Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık sabret, şüphe yok ki Allah'ın vaadi gerçektir. Derken ya onlara vaadettiğimiz şeylerin bazısını göstereceğiz sana, yahut da seni öldüreceğiz, derken hepsi de dönüp tapımıza gelecekler.
Besim Atalay (1965)
Sabredesin, Allahın va'di haktır, söz vermiş olduğumuz şeylerin, sana gösteririz birtakımını, ya da seni kendimize alırız, imdi, bize geri döndürülürler
Cemal Külünkoğlu
O halde (Ey Resul! İnkârcıların eziyetlerine ve Hakka karşı direnmelerine) sabret. Elbette Allah'ın verdiği (azap) sözü gerçekleşecektir. Artık onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de yahut seni (vefat ettirerek) kendimize alsak da sonunda onlar huzurumuza getirilecek (ve vaad ettiğimiz acı netice ile karşılaşacak)lardır.
Cemil Said (1924)
Yâ Muhammed! Sabır it Allâh’ın va’adleri hakdır gerek ânlara ihbâr itdiğimiz cezâların bir kısmını sana gösterelim gerek seni daha evvel öldürelim her halde hepsi bize rücû’ idecekdir.
Diyanet Vakfı
Onun için (Resûlüm), sen sabret! Şüphesiz Allah'ın vâdi gerçektir. Onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını ya sana gösteririz, yahut seni daha önce vefat ettiririz. Nasıl olsa onlar bize döneceklerdir.
Edip Yüksel
Öyleyse sabret; ALLAH'ın sözü gerçektir. Onlara söz verdiğimiz (cezalandırmanın) bir kısmını sana göstersek de, ondan önce hayatına son versek de, onlar bize döndürüleceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onun için sabret: Allahın va'di haktır: muhakkak olacaktır. Artık onlara ettiğimiz vaîdin ba'zısını sana göstersek de yâhud seni kendimize alsak da onlar mutlak döndürülüp bize getirilecekler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Ey Muhammed! Sen sabret, şüphesiz Allah'ın vaadi haktır, mutlaka gerçekleşecektir. Onlara yaptığımız tehdidin bir kısmını sana göstersek de veya seni vefat ettirsek de onlar mutlaka döndürülüp bize getirileceklerdir.
Emrah Demiryent
(Habibim!) Sen (o müşriklerin söylediklerine/eziyetlerine şimdilik) sabret, şüphesiz Allah’ın (onlara azap etme) vaadi haktır. Onları tehdit ettiğimiz şeylerin (azabın), bir kısmını sana göstersek de yahut senin dünya hayatını sona erdirsek de sonunda (o kâfirler, yaptıklarının hesabını vermek üzere, diriliş günü) bizim (manevi) huzurumuza döndürüleceklerdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Ey Nebim!) Şu halde Sen sabret (ve umutla dayan ki), hiç şüphesiz Allah’ın va’adi Hakk’tır. Sonunda ya onlara va’ad ettiğimiz (azab)ın bir kısmını (dünyada iken) Sana göstereceğiz; ya da Senin hayatına son versek bile, (yine onları kahredeceğiz ve zaten sonunda) onlar mutlaka Bize döndürüleceklerdir.
Erhan Aktaş
O halde sabret. Kuşkusuz Allah'ın yaptığı uyarı gerçektir. Onlara yaptığımız uyarılardan bir kısmını sana göstersek de göstermeden seni vefat ettirsek de sonunda onlar yalnızca Bize döndürüleceklerdir.
Eski Anadolu Türkçesi
pes śabr eyle bayıķ Tañrı va'desi ḥaķdur. pes eger gösterür isevüz saña bir nicesini anuñ kim va'de eylerüz anlara yā öldürürsevüz seni pes bizdin yaña döndürmeler.
Hasan Basri Çantay
Onun için sen (Habîbim) sabret. Şübhesiz Allahın va'di bir gerçekdir. Binnetîce ya onlara etmekde olduğumuz tehdîdi (n tehakkukunu) kısmen sana göstereceğiz, yahud seni kendimize alacağız. Nihayet onlar ancak bize döndürülüb getirileceklerdir.
Hayrat Neşriyat
(Habîbim, yâ Muhammed!) Artık sabret! Çünki Allah'ın va'di haktır. Böylece onları tehdîd ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de, yâhut (göstermeden) seni vefât ettirsek de, sonunda (onlar) ancak bize döndürüleceklerdir.
İhsan Aktaş
(Resulüm!) Öyleyse (eziyetlerine karşı) sabret; Şüphesiz Allah’ın sözü gerçektir. Onlara söz verdiğimiz (cezalandırmanın) bir kısmını sana göstersek de ondan önce hayatına son versek de (hesaba çekilmek üzere) onlar (mutlaka) bize döndürüleceklerdir.
