Nisâ Suresi 72. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

72. Ayet

وَاِنَّ مِنْكُمْ لَمَنْ لَيُبَطِّئَنَّۚ فَاِنْ اَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةٌ قَالَ قَدْ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيَّ اِذْ لَمْ اَكُنْ مَعَهُمْ شَه۪يدًا

Şüphesiz, aranızda öyle kimseler var ki, (onların her biri savaşa gitme konusunda) hakikaten pek ağır davranır. Eğer başınıza bir musibet gelirse, “Allah, bana lütfetti de onlarla beraber bulunmadım” der.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

İçinizde mutlaka ağır davranan olacak ve size bir felaket gelip çatınca da diyecek ki: Allah, gerçekten de bana lütfetti de o zaman, onlarla beraber bulunmadım.

Besim Atalay (1965)

İçinizde öyleleri vardır ki, ağır davranırlar, başınıza bir şey gelse derler ki: «Allah bana acıdı da, ben onlarla bulunmadım»

Cemal Külünkoğlu

İçinizden bazıları vardır ki (cihad konusunda) pek ağır davranırlar. Eğer başınıza bir felaket gelirse, “Allah bana lütfetti de onlarla birlikte bulunmadım” derler.

Cemil Said (1924)

İçinizden ba’zısı arkanızdan yavaş yavaş sürinerek gelecek, eğer size bir musîbet ’ârız olur ise "Alah bana luft-u mahsûsada bulundı, muhârebede hazır oldum" diyecek.

Diyanet Vakfı

İçinizden bazıları vardır ki (cihad konusunda) pek ağırdan alırlar. Eğer size bir felâket erişirse: «Allah bana lütfetti de onlarla beraber bulunmadım» der.

Edip Yüksel

İçinizde ağır davrananlar var. Size bir musibet gelirse, "ALLAH bana iyilik etti de onlarla birlikte şehit düşmedim," der

Elmalılı Hamdi Yazır

Maamafih içinizden öylesi vardır ki her halde ağır alacaktır: bakar eğer size bir musîbet isabet ederse «cidden, der: Allah bana lütfetti zira onlarla beraber hâzır bulunmadım»

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Şüphesiz içinizden bir kısmı vardır ki, pek ağır davranır. Eğer başınıza bir musibet gelirse: "Allah bana lutfetti de onlarla beraber bulunmadım." der.

Emrah Demiryent

72-73. Sizin içinizde (cihat hususunda) pek ağır davranan (munâfık) lar var. Sizin başınıza bir musibet geldiğinde, *(sanki daha önceden) sizinle onun arasında bir yakınlık/dostluk yokmuş gibi (başınıza gelen musibete sevinerek) “Allah bana lütfetti de onlarla birlikte bulunmadım!” der. Fakat size Allah’tan (fetih ve ganimet gibi) bir nimet erişirse (bu sefer de, âhiret endişesi ile değil de, sırf elde edemediği dünyalık menfaatten dolayı), “Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarı (ve ganimet) kazansaydım!” der.

Abdullah-Ahmet Akgül

Şüphesiz içinizden (aynı din ve dava mensubu görünen kimselerden, cihad ve fedakârlık konusunda) ağır davrananlar (bu hizmetleri angarya sayan münafıklar) vardır. (Bu imani ve insani gayretlerinizden dolayı) Şayet size bir musibet (sorun ve sıkıntı) dokunacak olsa (hemen): "Kesinlikle Allah’ın bana bir nimetidir ki, onlarla birlikte (cihad amaçlı hizmetlerine katılıp) şahit olmadım (hazır bulunmadım; yoksa aynı sıkıntıya ben de uğrayacaktım)" diyerek (sevinirler).

Erhan Aktaş

İçinizden ağır davranan bazı kimseler, size bir musibet isabet ederse, “Allah bana nimet verdi¹ de onlarla bulunmadım.” der.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ bir niceñüz oldur kim dölenür girü ķalu. pes eger degir-ise size muśįbet eyide bayıķ eylük eyledi Tañrı benüm üzerüme ol vaķt kim olmadum anlaruñ- ıla ḥāżır.

Hasan Basri Çantay

İçinizden (öylesi vardır ki) muhakkak ağır davranacakdır. Eğer size bir musîybet gelib çatarsa diyecek ki: «Allah bana cidden lûtfetdi. Çünkü onlarla beraber bulunmadım»!

