Nisâ Suresi 91. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

91. Ayet

سَتَجِدُونَ اٰخَر۪ينَ يُر۪يدُونَ اَنْ يَأْمَنُوكُمْ وَيَأْمَنُوا قَوْمَهُمْۜ كُلَّمَا رُدُّٓوا اِلَى الْفِتْنَةِ اُرْكِسُوا ف۪يهَاۚ فَاِنْ لَمْ يَعْتَزِلُوكُمْ وَيُلْقُٓوا اِلَيْكُمُ السَّلَمَ وَيَكُفُّٓوا اَيْدِيَهُمْ فَخُذُوهُمْ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْۜ وَاُو۬لٰٓئِكُمْ جَعَلْنَا لَكُمْ عَلَيْهِمْ سُلْطَانًا مُب۪ينًا۟

Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona atılırlar. Eğer bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini savaştan çekmezlerse, onları yakalayın ve onları nerede bulursanız öldürün. İşte bunlara karşı size apaçık bir yetki verdik.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Başka bir bölüğünü de şöyle bulacaksınız: Onlar, sizden de emin olmak isterler, kavimlerinden de. Fakat bir fitneye sevk edilince ta içine dalıverirler. Onlar sizi bırakmazlar, sizinle barış halinde yaşamazlar ve sizden el çekmezlerse tutun onları, öldürün onları bulduğunuz yerde ve işte size, onlara karşı apaçık bir kudret ve salahiyet verdik.

Besim Atalay (1965)

Hem sizlerden, hem de kendi ulusundan, emin olmak isteyen birçok kimse bulacaksınız, ne zaman fitneye çağrılırlarsa, hemen koşarlar, sizden çekinmeyip, barışmazlarsa, el de çekmezlerse yakalayıp onları nerde bulursanız öldüresiniz, işte size bu kimseler hakkında açık belgeler verildi

Cemal Külünkoğlu

Bir de hem sizden ve hem de kendi kavimlerinden emin olmak isteyen başka kimselere rastlayacaksınız. Bunlar ne zaman fitneye (şirke veya inananlarla savaşmaya), bozgunculuğa itilseler ona canla başla atılırlar. Eğer bunlar sizden uzak durmaz ve size barış teklifi getirerek savaştan (ve sizi öldürmeye yeltenmekten) geri durmazlarsa onları yakalayın ve nerede bulursanız öldürün. Onlara karşı size apaçık bir yetki verdik.

Cemil Said (1924)

Diğerlerini göreceksiniz ki sizin ve kendi kavimlerinin emniyetini celb itmeğe çalışacaklardır. Dâimâ fitneye sülûk idince mağlûb olacaklardır. Eğer bir kenara çekilmezler ise, size teslîm olmazlar ise ve sizinle muhârebe itmekden ferâgat iylemezler ise buldığınız yerde tutınız katl idiniz. Ânlar ’aleyhine size salâhiyet-i kâmile viriyoruz.

Diyanet Vakfı

Hem sizden hem de kendi toplumlarından emin olmak isteyen başkalarını da bulacaksınız. Bunlar her ne zaman fitneye götürülseler ona baş aşağı dalarlar (daldırılırlar). Eğer sizden uzak durmaz, sulh teklif etmez ve ellerini çekmezlerse onları yakalayın, rastladığınız yerde öldürün. İşte onlar üzerine sizin için apaçık yetki verdik.

Edip Yüksel

Hem sizinle hem kendi toplumlarıyla güven içinde durmak isteyen bir başka grup bulacaksın. Ne zaman kargaşalığa çağrılsalar içine dalarlar. Sizi yalnız bırakmaz, barış yapmak istemez ve ellerini sizden çekmezlerse karşılaştığınız yerde onları öldürebilirsiniz. Böylelerine karşı size apaçık yetki verdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Diğer bir takımlarını bulacaksınız ki hem sizden emin olmak hem de kavmlerinden emin kalmak isterler, fitneye sevkedildikce de döner döner içine atılırlar, eğer bunlar sizden çekinmezler ve sulha yatıb taarruzdan ellerini çekmezlerse kendilerini bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün, işte bunlar aleyhinde size açık bir ferman verdik

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Diğer birtakım kimseleri de bulacaksınız ki; hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak isterler. Fitne için her davet olunuşlarında onun içine başaşağı dalarlar. Eğer bunlar sizden çekinmezlerse, kendilerini bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün. İşte bunlar aleyhinde size açık bir ferman verdik.

