48. Ayet
وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ
(Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ
(Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.
Kazandıkları kötülükler, ortaya çıkmıştır ve alay ettikleri şey, başlarına gelmiştir.
Yaptıkları işlerin kötülüklerin dahi, onlara açıklayacak, alay ettikleri de kendilerini saracak
Önceden işleyip bizzat kayıtlarına geçen kötülükler (kazandıkları günahlar o gün), önlerine konacak ve alay edegeldikleri gerçekler kendilerini her taraftan kuşatacaktır.
Seyyiâtları âşikâr bir sûretde gözlerinin önüne gelecek vaktiyle istihzâ itdikleri ’azâb her tarafdan ânları ihâta idecekdir.
Onların kazandıkları kötülükler (o gün) açığa çıkmış, alaya aldıkları şey, kendilerini sarmıştır.
İşledikleri kötülükler onlara gösterilir ve alay etmekte oldukları şeyler ise onları çepeçevre sarar.
Öyle ki yaptıkları amellerin fenalıkları karşılarına çıkmış ve istihza edip durdukları şeyler kendilerini sarmıştır
Öyle ki, yaptıkları amellerin kötülükleri karşılarına çıkmış ve alay edip durdukları şeyler, kendilerini sarmıştır.
(Dünya hayatında iken) işlemiş oldukları kötülükler (günahlar, hesap gününde) karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey (azap) onları kuşatmıştır.
Onların kazandıkları kötülükler (şimdi kendileri aleyhine) açığa çıkmıştır ve alay konusu edindikleri şeyler de kendilerini çepeçevre kuşatmıştır.
Ve kazandıkları kötülükler açığa çıktı. Kendisi ile alay ettikleri şey¹ onları kuşattı.
daħı žāhir oldı anlara yavuzlıķları anuñ kim işlediler daħı indi anlara ol kim oldılardı anı yañśularlar.
Onların (dünyâda) kazandıkları kötülükler (o gün) açığa çıkmış, eğlence edinmekde oldukları şey kendilerini çepçevre sarıb kuşatmış (olacak) dır.
Ve kazandıkları şeylerin (günahların) kötülükleri onlara görünmüş ve kendisiyle alay etmekte oldukları şey (azab) onları kuşatmıştı.
Ve (hayatta iken) yaptıkları kötülükler (kayıt altına alınmış olup o gün) açığa çıkacaktır. Ve böylece alaya alıp durdukları hakikat onları sarıp kuşatacaktır.
Ve kazandıkları kötülükler hesap günü onların karşısına çıkmış ve dünyada iken alay ettikleri şeyler onları kuşatmıştır.
Onların işledikleri kötülükler önlerine serilecek, eğlenip durdukları nesneler onları kuşatacaktır.
Onlara kazandıkları amelin kötülükleri görünecek, istihza ettikleri şeyin cezası etraflarını saracak.
Kazandıkları kötülükler de karşılarına konur ve alaya aldıkları şeyler onları kuşatır.
Kazanmakta oldukları kötülükler, kendileri için açığa çıkmıştır ve alay konusu edindikleri şey de kendilerini çepeçevre kuşatmıştır.
Böylece o gün, kazandıkları kötülükler ortaya çıkmıştır ve alay ettikleri şey de başlarına gelmiştir.
İşledikleri kötülükler önlerine apaçık konacak, alay edip durdukları şeyler onları çepeçevre kuşatacaktır.
Dünya hayatında işlemiş oldukları bütün kötülükler gözlerinin önüne konulacak ve alay ettikleri âhiret, hesap, cehennem gibi gerçekler, onları çepeçevre kuşatacaktır. Hal böyleyken:
Kazandıkları şeylerin kötülükleri de onlar için ortaya çıktı; alay ediyor oldukları şeyler onları çepeçevre kuşatarak içine aldı.
Yaptıkları kötülükleri karşılarında görecekler, Bir yandan da alay ettikleri şeylerin kuşatmasına maruz kalacaklar.
