Mü'min Suresi 83. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

83. Ayet

فَلَمَّا جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَرِحُوا بِمَا عِنْدَهُمْ مِنَ الْعِلْمِ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ

Peygamberleri onlara apaçık deliller getirince, sahip oldukları bilgi ile şımardılar (ve onları alaya aldılar). Sonunda alaya almakta oldukları şey kendilerini sarıverdi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Peygamberleri, apaçık delillerle onlara gelince kendilerindeki bilgiye güvenip övündüler, kendilerini gördüler de alay ettikleri şey, başlarına geliverdi.

Besim Atalay (1965)

İmdi, onlara peygamberleri belgelerle geldiğinde, sevindiler kendi bildikleriyle, alay etmiş oldukları şey dahi onları sardı

Cemal Külünkoğlu

Peygamberleri onlara apaçık deliller getirince, sahip oldukları bilgi ile şımardılar (ve onları alaya aldılar). Fakat sonunda alay konusu yaptıkları (ceza), onları çepeçevre kuşatıverdi.

Cemil Said (1924)

Rasûller mu’cizeler ile içlerine geldikleri vakit izhâr itdikleri ’ilimler ile iftihâr idiyorlar ve rasûlleriyle istihzâ idiyorlardı lâkin ’azâb her tarafdan ânları ihâta itdi.

Diyanet Vakfı

Peygamberleri onlara apaçık bilgiler getirince, onlar kendilerinde bulunan (beşerî) bilgiye güvendiler (onu alaya aldılar). Alaya aldıkları şey kendilerini boğuverdi.

Edip Yüksel

Elçileri apaçık kanıtlarla kendilerine vardıklarında, yanlarındaki bilgiyle gururlandılar. Alaya aldıkları şey kendilerini sarıverdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü onlara Peygamberleri beyyinelerle geldikleri vakıt kendilerinde bulunan ılme güvendiler de o istihza ettikleri şey kendilerini kuşatıverdi

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Çünkü onlara peygamberleri, delillerle geldikleri zaman, kendilerinde bulunan ilme güvendiler de o alay ettikleri şey onları kuşatıverdi.

Emrah Demiryent

Peygamberleri onlara (hakka dair) apaçık delillerle geldikleri vakit, (tevhid üzere îmân etmeleri gerekirken,) sahip oldukları (dünyalık/beşerî) bilgilere güvenerek şımardılar. (Peygamberleri, mu‘cizeleri ve tehdit edildikleri azabı alaya alıp, inkâr ettiler.) Sonunda, (peygamberlerinin kendilerine bildirmiş olduğu o) alaya almakta oldukları şey (azap) kendilerini çepeçevre kuşattı.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ki) Resulleri (Hakk dava elçileri) kendilerine apaçık belgeler (ve Kur’ani hükümlere uygun proje ve hedefler) getirdiği zaman, onlar (şeytan kafalılar ve marazlı münafıklar) yanlarında olan (azıcık ve karışık) ilimden dolayı böbürlenip şımardılar (gururlanıp ferahlandılar ve Darwinist düzmecelere kandılar) da, (bu yüzden) alay (ve hakaret) konusu edindikleri şey, (sonunda) onları sarıp kuşatıverdi.

Erhan Aktaş

Resûlleri kendilerine kanıt içeren açıklayıcı bilgilerle geldiği zaman, sahip oldukları bilgiye güvenerek şımardılar ve kendisi ile alay ettikleri şey onları kuşattı.

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim geldi anlara yalavaçları ḥüccetler-ile sevindiler aña kim ķatlarında-y-ıdı anlaruñ bilmekden. daħı indi anlara ol kim oldılardı anı yanśularlar.

Hasan Basri Çantay

Öyle ya, kendilerine peygamberleri apaçık mu'cizeler getirince onların nezdindeki ilme karşı (eğlenerek) şımarıklık gösterdiler de hakkında istihza edegeldikleri şey kendilerini çepçevre kuşatıverdi.

Hayrat Neşriyat

Öyle ki peygamberleri onlara mu'cizeler getirince, kendilerinde bulunan bilgiden dolayı şımardılar(2) da, kendisiyle alay etmekte oldukları (azab) onları kuşatıverdi.

İhsan Aktaş

Elçileri onlara delillerle gelince, sahip oldukları (beşerî) bilgi ile şımardılar (ve o elçileri alaya aldılar). Sonunda alaya almakta oldukları şey kendilerini sarıverdi.