Emrah Demiryent

(Ancak, onların içerisinde,) hem sizden hem de kendi kavimlerinden yana güvende olmak isteyen (munâfık) kimseleri de bulacaksınız. Bunlar, her ne zaman (kendi kavimleri tarafından) *fitneye çağrılsalar, (hemen) canla başla atılırlar. Bu kimseler şâyet sizden uzak durmazlar, barış teklif etmezler ve (her fırsatta size saldırmaktan) ellerini çekmezlerse, artık onları nerede bulursanız yakalayın ve öldürün. İşte onlar hakkında size apaçık bir yetki verdik.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Bunun yanında, inkârcı ve münafıklardan) Diğer bazılarını da, (hem) sizden ve (hem de) kendi kavimlerinden güvende olmayı istiyor bulacaksınız. (Ama) Fitneye (teşvik edilip) her geri çağrılışlarında ise (hemen onun) içine baş aşağı (şuursuzca balıklama) dalarlar. Şayet bunlar sizden uzak durmaz, barış (şartların)ı size bırakmaz ve ellerini (fitne fesatlıktan) çekmezlerse, artık onları her nerede bulursanız, tutup yakalayın ve onları öldürüp (etkisiz bırakın). İşte size, onların aleyhinde apaçık olan bir sultan (destekleyici bir delil-bürhan) kıldık.

Erhan Aktaş

Başkalarını¹ da bulacaksın hem sizden hem de kendi halklarından güvende olmak isteyen. Fitne ortamı² bulduklarında, hemen onun içine baş aşağı dalarlar. Eğer bunlar, sizden uzak durmazlar, sizinle barış yapmaya yanaşmazlarsa, sizden ellerini çekmezlerse onları yakaladığınız yerde her nerede bulursanız öldürün³ İşte bu kimseler hakkında size apaçık bir yetki verdik.

Eski Anadolu Türkçesi

bulasız ayruķları dilerler kim imin eyleyeler sizi, daħı imin eyleyeler ķavümlerini. her nice kim döndürinileler fitne ya'nį kāfirliġe ķoyu bıraġınılalar anuñ içine pes eger olmayalar sizden daħı bıraķmayalar sizden yaña boyun virmegi daħı yıġmayalar ellerin pes dutun anları daħı depeleñ anları anda kim bulduñuz anları. daħı şunlar, ķılduķ sizüñ içün anlaruñ-ıla ḥüccet ya'nį depelemek bellü.

Hasan Basri Çantay

Diğer bir takımını da şu halde bulacaksınız: Onlar hem sizden emîn olmak, hem kendi kavmlerinden emîn olmak isterler. Ne zaman fitneye döndürülürler (sevk-u davet edilirler) se onun içine baş aşağı atılırlar. Öyle ise onlar sizi bırakıb bir tarafa çekilmezler, barışı size bırakmazlar, ellerini çekmezlerse onları nerede bulursanız yakalayıb tutun, onları öldürün. İşte size onlar, hakkında apaçık bir hüccet (ve salâhiyyet) verdik.

Hayrat Neşriyat

Bir başkalarını (da) bulacaksınız ki, (o münâfıklar) hem sizden emîn kalmak, hem de kendi kavimlerinden emîn olmak isterler. Ne zaman fitneye çağrılsalar, ona baş aşağı dalarlar. Ama sizi bırakmazlar, size barış teklîf etmezler ve (savaştan) ellerini çekmezlerse, artık onları yakalayın ve kendilerini bulduğunuz yerde onları öldürün! Ve işte onlar yok mu, kendileri aleyhinde size apaçık bir delil (ve salâhiyet) verdik.

