Fussilet Suresi 20. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

20. Ayet

حَتّٰٓى اِذَا مَا جَٓاؤُ۫هَا شَهِدَ عَلَيْهِمْ سَمْعُهُمْ وَاَبْصَارُهُمْ وَجُلُودُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Nihayet cehenneme vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri, yapmış oldukları işler hakkında, kendileri aleyhine şahitlik ederler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Oraya gelince de kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları şeyler hakkında, kendi aleyhlerine tanıklıkta bulunur.

Besim Atalay (1965)

Oraya varınca, onlara karşı, yaptıkları işlere kulakları, gözleri, derileri tanıklık eder

Cemal Külünkoğlu

Nihayet oraya vardıkları zaman, kulakları, gözleri ve derileri, yapmış oldukları işler hakkında, kendileri aleyhine şahitlik edecek.

Cemil Said (1924)

Oraya geldikleri vakit kulakları, gözleri ve cildleri yapdıkları hakkında ’aleyhlerinde şehâdet idecekdir.

Diyanet Vakfı

Nihayet oraya geldikleri zaman kulakları, gözleri ve derileri, işledikleri şeye karşı onların aleyhine şahitlik edecektir.

Edip Yüksel

Nihayet oraya vardıklarında, onların işitme, görme organları ve derileri yaptıkları hakkında tanıklık eder.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hattâ ona vardıklarında aleyhlerine kulakları ve gözleri ve derileri şehadet eder: neler yapıyor idiseler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Nihayet oraya vardıkları zaman kulakları, gözleri ve derileri yaptıkları şeyler hakkında onların aleyhinde şahitlik ederler.

Emrah Demiryent

Nihâyet oraya vardıkları zaman, kulakları, gözleri ve derileri, (dünyada iken) yapmış oldukları işler hakkında, onların aleyhine şahitlik edecekler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Hatta ki (bütün insanlar) oraya (hesaba çekilmek üzere mahkeme huzuruna) geldikleri zaman; kulakları, gözleri, derileri (ve tüm organları), yapmış oldukları işlerle ilgili kendi aleyhlerinde şahitlik yapacaklardır.

Erhan Aktaş

Nihayet oraya geldikleri zaman, yapmış oldukları şeylere; işitme, görme duyuları ve bedenleri kendi aleyhlerine tanıklık ederler.

Eski Anadolu Türkçesi

tā ol vaķt kim geldiler aña ya'nį oda ŧanuķlıķ virdi anlaruñ üzere ķulaķları daħı gözleri daħı derileri al kim oldılardı işlerler.

Hasan Basri Çantay

Nihayet oraya geldikleri zaman onlar ne yapıyor idiyseler, kulakları, gözleri, derileri kendilerinin aleyhinde şâhidlik edecekdir.

Hayrat Neşriyat

Nihâyet oraya vardıkları zaman kulakları, gözleri ve derileri, yapmakta oldukları şeyler hakkında onların aleyhine şâhidlik eder.

İhsan Aktaş

Nihayet oraya (ateşin karşısına) geldiklerinde, bizzat kendi kulakları, gözleri ve (hatta) derileri dile gelip (dünyada iken) yaptıkları (çirkin) işlere karşı onların aleyhine şahitlik edecektir.

İlyas Yorulmaz

Allah’ın düşmanları ateşin yanına geldiklerinde, kulakları gözleri ve derileri, yapmış olduklarına şahitlik yapacaklar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sonunda oraya varınca kulakları, gözleri , derileri işledikleri kötülüklerden dolayı onlara karşı tanıklık edeceklerdir.

İsmail Hakkı İzmirli

Nihayet oraya [⁵] varınca kulakları, gözleri, derileri işledikleri şeye aleyhlerine şehadet edecekler [⁶].

İsmail Yakıt

Nihayet oraya gelince, onların kulakları, gözleri ve derileri yaptıkları şeyler hakkında aleyhlerine şahitlik ederler.¹²

Kadri Çelik

Sonunda ateşe geldikleri zaman, onların işitme, görme (duyuları) ve derileri kendi aleyhlerine şahitlik edecektir.

Abdullah Parlıyan

Onlar ateşe vardıklarında kulakları, gözleri ve derileri yaptıkları şeyler hakkında, kendi aleyhlerine şahitlikte bulunacaklardır.

Kuran Yolu

Nihayet oraya geldiklerinde vaktiyle yaptıklarından dolayı kulakları, gözleri ve derileri onların aleyhine şahitlik eder.

Mahmut Kısa

Nihâyet ateşin karşısına geldiklerinde, bizzat kendi kulakları, gözleri ve hattâ derileri dile gelip dünyada iken yaptıkları çirkin işleri bir bir sayıp dökerek onlar aleyhinde şâhitlik edeceklerdir.

