kur'ân) aramızdan (ine ine) ona mı indirildi?” diye kalkıp gittiler. Hayır! Onlar benim zikrimden (Kur'ân'ımdan) şübhe içindedirler. Hayır! (Onlar) benim azâbımı henüz tatmadılar!
İhsan Aktaş
"O Zikir (uyarı, ilahi mesaj ve doğru bilgi başka kimse kalmadı da) aramızdan ona mı (Muhammed’e mi) indirildi?" (Resulüm!) Doğrusu, onlar benim Zikrimden (Kur’an’dan) yana şüphe içindedirler. Doğrusu, onlar henüz (Kur’an’da vaad edilen) azabımı tadmış değillerdir!
İlyas Yorulmaz
“Zikir (Kur’an), aramızdan ona mı indirilmesi gerekiyordu?” dediler. Hayır, onlar (senden değil) benim öğüdümden şüphe içerisindeler. Ayrıca henüz azabımı da tatmadılar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Kur’an bizim aramızda yalnız ona mı bildirildi?" diyorlar, besbelli ki onlar Benim Kitap’ıma karşı şüphe içindedirler. Besbelli ki onlar Benim azabımı henüz tatmamışlardır.
İsmail Hakkı İzmirli
Aramızdan yalnız ona mı Kur/an inzâl olundu [⁷]» dediler. Hayır, onlar Kur/an hakkında şek içindedir. Belki hâlâ azabımı tatmamışlardır.
İsmail Yakıt
“Bu zikr/Kur’an içimizden sadece ona mı indirildi?” (dediler). Bilakis onlar Kur’an [zikr] konusunda ikilemdedirler [şekk]. Bilakis onlar (henüz) azabımı tatmadılar.
Kadri Çelik
“Zikir (Kur'an), içimizden ona mı indirildi?” Hayır, onlar benim zikrimden bir kuşku içindedirler. Hayır, onlar henüz benim azabımı tatmamışlardır.
Abdullah Parlıyan
İçimizde ilâhî uyarı O'na mı indirildi?” dediler. Hayır, onlar benim mesajıma karşı şüphe içindeler, evet onlar henüz azabımı tatmadılar.
Kuran Yolu
İlâhî uyarı içimizden ona mı indirildi şimdi!” İşin doğrusu onlar benim uyarım karşısında kuşku içindedirler. Hayır, azabımı henüz tatmadılar!
Mahmut Kısa
“Haydi Allah bir kitap gönderdi diyelim; peki bu uyarı, aramızdan yalnızca ve özellikle ona mı indirildi? İçimizde Muhammed’den daha zengin, daha güçlü ve daha akıllı adam yok muydu? Allah madem emirlerine uymamızı istiyor, neden hepimize ayrı ayrı melek göndermiyor?” Hayır; onlar aslında, Benim uyarım olan Kur’an’dan yana şüphe içindeler! Daha doğrusu onlar, Benim azâbımı henüz tatmadılar! Bu yüzden küstahça başkaldırıyorlar!
Mahmut Özdemir
“Aramızdan, Zikir ona mı indirildi?”. Aksine, onlar benim zikrimden şüphe içindedir. Henüz benim azabımı tatmadılar.
Mehmet Çakır
" Biz var iken Söz, ona mı düşmüş " dediler. Onlar benim Söz'ümden kuşkudalar. Çünkü henüz benim acımı tatmadılar.
Mehmet Çoban
"Kitap aramızdan ona mı indirildi?" dediler. Doğrusu onlar kitabımızdan şüphe içindedirler. Hayır! Onlar henüz azabımı tatmadılar.
Mehmet Okuyan
[Zikr] (Kur’an), aramızdan ona (Muhammed’e) mi indirildi?” [*] Aslında (onlar) [zikr]imden (Kur’an’dan) şüphe içindedir. Aslında onlar azabımı henüz tatmadılar.
Mehmet Türk
7,8. (Ve devamla): “Biz böyle bir şeyi daha önceki hiç bir dinde¹ duymadık. Bu, tamamen uydurmadan başka bir şey değildir.² Hem bu zikir içimizden (başka kimse kalmadı da) ona mı indirildi?” dediler. Doğrusu, onlar esas benim zikrim (olan Kur’an’dan) şüphe ediyorlar ve onlar henüz Benim azabımı tatmadılar.
Muhammed Esed
Ne yani! [İlahî] uyarı, içimizden bir tek o’na mı indirildi?” Evet, onlar yalnız Benim uyarıma karşı şüphe içindeler. ¹¹ Evet, onlar henüz Benim azabımı ¹² tatmadılar.
