Nisâ Suresi 65. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

65. Ayet

فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتّٰى يُحَكِّمُوكَ ف۪يمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْۙ ثُمَّ لَا يَجِدُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ حَرَجًا مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْل۪يمًا

Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Fakat öyle değil; andolsun Rabbine ki onlar iman etmiş olmazlar aralarında çıkan ihtilaflarda seni hakem etmedikçe ve sonra da yüreklerinde hiçbir sıkıntı, üzüntü duymadan verdiğin hükmü kabul eylemedikçe ve tamamıyla sana teslim olmadıkça.

Besim Atalay (1965)

Öyle değil, Tanrına ant, onlar aralarında olan anlaşmazlığa, seni aracı yapıp, verdiğin hükümden sıkılma duymadıkça, büsbütün de seni dinlemedikçe, inan etmiş olmazlar

Cemal Külünkoğlu

Hayır (onların zannettiği gibi değil), Rabbine andolsun ki onlar, aralarında anlaşmazlığa düştükleri her konuda seni hakem tayin etmedikçe ve sonra da senin kararına kalplerinde hiçbir burukluk (ve şüphe) duymaksızın tam anlamıyla teslim olmadıkça, gerçekten iman etmiş olamazlar.

Cemil Said (1924)

Senin rabbine yemin iderim ki beynlerindeki münâza’alar hakkında seni hakem nasb itmedikce mü’min olmazlar. Sonra senin hükm itdiğini kabûl idüb itâ’at itmedikce müslim olmazlar.

Diyanet Vakfı

Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın (onu) tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar.

Edip Yüksel

Hayır, Rabbine andolsun, anlaşmazlıklarında seni aralarında hakem kılmadıkça ve verdiğin kararı, kalplerinde bir burukluk duymadan kabul etmedikçe ve tam teslim olmadıkça inanmış olmazlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yok, yok rabbına kasem ederim ki onlar aralarında çıkan çapraşık işlerde seni hakem yapıb sonra da verdiğin hukümden nefislerinden hiç bir darlık duymaksızın tam bir teslimiyyetle teslim olmadıkça iyman etmiş olmazlar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Hayır! Rabbine andolsun ki iş bildikleri gibi değil, onlar aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp sonra da senin verdiğin hükme karşı içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olamazlar.

Emrah Demiryent

Hayır! Rabbine kasem olsun ki, onlar aralarında çıkan anlaşmazlıklarda, seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, kalplerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça îmân etmiş olmazlar.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ey Nebim!) Hayır (onların zannettiği gibi) değil; Senin Rabbine andolsun ki, aralarında çekiştikleri şeylerde Seni hakem kılıp, sonra Senin verdiğin hükme, (hem de) içlerinde hiçbir sıkıntı (ve gizli itiraz) duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, onlar hakkıyla iman etmemişlerdir. (Çünkü iman; Ayet ve Hadisleri kutsal ölçü edinmeyi gerektirir. Bu ayete göre adil devlet ve hükümet kararlarına da itaat edilmelidir.)

Erhan Aktaş

Hayır! Rabb'ine ant olsun ki, aralarında anlaşmazlığa düştükleri işlerde seni hakem tayin edip, sonra da verdiğin hükme tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.

Eski Anadolu Türkçesi

pes degül ya'nį bular śanduġı gibi çalabuñ ḥaķķı-içün mü’min olmayalar tā ḥāķim eylerler seni anuñ içinde kim anlaruñ içinde andan bulmayalar gendüzilerinde ŧarlıķ andan kim hükm eyledüñ daħı boyun vireler boyun virmek.

Hasan Basri Çantay

Öyle değil, Rabbine andolsun ki onlar aralarında kimi oraya, kimi buraya çekdikleri (kavga etdikleri) şeylerde seni hakem yapıb sonra da verdiğin hükümden yürekleri hiç bir sıkıntı duymadan tam bir teslîmiyyetle teslîm olmadıkça îman etmiş olmazlar.

Hayrat Neşriyat

Fakat hayır! Rabbine yemîn olsun ki, (onlar) aralarında çıkan karışık işler husûsunda seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükümden dolayı kendi (gönül)lerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam bir teslîmiyetle teslîm olmadıkça îmân etmiş olmazlar!(2)

İhsan Aktaş

Hayır, (zatım olan) Rabbin hakkı için, aralarında çıkan derin anlaşmazlık konusunda seni hakem kılıp, sonra da (Kur’an’a uygun) verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın onu tam manasıyla kabullenmedikçe (gerçekten) iman etmiş olmazlar. *

İlyas Yorulmaz

Hayır, Rabbine andolsunki, aralarında ayrılığa düştükleri konularda seni hakem olarak kabul etmedikçe ve aralarında verdiğin hükme, içlerinde sıkıntı duymadan teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Öyle değil. Çalabına and olsun ki onlar aralarında çekiştikleri işler için seni aracı yapmadıkça, bir de, bu yargıdan dolayı hiç bir sıkıntı duymadan tam bir bağlanma ile sana bağlanmadıkça inanmış olmazlar.

