Nisâ Suresi 153. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

153. Ayet

يَسْـَٔلُكَ اَهْلُ الْكِتَابِ اَنْ تُنَزِّلَ عَلَيْهِمْ كِتَابًا مِنَ السَّمَٓاءِ فَقَدْ سَاَلُوا مُوسٰٓى اَكْبَرَ مِنْ ذٰلِكَ فَقَالُٓوا اَرِنَا اللّٰهَ جَهْرَةً فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ بِظُلْمِهِمْۚ ثُمَّ اتَّخَذُوا الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ فَعَفَوْنَا عَنْ ذٰلِكَۚ وَاٰتَيْنَا مُوسٰى سُلْطَانًا مُب۪ينًا

Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Buna şaşma!) Mûsâ’dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve “Allah’ı bize açıkça göster” demişlerdi. Böylece zulümleri sebebiyle onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine apaçık deliller gelmesinin ardından (tuttular) buzağıyı tanrı edindiler. Biz bunu da affettik ve Mûsâ’ya apaçık bir güç ve yetki verdik.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Kitap ehli, onlara gökten bir kitap indirmeni isterler, Musa'dan bundan da büyük bir şey istemişler, bize Allah'ı apaçık göster demişlerdi de zulümleri yüzünden bir yıldırım düşüp yakıvermişti onları. Sonra da onlara apaçık deliller geldiği halde buzağıya tanrı demişlerdi, gene de bu suçlarını bağışlamıştık da Musa'ya apaçık bir kudret vermiştik.

Besim Atalay (1965)

Kitaplı olanlar, senden kendilerine, gökten kitap indirmeni isterler, imdi onlar, Musa'dan da, bundan daha büyüğünü istemişlerdi, «Açıkçana bize göster Allahı» demiş idiler, zulümleri yüzünden yıldırıma çarpıldılar, kendilerine belgeler geldiği halde, daha sonra buzağıya taptılar, biz onları bağışladık, biz açık bir hüccet verdik Musa'ya

Cemal Külünkoğlu

Ehl-i Kitap, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişler ve “Allah'ı bize açıkça göster” demişlerdi. Bunun üzerine zulümlerinden ötürü onları yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine açık deliller geldiği halde buzağıyı ilah edinmişlerdi. Onları yine de affettik. Ve Musa'ya açık bir delil (yetki) verdik.

Cemil Said (1924)

Ehl-i kitâb senden gökden bir kitâb indirilmesini istiyeceklerdir Mûsâ’dan daha fazla bir şey istediler ’ayânen Allâh’ı bize göster didiler ânlara bu hatâ ve zulümlerinden dolayı bir sâika isâbet itdi sonra âsâr-ı mübeyyine gelmiş oldığı halde buzağıya tapdılar lâkin ânları afv itdik ve Mûsâ’ya kuvvet virdik.

Diyanet Vakfı

Ehl-i kitap senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Onlar Musa'dan, bunun daha büyüğünü istemişler de, «Bize Allah'ı apaçık göster» demişlerdi. Zulümleri sebebiyle hemen onları yıldırım çarptı. Bilâhare kendilerine açık deliller geldikten sonra buzağıyı (tanrı) edindiler. Biz bunu da affettik. Ve Musa'ya apaçık delil (ve yetki) verdik.

Edip Yüksel

Kitap halkı, senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Musa'dan bunun daha büyüğünü istemiş ve, "Bize ALLAH'ı fiziksel olarak göster," demişlerdi. Böyle sınırı aşmalarından ötürü onları yıldırım çarptı. Kendilerine apaçık deliller gelmesine rağmen buzağıya taptılar. Onları yine affettik. Musa'ya da apaçık bir yetki verdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ehli kitab senden üzerlerine Semadan bir kitab indirivermeni istiyorlar, çok görme Musâya bundan daha büyüğünü teklif ettiler, «Allahı bize açıktan göster» dediler de zulümlerile kendilerini yıldırım çarptı, sonra kendilerine o kadar açık mu'cizeler gelmişken tuttular danaya taptılar, derken biz bunlardan afvettik de Musâya kahir bir saltanat verdik

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Kitap ehli, senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişler ve: "Allah'ı bize açıkça göster" demişlerdi. Haksızlıkları sebebiyle onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine açık deliller geldiği halde buzağıyı (tanrı) edinmişlerdi. Onları bundan dolayı da affettik. Ve Musa'ya açık bir delil (yetki) verdik.

