Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve ey kavmim, ben, o feryadü figan, o boşuna bağırıp söylenme günündeki halinizden korkuyorum.
Besim Atalay (1965)
«Ey ulusum! Ben sizlere çağırışma gününün gelmesinden korkarım!»
Cemal Külünkoğlu
32-33. “Ve ey kavmim! Doğrusu ben sizin için o feryat (edeceğiniz) ve arkanıza dönüp kaçmaya çalışacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi, Allah'(ın azabın)dan kurtaracak kimse yoktur. Allah, kimi (yaptıkları yüzünden) sapıklıkta bırakırsa artık onu doğru yola iletecek de yoktur.”
Cemil Said (1924)
"Ey kavmim sizin içün insânların biri birilerine bîgâne kalacakları günden korkuyorum."
Diyanet Vakfı
32, 33. «Ey kavmim! Gerçekten sizin için o bağrışıp çağrışma gününden, arkanıza dönüp kaçacağınız günden korkuyorum. Sizi Allah'tan (O'nun azabından) kurtaracak kimse yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onu doğru yola iletecek de yoktur.»
Edip Yüksel
"Halkım, sizin için Toplanma Gününden korkuyorum."
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem ey kavmım! hakıkaten ben size o çığrışma gününden korkarım
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
"Ey kavmim! Ben size gelecek o çağrışma gününden (kıyamet gününden) korkuyorum."
Emrah Demiryent
32-33. Ve ey kavmim! Gerçekten ben sizin için o feryat (edeceğiniz) ve arkanıza dönüp kaçmaya çalışacağınız günden korkuyorum. (O gün) sizi, Allah’ (ın azabın) dan kurtaracak kimse yoktur. (Israrla hakkı inkâr ettiğinden ve hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmediğinden dolayı) Allah kimi (cüz’î irâdesi ile tercih etmiş olduğu) sapkınlıkta bırakırsa artık onu doğru yola iletecek, hiçbir kimse yoktur.
Abdullah-Ahmet Akgül
"Ve ey kavmim, doğrusu ben sizin için o feryat (edeceğiniz felaket) gününden korkmaktayım."
Erhan Aktaş
“Ey halkım! Ben sizin için o feryat¹ gününden korkuyorum.”
Eski Anadolu Türkçesi
“daħı iy ķavmum! bayıķ ben ķorķarın sizüñ üzerüñüze ķıġrışmaķ günin.”
Hasan Basri Çantay
«Ey kavmim, hakıykat ben size karşı o bağrışıb çağırışma gününden endîşe etmekdeyim».
Hayrat Neşriyat
32,33. “Ey kavmim! Doğrusu ben sizin için bağrışıp çağrışma gününden (kıyâmet gününden, hesab yerine) arkanızı dönen kimseler olarak (Cehenneme) gideceğiniz günden korkuyorum. (O gün) sizi Allah'(ın azâbın)dan kurtaracak hiçbir kimse yoktur. Bununla berâber Allah kimi (isyanındaki inadı yüzünden) dalâlete atarsa, artık onu hidâyete erdirecek hiçbir kimse yoktur.”(2)
İhsan Aktaş
"Ve ey halkım, doğrusu ben sizin için o feryat (edeceğiniz felaket) gününden korkmaktayım."
İlyas Yorulmaz
Ey kavmim! Birbirinizi yardıma çağıracağınız günün azabının, sizin üzerinize gelmesinden korkuyorum.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ey ulusum! Gerçekten ben sizin için o bağrışıp çağrışma gününden korkuyorum.
İsmail Hakkı İzmirli
«— Ey kavmim! Ben size nidanın çoğalacağı günün [⁴] yani arka verip döneceğiniz [⁵] günün azabından korkuyorum.
İsmail Yakıt
“Ey kavmim! Muhakkak ki ben sizin için bağrışıp çağrışma gününden korkuyorum.”
Kadri Çelik
“Ve ey kavmim! Doğrusu ben sizin için o çığlık (basacağınız kıyamet) gününden korkuyorum.”
Abdullah Parlıyan
Ve ey kavmim! Ben o boşuna bağrışıp, çağrışacağınız kıyamet günündeki halinizden korkuyorum.
Kuran Yolu
Ey kavmim! İnsanların çığrışacağı günde başınıza gelecek olanlardan korkuyorum.