Mahmut Özdemir

Sonunda oraya geldikleri zaman, işliyor oldukları sebebiyle onların işitmesi, görmeleri ve derileri onların aleyhine şahidlik etti.

Mehmet Çakır

Ateşe vardıklarında kulakları, gözleri, hatta derileri dile gelip, tüm yapıp ettiklerine tanıklık edecek.

Mehmet Çoban

Nihâyet cehenneme vardıklarında kulakları, gözleri ve derileri yaptıkları her şeye şahitlik eder. Suçlarına şahitlik edecek başka şeye gerek kalmaz. Onlar zannederler ki kulak benim kulağım, göz benim gözüm, deriler benim derim. Bilseler hesap gününde hepsi aleyhlerinde şahitlik edecek! Bütün suçlarını sayıp dökecekler!

Mehmet Okuyan

Sonunda oraya geldikleri zaman, işitme (duyu)ları, gözleri ve derileri işledikleri şeylerle ilgili olarak onların aleyhine şahitlik edecektir. [*]

Mehmet Türk

Sonunda oraya geldikleri zaman, kulakları, gözleri ve derileri onların yaptıkları işler hakkında aleyhlerinde şâhitlik edecektir.

Muhammed Esed

ve onlar (ateşe) yaklaştıklarında, kulakları, gözleri ve derileri onlara karşı tanıklık yapacak ve onların [yeryüzünde] yaptıklarını anlatacaklar.

Mustafa Çavdar

Ateşin önüne vardıklarında kulakları, gözleri ve derileri, yaptıklarına dair onların aleyhinde şahitlik edecekler. 36/65

Ahmet Tekin

Nihayet Cehenneme geldiklerinde, kulakları, gözleri, tenleri, tenasül organları, aleyhlerine şâhitlik ederler. İşlemeye devam ettikleri günahları anlatırlar.

Mustafa İslamoğlu

hatta ateşe vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri yapageldikleri şeyler sebebiyle onlar aleyhine şahitlik eder.[⁴²⁵⁵]

Ömer Nasuhi Bilmen

Nihâyet oraya geldikleri vakit, onların aleyhine ne işlemiş olduklarına dair kulakları ve gözleri ve derileri şahadette bulunmuş olur.

Orhan Kuntman

Toplanma yerine vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri -işledikleri günahlara karşı- aleyhlerinde şahitlik edeceklerdir.

Osman Fırat

Ta ki oraya vardıklarında kendilerinin kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları işler hakkında kendi aleyhlerine şâhidlik ederler.

Şaban Piriş

Oraya vardıkları zaman, kulakları, gözleri ve derileri, onların yaptıklarına şahitlik edecektir.

Satıraltı Meal (1534)

Ḥattā ol vaḳt ki ṭamuya gelüp inkār itseler, ṭanuḳluḳ vire anlar üstineḳulaḳları ve gözleri ve derileri anlar işledükleri işlere.

Suat Yıldırım

Nihayet oraya ulaştıklarında kulakları, gözleri ve derileri yaptıkları işleri söyleyip kendi aleyhlerinde şahitlik ederler.

Süleyman Ateş

Nihayet oraya vardıklarında kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları işler hakkında aleyhlerine şahidlik ettiler.

Süleyman Tevfik (1927)

O günde, oraya vâsıl olmazdan evvel işledikleri şeyler hakkında kulakları ve gözleri ve derileri şehâdet iderler.

Süleymaniye Vakfı

Ateş için bir araya getirilince kulakları, gözleri ve derileri, yapıp ettikleriyle aleyhlerinde şahitlik edecektir.

Ahmet Varol

Sonunda oraya vardıklarında kulakları, gözleri ve derileri yaptıkları hakkında aleyhlerine şahitlik eder.

Ümit Şimşek

Oraya vardıklarında, kulakları, gözleri ve derileri, onların işledikleri hakkında kendileri aleyhine tanıklık ederler.

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet, oraya geldiklerinde kulakları, gözleri, derileri, yapıp-ettikleri hakkında onlar aleyhine tanıklık edecektir.

Ali Bulaç

Sonunda oraya geldikleri zaman, işitme, görme (duyuları) ve derileri kendi aleyhlerine şahitlik edecektir.

Ali Fikri Yavuz

Nihayet ateşe geldikleri zaman, onlar (dünyada) ne yapıyordu iseler, kulakları, gözleri ve derileri hep aleyhlerine şahidlik edecektir.

Bahaeddin Sağlam

Nihayet o ateşe geldikleri zaman; kulakları, gözleri ve derileri, onların aleyhine olarak yaptıklarına şahitlik edecekler.

Bayraktar Bayraklı

Oraya geldiklerinde kulakları, gözleri ve derileri, yaptıkları amellere karşı onların aleyhine şahitlik ederler.