İlyas Yorulmaz

Elçilerimiz açık delillerle onlara geldiği zaman, onlar kendi yanlarında bulunan bilgilerle övünmüşler ve bundan dolayı da, alay ettikleri şeyler onları kuşatmıştır.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Kaçan elçileri onlara apaçık belgeler getirdiler, onların taşıdıkları bilimle eğlendiler, bunun üzerine eğlendikleri azap onları çepçevre kuşatıverdi.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara peygamberleri açık mûcizeler getirdikleri zaman onlar bildikleri şeyle [⁴] şâd olup peygamberleri hâkir görmüşlerdi. Bundan dolayı ettikleri istihzanın cezası onları sardı.

İsmail Yakıt

Elçileri onlara apaçık deliller [beyyinât] getirdiği zaman, kendilerinde bulunan ilimden dolayı şımardılar. Sonunda alaya aldıkları şey kendilerini kuşatıverdi.

Kadri Çelik

Peygamberleri kendilerine apaçık belgeler getirdiği zaman, onlar, yanlarında olan ilimden dolayı sevinip şımardılar da alay konusu edindikleri şey, sonunda kendilerini sarıp kuşatıverdi.

Abdullah Parlıyan

Peygamberleri onlara apaçık delillerle gelince, kendilerinde bulunan tüm boş bilgi ve becerilerine güvenip küstahca böbürlendiler de, böylece alay ettikleri şey başlarına geliverdi.

Kuran Yolu

Elçileri onlara açık seçik kanıtlar getirdiklerinde, sahip oldukları bilgileriyle böbürlendiler. Ama alay ettikleri şey onları kuşatıverdi!

Mahmut Kısa

Çünkü Elçileri onlara apaçık delillerle gelince, sahip oldukları sanatlarına, bilgilerine felsefelerine, teknolojilerine güvenip gurura kapılmışlardı; böylece, alay edip durdukları o korkunç azap, kendilerini dört bir yandan kuşatıvermişti!

Mahmut Özdemir

Onlara rasûlleri Beyyineler / Açık Belgeler ile geldiğinde Bilgi’den yanlarındaki şeyler sebebiyle sevindirik oldular; alay ediyor oldukları şeyler onları kuşatarak içine aldı.

Mehmet Çakır

Tanrı elçileri gelip de diller döktükçe onlar, sahip oldukları bilgi ve beceriye güvenip şımarıyorlardı. Sonunda alay ettikleri şeyler, başlarına tebelleş oldu.

Mehmet Çoban

Elçilerimiz onlara apaçık bilgilerle geldi. Onlar hemen inkâr ederek atalarından kalan yalan yanlış bilgilere güvendiler. Hesap günümüzle ve vereceğimiz cezayla alay ettiler. Ayetlerimle anlatılan gerçeklerle alay ettiler. Oysaki hesap günü alay ettikleri ne varsa onları boğacak! Yaptıkları alaylar onların cehennemi olacak!

Mehmet Okuyan

Elçileri onlara apaçık bilgiler getirince, onlar kendilerinde bulunan (eksik) bilgiye güvenmişlerdi. (Buna karşılık) alay ettikleri şey kendilerini kuşatacaktır. [*]

Mehmet Türk

Peygamberleri kendilerine apaçık deliller getirdiği zaman onlar ilim namına kendilerinde bulunana güvenip böbürlendiler, hafife aldıkları (azap da) kendilerini kuşatıverdi.¹

Muhammed Esed

Çünkü elçileri onlara, hakikatin bütün kanıtlarıyla geldiklerinde, [halen] sahip oldukları bilgiye yaslanarak küstahça böbürlendiler: ⁶⁴ ve [böylece, sonunda,] küçümsedikleri şey ⁶⁵ tarafından sarılıp kuşatıldılar.

Mustafa Çavdar

Çünkü elçileri onlara hakikatin apaçık belgeleri ile geldiğinde sahip oldukları bilgiye güvenip şımardılar, sonunda küçümseyip alay ettikleri azap onları çepeçevre kuşatıverdi. 45/23

Ahmet Tekin

Rasulleri onlara apaçık bilgiler, delillerle gelince, onlar kendilerinde bulunan beşerî bilgiye güvendiler. Onu alaya aldılar. Alaya almaya devam ettikleri şeyin gücü onları kuşatıverdi, işlerini bitirdi.

