Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah'ın, size geçinmek için verdiği mallarınızı akılsızlara vermeyin, onları rızıklandırın, giydirin ve kendilerine tatlı ve güzel sözler söyleyin.
Besim Atalay (1965)
Beyinsizlere, geçiminiz olan mallarınızı vermeyin, onları yedirip giydiresiniz, tatlı sözlerle onlarla konuşasız
Cemal Külünkoğlu
Allah'ın koruyasınız diye sizin sorumluluğunuza bıraktığı (yetimlere ait) malları muhakeme yeteneği zayıf (çocuklara ve aklı ermeyen) kimselere emanet etmeyin! Bu mallarla onların geçimlerini karşılayın, onları yedirin, giydirin ve onlarla nazik bir şekilde (gönüllerini hoş tutarak) konuşun!
Cemil Said (1924)
Allâh’ın sizin yed-i emânetinize tevdî’ iylediği emvâli câhilâne zâyi’ itmeyiniz ve yetimlere nafaka ve elbise tedârik iyleyiniz ve ânlara lisân-ı mülâyemet ve ’adâletle hitâb idiniz.
Diyanet Vakfı
Allah'ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermezlere (reşit olmayanlara) vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Edip Yüksel
ALLAH'ın sizi gözetici kıldığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları (yetimleri) besleyin, giydirin ve onlarla güzel iletişim kurun
Elmalılı Hamdi Yazır
maamafih Allahın sizi başına diktiği mallarınızı sefihlere vermeyin de bunlarda yapacağınız tasarruf ile onları besleyin ve geydirin ve kendilerine güzel güzel nasıhat edin
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Allah'ın, sizi başına diktiği mallarınızı aklı ermezlere vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Emrah Demiryent
Allah’ın sizin için geçim sebebi kıldığını (velisi bulunduğunuz kimselerin/yetimlerin mallarını) sefihlere (deli ve reşit olmayan yetimlere) vermeyin. Fakat kendilerine onlardan (o mallardan) yedirin, onları giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Abdullah-Ahmet Akgül
Allah’ın sizin için (geçiminizi sağlamaya yarar bir araç) kıldığı ve kaim (başlarına yönetici) yaptığı mallarınızı, düşük akıllılara (hayırsız ve yararsız yere harcayacaklara) vermeyin; bunlarla onları (velisi ve vasisi olduğunuz insanları) rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel (ma’ruf) söz söyleyin.
Erhan Aktaş
Allah'ın, sizi kaim kıldığı¹ malların idaresini aklı ermezlere² bırakmayın. O mallarla onların geçimlerini temin edin ve onları giydirin. Onlara uygun şekilde davranın.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı virmeñ beynisüzlere ya'nį güzāf ħarc eyleyenlere, māllaruñuzı; ol kim ķıldı Tañrı size durmaķ ya'nį dirlik daħı rūzį virüñ [39a] anlara anuñ içinde daħı donaduñ anları. daħı eyidün anlara söz eyü
Hasan Basri Çantay
Allahın sizi başına dikdiği mallarınızı beyinsizlere vermeyin. Kendilerine bunlardan yedirin, giydirin, onlara güzel söyleyin (iyi nasıyhatlar edin).
Hayrat Neşriyat
Hem (ey velîler!) Allah'ın sizin için ayakta durabilme (vesîlesi, geçim kaynağı) kıldığı mallarınızı (velîsi bulunduğunuz kimselerin mallarını) sefihlere (yerli yerinde kullanamayanlara) vermeyin; fakat kendilerine onlardan (o mallardan) yedirin, onları giydirin ve onlara güzel söz söyleyin!
İhsan Aktaş
Ve Allah’ın koruyasınız diye sizin sorumluluğunuza bıraktığı malları sefih (muhakeme yeteneği zayıf, aklı dengesi yerinde olmayan) kimselere, (reşit olmayanlara) vermeyin (emanet etmeyin); ama bu mallarla onların geçimlerini karşılayın, onları giydirin ve onlarla güzel/nazik bir şekilde konuşun.
İlyas Yorulmaz
Yaşamınızı ayakta tutması için Allah’ın var ettiği mallarınızı, aklını kullanamayanlara (beyin özürlü veya ergenliğe ulaşmamış kimselere) vermeyin. Onların geçimlerini temin edin, giydirin, güzel ve uygun sözler söyleyin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Allah’ın geçimlik olarak verdiği malları alıklara vermeyin. Ancak bu mallarla onları azıklandırıp giyindirin. Onlara tatlı söyleyin.
