Nisâ Suresi 98. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

98. Ayet

اِلَّا الْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ لَا يَسْتَط۪يعُونَ ح۪يلَةً وَلَا يَهْتَدُونَ سَب۪يلًا

Ancak gerçekten zayıf ve güçsüz olan[128], çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar başkadır.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ancak yurtlarından göçmek için bir düzen, bir yol bulamayan gerçekten de aciz erkeklerle kadınlar ve çocuklar bu hükümden dışarı.

Besim Atalay (1965)

98,99. Meğer ki göçmek için bir çare, bir yol bulamıyan erkeklerden, kadınlardan, çocuklardan, birtakım zayıf kimseler ola, işte bunları Allah bağışlar, Allah suçtan vazgeçici, Allah bağışlayıcı

Cemal Külünkoğlu

Ancak, hicret için bir yol bulamayan güçsüz ve çaresiz erkekler, kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadırlar.

Cemil Said (1924)

98, 99. Erkek, kadınlardan hakîkaten za’if olanlar ve bir hîle düşünmekden tarîk-i hidâyeti bulmakdan ’âciz olan çocuklar Allâh’ın mağfiretine mazhar olurlar çünki Allâh ’afv ider. Gafûrdur.

Diyanet Vakfı

Erkekler, kadınlar ve çocuklardan (gerçekten) âciz olup hiçbir çareye gücü yetmeyenler, hiçbir yol bulamayanlar müstesnadır.

Edip Yüksel

Ancak, hiç bir çıkış yoluna gücü yetmeyen ve göç etmeye yol bulamayan erkek, kadın ve çocuk ezilmişler hariç.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak hakikaten zebun olanlar: Hiç bir çareye gücü yetmiyen ve hicret için yol bulamıyan erkekler, kadın, çocuklar müstesna

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ancak gerçekten aciz ve zayıf olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç...

Emrah Demiryent

98-99. Ancak gerçekten âciz ve zayıf olan, çaresiz kalan ve (hicret etmeye) yol bulamayan (mü’min) erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç. (Onlar bu hükmün dışındadır.) İşte (bu hususta, ancak) bunlar, Allah’ın (kendilerini bağışlayıp) affetmesini ümit edebilirler. Allah çok affedendir, çok bağışlayandır.

Abdullah-Ahmet Akgül

Ancak erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan gerçekten müstaz’aflar (aciz ve zaif durumda kalanlar) olup, hiçbir çareye gücü yeterli olmayanlar ve bir çıkış yolu da bulamayanlar başkadır. (Bunlar sorumlu tutulmayacaklardır.)

Erhan Aktaş

Ancak, çaresiz kalan, gücü yetmeyen, bir çıkış yolu bulamayan mustaz'af¹ erkek, kadın ve çocuklar hariç.

Eski Anadolu Türkçesi

illā ža'įf sayılmışlar erenlerden, daħı 'avratlardan, daħı oġlanlardan; güci yitmezler ḥįle eylemege; daħı ŧoġru yol dutmazlar yol.

Hasan Basri Çantay

Erkeklerden, kadınlardan, çocuklardan za'f ve acz içinde bırakılıb da hiç bir çâreye gücü yetmeyen ve (hicrete) bir yol bulamayanlar müstesna.

Hayrat Neşriyat

Ancak erkekler, kadınlar ve çocuklardan (hicret etmek için) hiçbir çâreye gücü yetmeyen ve hiçbir yol bulamayan âciz bırakılmış kimseler müstesnâ.

İhsan Aktaş

Ancak (inançlarını korumakla birlikte) her türlü imkândan mahrum olup hicrete imkânı olmayan, (bir de kendilerine tebliğ gitmediğinden iman nedir, islam nedir bilme ve inanma imkânı olmayan) güçsüz, çaresiz erkekler, kadınlar ve (bütün) çocuklar bundan müstesnadır.*

İlyas Yorulmaz

Ancak, erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan savaşmaya gücü yetmeyenlerin ve (savaş için) kendilerine yol gösterilmeyenlerin (savaşacak malzemeleri olmayanların) sorumlulukları yoktur.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Meğer ki bunlar erkek, kadın, çocuk, düşkünler, göçmiye gücü yetmiyenler, yolunu bulamıyanlar olsunlar.

İsmail Hakkı İzmirli

Meğer ki hicret için hiçbir çareye gücü yetmeyen, bir yol bulamayan, erkeklerden, kadınlardan, çocuklardan birtakım aceze olalar.

İsmail Yakıt

Ancak, ezilmiş/âciz erkek, kadın ve çocuklardan hicret etmeye imkân/fırsat ve bir yol gösterici bulamamış olanlar bunun dışındadır.

Kadri Çelik

Ancak erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan zayıf bırakılıp da hiçbir çareye güçleri yetmeyenler ve (hicret için) bir yol bulamayanlar müstesnadır.

Abdullah Parlıyan

Ama hiçbir gücü olmayan ve kendileri göç için yol bulamayan, gerçekten zayıf erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç.

Kuran Yolu

Erkekler, kadınlar ve çocuklar içinden zayıf sayılanlar (yani) çaresiz kalanlar ve hiçbir kurtuluş yolu bulamayanlar müstesnadır.