Mustafa Çavdar
– Hem bu Kuran, içimizden başka kimse yokmuş gibi ona mı indirilmiş? Aslında onlar benim zikrimden şüphe etmektedirler. İşin doğrusu onlar benim azabımı henüz tatmamışlar. 43/31
Ahmet Tekin
“Okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur'ân aramızdan ona mı indirilmiş?” dediler. Aksine, onların, Muhammed'in güvenilir birisi olduğundan şüpheleri olmadığına göre, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur'ân'ın benim tarafımdan indirildiğinden bir kuşkuları var. Aslına bakarsanız, onlar benim azâbımı tatmadılar.
Mustafa İslamoğlu
ne yani, aramızdan ilâhî mesajın indirileceği bir o mu kaldı?” Ama hayır, onlar asıl Benim uyarıma karşı şüpheyle yaklaşıyorlar; dahası, belli ki onlar henüz azabımı tatmamışlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
«O Kur'an, bizim aramızda O'nun üzerine mi indirilmiştir?» (dediler). Hayır. O münkirler Benim vahyimden tereddütler içindedirler. Hayır. Azabımı henüz tatmadılar.
Orhan Kuntman
O Kur'an aramızdan ona mı indirilmiş?" (Aramızda buna çok daha layık olan yok muydu.) diyerek karşı çıktılar. Hayır. Onlar benim vahyimden kuşku içindedirler, çünkü azabımı henüz tatmadılar.
Osman Fırat
O Zikir (Kur’an) aramızdan ona mı indirildi? Doğrusu, onlar benim Zikr’im’den yana şüphe içindedirler. Hayır, onlar henüz azâbımı tadmadılar!..
Şaban Piriş
Kur'an, aramızdan ona mı indirilmiş? Hayır, onlar zikrimden şüphe ediyorlar. Çünkü henüz azabımı tatmadılar!
Satıraltı Meal (1534)
Anuñ üstine mi indi Ḳur’ān bizüm ortamuzda? dirler. Bel ki anlar şekiçindedürler menüm ẕikrümden. Bel ki benüm ‘aẕābumı dadmadılar henüz.
Suat Yıldırım
Biz bu kadar eşraf dururken, kitap gönderilecek bir o mu kalmış! ” Hayır, hayır! Onlar Benim buyruklarım hakkında tam bir şüphe içindedirler, doğrusu onlar azabımı henüz tatmadılar. [43, 31-32]
Süleyman Ateş
O Zikr (uyarı, başka kimse kalmadı da) aramızdan ona mı indirildi? Doğrusu, onlar benim Zikr'imden yana şüphe içindedirler. Hayır, onlar henüz azabımı tadmadılar!..
Süleyman Tevfik (1927)
"Bizim aramızdan (eşrâf ve ruesâmız var iken) ona mı kitâb inzâl olundı?" didiler. Evet. O kâfirler vahyimizden ve inzâl iylediğimiz kitâbdan şekdedirler. Henüz bizim 'azâbımızı tadmamışlardır.
Süleymaniye Vakfı
“Bu bilgi aramızdan ona mı indirildi?” derler. Aslında bunların benim bilgimden şüpheleri var. Yok yok... Henüz azabımı tatmadılar.
Ahmet Varol
"Zikir (Kitap) aramızdan ona mı indirildi." Hayır onlar benim zikrimden şüphe içindedirler. Hayır, onlar henüz azabımı tatmadılar.
Ümit Şimşek
“Aramızdan ona mı kitap inmiş?” Doğrusu onlar Benim kitabımdan kuşku içindeler. Fakat henüz azabımı tatmadılar.
Yaşar Nuri Öztürk
"Öğüt ve uyarı, içimizden ona mı indirildi?" Hayır, onlar benim zikrimden/Kur'an'ımdan kuşkudadırlar. Hayır, onlar benim azabımı henüz tatmadılar.
Ali Bulaç
'Zikir (Kur'an), içimizden ona mı indirildi?' Hayır, onlar Benim zikrimden bir kuşku içindedirler. Hayır, onlar henüz Benim azabımı tatmamışlardır.
Ali Fikri Yavuz
O Kur'an, aramızdan O'na mı indirilmiş!” (dediler). Doğrusu o kâfirler, benim Kur'an'ımdan şübhededirler. Doğrusu onlar henüz azabımı tadmadılar.
Bahaeddin Sağlam
Aramızda neden zikir (mesaj) ona insin?” (dediler.) Fakat onlar, mesajımız hakkında tereddüt içindedirler. Daha doğrusu onlar, henüz azabımızı tatmış değiller.
Bayraktar Bayraklı
“Kur'ân içimizden sadece ona mı indirildi?” Doğrusu onlar, gönderdiğimiz Kur'ân hakkında şüphe içindedirler. Hayır! Azabımı henüz tatmadılar.