Emrah Demiryent

(Resûlüm!) Ehl-i kitap (tan olan yahûdîler) senden, kendilerine (özel, toptan/bir defada olacak şekilde) gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Azgınlık ve şımarıklıkta sınır tanımayan yahûdîlerin, böylesi hadsiz isteklerde bulunuyor olmalarına taaccüp etme! Onların ataları vaktiyle) Mûsâ’dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve “Allah’ı bize açıkça göster!” demişlerdi. Böylece haddi aşmaları sebebiyle onları yıldırım çarpmıştı. Ayrıca onlar, kendilerine (Mûsâ’nın peygamberliğini ispat eden,) apaçık deliller/mu‘cizeler gelmiş olmasına rağmen buzağı heykelini ilâh edinmişlerdi. (Yaptıkları sapkınlığa tövbe etmelerinin ardından) onları affettik ve (Biz) Mûsâ’ya apaçık (nice) hüccet (ler) verdik.

Abdullah-Ahmet Akgül

Kitap Ehli Senden, kendilerine gökten (mucizevi) bir kitap indirmeni talep etmişlerdi. Halbuki (Hz.) Musa’dan (arsızlık ve azgınlık bakımından) bundan daha büyüğünü istemişler ve "Bize Allah’ı açıkça göster" demişlerdi. Böylece zulümlerinden dolayı onlar yıldırım çarpmışa (dönmüşlerdi). Ardından kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, (bu sefer sapıtıp) buzağıyı (ilah) edinmişlerdi. Biz bunu da affedip bağışladık ve Musa’yı apaçık olan ispatlayıcı delil ve yetkiler verip donattık. (Onu sultana=güç ve iktidara ulaştırdık.)

Erhan Aktaş

Ehli Kitap, senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Daha önce Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi: “Bize Allah'ı açıkça göster.” demişlerdi. Bu haksızlıklarından dolayı, onları yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine apaçık kanıtlar içeren bilgiler geldiği halde yine de buzağıyı ilah edindiler. Biz onları bağışladık ve Musa'ya apaçık bir yetki verdik.

Eski Anadolu Türkçesi

śorar saña kitāb ehli kim indüresen anlaruñ üzere kitāb, gökden. bayıķ dilediler mūsā’ya uluraķ şundan pes eyittiler “göster bize Tañrı’yı eşikere.” pes duttı anları bulıtdan inen od źulumlarından ötürü. anılan duttılar buzaġuyı andan śoñra kim geldi anlara ḥüccetler. pes 'afv eyledük şundan daħı virduķ mūsā’ya ḥüccet bellü.

Hasan Basri Çantay

Ehl-i kitâb, senin üzerlerine gökten bir kitab indirmeni isterler. Hakıykat, onlar Mûsâdan daha büyüğünü istemişler de «Allahı açıkdan bize göster» demişlerdi. İşte zulümleri yüzünden onları yıldırım çarpmışdı. Bil'âhare kendilerine bunca açık âyetler ve deliller geldikden sonra da (Tanrı diye) buzağıya tutunmuşlardı. Nihayet biz (tevbe etdikleri için) bunları afvetmişdik. Biz Musâya apaçık (nice) hüccet (ler) verdik.

Hayrat Neşriyat

Ehl-i kitab senden, kendilerine gökten bir kitab indirmeni istiyor; bununla berâber muhakkak ki (onlar) Mûsâ'dan bunun daha büyüğünü isteyerek: “Bize Allah'ı açıkça göster!” demişlerdi. Bunun üzerine, zulümleri (böyle isyankâr suâlleri ve istekleri)sebebiyle onları yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine apaçık mu'cizeler gelmesinin ardından buzağıyı (ilâh) edindiler. Nihâyet (onları) bundan affettik (tamâmen helâk etmedik), Mûsâ'ya ise apaçık bir hâkimiyet verdik.

İhsan Aktaş

Resulüm!) Kitap ehli (Yahudiler), senden, gökten kendilerine (özel) bir kitap indirmeni istiyorlar. Oysa şüphesiz onlar (ın ataları da) Musa’dan bundan daha büyüğünü istemişler ve "Bize Allah’ı doğrudan göster!" demişlerdi. İşte zulümleri (haksızlık ve azgınlık yapmaları) yüzünden yıldırım çarpmışçasına gelen o dehşetli gürültü kendilerini yakalayıvermişti. Daha sonra kendilerine (tevhidin) açık belgeleri geldiği hâlde buzağıya (onun heykeline) tapınmaya başladılar. Nihayet (tövbe ettiklerinden dolayı onları) bundan affettik ve Musa’ya açık bir delil (yetki ve hakikatin açık kanıtını) verdik. *