İsmail Hakkı İzmirli

Öyle değil! Rabbin hakkı için onlar, aralarındaki karışık işlerde [⁷] seni hakem kılmadıkça [⁸], hem de verdiğin hükümden dolayı can sıkıntısı duymaksızın [⁹] sana tamamiyle münkat olmadıkça iman etmiş olmazlar.

İsmail Yakıt

Hayır, Rabbin hakkı için onlar aralarında çıkan tartışmalı işlerde seni hakem yapıp, sonra da senin verdiğin hükme, içlerinde bir darlık/sıkıntı [haracen] duymaksızın tamamen teslim olmadıkça inanmış olmazlar.

Kadri Çelik

Hayır! Rabbine andolsun aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem tayin edip sonra senin verdiğin hükme içlerinde bir sıkıntı duymadan tamamen teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.

Abdullah Parlıyan

Hayır hayır, Rabbine andolsun ki onlar, aralarında anlaşmazlığa düştükleri her konuda sen peygamberi hakem yapmadıkça ve sonra senin kararına, kalplerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın tam bir teslimiyetle tabi olmadıkça gerçekten inanmış olmazlar.

Kuran Yolu

Hayır, rabbine andolsun ki, aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın onu kabullenmedikçe ve boyun eğip teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.

Mahmut Kısa

Hayır! İnanan bir insan, Allah’ın kanunlarına nasıl karşı gelebilir? Ey Muhammed! Rabb’ine yemin olsun ki, onlar, aralarında anlaşmazlığa düştükleri konularda seni hakem tayin edip de, verdiğin hükme karşı içlerinde en ufak bir burukluk bile duymadan tam anlamıyla teslim olmadıkları sürece, iman etmiş olamazlar!

Mahmut Özdemir

Yok yok! Senin rabbine yemin olsun ki aralarında zuhur etmiş / ortaya çıkmış şeylerde seni hakem yapmadıkça, sonrasında hüküm verdiğin şeylerden içlerinde bir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmezler.

Mehmet Çakır

Sevgili resulüm! Vallahi onların inanacağı falan yok: ama bir gün sen, aralarında patlak veren bir olaydan dolayı kendilerini muhakeme eder, onlar da zamanla senin verdiğin kararın, kendileri için olumlu olduğunu görürlerse belki o zaman sana tam bir teslimiyetle bağlanabilirler.

Mehmet Çoban

Hayır, Rabbine andolsun ki onlar ihtilaflı konularda seni hakem yapıp, verdiğin hükme kesin olarak teslim olmadıkça iman etmiş sayılmazlar.

Mehmet Okuyan

Hayır (onların yaptığı doğru değildir); Rabbine yemin olsun: Aralarında çıkan anlaşmazlık hakkında seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın (onu) tamamen kabulleninceye kadar iman etmiş olmazlar. [*]

Mehmet Türk

Hayır! Öyle değil. Rabbine yemin olsun ki onlar, aralarında anlaşmazlığa düştükleri her konuda, senin hakemliğine başvurmadıkça sonra da senin vereceğin karara gönüllerinde bir sıkıntı duymaksızın kesin bir teslimiyetle uymadıkça, gerçekten îman etmiş olmazlar.

Muhammed Esed

Ama hayır, Rabbine andolsun ki onlar, [ey peygamber], aralarında anlaşmazlığa düştükleri her konuda seni hakem yapmadıkça ve sonra da senin kararına kalplerinde hiçbir burukluk duymaksızın tam bir teslimiyetle tâbi olmadıkça, [gerçekten] inanmış olmazlar. ⁸⁴

Mustafa Çavdar

Hayır, Rabbine andolsun ki, aralarında anlaşmazlığa düştükleri konularda, çözüm hususunda senin hakemliğine başvurmadıkça ve senin verdiğin hükme içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça mümin olmazlar. 4/105, 4/90

Ahmet Tekin

Hayır, hayır, Rabbine yemin olsun ki, onlar aralarındaki çekişmeli, ihtilâflı konularda, seni hakem yapmadıkça, senin icraatından, uygulamandan dolayı içlerinde hiçbir burukluk duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmayacaklar.

