Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra bir duman halinde olan göğü yaratmayı hükmetmiştir de ona ve yeryüzüne, dileyerekdilemeyerek meydana gelin demiştir, ikisi de, dileyerek geldik demişlerdir.
Besim Atalay (1965)
Sonra, bir duman olan gökyüzüne dönerek, gökle yere dedi ki: «ister istemez bana doğru geliniz!»; dediler ki: «istiyerek geliriz!»
Cemal Külünkoğlu
Sonra, (sadece) gaz/duman halinde olan göklere şekil verdi; ona ve yeryüzüne: “İkinizde İsteyerek veya istemeyerek (varlık alanına) gelin” buyurdu. O ikisi de “İsteyerek geldik/uyum sağladık” dediler.
Cemil Said (1924)
Sonra dumandan ’ibâret olan semâyı halk itdi. Semâya ve arza "Tav’an veyâ kerhen bana geliniz" didi. Ânlar da "İtâ’at ile geliriz" didiler.
Diyanet Vakfı
Sonra duman halinde olan göğe yöneldi, ona ve yerküreye: İsteyerek veya istemeyerek, gelin! dedi. İkisi de «İsteyerek geldik» dediler.
Edip Yüksel
Sonra duman halindeki göğe yönelerek ona ve yere, "İsteyerek veya istemeyerek (kaostan çıkıp) gelin," dedi. Onlar da, "İsteyerek geldik," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra Semaya doğruldu da o bir dumanken ona ve Arza gelin, ikiniz de ister istemez, dedi: geldik istiye istiye dediler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yerküreye: "İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin." dedi. Her ikisi de: "İsteyerek geldik" dediler.
Emrah Demiryent
Ve O, (kudreti ile) duman halinde olan semâyı şekillendirdi. Böylece ona ve yeryüzüne buyurdu ki: “İsteyerek ya da istemeyerek (emrime/hükmüme, uyun. İrâde ettiğim, düzen ve uyum içerisinde, meydana) gelin.” İkisi de (lisân-ı hâl ile) “İsteyerek (emrine itaat ettik, irâde buyurduğun gibi meydana) geldik” dediler.
Abdullah-Ahmet Akgül
Sonra (Allah), duman (gaz bulutları) halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yerküreye dedi ki: "İsteyerek veya istemeyerek (Benim takdir ve tanzim ettiğim şekilde ayrışıp meydana) gelin." İkisi de: "İsteyerek (itaat ederek) geldik" dediler. (Yerin ve göklerin gaz bulutları halinde bitişik iken sonradan ayrıştığı bilimsel olarak da ispat edilmiştir.)
Erhan Aktaş
Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yeryüzüne: “İsteyerek veya istemeyerek gelin!” dedi. İkisi de: “İsteyerek geldik.” dediler.¹
Eski Anadolu Türkçesi
andan ķaśd eyledi gökdin yaña ol dütün iken pes eyitti aña daħı yire “gelüñ dileg-ile yā güc-ile.” eyittiler: “geldük boyun viricilerken.”
Hasan Basri Çantay
Sonra (irâdesi) göğe — ki, o bir buhaar haalinde idi — doğruldu da ona ve arza «ikiniz de ister istemez gelin» buyurdu. Onlar da «İsteye isteye geldik» dediler.
Hayrat Neşriyat
Sonra duman hâlinde bulunan göğü kasdetti de ona ve yere: “İsteyerek veya istemeyerek gelin!” dedi. (İkisi de:) “İtâat edenler olarak geldik!” dediler.(3)
İhsan Aktaş
Ve (daha önce evreni yaratmak için) duhan (gaz ve toz bulutu) hâlinde bulunan semaya (uzaya) yönelmiş, ona ve (henüz sema gibi gaz hâlinde bulunan) yerküreye “İster istemez, (kâinata koymuş olduğu yaratılış yasasına, boyun eğerek varlık sahnesine) gelin!” diye buyurmuştu. İkisi de (yaratılış yasasına boyun eğerek kendilerine has bir iletişim şekli olan hâl dliyle) bizler boyun eğerek (işte varlık sahnesine) geldik’’ demişlerdi. (*)
İlyas Yorulmaz
Sonra, gök duman halinde iken göğe yönelmiş, göğe ve yere “İkinizde isteyerek veya istemeyerek bana gelin (itaat edin)” demişdi de, İkisi de “İsteyerek, gönülden itaat ederek geldik” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Sonra buğu oluşundaki göğe yönelip hem ona, hem yeryüzüne buyurdu: "İsteseniz de istemeseniz de benim buyruğum altına gireceksiniz." Dedi. Onlar da : "İstiyerek biz Senin buyruğun altına giriyoruz" dediler.