İlyas Yorulmaz

Kendilerine kitap verilenler, senin onlara gökten bir kitap indirmeni isterler. Öncekilerde Musa’dan bundan daha büyüğünü istediler. Dediler ki “Bize Allah’ı açıkça göster. Bundan sonra onları bu zulümlerinden dolayı yıldırımlar yakalamıştı. Fakat tekrar onlar kendilerine açıklayıcı deliller geldikten sonra, Allah’dan başka, buzağıyı ilah edindiler. Yine de bu davranışlarından sonra onları bağışladık ve Musa’yı çok güçlü delillerle destekledik.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Kitap’lılar senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni isterler. Doğrusu onlar Musa’dan daha da çoğunu istemişlerdi de : " Bize Allah’ı açıktan açığa göster" demişlerdi. Derken onları kıyıcılıkları yüzünden yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine apaçık belgeler gelmişken onlar yine de buzağıya taptılar. Yine de biz onları bağışladık. Musa’ya da apaçık bir dayanak verdik.

İsmail Hakkı İzmirli

Ehl-i Kitap senden kendilerine gökten bir Kitap indirmeni isterler. Bunu büyük görme. Çünkü onlar Musa/dan daha büyüğünü istemişlerdi de «Allahı bize âşikâr göster» demişlerdi. Onları, nefislerine zulümlerinden [⁵] dolayı yıldırım çarptı. Sonra kendilerine asa gibi açık mucizeler gelmişken yine buzağıyı mâbut edindiler, Onlar tövbe etmekle bunu affettik, Musa/ya açık bir tasallût verdik.

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Kitap ehli senden, gökten onlara bir kitap indirmeni istiyor. Musa’dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi, “Allah’ı bize apaçık göster” demişlerdi⁵¹. Zulümlerinden dolayı onları yıldırım çarpmıştı.⁵² Sonra kendilerine apaçık deliller geldikten sonra bile buzağıyı (tanrı) edindiler. Biz bunu da affetmiş ve Musa’ya açık bir güç/yetki [sultân] vermiştik.

Kadri Çelik

Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni isterler. Şüphesiz Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi ve “Bize Allah'ı apaçık göster” demişlerdi de (bu) Zulümlerinden ötürü onları yıldırım çarpmıştı. Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra da kalkıp buzağıyı ilah edindiler, fakat (tevbe edince) biz bunu da affettik ve Musa'ya apaçık bir üstünlük verdik.

Abdullah Parlıyan

Geçmişteki bize kitap verildi diyenler senin, onlar üzerine gökten bir kitap indirmeni isterler. Onlar, Musa'dan bunun daha büyüğünü istemişler ve Allah'ı açıkça bize göster demişlerdi de, bu çarpıklıkları yüzünden onları bir ceza yıldırımı çarpmıştı. Daha sonra kendilerine çok açık belgeler geldiği halde, altın buzağıya tapmaya başlamışlardı. Yine de bu günahlarını affettik ve Musa'ya apaçık belgeler ve kanıtlar verdik.

Kuran Yolu

Ehl-i kitap senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Onlar bundan daha büyüğünü Mûsâ’dan istemişler, “Bize Allah’ı apaçık göster” demişlerdi de bu haksız davranışları yüzünden onları hemen yıldırım çarpmıştı. Bilâhare kendilerine açık deliller geldikten sonra buzağıyı (tanrı) edindiler; biz bunu da affettik. Ve Mûsâ’ya apaçık bir delil verdik.

Mahmut Kısa

Kitap Ehli, —özellikle de Yahudiler— senin hak Peygamber olduğunu gâyet iyi bildikleri hâlde, sırf işi yokuşa sürmek için, gökten kendilerine ayrıcalık tanıyan özel bir kitap indirmeni istiyorlar. Ne küstahça bir davranış! Onların övünerek izinden gittikleri ataları da vaktiyle Mûsâ’dan, bundan daha aşırı isteklerde bulunmuş ve “Allah’ı bize açıkça göster!” diye tutturmuşlardı. Bunun üzerine, zâlimlikleri yüzünden onları o müthiş yıldırım çarpıvermişti. Ayrıca onlar, kendilerine hakîkati gösteren apaçık mûcizeler gelmiş olmasına rağmen buzağıyı ilâh edinmişlerdi. Yine de bütün bunları affetmiş ve onları eğitip örnek ve öncü bir toplum yapması için Mûsâ’yı ilâhî vahiy gibi üstün bir yetki ve güç ile donatmıştık. Fakat bunun kıymetini bilemediler.