Hayrat Neşriyat

Hiç şübhesiz içinizden öyleleri de vardır ki, (cihâda karşı) mutlaka ağır davranacaktır. Fakat size bir musîbet isâbet ederse: “Allah bana lûtfetti de onlarla berâber hazır bulunmadım” der.

İhsan Aktaş

Sizden mutlaka (saldıranlara karşılık vermek hususunda) ağır davranan da olacak ve eğer size bir felâket (veya yenilgi) gelip çatınca diyecek ki: Allah, gerçekten de bana lütfetti de o zaman, onlarla (saldırganlara karşı savaşan o mûstazaf müminlerle) beraber bulunmadım. *

İlyas Yorulmaz

Sizin içinizden mutlaka geride kalmak isteyenler olacaktır. Savaşta size yenilgi nasip olursa, geride kalan kimseler “Mağlup olanlarla beraber olmamam bana Allah’ın nimetidir” der.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

İçinizde öylesi vardır ki kendini ağır alacaktır. Size bir kötülük gelince şöyle diyecektir: " Doğrusu Allah’tan oldu da ben orada onlarla birlikte bulunmadım."

İsmail Hakkı İzmirli

İçinizden münafık kısmı muhakkak ağır davranır. Eğer size bozgunluk gibi bir musibet gelirse «onlarla beraber hazır olmadığımdan dolayı Allah bana lûtufta bulundu» der.

İsmail Yakıt

Elbette sizin içinizden bazıları ağırdan alacaktır. Eğer size bir musibet erişirse, “Allah bana lütfetti de onlarla beraber (bu işe) tanık olmadım” der.

Kadri Çelik

Şüphesiz sizden bazıları pek ağır davranırlar. Size bir musibet gelirse, “Allah gerçekten bana lütfetti de onlarla beraber bulunmadım” der.

Abdullah Parlıyan

Aranızda mutlaka geride kalanlar olacak ve o zaman başınıza bir felaket geldiğinde; “Onlarla birlikte bulunmamamız, Allah'ın bize bir lütfudur” diyecekler.

Kuran Yolu

İçinizden bazıları vardır ki, pek ağırdan alır. Eğer başınıza bir felâket gelirse, “Allah yüzüme baktı da onlarla beraber bulunmadım” der.

Mahmut Kısa

İçinizden, işi ağırdan alan ve yetişemedim bahanesiyle sizinle birlikte savaşa gelmeyen münâfıklar da olacak: Siz savaştayken başınıza bir felâket gelecek olsa, bu tip münâfık, “Allah yüzüme baktı da beni korudu, iyi ki onlarla birlikte değildim!” der.

Mahmut Özdemir

Sizden bir kısım kimseler, elbette ağırdan alıyorlar. Size bir musibet isabet ettiğinde, dedi ki: “O anda onlarla birlikte şahid olmadım; Allah beni kesinlikle nimetlendirdi”.

Mehmet Çakır

İçinizde işi mutlaka ağırdan alanlar olacaktır. Hattâ, sizin başınıza bir iş gelince, içlerinde: " Güzel Allah'ım bana acıdı, çünkü, onlarla beraber değildim " diyenler olacaktır.

Mehmet Çoban

Aranızda öyle kimseler vardır ki savaş çağrısı yapılınca ağır davranır. Savaştan kurtulmak için çareler arar. Fırsatını bulunca kaçar. Eğer savaşa gidenlerin başına olumsuzluk gelirse: "Allah bana lütfetti de onlarla beraber bulunmadım!" der.

Mehmet Okuyan

İçinizden (savaş konusunda) ağırdan alanlar vardır. Size bir musibet gelirse, (böyleleri) “Elbette Allah bana lütfetti de onlarla birlikte bulunmadım.” der. [*]

Mehmet Türk

Şüphesiz içinizden bazıları vardır ki (cihad konusunda) pek ağırdan alırlar. (Hatta bunlar) eğer sizin başınıza bir musîbet gelirse: “(iyi ki) Allah lütfetti de onlarla beraber bulunmadım.” diye (sevinir.)

Muhammed Esed

Aranızda mutlaka geride kalanlar olacak ve o zaman, başınıza bir felaket geldiğinde, “Onlarla birlikte bulunmamamız Allah’ın bize bir lütfudur!” diyecekler.