İsmail Hakkı İzmirli
Sonra göğe döndü, gök ise bir duman halindeydi [¹¹], göğe ve yere dedi ki isteyerek, istemeyerek hükmüme gelin [¹²]. Bunlar da «— İsteyerek geldi» dediler [¹³].
İsmail Yakıt
Ayrıca,⁵ duman hâlindeki göğü de şekillendirdi. Ona ve yeryüzüne, “İsteyerek veya istemeyerek ikiniz de (emrime) geliniz”⁶ dedi. Her ikisi de “İsteyerek geldik” dediler.
Kadri Çelik
Sonra, kendisi duman (gaz) halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: “İsteyerek veya istemeyerek gelin.” İkisi de “İsteyerek (itaat ederek) geldik” dediler.
Abdullah Parlıyan
Ve sonra da gaz ve duman halinde bulunan göğü yaratmaya yöneldi ve “Gönüllü veya gönülsüz emrime uyun!” dedi. Yer ve gök ikisi birden “Gönüllü, isteyerek ve itaat ederek geldik” dediler, yani “Hakkımızda koyduğun, her türlü kanun ve nizama uyacağız!” diyerek itaat edeceklerini bildirdiler.
Kuran Yolu
Dahası O, duman halinde olan semaya iradesini yöneltti; ardından ona ve arza, “İsteyerek veya istemeyerek (varlık sahnesine) gelin!” buyurdu. “İsteyerek geldik” dediler.
Mahmut Kısa
Sonra kudret ve irâdesiyle, henüz gaz bulutu hâlinde olan göğe yöneldi; göğe ve yere, “İkiniz de, isteyerek veya istemeyerek koyduğum yasalara boyun eğin!” buyurdu. Onlar da, lisân-ı hâl ile, “Başüstüne, emrine gönülden boyun eğdik!” dediler.
Mahmut Özdemir
Sonra dühân / duman / gaz halindeki Göğe istivâ etti / düzen verdi. Ona ve Yer’e: -“İstekli veya isteksiz gelin!” dedi. İkisi de: -“İstekli olarak geldik” dediler.
Mehmet Çakır
Sonra duman halindeki fezaya yöneldi. Sonra yere ve göğe dönüp: " hiç gönül kibir etmeden görevinizi yapın! " buyurdu. İkisi de: " seve seve " deyip işe koyuldular.
Mehmet Çoban
Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Gökyüzüne ve yeryüzüne: "İsteyerek veya istemeyerek yasalarıma uyun!" dedi. İkisi de: "İsteyerek yasalarına uyduk! Yaratmak istediğin amaca uygun olarak düzene girdik!" dediler.
Mehmet Okuyan
Sonra duman hâlinde olan göğe yönelmişti. [*] Ona (göğe) ve yere “İsteyerek veya istemeyerek gelin!” deyince onlar da “İsteyerek geldik!” [*] cevabını vermişlerdi.
Mehmet Türk
Sonra (Allahın, iradesi)¹ duman halinde olan göğe yönelip ona ve yeryüzüne: “Yaratılışınıza uysa da uymasa da ikiniz birlikte birbirinizle uyum sağlayın.”² dedi. İkisi de derhâl: “Uyum sağladık.” dediler.³
Muhammed Esed
Ve ¹¹ O, [sadece] duman halinde ¹² olan göklere şekil verdi; onlara ve arza, “İkiniz de isteyerek yahut istemeden [varlık alanına] gelin!” diye buyurdu. İkisi birden: “Peki, boyun eğerek geliriz!” dediler. ¹³
Mustafa Çavdar
Bu sırada henüz gaz halinde bulunan göğe yönelip ona ve yeryüzüne: – Benim yasalarıma ister gönüllü ister gönülsüz boyun eğin! Dedi. Onlar da: – Senin yasalarına isteyerek boyun eğdik, dediler. 7/54, 13/2
Ahmet Tekin
Sonra gaz halinde olan göğe yönelerek, çekimini tesis edip dengesini sağladı, hükümranlığını kurdu. Göğe ve yer küreye: “İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin, kurduğum düzene dahil olun" buyurdu. Onlar: “İsteyerek geldik" dediler.