Mahmut Özdemir

Kitap ehli senden istiyor ki; onlara Gök’ten bir kitap indiresin! Gerçekten bundan daha büyüğünü Musa’dan istediler: “Açıkça bize Allah’ı göster!” dediler. Zulümleri sebebiyle onları Yıldırım çarptı. Onlara Beyyineler / Açık Belgeler geldikten sonra Dana’yı / Buzağı’yı edindiler; bunu affettik (sildik / vazgeçtik). Musa’ya da açık bir sültan / karizma / etkileme gücü verdik.

Mehmet Çakır

Ehlikitap, senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Bundan daha büyüğünü vaktiyle Musa'dan istemişlerdi: " Hadi bize Allah’ı göster " demeleri yüzünden gök başlarına yıkılmıştı. Derken onca mucizeye rağmen buzağıheykeli yapıp tapındılar. Biz bundan da geçtik, bu arada Musa'ya da tam yetki verdik.

Mehmet Çoban

Kitap ehli senden gökten yazılmış bir kitap getirmeni mi istiyorlar? Musa’dan bundan daha büyüğünü istemişler: "Allah’ı bize açıkça göster!" demişlerdi. Böylece şüpheyle yaklaştıkları için kendilerine zulüm ettiler. Zulümleri sebebiyle onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine apaçık deliller gelmesinin ardından buzağıyı tanrı edindiler. Biz onların yaptıklarını da affettik. Musa’ya apaçık bir güç, sağlam bir yetki verdik.

Mehmet Okuyan

Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Onlar Musa’dan bunun daha büyüğünü istemiş [*] ve “Bize Allah’ı apaçık göster.” demişlerdi [*] de haksızlıkları sebebiyle onları hemen yıldırım çarpmıştı. Ardından kendilerine apaçık ayetler (mucizeler) geldikten sonra buzağıyı (ilah) edinmişlerdi. [*] Biz bunu da affetmiş, Musa’ya da apaçık bir delil vermiştik.

Mehmet Türk

Kitap ehli¹ (kalkmış bir de) senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni² istiyorlar. Hâlbuki onlar vaktiyle: “Allah’ı bize açıkça göster.” diyerek, Mûsa’dan bundan daha da büyüğünü istemişler ve bu zulümlerinden dolayı da kendilerini yıldırım çarpmıştı. Arkasından kendilerine apaçık mucizeler geldiği halde onlar, buzağıya tapmışlardı. Biz, onların bu günâhlarını Musa’ya apaçık bir hüküm vererek³ affetmiştik.

Muhammed Esed

TEVRAT’IN izleyicileri, ¹⁶⁴ [ey Peygamber,] gökten kendilerine bir vahiy indirmeni isterler. ¹⁶⁵ Onlar Musa’dan bunun daha büyüğünü istemişler ve “Bizi Allah ile yüzyüze getir” demişlerdi de bu çarpıklıkları yüzünden onları bir ceza yıldırımı çarpmıştı. ¹⁶⁶ Daha sonra [altın] buzağıya tapmaya başlamışlardı, ve hakikatin bütün kanıtları kendilerine geldikten sonra yapmışlardı bunu! Yine de bu [günahları]nı silmiş ve Musa’ya [hakikatin] açık kanıtını bahşetmiştik;

Mustafa Çavdar

Kitap ehli, senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Oysa Musa’dan bundan daha büyüğünü istemişler ve “Bize Allah’ı apaçık göster” demişlerdi. Bu zalimlikleri yüzünden onları yıldırım çarpmıştı. Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra buzağı heykeline tapmışlar. Ardından, onları yine de bağışladık ve Musa’ya apaçık bir delil ve güç verdik. 2/55-56-108, 7/148, 17/90..93

Ahmet Tekin

Ehl-i kitap senden, kendilerine sorumluluklarını tevdi eden gökten bir kitap indirmeni istiyor. Onlar Mûsâ'dan, bundan daha büyüğünü istemişlerdi. "- Bize Allah'ı açıkça göster" demişlerdi. Haksızlıkları, şirkleri sebebiyle onları yıldırım çarptı. Üstelik de, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, buzağıyı tanrı edindiler. Biz, bunu da sorgusuz sualsiz affettik. Mûsâ'ya âşikâr ilâhî bir yetki, bir güç verdik.