İhsan Aktaş

Siz, hem sizden hem de kendi toplumlarından emin olmak isteyen, fakat ne zaman (sizin aleyhinize) bir entrikaya (savaşa) davet edilseler, içine (balıklama) dalanları da bulacaksınız. Eğer onlar sizden uzak durmaz ve size barış teklifi getirerek savaştan (size saldırmaktan) ellerini çekmezler (size saldırmaya devam ederler)se, onları da (saldırı anında gözünüze kestirdiğiniz) her yerde yakalayın ve (tövbe edip size saldırmaktan vazgeçmezlerse siz de) öldürün: İşte (bu hainlik ve saldırılarından dolayı) öylelerine karşı size açık bir yetki vermişizdir. *

İlyas Yorulmaz

Sizden ve kendi kavimlerinden güven içinde olmak isteyen, başka kimselerle de karşılaşacaksınız. Eğer onlar tekrar sizinle savaşmak için fitne çıkartırlar, sizi rahat bırakmazlar, sizinle barış yapmak istemez ve size kötülük yapmaktan vazgeçmezlerse, onları yakalayın ve nerede bulursanız öldürün. Böylece biz size, düşmanlarınız hakkında yapmanız gereken apaçık yetkiler verdik.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Öyleleri ile de karşılaşırsınız ki hem sizin hem de kendi uluslarının güvenini kazanmak isterler. Onlar ne vakit bir karıştırıcılık işine çağrılacak olsalar hemen ona atılırlar. Böyle olunca, eğer onlar sizi bırakıp çekilmeyecek, size barış sunmıyacak, sizden el çekmiyecek olurlarsa artık onları, nerede bulursanız orada öldürün. İşte size onlara karşı sınırsız bir yetki verdik.

İsmail Hakkı İzmirli

Başka bir güruh bulursunuz ki hem sizden, hem kendi aşiretlerinden emin olmağı [⁶] isterler. Bunlar her ne zaman fitneye döndürülürlerse [⁷] hemen ona baş aşağı atılırlar. Eğer bir tarafa çekilmezler, size müsalemet teklif etmezler, ellerini de çekmezlerse onları yakaladığınız yerde tutun, öldürün. İşte size, onlara karşı apaçık bir hüccet verdik [⁸].

İsmail Yakıt

Siz, hem sizden hem de kendi toplumlarından emin/güven içinde olmak isteyen başkalarını da bulursunuz. Fakat onlar her ne zaman sınava/savaşa [fitne] çağrılsalar, derhâl içine dalarlar. Eğer onlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler/size barış teklif etmezler, elleriyle/fiilen (savaşmaktan) çekinmezlerse, onları yakalayınız ve nerede bulursanız onları öldürünüz. İşte kendileri aleyhine size apaçık bir yetki [sultân] verdiğimiz böyleleridir.

Kadri Çelik

Diğer bir takımını da (Aftan veya Esed oğulları gibi) hem sizden emin kalmak hem de kendi kavminden güven içinde olmayı ister halde bulacaksınız. Fitneye (inkâra) her döndürüldüklerinde ise hemen baş aşağı ona daldırılırlar. Eğer sizden uzak durmazlar, barış teklif etmezler ve sizden el çekmezlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. İşte onların aleyhine size apaçık bir delil verdik.

Abdullah Parlıyan

Başka bir takım insanlar da bulacaksınız ki, hem sizden hem de kendi toplumlarından güven içinde kalmayı isterler. Ama her ne zaman kavga ve kargaşaya sürüklenirlerse ona balıklamaya atılırlar. Öyleyse onlar sizi bırakıp bir tarafa çekilmezler ve barışı önermezler, kargaşadan el çekmezlerse onları yakalayın ve nerede bulursanız öldürün. İşte öylelerine karşı Allah size açık bir yetki vermiştir.

Kuran Yolu

Bunlardan başka hem sizin hem de kendi topluluklarının karşısında güvende olmak isteyen kimseleri de bulacaksınız. Bunlar ne zaman fitneye yönlendirilseler hemen dönüp ona dalarlar; bu sebeple sizden uzak durmaz, size barışçı davranmaz ve yakanızdan ellerini çekmezlerse onları hemen yakalayın, ele geçirdiğiniz yerde öldürün. İşte onlar hakkında size apaçık bir yetki vermiş olduk.

Mahmut Kısa

Diğer birtakım insanlar da göreceksiniz ki; ne sizinle, ne de kendi soydaşlarıyla başlarının derde girmesini istemezler; ama ne zamanMüslümanlar aleyhinde bozgunculuk ve fitneye çağırılsalar, ona koşar, gözü kapalı ta içine dalıverirler. Eğer bunlar, sizi rahat bırakmaz, sizinle barışa yanaşmaz ve ellerini fitne fesattan çekmezlerse, onları savaş alanında gördüğünüz yerde yakalayıp öldürün! İşte kendilerine karşı savaşmanız konusunda size açıkça yetki verdiğimiz kimseler, bunlardır. Bir de, hicret etmeye gücü yetmediğinden, düşman diyarında yaşamak zorunda kalan Müslümanlar var ki, onlara zarar vermemek için son derece dikkatli olmalısınız, çünkü:

