Zümer Suresi 33. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

33. Ayet

وَالَّذ۪ي جَٓاءَ بِالصِّدْقِ وَصَدَّقَ بِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ

Dosdoğru Kur’an’ı getiren ile onu tasdik edenler var ya, işte onlar Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Doğrulukla gelen kişiye ve onun doğru olduğunu tasdik edenlere gelince: Onlardır çekinenlerin ta kendileri.

Besim Atalay (1965)

Gerçekle gelen de, onu gerçekleyen de, işte bunlar sakınçlardır

Cemal Külünkoğlu

(Allah'tan) doğruyu getiren (resul) ve onu (gereği gibi) doğrulayanlara gelince; işte onlar Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlardır.

Cemil Said (1924)

Doğrıyı söyleyen ve doğrıya inanan her ikisi de muttakîdirler.

Diyanet Vakfı

Doğruyu getiren ve onu tasdik edenler var ya, işte kötülükten sakınanlar onlardır.

Edip Yüksel

Gerçeği getiren ve onu doğrulayana gelince, işte onlar erdemlilerdir

Elmalılı Hamdi Yazır

Doğruyu getiren ve onu tasdık eden ise işte onlar korunan müttekıyler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Doğruyu getiren ve onu tasdik edene gelince, işte onlar kötülükten korunan müttakilerdir.

Emrah Demiryent

Doğruyu getirene (peygambere) ve onu tasdik eden (mü’min) lere gelince... İşte onlar takva sahipleridir.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Mutlak) Doğruyu (Kur’an’ı) getirip (sizi bâtıldan Hakka yönelten) ve onu tasdik edip (sadakat gösterenlere gelince;) işte onlar müttaki olanların (ve gerçek mutluluğa ulaşanların) ta kendileridir.

Erhan Aktaş

Doğruyu getirenler¹ ve onu doğrulayanlar, işte onlar takva sahibidirler.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol kim getürdi ŧoġruyı ya'nį ķur’ān’ı daħı ŧoġru duttı anı anlardur muttaķılar.

Hasan Basri Çantay

Sıdk (-u hakıykat) ı getirene ve onu tasdıyk edenlere (mü'minlere) gelince: İşte onlar takvâye erenlerin ta kendileridir.

Hayrat Neşriyat

Doğruyu getirene (peygambere) ve onu tasdîk edene gelince; işte onlar gerçekten takvâ sâhibleridir.

İhsan Aktaş

Gerçek (vahiy ve Kur’an) ile (size) gelen ve onu doğrulayan(lar) var ya, işte onlar (şirkten ve her türlü kötülükten ruhlarını ve vicdanlarını) koruyanların ta kendileridirler. *

İlyas Yorulmaz

Doğru olanı getiren ve o doğruyu doğrulayıp tasdik eden, işte onlar (cehennem ateşinden) korunanlardır.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O kimse ki doğruyu getirir, onu doğrular, işte bu gibiler sakınanlardır.

İsmail Hakkı İzmirli

Gerçek din getirenle onu tasdik edenler yok mu, işte sakınanlar, onlardır [¹].

İsmail Yakıt

Doğruyu getiren ve onu tasdik edenlere gelince, işte onlar sorumluluk bilincine sahip olanların tâ kendileridir.

Kadri Çelik

Doğruyu getiren ve doğrulayanlar (var ya), işte onlar takva sahibi olanlardır.

Abdullah Parlıyan

Doğruyu getiren peygamber ve O'nu tasdik edip peşinden giden mü'minlere gelince, işte yollarını Allah ile bulanlar bunlardır.

Kuran Yolu

Gerçeği getiren kişiye ve onu tasdik edene gelince, işte takvâ sahipleri onlardır.

Mahmut Kısa

Öte yandan; doğruluğun, adâletin ta kendisi olan bu Kur’an’ı sürekli gündeme getiren ve tüm kalbiyle onu benimseyip destekleyen kimselere gelince; işte, dünyada ve âhirette zilletten, perişanlıktan ve ilâhî gazaptan korunabilenler, yalnızca bunlar olacaktır.

Mahmut Özdemir

Sıdk / Doğruluk ile gelmiş ve onu tasdik etmiş olanlar, işte Müttakîler / Sakınıp Korunanlar onlardır.

Mehmet Çakır

Doğru söyleyenler, doğruya doğru diyenler, kendilerini sağlama almış demektir.

Mehmet Çoban

Size gerçekleri açıklayan, kitabımızı okuyan, elçimiz Muhammed’i ve kitabımızdaki gerçekleri tasdik ederek inananlar; işte onlar Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır.

Mehmet Okuyan

Gerçeği getiren ve onu doğrulayan(lar) var ya, işte [muttakî]ler (duyarlı olanlar) sadece bunlardır.

Mehmet Türk

Doğruyu getiren ve onu doğrulayanlara¹ gelince; işte onlar, Allah’tan hakkıyla sakınanlardır.

Muhammed Esed

Ama hakikati getiren ve onu bütün kalpleriyle tasdik edenler; işte onlar Allah’a karşı sorumluluklarının [tam] bilincinde olanlardır!

Mustafa Çavdar

Bu Kuran’ı ve onu getireni tasdik edenlere gelince işte bunlar Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır. 24/51

Ahmet Tekin

Doğru söz ile, Kur'ân ile gelen ve doğru sözü, Kur'ân'ı tasdik edenler, onlar, işte onlar Allah'a sığınanlar, emirlerine yapışanlar, günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlerdir.

Mustafa İslamoğlu

Ama doğruluğun tarafında yer alan ve hakikati tüm kalbiyle tasdik eden kimselere gelince: işte sorumluluklarını idrak eden onlardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

O zât ki, doğruyu ve onu tasdik ettiler, işte muttakîler olan, onlardırlar.

Orhan Kuntman

Gerçeği getirince, (Hz. Peygamber, Kur'an’ı tebliğ edince) onu tasdik edenlere (müminlere) gelince işte onlar, takvaya erenlerin ta kendileridir!

Osman Fırat

O kimse ki doğrulukla geldi ve doğruyu (Kur’an’ı) da tasdik etti işte bunlar Allahtan hakkıyla çekinenlerdir.

Şaban Piriş

Doğru'yu getiren ve onu tasdik edenler ise, işte onlar korunanlardır.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ol kimse ki girçeg‐ile geldi. Daḫı girçege inandı. Anlardur müttaḳīler.

Suat Yıldırım

Ama, hak ve gerçeği getiren ve onu tasdik edenler var ya, işte her türlü fenalıktan korunanlar onlardır.

Süleyman Ateş

Doğruyu getirene ve onu doğrulayanlara gelince: İşte korunanlar onlardır.

Süleyman Tevfik (1927)

Sıdk ile gelen (sâhib-i Kur'ân) ve onı tasdîk idenlerdir ki muttakîlerdir.

Süleymaniye Vakfı

Doğruları getiren ve onu kabul edenler, kendini koruyanlardır.

Ahmet Varol

Doğruyu getiren ve onu doğrulayana gelince işte onlar takva sahipleridir.

Ümit Şimşek

Hakkı getiren ile onu doğrulayanlar ise, kötülüklerden korunmuş olanlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Doğruyu getirene ve onu tasdikleyene gelince, işte böyleleri, korunanların ta kendileridir.

Ali Bulaç

Doğruyu getiren ve doğrulayanlara gelince; işte onlar muttaki (takva sahibi) olanlardır.

Ali Fikri Yavuz

Doğruyu (Kur'an'ı) getiren (Hz. Peygamber s.a.s.) ve O'nu tasdik eden (müminler) ise, işte bunlar takva sahibi kimselerdir.

Bahaeddin Sağlam

Doğru bilgi (vahy) ile gelen ve doğru bilgiyi doğrulayanlar, işte onlar (ruhlarını ve vicdanlarını) koruyanların ta kendileridirler.

Bayraktar Bayraklı

Ama, hakikati getiren ve onu bütün kalbiyle tasdik edenler var ya; işte, takvâ sahipleri onlardır.[494]