Mahmut Kısa
“Ey halkım! Dünyada uğrayacağınız felâketler bir yana; doğrusu ben,insanlar Allah’ın huzurunda yargılanırken, zâlimlerin pişmanlıktan hıçkıra hıçkıra ağlayacağı o Feryat Günü olacaklar için, sizin adınıza cidden çok korkuyorum!”
Mahmut Özdemir
-“Ey kavmim! Ben, size (gelecek) Feryat günü’nden korkuyorum”.
Mehmet Çakır
Sevgili milletim! doğrusu ben, sizin adınıza, o bağrışmalar gününden korkuyorum.
Mehmet Çoban
"Ey kavmim! Gerçekten hesaba çağrılacağınız günden korkuyorum!"
Mehmet Okuyan
Ey kavmim! Şüphesiz ki sizin için o bağrışıp çağrışma gününden korkuyorum.
Mehmet Türk
32,33. “Ve ey kavmim! Doğrusu ben sizin için o herkesin feryat ederek arkasını dönüp kaçmak isteyeceği (kıyamet)¹ gününden korkuyorum. O gün sizi Allah’ın azabından kurtaracak kimse de yoktur. Allah kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici de yoktur.”
Muhammed Esed
Ey kavmim! Sizin için, [sıkıntıyla] birbirinizi çağıracağınız Gün[ün, Hesap Günü’nün gelmesin]den korkuyorum;
Mustafa Çavdar
Ey halkım, ben herkesin feryat edeceği bir gün sizin de başınıza geleceklerden endişe ediyorum. 18/47
Ahmet Tekin
“Ey kavmim, ben sizin adınıza, feryad-ü figan edilecek bir vâveylâ gününden korkuyorum.”
Mustafa İslamoğlu
“Ey Kavmim! Ben, herkesin birbirinden imdat dilediği o günün aleyhinize sonuçlanmasından korkuyorum.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Ve ey kavmim! Ben sizin üzerinize o feryâd-ü figan edilecek günden korkuyorum.»
Orhan Kuntman
Ey kavmim doğrusu ben- sizin namınıza- o feryad gününden (suçluların çırpınıp feryad edecekleri kıyamet gününden) endişe ediyorum.
Osman Fırat
Ey kavmim, sizin için o (hesap gününde) feryadı figan gününden korkuyorum.
Şaban Piriş
-Ey halkım, ben sizin için feryat gününden korkuyorum.
Satıraltı Meal (1534)
İy ḳavmüm, ben ḳorḳarın sizüñ üstüñüze ḳıyāmet güninde.
Suat Yıldırım
“Ey benim milletim! Ben sizin hakkınızda o feryad-u figan gününden, birbirinizden imdad isteyeceğiniz günden endişe ediyorum. ”
Süleyman Ateş
Ey kavmim, sizin için o (Yüce Divana) çağırma (yahut feryadetme) gününden korkuyorum.
Süleyman Tevfik (1927)
"Ey Kavmim! Ben sizin üzerinize nâsın birbirinden nefret iylediği günden (kıyâmet) korkarım."
Süleymaniye Vakfı
Ey halkım! Karşılıklı bağrışmaların olacağı günden, sizin adınıza endişeleniyorum.
Ahmet Varol
Ey kavmim! Ben sizin hakkınızda o çağrışma gününden korkuyorum.
Ümit Şimşek
“Ey kavmim! Ben sizin hakkınızda o feryat ve figan gününden korkuyorum.
Yaşar Nuri Öztürk
"Ey toplumum, sizin adınıza o bağırıp-çağrışma gününden korkuyorum."
Ali Bulaç
'Ve ey kavmim, doğrusu ben sizin için o feryat (edeceğiniz kıyamet) gününden korkuyorum.'
Ali Fikri Yavuz
Ey Kavmim! Gerçekten ben, başınıza gelecek çağrışma gününden (imdad için birbirinizi yardıma çağıracağınız kıyamet gününden) korkuyorum.
Bahaeddin Sağlam
“Ey kavmim! Sizin için feryad u figan edilen bir günden dolayı korkarım.
Bayraktar Bayraklı
32,33. “Ey kavmim! Gerçekten sizin için o bağırışıp çağırışma gününden, arkanıza dönüp kaçacağınız günden korkuyorum. Sizi Allah'tan kurtaracak kimse yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık onu doğru yola iletecek de yoktur.”