Mustafa İslamoğlu

ÖNCEKİ vahyin takipçisi olan (Yahudiler), senden, gökten kendilerine özel bir kitap indirmeni istiyorlar.[⁸⁵⁴] Onlar Musa’dan bundan daha büyüğünü istemişler ve “Bize Allah’ı açıkça göster!” demişlerdi. Bu densizlikleri yüzünden yıldırım çarpmışa döndüler.[⁸⁵⁵] Daha sonra kendilerine (tevhidin) apaçık delilleri geldiği hâlde buzağı (heykeli)ne tapınmaya başladılar. Yine de onları bu günahlarından arındırmış, Musa’ya ise ikna gücü apaçık bir belge bahşetmiş

Ömer Nasuhi Bilmen

Ehl-i kitab, üzerlerine bir kitap indirmeni senden isterler. Muhakkak onlar bundan daha büyüğünü Mûsa'dan istemişler de, «Bize Allah'ı apaçık göster,» demişlerdi. Artık zulümleri sebebiyle kendilerini yıldırım çarptı. Kendilerine apaçık mûcizeler geldikten sonra da buzağıyı (ma'but) ittihaz ettiler. Nihâyet bundan affettik ve Mûsa'ya pek zahir bir saltanat verdik.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) Kitap ehli senden (Peygamber olduğunu kabul etmek için) gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Onlar Musa'dan bundan daha büyüğünü istediler de "Bize Allah'ı apaçık göster" dediler. Bu zulümleri (böyle bir talepte bulunmaları) yüzünden de, kendilerini yıldırım çarptı. (Musa vasıtasıyle kendilerine) Apaçık mucizeler geldiği halde (onun Rabbi ile buluşmak üzere Tur'a gidişini fırsat bilerek) tuttular, da buzağıya taptılar. Buna rağmen (Musa'nın niyazı üzerine) onları affettik ve Musa'ya onlar üzerinde açık hakimiyet ve yetki verdik.

Osman Fırat

Kitâp ehli, senden, kendilerine gökten bir Kitâp indirmeni istiyorlar. Mûsâ’dan bundan daha büyüğünü istemişler: "Allâh’ı bize açıkça göster!" demişlerdi. Bu zulümlerinden dolayı derhal onları yıldırım yakalamıştı. Sonra kendilerine açık deliller gelmişken buzağıyı (ilah) tutmuşlardı. Bundan da vazgeçerek affettik ve Mûsâ’ya açık bir yetki verdik.

Şaban Piriş

Kitap ehli senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar, Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi: - Bize Allah'ı apaçık göster, demişlerdi. Zulümleri yüzünden onları yıldırım çarpmıştı. kendilerine belgeler geldikten sonra da buzağıyı ilah edinmişlerdi. Ardından onları bağışladık ve Musa'ya apaçık iktidar verdik.

Satıraltı Meal (1534)

İsterler senden yā Muḥammed Yehūdiler ki kitāb indürsin üstlerine gök‐den. Taḥḳīḳ istediler Mūsādan ulu nesne. Eyitdiler ki göster bizeTañrı Ta‘ālā[yı] āşikāre görelüm, didiler. Pes helāk eyledi anları ıldırımẓulmleri sebebi‐y‐ile. Andan ṣoñra buzaġuyı ma‘būd idindiler özlerinemu‘cizātlar gelgenden ṣoñra. Pes baġışladı anlara anı, daḫı virdük Mūsāyabellü idici burhānı ki Tevrītdür.

Suat Yıldırım

Ehl-i kitap senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Bu cahilliklerini çok görme! Nitekim daha önce Mûsâ'dan bundan da fazlasını istemişlerdi ve: “Allah'ı bize açıktan göster! ” demişlerdi. Bunun üzerine de, zulümleri sebebiyle onları yıldırım çarpmıştı. Daha sonra kendilerine açık mûcizeler ve deliller gelmesini müteakip bu sefer tuttular buzağıyı tanrı edindiler. Derken onlar tövbe edince, bunu da bağışladık. Ve Mûsâ'ya da onlar üzerinde âşikâr bir nüfuz ve kudret verdik. [7, 143]{KM, Çıkış 33, 18}

Süleyman Ateş

Kitap ehli, senden, kendilerine gökten bir Kitap indirmeni istiyorlar. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişler: "Allah'ı bize açıkça göster!" demişlerdi. Haksızlıklarından dolayı derhal onları yıldırım gürültüsü yakalamıştı. Sonra kendilerine açık deliller gelmişken buzağıyı (tanrı) tutmuşlardı. Bundan da vazgeçtik ve Musa'ya açık bir yetki verdik.