Mahmut Özdemir

Diğerlerini, size de güven vermek ve kendi kavimlerine de güven vermek istiyorlar bulacaksınız. Her ne zaman Fitne’ye sırt çevirdilerse, tekrar döndüler. Sizden ayrılmadılarsa, size Teslimiyet / Barış sunmadılarsa ve ellerini çekmedilerse, bulduğunuz yerde onları yakalayın, öldürün! İşte onların aleyhine size açık bir sültan / yetki / güç verdik.

Mehmet Çakır

Resulüm! Artık bazı münafıkların, hem sizinle, hem kendi milletiyle güven içinde yaşamak istediklerini görüyorsun. Çünkü fitne ile boğuşa boğuşa boğuşacak halleri kalmadı. Ancak, sizi rahatsız etmeye devam ederlerse, barışa yanaşmazlar ve sizi tehdide devam ederlerse onları bulduğunuz yerde yakalayıp haklayın. Artık, onlara karşı size tam yetki vermiştir.

Mehmet Çoban

Birtakım insanların sizden veya kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin! Bunlar kâfirler tarafından çok kolay etki altına alınırlar. Kâfirlere uyarak hizmet ederler. Bunlar sizden uzak durmaz, sizinle barış içinde yaşamak istemezler. Savaştan ellerini çekmezlerse onları yakalayın! Yakaladığınız yerde öldürün! Çünkü düşmanlık etmekten vazgeçmeyenlerin niyeti insanların haklarını korumak değil, insanlara zulmetmek, hırslarını insanlara zulmederek tatmin etmektir. İşte bunlara karşı size apaçık bir savaş yetkisi verdik!

Mehmet Okuyan

Hem sizden hem de kendi toplumlarından emin olmak isteyen başkalarını da bulacaksınız. Bunlar (münafıklar), her ne zaman Fitneye (Müslümanlara karşı savaşa) götürülseler ona hemen dalarlardı. [*] Sizden uzak durmaz, size barış teklif etmez ve ellerini (sizden) çekmezlerse, bulduğunuz yerde onları yakalayın ve öldürün! İşte onlar aleyhinde (onlarla savaşmak için) size apaçık yetki verdik. [*]

Mehmet Türk

Ancak (onların içerisinden) hem sizden emin olmak, hem de toplumlarından emin olmak isteyen ve ne zaman fitneye çağırılsalar onun içerisine körü körüne dalanları da bulacaksın. Eğer bunlar, sizden uzak durmaz, sizinle barış içerisinde yaşamak istemez ve sizinle savaştan el çekmezlerse, onları da yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Böylece Biz, onlarla (savaşmanız için) size açık bir yetki verdik.¹

Muhammed Esed

Hem sizden hem de kendi kavimlerinden emin olmak isteyen, [ama] kötülük eğilimi ile her karşılaştıklarında kendilerini gözü kapalı ona kaptıran başkalarını[n da var olduğunu] göreceksiniz. ¹¹² O halde şayet onlar sizi bırakmaz, sizinle barışa yanaşmaz ve üstünüzden ellerini çekmezlerse, onları gördüğünüz her yerde yakalayın ve öldürün: İşte size kendileriyle açıkça [savaşma] izni ver-diklerimiz ¹¹³ bunlardır.

Mustafa Çavdar

Bir de hem sizden hem de kendi toplumlarından, kendilerini sağlama almak ve güvende olmayı arzu eden bir grup bulabilirsin ama size karşı bir savaşa çağrıldıklarında hemen koşarlar. Şayet sizi tacizden geri durmaz, barışa yanaşmaz ve saldırıdan ellerini çekmezlerse, onları takip edin ve yakaladığınız yerde tutup öldürün. İşte size, aleyhlerine açık bir yetki verdiklerimiz bunlardır. 9/1...8, 60/8-9

Ahmet Tekin

Hem sizden, hem de kendi kavimlerinden emin olmak isteyen başkalarını da göreceksin. Fitne çıkarmak, ortalık bulandırmak, inkâra, küfre yardımcı olmak, müslümanların kanına girmek için davet olunduklarında balıklama dalarlar. Sizden uzak durmazlar, size barış teklif etmezler, ortalık karıştırmaktan da ellerini çekmezlerse, onları yakalayın, bulduğunuz yerde onları öldürün. İşte onların aleyhine, size, apaçık bir ferman, bir yetki verdik.