İlyas Yorulmaz
Sen sabret. Allah’ın verdiği söz gerçekleşecektir. Şimdi onlara vaat ettiklerimizin bir kısmını ya sana göstereceğiz veya seni öldüreceğiz. Onların dönüşleri bizedir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Artık sen katlan. Çünkü Allah’ın verdiği söz doğrudur. Onun için ya onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını sonra gösteririz, ya da bundan önce senin canını almış oluruz. Onlar Bize döneceklerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
Artık ezalarına katlan. Allah/ın kâfirleri helak hakkındaki vaadi doğrudur. Ya onlara vaadettiğimiz mücazatın bir kısmını sana elbette göstereceğiz veya göstermeden evvel ruhunu alacağız. Onlar bize dönecekler [⁴].
İsmail Yakıt
(Ey Peygamber!) Sen sabret/göğüs ger, muhakkak ki Allah’ın vaadi gerçektir/haktır. Onlara vaat ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de yahut (göstermeden önce) seni vefat ettirsek de sonunda onlar Biz’e döndürüleceklerdir.³¹
Kadri Çelik
O halde sabret! Çünkü Allah'ın vaadi gerçektir. Biz onlara (azap olarak) vaat ettiğimizin bir kısmını sana göstersek de yahut seni vefat ettirsek de onlar mutlaka sonunda dönüp bize geleceklerdir.
Abdullah Parlıyan
Sen, ey peygamber! Her türlü sıkıntıya karşı sabırlı ol. Çünkü Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir ve şu gerçekleri inkâr edenler için hazırladıklarımızı, sana ister bu dünyada gösterelim, ister bunların gerçekleşmesinden önce, seni ölüme götürelim. Unutma ki, sonunda onlar bize döndürülecekler.
Kuran Yolu
Sen şimdi sabret; Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecek. Muhakkak ki biz, onlara vaktiyle bildirip uyarıda bulunduğumuz şeylerin bir kısmını (ölmeden) sana göstereceğiz, (bir kısmını da görmeden) seni vefat ettireceğiz; ama onlar da sonunda bize dönecekler!
Mahmut Kısa
O hâlde, ey Müslüman! Zâlimlerin baskı ve eziyetlerine karşı sabret! Unutma ki, Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir! Onlara vaadettiğimiz azâbın bir kısmını derhal gönderip kâfirleri helâk ederek, özlemini çektiğin mutlu ve aydınlık günleri sana bu dünyada göstersek de; seni çetin bir mücâdelenin ardından vefât ettirerek mutlu günleri ahiret gününe ertelesek de, sonuçta zâlimler azaptan kurtulamayacaklar! Çünkü hepsi, dönüp dolaşıp eninde sonunda bizim huzurumuza gelecekler.
Mahmut Özdemir
Artık sabret! Allah’ın vaadi, gerçektir. Onlara vaad ettiğimizin bir kısmını sana göstersek de, seni vefat ettirsek de, yine bize döndürülürler.
Mehmet Çakır
Resulüm sabret. Çünkü Allah’ın dediği olacak. onlara yaptığımız tehditlerin birkaçını, daha senin canını almadan sana göstereceğiz. Zaten hepsi önünde sonunda bize dönecek...
Mehmet Çoban
Sen inkâr edenlerin dediklerine aldırma! İnandığın yolda azimle, kararlılıkla yürü! Şüphesiz Allah’ın sözü gerçektir. Onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını ya sen yaşarken gösteririz yahut seni daha önce vefat ettiririz. Nasıl olsa eninde sonunda onlar bize döneceklerdir.
Mehmet Okuyan
Sabret! Şüphesiz ki Allah’ın vaadi gerçektir. [*] Onlara vadettiğimiz (azabın) bir kısmını sana gösteririz veya seni daha önce vefat ettiririz. Sadece bize döndürüleceklerdir. [*]
Mehmet Türk
(Ey Muhammed!) Sabret, şüphesiz Allah’ın sana verdiği söz gerçektir. Onlara vâdettiğimiz (azabın) bir kısmını sana göstersek de senin hayatına son versek de (fark etmez)¹ sonunda onlar (nasıl olsa) bize döndürülecekler.
Muhammed Esed
SEN, sıkıntılara karşı sabırlı ol, çünkü Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Ve şu [hakikati inkar ede]nler için hazırladıklarımızı sana ister [bu dünyada] gösterelim, ister [bunların gerçekleşmesinden önce] seni ölüme götürelim, [unutma ki, sonunda,] onlar Bize döndürüleceklerdir. ⁵⁶
Mustafa Çavdar
O halde sen sabret, zira Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Biz onlara vaat ettiğimiz azabın başlarına geldiğini sana göstersek veya göstermeden önce seni vefat ettirsek ne fark eder. Nasıl olsa onlar bizim huzurumuza getirilip mutlaka hesap verecekler. 30/60, 46/35
Ahmet Tekin
Sabrederek mücadeleye devam et. Allah'ın va'di haktır, doğrudur. Onları tehdit ettiğimiz azâbın bir kısmını, ya sana gösteririz, yahut senin ruhunu daha önce alarak ölümünü gerçekleştiririz. Nasıl olsa bizim huzurumuza getirilerek hesaba çekilecekler.