İsmail Hakkı İzmirli
Allah/ın, maişetinize kıvam kıldığı emvalinizi [¹¹] elinizdeki yetim mallarını avanaklara vermeyin. Onları o mallardan yedirin, giydirin, hâtırlarını okşayın.
İsmail Yakıt
Allah’ın sizin için ayakta kalma vasıtası yaptığı mallarınızı aklı ermeyenlere [sufehâ’] vermeyin/teslim etmeyin. O mallarla yetimleri besleyin, giyindirin ve onlara güzel sözler söyleyin.
Kadri Çelik
Allah'ın geçiminize dayanak kılmış olduğu mallarınızı, beyinsizlere vermeyin, kendilerini o mallarla rızıklandırın, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Abdullah Parlıyan
Allah'ın sizler için hayatınızın direği kıldığı mallarınızı, aklî olgunluğa ermemiş kimselere vermeyin. Ama bu mallarla onların geçimlerini karşılayın, onları giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Kuran Yolu
Allah’ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Mahmut Kısa
Allah’ın, korumanız ve işletmeniz için sizin sorumluluğunuza emânet ettiği yetim, dul, hasta ve benzeri korunmaya muhtaç kimselere ait malları, henüz onu çekip çevirebilecek olgunluğa erişmemiş olan çocuklara ve aklı ermeyenlere vermeyin. Fakat onları muhtaç durumda da bırakmayın. O malları işleterek elde edeceğiniz gelirle, onların yeme içme ve giyim kuşamgibi ihtiyaçlarını karşılayın. Bu arada, iyiliklerinizin altında ezilmemeleri için onlara gönül alıcı tatlı ve güzel sözlersöyleyin.
Mahmut Özdemir
Allah’ın sizi kayyûm / yönetici olarak atadığı mallarınızı Sefihler’e / Aklı Ermeyenler’e vermeyin! Bunların içinde onlara yedirin, giydirin, örfe uygun söz söyleyin!
Mehmet Çakır
Zekâ özürlülerin mallarını kendilerine teslim etmeyin, çünkü Allah, onu size çalıştırmanız için emanet etmiştir, Bu malın geliriyle gıda ve giyim ihtiyaçlarını karşılayın. Olumlu sözlerle gönüllerini alın.
Mehmet Çoban
Allah’ın size geçim kaynağı yaptığı malları aklı ermeyenlere vermeyin! O mallarla aklı ermeyenleri besleyin, giydirin, onlara güzel söz söyleyin! Onların bakımı sizin üzerinize borçtur. Bunlar çocuklarınızdan veya velisi veya vasisi bulunduğunuz akrabalardan veya çevrenizden olabilir. Hiçbir zaman aklını kullanamayan çocukların veya kişilerin mallarını haksız olarak yemeyin! Aksi halde cezası affedilmez bir suç işlemiş olursunuz.
Mehmet Okuyan
Allah’ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermezlere (muhakemesi henüz gelişmemiş olanlara) vermeyin! Onlarla (kendi mallarıyla) onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin!
Mehmet Türk
Allah’ın sizin geçiminize sebep kıldığı mallarınızı, ahmaklara vermeyin. O mallarla onları yedirin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Muhammed Esed
Allah’ın koruyasınız diye sizin sorumluluğunuza bıraktığı malları muhakeme yeteneği zayıf kimselere emanet etmeyin; ⁶ ama bu mallarla onların geçimlerini karşılayın, onları giydirin ve onlarla nazik bir şekilde konuşun.
Mustafa Çavdar
Allah’ın, ayakta kalmanıza vesile kıldığı mallarınızı kâr ve zararı bilemeyecek kadar aklı zayıf olanlara vermeyin. Fakat o maldan onları yedirin, giydirin ve onlara güzel, iyi sözler söyleyin. 4/2-6-10
Ahmet Tekin
Allah'ın geçiminize dayanak olarak verdiği mallarınızı, paralarınızı makul, mantıklı, temkinli davranamayanlara, reşit olmayanlara vermeyin. O mallarla onların geçimlerini sağlayın, onların üstünü başını alın, onlara İslâmî kurallarla örtüşen, örfe uygun güzel, nezaketli sözler söyleyin, güzel vaatlerde bulunun.
