138. Ayet
بَشِّرِ الْمُنَافِق۪ينَ بِاَنَّ لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًاۙ
Münafıklara, kendileri için elem dolu bir azap olduğunu müjdele.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
بَشِّرِ الْمُنَافِق۪ينَ بِاَنَّ لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًاۙ
Münafıklara, kendileri için elem dolu bir azap olduğunu müjdele.
Münafıkları, elemli bir azapla müjdele.
Müjdele münafıkları, onlar için ağrıtıcı azap var
(Ey Resûlüm!) Münafıklara kendilerini şiddetli bir azabın beklediğini duyur!
Münâfıklara elîm bir ’azâb hazırlanacağını ihbâr iyle.
Münafıklara, kendileri için acı bir azap olduğunu müjdele!
İkiyüzlülere acıklı bir azabı müjdele.
Müjdele münafıklara ki onlara elîm bir azab var
Münafıklara da haber ver ki, kendileri için çok acı bir azab vardır.
(Resûlüm!) Munâfıklara, kendileri için elem verici bir azap olduğunu müjdele.
(Dindar geçinmelerine ve dini istismar etmelerine rağmen, Kur’an nizamı karşıtı ve Hakk Dava kaçkını) Münafıkları ise öylesine acıklı (ve alçaltıcı) bir azapla müjdele (ve uyarıp haber ver) ki, onlar için (gerçekten sancılı bir süreç ve akıbet vardır).
Münafıklara duyur! Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
muştıla münāfıķlara, bayıķ anlaruñdur 'aźāb aġrıdıcı.
Münafıklara müjdele (haber ver) ki onlara pek acıklı bir azâb vardır.
Münâfıklara, şübhesiz kendileri için (pek) elemli bir azab olduğunu müjdele!
(Ey Resulüm! Mü’min gibi görünen bu tür) Münafıklara, kendilerini can yakıcı bir azabın olduğunu müjdele (haber ver).
Böyle davranan münafıklar için, mutlaka acıklı bir azabın olduğunu onlara müjdele.
İki yüzlülere müjdele ki gerçekten onlar için acıklı bir azap vardır.
Münâfıklara acıklı bir azap müjdele.
Elbette münafıklar için acı veren bir azap olduğunu müjdele!
Münafıklara, kendilerine elem verici bir azap olduğunu müjdele.
Münafıklara müjdeyle haber ver ki, onlara pek acıklı bir azap vardır.
Münafıklara haber ver ki, onlar için acı bir azap vardır!
Bu ikiyüzlülere şu acı haberi müjdele: Onlar için, can yakıcı bir azap var!
Onlar için acıveren bir azap olduğunu Münâfıklar’a müjdele!
Resulüm! bütün iki yüzlülere, çok acı veren bir ceza verileceğini haber ver.
Münafıklara kendileri için elem dolu bir azap olduğunu müjdele!
Münafıklara, kendileri için elem verici bir azap olduğunu müjdele!
(Ey Muhammed! Şu) münâfıklara, kendilerini acıklı bir azabın beklediğini müjdele.
Böyle ikiyüzlülere kendilerini şiddetli bir azabın beklediğini duyur.
İşte böyle inanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıklara, kendilerini bekleyen acıklı bir azap olduğunu haber ver. 4/145, 45/6...9
Müslüman görünerek İslâm'a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münafıklara, kendileri için can yakıp inleten, derilerini kavuran müthiş bir azap olduğunu haber ver.
(Bu) ikiyüzlülere müjdele ki, onlar elem verici bir azaba müstahaktır.
Münafıklara müjdele ki, onlara muhakkak bir elîm azap vardır.
(Ey Muhammed böyle) Münafıklara, kendileri için çok şiddetli bir azap olduğunu müjdele! (bildir)
Münafıklara, kendileri için elem dolu bir azap olduğunu müjdele.
Münafıklara, kendileri için acıklı bir azap olduğunu müjdele.
Muştıla münāfıḳları ki vardur anlar‐çun yürekler acıdıcı ‘aẕāb.
Münâfıklara müjde ver ki, can yakıcı bir azap kendilerini beklemektedir!
Münafıklara, acı bir azabın kendilerinin olacağını müjdele!
Onlara elemli ve acılı 'azâb oldığı ile münâfıkları tebşîr it (haber vir).
Münafıklara (iki yüzlülere) şu müjdeyi ver: Onların payına düşecek olan acıklı bir azaptır.
Münafıklara kendileri için acıklı bir azap olduğunu müjdele!
Münafıkları acı bir azapla müjdele.
İkiyüzlülere şunu muştula: Kendileri için korkunç bir azap öngörülmüştür.
Münafıklara müjde ver: Onlar için gerçekten acıklı bir azab vardır.
Kendileri için gerçekten acıklı bir azab olduğunu münafıklara müjdeleyiver!...
Münafıklara müjde ver ki; muhakkak onlara elim bir azap vardır.
Münafıklara kendileri için acı bir azap olduğunu müjdele!