Mustafa Çavdar

Elbette içinizden, işi ağırdan alıp ayak sürüyenler olacaktır. Savaşta yenilmeniz durumunda, “Onlarla birlikte olmamakla Allah beni korumuş’’ der. 3/142, 8/5

Ahmet Tekin

İçinizden bazıları cihad konusunda kesinlikle ağırdan alırlar, ayak sürürler. Eğer sizin başınıza bir felâket gelirse: “Allah bana lütfetti de, onlarla beraber bulunmadım" der.

Mustafa İslamoğlu

Aranızda elbette işi ağırdan alan kimseler olacak ve bir yenilgiyle karşılaştığınızda “Onlarla birlikte bulunmamam Allah’ın bana bir lutfudur” diyecekler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve şüphesiz sizden öyle kimse vardır ki, elbette ağır davranacaktır. Eğer size bir musibet isabet ederse, «Muhakkak Allah Teâlâ bana lütfetti, çünkü onlar ile beraber hazır bulunmadım» der.

Orhan Kuntman

Kuşkusuz içinizde öyle kimseler (münafıklar) vardır ki (sefere çıkmakta) ağır davranırlar (da geride kalırlar) Eğer size bir müsibet (yenilgi) isabet edecek olursa "Allah bana lütfetti de; onlarla beraber bulunmadım" der.

Osman Fırat

İçinizden bir kısmı var ki, pek ağır davranır. Eğer size bir felâket erişirse: "Allah bana lutfetti de onlarla beraber bulunmadım. " der.

Şaban Piriş

Elbette içinizde ağır davrananlar vardır. Şayet size bir musibet isabet edecek olursa: - Doğrusu Allah bana nimet vermiş de onların yanında olmadım, der.

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ sizüñ niçeñüz eglenür tizledüp gitmez. Eger size muṣībet yitişse eydür: Taḥḳīḳ ni‘met virdi Tañrı Ta‘ālā baña kim anlaruñla ben daḫı ḥāżırbulunmadum.

Suat Yıldırım

Aranızda öylesi vardır ki, işi ağırdan alır. Başınıza bir felâket gelirse der ki: “Neyse ki, Allah bana lutfetti de onlarla beraber çıkmadım. ”

Süleyman Ateş

İçinizden bir kısmı var ki, pek ağır davranır. Eğer size bir felaket erişirse: "Allah bana lutfetti de onlarla beraber bulunmadım." der.

Süleyman Tevfik (1927)

Ve sizden ba'zı kimseler vardır ki cihâd ve gazâya çıkmakda betâet ve teehhüre 'azim iylemişdir. [³] Eğer size bir musîbet (mağlûbiyet ve bozgunluk) irerse "Allâh bana in'âm iyledi de onlarla berâber çıkub harbe hazır olmadım" dirler.

Süleymaniye Vakfı

İçinizden ağır davrananlar mutlaka olacaktır. Başınıza bir iş gelse "Gerçekten Allah bana iyilikte bulunmuş da onlarla birlikte olmamışım.” diyeceklerdir.

Ahmet Varol

Sizin içinizde pek ağır davranan var. Sizin başınıza bir musibet geldiğinde "Allah bana lütfetti de onlarla birlikte bulunmadım" der.

Ümit Şimşek

Sizden öyleleri var ki, işi ağırdan alır; başınıza bir musibet geldiği zaman da “Allah bana lütfetti; iyi ki onlarla beraber değilmişim” der.

Yaşar Nuri Öztürk

İçinizden öylesi de var ki, ne olursa olsun ağırdan alır. Size bir musibet gelip çatarsa şöyle diyecektir: "İyi ki onlarla birlikte şehit olmadım. Allah bana lütufta bulundu."

Ali Bulaç

Şüphesiz içinizden ağır davrananlar vardır. Şayet, size bir musibet isabet edecek olsa: 'Doğrusu Allah, bana nimet verdi, çünkü onlarla birlikte olmadım' der.

Ali Fikri Yavuz

Gerçek sizden öylesi (münafık) vardır ki, ağır alacaktır. Eğer size bir felâket gelirse diyecek ki: “- Doğrusu Allah bana ihsan etti. Çünkü onlarla beraber savaşta bulunmadım.”

Bahaeddin Sağlam

İçinizden öyleleri var ki pek ağır davranır. Eğer başınıza bir musibet gelirse, “Allah bana ikram etti. Çünkü ben, onlarla beraber olmadım” der.

Bayraktar Bayraklı

Aranızda mutlaka geride kalanlar olacak ve o zaman başınıza bir felâket geldiğinde, “Onlarla birlikte bulunmamamız Allah'tan bize bir lütuftur” diyecekler.