Mustafa İslamoğlu

Ama hayır, Rabbine andolsun ki, aralarında tartıştıkları[⁸⁰¹] her konuda seni hakem yapmadıkça, sonra da senin hükmüne tereddütsüz bir teslimiyetle uymadıkça iman etmiş sayılmazlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Hayır, Rabbine andolsun ki, onlar aralarındaki münazaada seni hakem tayin etmedikçe, sonra da hükmedeceğin şeyden dolayı nefislerinde bir sıkıntı bulmaksızın, tam bir teslimiyet ile teslim olmadıkça imân etmiş olmazlar.

Orhan Kuntman

Hayır, (onların iman iddiaları gerçek değildir, ey Muhammed) Rabbine andolsun ki, onlar (bundan sonra) aralarında ayrılığa düştükleri hususlarda seni hakem tayin etmedikçe, sonra da verdiğin hükme gönülden razı olup sonucuna tam teslim olmadıkça iman etmiş sayılmazlar!

Osman Fırat

Hayır, Rabbin hakki için onlar aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da senin verdiğin hükme, içlerinde bir burukluk duymadan tam anlamıyle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.

Şaban Piriş

Hayır, Rabbine andolsun ki, Aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem tanıyıp, senin verdiğin hükme içlerinde hiç bir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.

Satıraltı Meal (1534)

Seni yaradan Tañrı ḥaḳḳı‐çun anlar mü’min olmazlar ḥattā seni ḥakem eylet‐meyince aralarında olan çekişikde. Andan ṣoñra ṭapmayalar nefslerindezaḥmet sen ḥükm eyledük nesneden. Daḫı selām virilür selām virmek.

Suat Yıldırım

Hayır, hayır! Senin Rabbin hakkı için, onlar aralarında ihtilâf ettikleri meselelerde seni hakem kılıp, sonra da verdiğin hükümden ötürü içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın sana tam bir teslimiyetle bağlanmadıkça iman etmiş olmazlar.

Süleyman Ateş

Hayır, Rabbin hakkı için onlar aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da senin verdiğin hükme, içlerinde bir burukluk duymadan tam anlamıyle teslim olmadıkça inanmış olmazlar.

Süleyman Tevfik (1927)

Rabbin hakkı içün onlar, aralarında hâsıl olan ihtilâfı sana hükm itdirüb hükmünde kendi nefislerine ağırlık görmeyerek tam ve kâmil bir teslîmiyet ile ve râzı olmadıkca onlar îmân itmezler. (Bunı yapmadıkca onlar îmân itmiş olmazlar)

Süleymaniye Vakfı

Hayır! Rabbine yemin olsun ki bunlar inanıp güvenmezler. Ama aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem yapar, sonra verdiğin kararı, içlerinde bir sıkıntı duymadan kabul eder ve tam olarak teslim olurlarsa o başka.

Ahmet Varol

Hayır. Rabb'ine yemin olsun, onlar aralarında çıkan meselelerde seni hakem tayin etmedikleri, senin verdiğin hüküm konusunda içlerinde bir sıkıntı duymayacak derecede tam bir teslimiyetle teslim olmadıkları sürece iman etmiş sayılamazlar.

Ümit Şimşek

Hayır! Rabbine and olsun ki, onlar aralarında başgösteren meseleler için senin hükmüne başvurup, sonra da senin vermiş olduğun hükme, gönüllerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.25

Yaşar Nuri Öztürk

Hayır, Rabbine yemin olsun ki iş, onların sandığı gibi değil. Onlar, aralarında çıkan karmaşık işlerde seni hakem yapıp verdiğin hükümle ilgili olarak, içlerinde hiçbir burukluk duymadan tam bir teslimiyete ulaşmadıkça iman etmiş olamazlar.

Ali Bulaç

Hayır öyle değil; Rabbine andolsun, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kılıp sonra senin verdiğin hükme, içlerinde hiç bir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, iman etmiş olmazlar.

Ali Fikri Yavuz

Rabbin hakkı için, onlar, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem yapıp sonra da verdiğin hükümden nefisleri hiç bir darlık duymadan tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe, iman etmiş olmazlar.

Bahaeddin Sağlam

Hayır, Rabbine and olsun! Onlar, seni hakem tayin edip sonra verdiğin hükme karşı içlerinde bir sıkıntı hissetmeden ve sana tam teslim olmadan inanmış olamazlar.

Bayraktar Bayraklı

Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan derin anlaşmazlık konusunda seni hakem kılıp, sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın onu tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar.