51. Ayet
اِنَّا لَنَنْصُرُ رُسُلَنَا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ يَقُومُ الْاَشْهَادُۙ
Şüphesiz ki, peygamberlerimize ve iman edenlere dünya hayatında ve şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّا لَنَنْصُرُ رُسُلَنَا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ يَقُومُ الْاَشْهَادُۙ
Şüphesiz ki, peygamberlerimize ve iman edenlere dünya hayatında ve şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz.
Şüphe yok ki biz, elbette peygamberlerimize ve inananlara, dünya yaşayışında da yardım ederiz, tanıkların getirileceği günde de.
Herhalde biz, peygamberlerimizle, inanmış olanlara dünya dirliğinde de, tanıkların dikildiği günde de yardım ederiz
Biz resullerimize ve inananlara hem dünya hayatında hem de şahitlerin dinleneceği (ahiret) gününde (düşmanlarına karşı) elbette yardım edeceğiz.
Şâhidlerin kıyâm itdikleri gün rasûllerimize ve dünyâda hayâtda iken ânlara îmân idenlere şübhesiz müzâheret ideceğiz.
Şüphesiz peygamberlerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında, hem şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz.
Biz elçilerimize ve inananlara bu dünya hayatında ve tanıkların duruşmalarda bulunacakları günde yardım ederiz.
Elbette biz Resullerimizi ve iyman edenleri mansur kılacağız hem Dünya hayatta hem de şâhidler dikileceği gün
Biz peygamberimize ve inananlara hem dünya hayatında hem de şahitlerin şahitlik edecekleri günde (kıyamette) elbette yardım ederiz.
Şüphesiz Biz, (zarûrât-ı dîniyyeyi kabul ederek) peygamberlerimize îmân edenlere, dünya hayatında da (bütün) şahitlerin hazır bulunacağı (âhiret) gün (ün) de de yardım ederiz.
Şüphesiz Biz elçilerimize ve (onlara) iman edenlere, dünya hayatı süresince de ve şahitlerin (şahitlik için) duracakları (mahşerdeki) gün de, elbette yardım edip (sahip çıkacağız).
Biz, resullerimize ve inanan kimselere dünya hayatında ve tanıkların tanıklık edecekleri günde¹ kesinlikle yardım ederiz.
bayıķ biz arķa virevüz yalavaçlarumuza daħı anlara kim įmān getürdiler yaķın dirlik içinde daħı ol gün kim ŧura ŧanuķlar.
Şübhesiz biz peygamberlerimize ve îman edenlere hem dünyâ hayâtında, hem şâhidlerin dikileceği gün herhalde yardım edeceğiz.
Şübhesiz ki biz, peygamberlerimize ve îmân edenlere, hem dünya hayâtında, hem şâhidlerin (ameller için şâhidlik etmek üzere) ayağa kalkacakları o günde elbette yardım ederiz.
Şüphesiz (mesajlarımızı insanlara tebliğ eden) elçilerimize ve (gerçekten) iman etmiş olanlara hem dünya hayatında hem şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz. *
Elbetteki biz, dünya hayatında elçilerimize ve iman edenlere yardım ettik. Şahitliklerin yerine getirileceği gün de (yardım edeceğiz).
Gerçekten Biz elçilerimizle inananlara dünya yaşayışında olsun, tanıkların dikilecekleri kalkış gününde olsun, kesenkes yardım edeceğiz.
Biz peygamberlerimize, mü/minlere dünya diriliğinde de şahitlerin durdukları kıyamet gününde de,
Muhakkak ki Biz, elçilerimize ve inananlara gerek dünya hayatında ve gerekse şahitlerin (şahitlik için) kalkacağı günde elbette yardım ederiz.²³
Hiç şüphesiz dünya hayatında da, şahitlerin (tanıklık için) duracakları günde de peygamberlerimize ve iman edenlere mutlaka yardım edeceğiz.
Bakın, elbette biz elçilerimize ve inananlara hem dünya hayatında, hem de şahitlerin hazır bulunacağı ahiret gününde yardım edip, koruyacağız.
Elbette biz, hem dünya hayatında hem de şahitlerin hazır bulunacağı günde elçilerimize ve inanmış kişilere yardım ederiz.
Biz Elçilerimize ve onları izleyen müminlere, hem bu dünya hayatında, hem debütün şâhitlerin hazır bulunacağı Hesap Gününde mutlaka yardım edeceğiz!
Biz, elbette rasûllerimize ve inanmış olanlara Dünya Hayatı’nda da yardım ederiz, Şahidler’in kalkacağı günde de!
Biz, elçilerimize ve inananlara, hem dünyada, hem de şahidlerin hazırola geçeceği kıyamet gününde yardım edeceğiz.
Şüphesiz elçilerimize ve elçilerimize iman edenlere dünya hayatında ve hesap gününde yardım ederiz. O gün bütün şahitler gerçeği söyler.
Şüphesiz ki biz elçilerimize ve iman edenlere hem dünya hayatında hem de şahitlerin (şahitliğe) duracakları günde yardım edeceğiz. [*]
Şüphesiz Biz, Peygamberlerimize ve îman edenlere, hem dünya hayatında, hem de tüm şâhitliklerin hakkıyla yapılacağı gün¹ (olan kıyamet günün)de elbette yardım edeceğiz.
BAKIN, Biz, elçilerimizi ve imana ermiş olanları [hem] bu dünya hayatında, hem de bütün şahitlerin hazır bulunacağı ³⁵ Gün’de koruyacağız.
Hiç şüpheniz olmasın ki biz, elçilerimize ve onlara inananlara hem bu dünya da hem de şahitlerin tanıklık edeceği günde mutlaka yardım edeceğiz. 21/101...103, 27/89
Biz, Rasullerimize, elçilerimize ve iman edenlere dünya hayatında ve şâhitlerin, önderlerin, peygamberlerin, âlimlerin, meleklerin açık açık konuşarak şâhitlik edecekleri günde mutlaka yardım ederiz.
ŞÜPHE yok ki Biz rasullerimize ve iman eden kimselere, hem bu dünya hayatında hem de şahitlerin dinleneceği günde (hasımlarına karşı)[⁴²⁰³] elbette yardım edeceğiz.
Şüphe yok ki, Biz elbette resûllerimize ve imân edenlere dünya hayatında ve şahitlerin kâim olacakları günde yardım ederiz.
Kuşkusuz biz, peygamberlerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında, hem de şahitlerin (meleklerin) şahitlik edeceği kıyamet gününde yardım ederiz!
Elbette biz elçilerimize ve iman edenelre hem dünyâ hayâtında hem, şâhidlerin (şâhidliğe) duracakları günde yardım ederiz.
Biz, peygamberlerimize ve iman edenlere dünya hayatında da, şahitlerin ayağa kalkacağı kıyamet günü de zafer vereceğiz/yardım edeceğiz.
Biz nuṣret virür‐biz bizüm nebīlerümüze, mü’minler[e] daḫı, dünyā dirli‐ginde, ṭanuḳlar durduġı günde daḫı ki ḳıyāmet günidür.
Biz resullerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında, hem de şahitlerin çağırılıp dinlendiği günde, elbette yardım ederiz.
Elbette biz elçilerimize ve inananlara hem dünya hayatında hem, şahidlerin (şahidliğe) duracakları günde yardım ederiz.
Biz rasûllerimize ve mü'minlere hayât-ı dünyâda ve yevm-i kıyâmetde nusret ve yardım ideriz.
Elçilerimize ve inanıp güvenenlere, hem dünya hayatında hem şahitlerin getirileceği günde, elbette yardım edeceğiz.
Şüphesiz biz peygamberlerimize ve iman edenlere dünya hayatında da şahitlerin duracakları günde de yardım ederiz.
Biz elçilerimize de, iman edenlere de hem dünya hayatında, hem de şahitlerin getirildiği günde yardım edeceğiz.
Şu bir gerçek ki, biz, resullerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında hem de tanıkların ayağa kalkacakları gün mutlaka yardım edeceğiz.
Şüphesiz biz elçilerimize ve iman edenlere, dünya hayatında ve şahidlerin (şahidlik için) duracakları gün elbette yardım edeceğiz.
Muhakkak ki biz, peygamberlerimizi ve iman edenleri hem dünya hayatında, hem de meleklerin şahid duracağı gün (kıyamette) muzaffer kılacağız.
Biz gerçekten peygamberlerimize ve (onlara) inananlara, hem dünya hayatında hem de şahitlerin şahitlik ettiği günde yardım ederiz.
Şüphesiz, peygamberlerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında, hem şâhitlerin şâhitlik edeceği günde yardım ederiz.