Süleyman Tevfik (1927)

(Yâ Muhammed) Ehl-i Kitâb (yahûdîler) senden, semâdan bir kitâb indirmeni isterler. (Onlardan bu talebi çok görme) Onlar Mûsâ'dan bundan daha büyüğini isteyerek "Bize Allâh'ı âşikâr olarak göster" didiler. (O zamân) nefislerine bu sûretle zulümlerinin cezâsı olarak onları yıldırım çarpdı. Sonra kendilerine âşikâr mu'cizât geldiği halde buzağıyı ilâh ittihâz iylediler. Bu günâhlarını da 'afv itdik. Ve Mûsâ'ya onlar üzerine âşikâr ve kat'î bir sulta (kudret) virdik. (Emrini icrâ ve infâz itdi)

Süleymaniye Vakfı

Ehl-i Kitap[1] ister ki onlara gökten bir kitap indiresin. Musa'dan bunun daha büyüğünü istemişler ve "Bize Allah'ı apaçık göstersene." demişlerdi. Yanlış yapmalarından ötürü onları yıldırımlar çarpmıştı. Sonra onlara onca mucize gelmiş ama yine de o buzağıya sarılmışlardı. Daha sonra onları bu suçlarından dolayı da affetmiş ve Musa'ya apaçık destek vermiştik[2].

Ahmet Varol

Kitap ehli senden gökten bir kitap indirmeni istiyor. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemiş ve "bize Allah'ı açıkça göster" demişlerdi de zulümlerinden dolayı onları yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine açık deliller gelmesinin ardından buzağıyı tanrı edindiler de biz bunu bağışladık. Musa'ya da açık bir hüccet verdik.

Ümit Şimşek

Kitap Ehli, senden, onlara gökten kitap indirmeni istiyor. Onlar bundan daha büyüğünü Musa'dan istemiş, “Bize Allah'ı açıkça göster” demişlerdi de bu zulümleri sebebiyle onları yıldırım çarpmıştı. Sonra onlar, kendilerine apaçık deliller geldiği halde buzağıyı ilâh edinmişlerdi. Biz onların bu günahını da affetmiş, Musa'ya da apaçık deliller vermiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

Ehlikitap, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Zaten onlar Mûsa'dan da bundan daha büyüğünü istemişlerdi. Demişlerdi ki: "Allah'ı bize açıktan göster." Bunun üzerine zulümlerinden ötürü kendilerini yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine açık-seçik kanıtların gelişi ardından buzağıya taptılar. Biz onların bu günahını da affettik. Biz Mûsa'ya apaçık bir kanıt/bir hükmetme gücü verdik.

Ali Bulaç

Kitap Ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi. Demişlerdi ki: 'Bize Allah'ı açıkça göster.' Böylece zulümlerinden dolayı onlara yıldırım çarpmıştı. Ardından kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, buzağıyı (ilah) edinmişlerdi. Yine bundan dolayı onları affettik ve Musa'ya apaçık olan ispatlayıcı bir delil verdik.

Ali Fikri Yavuz

Ey Rasûlüm! Yahudi'ler, üzerlerine gökten bir kitap indirivermeni senden istiyorlar. Gerçekten bundan daha büyüğünü Musa'dan istemişlerdi de: “- Allah'ı açıktan bize göster” dedilerdi. İşte zulümleri yüzünden onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine bunca açık mu'cizeler gelmişken tuttular buzağıya taptılar. Nihayet biz, tevbe ettiklerinden bunları bağışladık ve Musa'ya açık bir hâkimiyet, saltanat verdik.

Bahaeddin Sağlam

Ehl-i kitap senden istiyorlar ki, onların üzerine gökten bir kitap indiresin. Şüphesiz onlar, Musa’dan daha büyüğünü istediler. Ona: “Allah’ı bize açıkça göster” dediler. Onun üzerine, zalimliklerinden dolayı, yıldırım onları yakaladı. Sonra onlara açık deliller geldiği halde, buzağıyı put edindiler. Bunu da affettik ve Musa’ya açık güçlü bir yetki verdik.

Bayraktar Bayraklı

Ehli kitap, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Onlar Mûsâ'dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve “Bize Allah'ı apaçık göster” demişlerdi. Zulümleri sebebiyle hemen onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine bunca açık mûcizeler gelmişken buzağıya taptılar. Nihayet biz, tövbe ettiklerinden, onları bağışladık ve Mûsâ'ya açık bir hâkimiyet verdik.