Onların kazandıkları kötülükler hesap günü açığa çıkar. Dünyada alaya aldıkları her şey onları kuşatmıştır. Onlar yaptıklarını saklayamazlar.
Onların kazandıkları kötülükler (o gün) açığa çıkmış, alay ettikleri şey kendilerini kuşatmış (olacak)tır. [*]
(Dünyada iken) yaptıkları işlerin kötülükleri¹ (o gün) karşılarına çıkar ve hafife aldıkları (azap) kendilerini kuşatıverir.
ve [hayatta iken] yaptıkları kötülükler açığa vurulacaktır: ve böylece alaya alıp durdukları hakikat onları sarıp kuşatacaktır. ⁵⁴
Onların dünyadayken kazandıkları kötülükler gözlerinin önüne serilecek vaktiyle hafife aldıkları azap kendilerini çepeçevre kuşatacaktır. 24/24, 36/65, 41/21-22
Onların işlediği amellerin, sorumlulukların, yüklendikleri veballerin, cezaları o gün karşılarına çıkmış, alaya aldıkları şeylerin gücü kendilerini sarmış, işlerini bitirmiştir.
ve önceden yaptıkları her kötülük önlerine konacaktır; sonuçta alay edegeldikleri gerçek, kendilerini çepeçevre kuşatmış olacaktır.
Ve onlar için kazanmış oldukları şeylerin fenalıkları zuhûra gelmiş (olacaktır) ve kendisiyle istihzâda bulunmuş oldukları o şey, kendilerine kavuşmuş (bulunacaktır).
O gün onlara, işledikleri kötülükler belli olmuş, alaya aldıkları şeyler kendilerini çepeçevre kuşatmıştır.
Yaptıkları işlerin kötülükleri kendilerine görünmüş ve alay edegeldikleri şey onları kuşatmıştır.
Onların kazandıkları kötülükler ortaya çıkmış ve alay ettikleri şey çepeçevre kuşatmıştır.
Daḫı belüre özlerine yaman ‘amellerinüñ cezāsı. Daḫı ine anlara masḫara‐lıġa alduḳları nesnenüñ cezāsı.
İşledikleri pis işler ortaya çıkar ve Allah'ın dini ve Peygamberleriyle yaptıkları alayların cezası kendilerini her taraftan sarıverir.
Yaptıkları işlerin kötülükleri kendilerine görünmüş ve alay edegeldikleri şey onları kuşatmıştır.
47,48. Eğer yerde olan şeylerin cümlesi ve onunla berâber bir misli, zulüm ve küfür idenlerin olsa kıyâmet gününde 'azâbın şiddetinden dolayı onı bedel olarak virirler ve fedâ iderlerdi. Dünyâda iken zan ve hesâblarında olmayan hesâb onlara zâhir ve kazandıkları şeyin fenâlığı tezâhür iderek dünyâda iken istihzâ itdikleri şeyin cezâsı onlara lâhik olur.
İşledikleri bütün günahlar önlerine dökülecek; hafife aldıkları o şey başlarına gelecektir.
Kazandıklarının kötülükleri karşılarına çıkmış ve alaya aldıkları şey kendilerini kuşatmıştır.
Kazandıkları günahların kötülüğü onlara aşikâr hale gelmiş ve alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşatmıştır.
Kazanmış olduklarının çirkinlikleri, önlerinde belirlenmiş; alay edegeldikleri şey kendilerini sarıvermiştir.
Kazandıkları kötülükler, kendileri için açığa çıkmıştır ve alay konusu edindikleri şey de kendilerini çepeçevre kuşatmıştır.
O kâfirlerin dünyada işledikleri amellerin fenalıkları, karşılarına çıkmış ve alay edib durdukları şeylerin cezası kendilerini sarmıştır.
Yaptıklarının kötülükleri onlara görünür ve alaya aldıkları (azap) onları kuşatmış olacak.
Onların kazandıkları kötülükler, o gün açığa çıkmış olacak ve alaya aldıkları şey de kendilerini çepeçevre kuşatacaktır.