Mustafa İslamoğlu
Allah’ın koruyasınız diye sizin sorumluluğunuza bıraktığı malları, kârını zararını hesap etmekten aciz (mal sahiplerinin) eline terk etmeyin! Fakat bu mallarla onları yedirin, giydirin ve onlara (durumu) münasip bir dille izah edin!
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Allah Teâlâ'nın sizler için medar-ı kıyam kılmış olduğu mallarınızı sefihlere vermeyin, onları o malların içinde rızıklandırınız ve giydiriniz ve onlara güzel söz söyleyiniz.
Orhan Kuntman
Allah'ın geçiminize ve idaresine memur kıldığı mallarınızı (çocuklarınızdan ve yetimlerden olsun) aklı zayıf olanlara vermeyin, o mallarla onları besleyin, giydirin, onlara güzel nasihatlarda bulunun.
Osman Fırat
Allah’ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Şaban Piriş
Allah'ın sizin idarenize verdiği malları geri zekalı kimselere vermeyin fakat, o maldan onları yedirin, giydirin ve onlara güzel, iyi sözler söyleyin.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı virmeñüz ‘aḳlsuzlara, ‘avratlara, oġlanlara māllaruñuz kim Tañrı Ta‘ālā anı ḳıldı dünyā ḥāli durmaġ‐ıçun. Yiyecek virüñüz anlara ol māldan, geye‐si daḫı eyleñüz, daḫı söyleñüz anlara yaḫşı söz.
Suat Yıldırım
Allah'ın sizin maişetinizin başlıca vesilesi kıldığı mallarınızı, aklı ermeyen kimselerin ellerine vermeyin. Bu malları işleterek elde edeceğiniz gelirle onların ihtiyaçlarını sağlayın, giyeceklerini temin edin ve onlara tatlı sözler söyleyin, güzel tavsiyelerde bulunun.
Süleyman Ateş
Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz seyleyin.
Süleyman Tevfik (1927)
Cenâb-ı Hakk'ın sizin içün sebeb-i kıyâm ve medâr-ı ma'îşet kıldığı malınızı, (yetîmlerden veyâ evlâd ve 'ıyâlinizden) sefîhlere (idâre idemeyüb isrâf ve zâyi' ideceklere) virmeyiniz [²] Onları ondan rızıklandırınız (yedirüb içiriniz) ve giydiriniz. Onlara güzel ve müstahsin sözler söyleyiniz. (Fenâ ve çirkin mu'âmelede, ağır sözlerde bulunmayınız)
Süleymaniye Vakfı
Allah'ın sizi koruyucu kılmış olduğu mallarınızı, akılsızlara vermeyin, kendilerini bunların geliriyle rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Ahmet Varol
Allah'ın sizin gözetiminize vermiş olduğu mallarınızı aklı ermeyenlerin ellerine vermeyin. Bu mallardan onları yedirip içirin, giydirin ve kendilerine güzel söz söyleyin.
Ümit Şimşek
Allah'ın size geçim vasıtası kıldığı mallarınızı, aklı başında olmayanlara vermeyin. Fakat o maldan onları yedirip içirin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ın sizin için ayakta durma aracı yaptığı mallarınızı kendini bilmez beyinsizlere vermeyin, o mallar içinden onlara rızık ayırın, onları giydirin ve onlara tatlı ve işe yarar bir söz söyleyin.
Ali Bulaç
Allah'ın sizin için (kendileriyle hayatınızı) kaim (geçiminizi sağlamaya destekleyici bir araç) kıldığı mallarınızı düşük akıllılara vermeyin; bunlarla onları rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel (maruf) söz söyleyin.
Ali Fikri Yavuz
Ey yetimlerin veli ve vasîleri, Allah'ın dünya geçimi için sebep kıldığı tasarrufunuzdaki yetim mallarını, onların akılsızlarına vermeyin. Onları, malları ile rızıklandırın; giydirin ve kendilerine tatlı söz söyleyin.
Bahaeddin Sağlam
Allah’ın hayatınızın direği kıldığı mallarınızı, aklı olgunlaşmamışlara vermeyin. Fakat onların rızkını verin, onları giydirin ve onlara güzelce davranın.
Bayraktar Bayraklı
Allah'ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı aklı ermeyenlere vermeyiniz; o mallarla onları besleyiniz, giydiriniz ve onlara güzel söz söyleyiniz.