Mustafa İslamoğlu

Siz, hem sizden hem de kendi toplumlarından emin olmak isteyen, fakat ne zaman (mü’minler aleyhine bir) entrikaya davet edilseler, içine balıklama dalan daha başkalarına da rastlayacaksınız. İşte o zaman, eğer onlar sizi bırakmaz, sizinle barışa yanaşmaz ve ellerini yakanızdan çekmezlerse; onları da savaş içinde gözünüze kestirdiğiniz[⁸²¹] her yerde yakalayın ve katledin: İşte size, kendileriyle savaşmanız için açık bir yetki belgesi verdiğimiz kimseler bunlardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Başka bir tâife de bulacaksınız ki, onlar hem sizden emin olmayı ve hem de kavimlerinden emin bulunmayı dilerler. Fitneye her sevkedildikleri zaman da onun içine başaşağı atılırlar. Artık onlar sizden çekinmezlerse ve barışı size bırakmazlarsa ve ellerini çekmezlerse onları her nerede ele geçirirseniz tutunuz ve öldürünüz. İşte sizin için onların aleyhine apaçık bir ferman verdik.

Orhan Kuntman

(Münafıklardan) Başka bir topluluk bulacaksınız ki, (sizin yanınızda yalan yere iman etmiş görünerek) sizden emin olmayı, hem de (kavimlerine dönünce küfürlerini belli ederek) onlardan emin olmak isterler, (savaşan iki tarafın kavgasından güven içinde kalma siyasetini güderler. Böyleleri) Her fitneye (küfre, savaşa) itildikçe, ona tepetaklak dalarlar. (Bu bakımdan onları küfür ve şirke doğru itmemek gerekir, barış ve güven isterler ve usulca otururlarsa yapılacak bir şey yoktur, fakat) Savaşta sizden çekinmezler, andlaşma teklif etmezler ve uslu oturmazlarsa, onları da nerede yakalarsanız katledin, işte onların aleyhine de saldırmak için size yetki verdik!

Osman Fırat

Başka birtakım insanlar da bulacaksınız ki, hem sizden, hem de kendi toplumlarından emin olmak isterler. Ama ne zaman fitneye götürülseler, fitnenin içine başaşağı atılırlar. Eğer onlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini (size saldırıdan) çekmezlerse onları yakalayın ve nerede bulursanız öldürün! İşte öylelerine karşı size açık bir yetki verdik.

Şaban Piriş

Başkalarını da sizden ve kendi topluluklarından güvende olmayı arzu eder gibi bir halde bulabilirsin ama fitneye her çağrılışlarında ona balıklama dalarlar. Şayet sizden uzak durmaz, barışı size bırakmazlar ve ellerini de çekmezlerse, onları bulduğunuz yerde tutup öldürün. İşte size onların aleyhine açık bir yetki veriyoruz.

Satıraltı Meal (1534)

Ṭaparsız özge ḳavmi ki isterler sizden imin olmaġa ḳavmlerinden daḫıimin olmaġa, her kez ki fitneye ḳayıtsalar muḫālefet iderler anda. Eger sizden ‘uzlet eylemeseler daḫı bıraḳsalar size ṣulḥ eylemegi, ḳollarınçekmeseler dutuñuz, anları öldürüñüz ḳanda ṭapsañuz. Anlar üstine sizimusallaṭ eyledük āşikāre.

Suat Yıldırım

Bir de öyleleriyle karşılaşacaksınız ki onlar hem sizden, hem de kendi kavimlerinden emin kalmak isterler. Bunlar ne zaman fitneye (şirke veya mü'minlerle savaşmaya) çağırılsalar derhal ona dalarlar. O halde bunlar sizden uzak durmaz, size barış teklif etmezler, ellerini sizden çekmezlerse onları nerede bulursanız yakalayın, öldürün! İşte bunlara karşı size kesin bir izin ve yetki vermişizdir.

Süleyman Ateş

Başka birtakım insanlar da bulacaksınız ki, hem sizden, hem de kendi toplumlarından emin olmak isterler. Ama ne zaman fitneye götürülseler, fitnenin içine başaşağı atılırlar. Eğer onlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini (saldırıdan) çekmezlerse onları yakalayın ve nerede bulursanız öldürün! İşte öylelerine karşı size açık bir yetki verdik.