Mustafa İslamoğlu
(EY RASÛL!) Artık dirençli ol! Zira Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. İmdi, onlara yönelttiğimiz tehditlerin kısmen gerçekleştiğini ister sana gösterelim, isterse senin için ölümü takdir edelim; er geç, onlar Bize döndürülecekler.[⁴²²¹]
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık sabret. Allah'ın vaadi, şüphe yok ki, hakdır. Onlara olan vaadimizin bazısını sana göstereceğiz veya senin ruhunu alacağız, nihâyet Bize döndürüleceklerdir.
Orhan Kuntman
(Ey Muhammed) Sen şimdilik sabret, kuşkusuz Allah’ın va'di haktır. (Elbette gerçekleşecektir)
Osman Fırat
Sabret, Allâh’ın va’di haktır. Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını ya sana gösteririz yahut seni daha önce vefat ettiririz. (Sonunda) onlar bize döndürüleceklerdir.
Şaban Piriş
Sabret, kuşkusuz Allah'ın vaadi haktır. Biz onlara vaat ettiğimiz azabın bir kısmını ya sana gösteririz, ya da seni vefat ettiririz. Ama neticede onlar, bize döndürüleceklerdir.
Satıraltı Meal (1534)
Pes ṣabr eyle yā Muḥammed, Tañrı Ta‘ālā va‘desi girçekdür. Eger göster‐sevüz saña, anlara va‘de eyledügümüz niçesi, yā seni ḳabż eylesevüz andanburun. Anlar bize rücū‘ itseler gerek.
Suat Yıldırım
Sabret! Çünkü Allah'ın vâdi gerçektir. Biz onlara vâd ettiğimizin bir kısmını sana göstersek de, yahut senin ruhunu yanımıza alsak da, onlar mutlaka sonunda dönüp huzurumuza geleceklerdir.
Süleyman Ateş
Sabret, Allah'ın sözü gerçektir. Onları tehdidettiğimiz şeylerin bir kısmını ya sana gösteririz, yahut seni daha önce vefat ettiririz. (Sonunda) onlar bize döndürüleceklerdir.
Süleyman Tevfik (1927)
Yâ Muhammed! Küffârın ezâsına sabır it, Allâh'ın va'di hakdır. Sana onlara va'd itdiğimiz 'azâbın ba'zını yâ gösteririz veyâhud onı görmezden evvel seni vefât itdiririz. Her halde onların rücû'ı bizedir.
Süleymaniye Vakfı
Sabret; Allah'ın sözü yerine gelecektir. Ya onlara yaptığımız tehdidin bir kısmını sana gösteririz veya seni vefat ettiririz. Dönüş Bizedir.
Ahmet Varol
Şu halde sen sabret. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Onlara vaadettiklerimizin bir kısmını sana göstersek de senin dünya hayatını sona erdirsek de, sonuçta bize döndürülürler.
Ümit Şimşek
Sabret; Allah'ın vaadi gerçektir. İster onlara vaad ettiklerimizden bir kısmını sana gösterelim, ister daha önce seni vefat ettirelim, sonunda hepsinin döneceği yer Bizim huzurumuzdur.
Yaşar Nuri Öztürk
Sen sabret! Çünkü Allah'ın vaadi haktır. Onları tehdit ettiğimiz şeyin bir kısmını belki sana gösteririz, belki de seni vefat ettiririz. Sonunda onlar bize döndürülecekler.
Ali Bulaç
Şu halde sen sabret, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır. Sonunda ya onlara va'dettiğimiz (azab)in bir kısmını sana göstereceğiz ya da senin hayatına son vereceğiz. Nihayet onlar bize döndürülecekler.
Ali Fikri Yavuz
Onun için (Ey Rasûlüm, kâfirlerin eziyetlerine) sabret. Elbette Allah'ın (sana olan zafer) vaadi bir gerçektir. Artık onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, yahud seni kendimize alsak da muhakkak onlar döndürülüp bize getirilecekler.
Bahaeddin Sağlam
Artık sen sabret. Çünkü Allah’ın va’di haktır. Şayet onlara vaadettiğimizin bir kısmını sana göstersek veya seni vefat ettirsek, şüphesiz onlar Bize döneceklerdir.
Bayraktar Bayraklı
Sıkıntılara karşı sabırlı ol; çünkü Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Şu kâfirlere hazırladığımız cezayı sana ister gösterelim, ister seni ondan önce öldürelim, onlar bize döndürüleceklerdir.