Mustafa İslamoğlu

Çünkü onlara elçileri hakikatin apaçık delilleriyle geldiğinde, elde tuttukları bir parça bilgiye güvenip küstahça şımardılar: sonunda alay ede geldikleri gerçek kendilerini çepeçevre kuşattı.[⁴²²⁶]

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, onlara peygamberleri zahir mûcizeler ile geldi, kendi yanlarındaki bilgiden olan ile ferahlandılar ve onları kendisiyle istihzâda bulundukları şey, şiddetle ihata etti.

Orhan Kuntman

Peygamberleri kendilerine mucizelerle geldiği halde, yanlarındaki (beşeri) bilgilerle böbürlendiler (peygamberlerini alaya aldılar) alaya aldıkları şey (azap) ise kendilerini kuşatıverdi.

Osman Fırat

Ne zaman ki resulleri onlara açık beyanlarla gelince, yanlarındaki bilgi ile ferahlandılar. Ve sonunda da alaya almakta oldukları şey kendilerini sarıverdi.

Şaban Piriş

Peygamberleri onlara apaçık belgelerle geldiği zaman, kendi bilgileri ile şımardılar ve alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşatıverdi.

Satıraltı Meal (1534)

Ol vaḳt ki geldi özlerine resūlleri mu‘cizātlar‐ıla. Sevindiler özleri ḳatında olan ‘ilm bile. Daḫı indi özlerine cezāsı ol nesnenüñ ki masḫaralıġa alurlardı.

Suat Yıldırım

Resulleri onlara açık açık delilleri getirdikçe, bunlar kendilerinde bulunan bilgi ile şımarıp böbürlendiler (Peygamberlerin getirdiği hidâyetle alay ettiler). Sonunda alaya almalarının cezası, kendilerini her taraftan kuşatıverdi.

Süleyman Ateş

Elçileri onlara açık kanıtlar getirince, yanlarında bulunan bilgi ile sevin(ip övün)düler (peygamberlerin getirdikleri bilgiye değer vermediler, onlarla alay ettiler). Sonunda alay edegeldikleri şey, kendilerini kuşatıverdi.

Süleyman Tevfik (1927)

Vaktâ ki mu'cizât ile onların rasûlleri geldi, kendi bildikleriyle tefâhur iyleyub onları tekzîb ve istihzâ iylediler.

Süleymaniye Vakfı

Elçileri onlara o açık belgelerle(mucizelerle) gelince, kendilerindeki bilgiyle(din diye bildikleriyle) avundular. Hafife aldıkları şey başlarına geliverdi.

Ahmet Varol

Peygamberleri onlara açık delillerle geldiklerinde, onlar kendilerinde olan bilgiyle rahatla(yıp böbürlen)diler. (Ama) alaya almakta oldukları şey onları kuşatıverdi.

Ümit Şimşek

Peygamberleri kendilerine apaçık delillerle geldiğinde, onlar sahip oldukları bilgiyle mağrur olmuşlardı. Sonunda, alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşatıverdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Resulleri onlara açık-seçik beyyineler getirdiklerinde, onlar, yanlarındaki bilgiyle sevinip övündüler. Ve alay edip durdukları şey kendilerini kuşatıverdi.

Ali Bulaç

Resulleri kendilerine apaçık belgeler getirdiği zaman, yanlarındaki bilgi dolayısıyla sevinip-böbürlendiler de, kendisini alay konusu edindikleri şey, onları sarıp-kuşatıverdi.

Ali Fikri Yavuz

Çünkü onlara, peygamberleri mucizelerle geldikleri vakit, kendilerinde bulunan (batıl) ilme güvendiler de, o peygamberleri alaya aldıkları şeyin cezası kendilerini kuşatıverdi.

Bahaeddin Sağlam

Peygamberleri, onlara mucizeler ile geldiğinde kendi yanlarındaki bilgi ile sevindiler. (Onunla yetindiler.) Ve alaya aldıkları (azap) başlarına gelmiş oldu.

Bayraktar Bayraklı

Peygamberleri onlara apaçık deliller getirdiklerinde, kendi bildikleri ile şımarmışlar ve alay ettikleri azap kendilerini çepeçevre kuşatmıştı.