Süleyman Tevfik (1927)

Diğer bir kavim bulursunuz ki gerek sizden ve gerek kendi kavimlerinden emîn olmak isterler. Her ne zamân fitneye (şirk ve küfre) da'vet olunsalar dönüb ona dalarlar. Sizden uzak durmaz, sizinle 'akd-i müsâlemet itmez ve ellerini sizden çekmezler ise onları nerede bulursanız tutub katl idiniz [³] Onlar üzerine size âşikâr sulta ve kudret kıldık.

Süleymaniye Vakfı

Göreceksin, onların geriye kalanı, hem sizden emin olmak, hem kendi topluluklarından emin olmak isteyeceklerdir. Ne zaman fitneye (çatışma ortamına) yöneltilseler balıklamasına daldırılacaklardır. Eğer sizden uzak durmazlar, barışa yanaşmazlar ve sizden el çekmezlerse onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün. İşte onların aleyhine size açık bir yetki vermişizdir.

Ahmet Varol

Diğer bazılarının da hem sizden hem de kendi toplumlarından güvende olmak istediklerini göreceksiniz. Ne zaman fitneye çağrılsalar, baş aşağı içine dalarlar. Eğer sizden uzak durmaz, size barış teklifinde bulunmaz ve sizinle uğraşmaktan el çekmezlerse onları tutun ve yakaladığınız yerde öldürün. İşte bunlara karşı size açık bir yetki verdik.

Ümit Şimşek

Bir de öyle kimselerle karşılaşacaksınız ki, hem sizden, hem de kendi kavimlerinden emin olmak isterler. Fakat ne zaman bir fitneye çağırılsalar başaşağı içine dalarlar. Eğer onlar sizden uzak durmaz, barışa yanaşmaz ve ellerini sizden çekmezlerse, onları bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün. İşte öylelerine karşı size apaçık bir yetki vermişizdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Diğer bazılarını da bulacaksınız ki, hem sizden emin olmak hem de kendi toplumlarından emin olmak isterler. Ama fitneyle yüz yüze getirildiklerinde baş aşağı içine dalarlar. Bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barışa gitmezler ve ellerini sizden çekmezlerse onları yakalayın, tuttuğunuz yerde öldürün. İşte böylelerinin üstüne gitmeniz için size açık bir izin ve kuvvet verilmiştir.

Ali Bulaç

Diğerlerini de sizden ve kendi kavimlerinden güvende olmayı istiyor bulacaksınız. (Ama) Fitneye her geri çağrılışlarında içine başaşağı (balıklama) dalarlar. Şayet sizden uzak durmaz, barış (şartların)ı size bırakmaz ve ellerini çekmezlerse, artık onları her nerede bulursanız tutun ve onları öldürün. İşte size, onların aleyhinde apaçık olan 'destekleyici bir delil' kıldık.

Ali Fikri Yavuz

Diğer bir takım kimseleri de bulacaksınız ki, hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin kalmak isterler. Her ne zaman fitneye çağırılırlarsa, o tarafa döner, içine düşerler. Eğer bunlar sizden çekinmezler, barışınıza yatıp taarruzdan ellerini çekmezlerse, kendilerini bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün. İşte bunlar aleyhinde size açık bir ferman ve salâhiyyet verdik.

Bahaeddin Sağlam

Başkalarını da, hem sizden hem de toplumlarından emin olmak istediklerini göreceksiniz. Fitneye her düştüklerinde (İslam’a karşı savaşa çağrıldıklarında,) başaşağı içine dalarlar. Eğer onlar sizden geri durmaz, barışı istemez, ellerini çekmezlerse; onları yakalayın, nerede karşılaşırsanız onları öldürün. İşte asıl, bunlara karşı Allah size açık bir yetki vermiştir.

Bayraktar Bayraklı

Hem sizden hem de kendi toplumlarından emin olmak isteyen başkalarını da bulacaksınız. Bunlar her ne zaman fitneye götürülseler ona baş aşağı dalarlar. Eğer sizden uzak durmaz, barış teklif etmez ve ellerini çekmezlerse onları yakalayınız, rastladığınız yerde öldürünüz. İşte onlar üzerine sizin için apaçık yetki verdik.[81]