Mahmut Kısa

Ama hiçbir çıkış yolu bulamayan ve gerçekten de güçsüz ve çaresiz bırakılmış zavallı erkek, kadın ve çocuklara gelince;

Mahmut Özdemir

Ancak, Genç Çocuklar’dan, Kadınlar’dan ve Adamlar’dan bir çareye gücü yetmeyen, bir çıkış yolu bulamayan Ezilmişler başka!

Mehmet Çakır

Bunlar arasından sadece zayıf erkekler, kadınlar ve çocuklar, çaresiz sayılabilirler ve kendi başlarına yola çıkamayabilirlerdi.

Mehmet Çoban

Ancak gerçekten zayıf, güçsüz olan, çaresiz kalan, hicret etmeye yol bulamayan erkekler kadınlar ve çocuklar başkadır.

Mehmet Okuyan

Hiçbir çareye gücü yetmeyen, (hicret için) hiçbir yol bulamayan zayıf düşürülmüş erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç.

Mehmet Türk

Ancak gerçekten zavallı olan erkekler, kadınlar ve çocuklardan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayanlar bunun dışındadır.

Muhammed Esed

Ama -erkek olsun, kadın olsun, çocuk olsun- hiçbir gücü olmayan ve kendilerine doğru yol gösterilmeyen ¹²⁵ çaresiz kimseler bunun dışındadır:

Mustafa Çavdar

Yalnız, ezilen ve güçsüz olduğu için hicret etmeye imkân bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadır. 4/75, 48/17

Ahmet Tekin

Ancak gerçekten çaresiz kalan, çare icat edecek gücü olmayan, bir çıkış yolu bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar bu ihtarlara muhatap değildir.

Mustafa İslamoğlu

Ne ki ezilen kesimlere mensup erkek, kadın ve çocuklardan hiçbir gücü olmayan ve hicret için yola çıkamayanlar da bundan müstesnadır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ancak erkeklerden ve kadınlardan ve çocuklardan zayıf sayılıp da hiçbir çareye güçleri yetmeyenler ve hiçbir doğru yol bulamayanlar müstesna.

Orhan Kuntman

Ancak, erkek, kadın ve çocuklardan (gerçekten) aciz olanlar ve (hicret etmek için hiçbir çareye) bir yol bulamayanlar bunların dışındadır.

Osman Fırat

Ancak hiçbir çareye gücü yetmeyen ve göç için yol bulamayan, gerçekten zayıf erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç.

Şaban Piriş

Yalnızca, erkek kadın ve çocuklardan hicret için yol bulamayan güçsüz bırakılanlar müstesnadır.

Satıraltı Meal (1534)

Līkin ża‘īf olanlar, er kişilerden, ‘avratlardan, oġlanlardan anlar ki güçleriyitişmez, ḳuvvetleri daḫı yoḳdur, yol daḫı bilmezler gitmege.

Suat Yıldırım

98, 99. Ancak, her türlü imkândan mahrum ve hicret için yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadırlar. Çünkü bunları Allah'ın affedeceği umulur. Allah gerçekten afüv ve gafurdur (affı ve mağfireti boldur).

Süleyman Ateş

Yalnız hiçbir çareye gücü yetmeyen ve göç için yol bulamayan, gerçekten zayıf erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç.

Süleyman Tevfik (1927)

Ancak erkek, kadın ve çocuklardan hakîkat halde za'îf ve 'âciz olub bir kolayını bulmağa kâdir olmayanların ve yol bulamayanların yerleri cehennem değildir.

Süleymaniye Vakfı

Güçsüz hale getirilmiş, çaresiz kalmış ve bir çıkış yolu bulamamış erkekler, kadınlar ve çocuklar bu hükmün dışındadır.

Ahmet Varol

Ancak erkek, kadın ve çocuklardan çaresiz kalan ve bir yol bulamayan zavallılar (mustaz'aflar, ezilenler) müstesnadırlar.

Ümit Şimşek

Ancak, erkek olsun, kadın olsun, çocuk olsun, bir çare veya hicret için bir imkân bulamayan güçsüz kimseler müstesnadır.

Yaşar Nuri Öztürk

Kadınlardan, erkeklerden, yavrulardan hiçbiri beceri gösteremeyen, hiçbir yol bulamayanların durumu farklıdır.

Ali Bulaç

Ancak erkeklerden, kadınlardan ve çocuklardan müstaz'aflar olup hiç bir çareye güç yetiremeyenler ve bir yol (çıkış) bulamayanlar başka.

Ali Fikri Yavuz

Erkek, kadın ve çocuklardan gücü yetmiyen biçarelerle hicret için yol bulamıyanlar müstesna (onlar cehennemlik değillerdir.)

Bahaeddin Sağlam

Güç yetiremeyen, yol bulamayan çocuk, kadın ve zayıf erkekler müstesna… (Onlar hicret etmeye mecbur değiller.)

Bayraktar Bayraklı

Erkekler, kadınlar ve çocuklardan, âciz olup hiçbir çareye gücü yetmeyenler, hiçbir yol bulamayanlar müstesnadır.