Mustafa İslamoğlu
Dahası,[⁴²⁴⁰] O duman[⁴²⁴¹] halindeki göğü[⁴²⁴²] şekillendirdi; ona ve arza, “Her ikiniz, ister istemez (varlık sahnesine) gelin!” dedi. İkisi birden “Bizler boyun eğerek (varlık sahnesine) geldik!” dediler.[⁴²⁴³]
Ömer Nasuhi Bilmen
Sonra göğe, o bir duman halinde iken teveccüh etti. Sonra ona ve yer için buyurdu ki: «İsteyerek veya istemeyerek geliniz». Onlar da, «İsteyiciler olarak geldik,» dediler.
Orhan Kuntman
Sonra, -duman halinde olan- göğe yöneldi de, ona ve yerküreye "-ya isteyerek, ya da istemeyerek- gelin" emrini verdi, ikisi de "İsteyerek geldik" dediler.
Osman Fırat
Sonra duman hâlinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, "İsteyerek veya istemeyerek gelin" dedi. İkisi de, "İsteyerek geldik" dediler.
Şaban Piriş
Sonra gaz halinde bulunan göğe yöneldi ve dünya ile göğe:-İsteyerek ya da istemeyerek gelin! dedi. Onlar da:-İsteyerek geldik, dediler.
Satıraltı Meal (1534)
Andan ṣoñra ḳaṣd itdi gögi yaratmaġa ol tütün‐iken. Pes eyitdi göklere veyirlere daḫı: Vücūda gelüñüz iḫtiyār‐ıla yā güc‐ile. İkisi daḫı eyitdi ki: Biz gel‐dük muṭī‘ olup.
Suat Yıldırım
Sonra iradesi bir gaz halinde olan göğe yöneldi. Ona ve yere şöyle buyurdu: “İsteyerek de olsa, istemeyerek de olsa emrime gelin! ” onlar da: “Gönüllü olarak geldik. ” dediler.
Süleyman Ateş
Sonra duman (gaz) halinde bulunan göğe yöneldi, ona ve arza: "İsteyerek veya istemeyerek (buyruğuma) gelin" dedi. "İsteyerek (buyruğuna) geldik." dediler.
Süleyman Tevfik (1927)
Sonra semânın ḣalkına geçdi. Gök bir duman idi. Ona ve arza "İster istemez ölünüz" didi. Onlar da: "Sana muti' ve münkâd geldik ve öldük" didiler.
Süleymaniye Vakfı
Aynı zamanda duman halindeki göğe yönelmiş, ona ve yere: “İsteyerek veya istemeyerek emrime girin!” demişti; ikisi de “İsteyerek emrine girdik” diye cevap vermişlerdi.
Ahmet Varol
Sonra duman halinde olan göğe yöneldi, ona ve yere: "İsteyerek veya istemeyerek gelin" dedi. Onlar: "İsteyerek geldik" dediler.
Ümit Şimşek
Bundan başka, duman halindeki göğe yöneldi ve hem ona, hem de yeryüzüne “İsteseniz de, istemeseniz de gelin” buyurdu. İkisi de “İsteyerek geldik” dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonra buhar/duman halindeki göğe yöneldi de ona ve yerküreye şöyle seslendi: "İsteyerek veya istemeyerek gelin!" Onlar şöyle dediler: "İsteyerek geldik!"
Ali Bulaç
Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: 'İsteyerek veya istemeyerek gelin.' İkisi de: 'İsteyerek (İtaat ederek) geldik' dediler.
Ali Fikri Yavuz
Sonra (Allah), buhar halinde olan göğü yaratmayı kasd etti de ona ve arza: “-İkiniz de istiyerek veya istemiyerek gelin meydana çıkın.” dedi. Onlar da: “-Biz istiyerek geldik.” dediler. (Allah'ın emrine boyun eğdiler).
Bahaeddin Sağlam
Sonra Allah, göğe yöneldi; gök duman halinde idi. Ona ve yere: “İsteyerek veya istemeyerek (emrimize) gelin!” dedi. Onlar: “Biz isteyerek geldik” dediler.
Bayraktar Bayraklı
“Sonra duman halinde olan göğe yöneldi, göğe ve yerküreye, “İsteyerek veya istemeyerek, geliniz!” dedi. İkisi de, “İsteyerek geldik” dediler.