Fussilet Suresi 22. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

22. Ayet

وَمَا كُنْتُمْ تَسْتَتِرُونَ اَنْ يَشْهَدَ عَلَيْكُمْ سَمْعُكُمْ وَلَٓا اَبْصَارُكُمْ وَلَا جُلُودُكُمْ وَلٰكِنْ ظَنَنْتُمْ اَنَّ اللّٰهَ لَا يَعْلَمُ كَث۪يرًا مِمَّا تَعْمَلُونَ

“Siz (günahları işlerken) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şâhitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Lâkin, yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini sanıyordunuz.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve siz, kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin, aleyhinizde tanıklık edeceklerini ummuyor, onlardan hiçbir şeyinizi gizlemiyordunuz ve hatta sanıyordunuz ki yaptıklarınızın çoğunu Allah bile, şüphe yok ki bilmez.

Besim Atalay (1965)

Kulaklarınızın, derilerinizin, gözlerinizin size karşı, tanıklık etmesinden sakınmıyordunuz, yaptığınız işlerin birçokların, Allah bilmez sanırdınız

Cemal Külünkoğlu

“Siz (günahları işlerken) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilmediğini sanıyordunuz.”

Cemil Said (1924)

Kulaklarınızın, gözlerinizin, cildlerinizin şehâdetinden bile tesettür idemiyorsunuz da yapdıklarınızın kısm-ı a’zamını Allâh bilmez zan idiyorsunuz?"

Diyanet Vakfı

Siz ne kulaklarınızın, ne gözlerinizin, ne de derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz, yaptıklarınızdan çoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.

Edip Yüksel

Ne işitme ve görme organlarınızın, ne de derilerinizin aleyhinizdeki tanıklığını gizlemeye gücünüz yetmez. Buna rağmen siz yaptıklarınızın çoğunu ALLAH'ın bilemiyeceğini sanıyordunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Evvel kulaklarınız ve gözleriniz ve derileriniz aleyhinize şahadet eder diye sakınmaz idiniz ve lâkin zannetmiş idiniz ki Allah yaptıklarınızdan bir çoğunu bilmez

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Siz kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinizde şahitlik edeceğinden korkarak kötülükten sakınmıyordunuz. Fakat yaptıklarınızdan birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini zannediyordunuz.

Emrah Demiryent

Siz (günahları işlerken) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Yaptıklarınızın birçoğunu Allah’ın bilmeyeceğini (ve sizi hesaba çekmeyeceğini) sanıyordunuz.

Abdullah-Ahmet Akgül

"Siz (uyarıldığınız halde); işitme, görme (duyularınız) ve derileriniz kendi aleyhinize şahitlik eder diye (hiç) sakınmıyordunuz. Aksine, yaptıklarınızın birçoğunu Allah’ın bilmeyeceğini (ve sizi hesaba çekmeyeceğini) sanıyordunuz" (denilecektir.)

Erhan Aktaş

İşitme ve görme duyunuz ve bedeniniz aleyhinize tanıklık eder diye sakınmıyordunuz. Yapmakta olduğunuz birçok şeyi Allah'ın bilmediğini zannediyordunuz.

Eski Anadolu Türkçesi

“daħı olmaduñuzdı gizlenürdüñüz andan kim ŧanuķlıķ vire sizüñ üzerüñüze ķulaġuñuz ne daħı gözlerüñüz ne daħı derilerüñüz velįkin gümān eyledüñüz [255b] kim bayıķ Tañrı bilmez çoķı andan kim işlersiz.”

Hasan Basri Çantay

«Siz, ne kulaklarınız, ne gözleriniz, ne de derileriniz kendi aleyhinize şâhidlik eder diye (düşünüb) sakınmadınız. Bil'akis Allah yapmakda olduklarınızın bir çoğunu bilmez sandınız».

Hayrat Neşriyat

(Hâlbuki siz, günah işlerken) ne kulaklarınızın, ne gözlerinizin, ne de derilerinizin aleyhinize şâhidlik etmesinden sakınıyordunuz;(1) fakat zannetmiştiniz ki, gerçekten Allah yapmakta olduklarınızın birçoğunu bilmiyor!

İhsan Aktaş

Oysa siz (dünyada iken uyarıldığınız hâlde) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin (kıyamet gününde) kendi aleyhinize şahitlik eder diye (dünyada kötülükleri işlemekten) hiç sakınmıyordunuz. Aksine, yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmeyeceğini (ve dolayısıyla sizi hesaba çekmeyeceğini) de sanıyordunuz (denilecektir).

İlyas Yorulmaz

“Kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin o gün sizin aleyhinizde şahitlik yapmasına engel olamazsınız. Ancak siz, yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini zannetmiştiniz.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Sizler bir gün gelir, kulaklarınız, gözleriniz, derileriniz size karşı tanıklık eder diye hiç çekinmediniz! Çünkü sizler işlediklerinizin bir çoğunu Allah bilmez sandınız.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara siz kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin aleyhinizde şehadetinden çekinerek gizlenmiyordunuz [²]. Fakat halktan gizlenerek Allah işlediklerinizin çoğunu bilmeyecek zannediyordunuz.

İsmail Yakıt

Siz, kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Fakat yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bildiğini zannetmiyordunuz.

Kadri Çelik

“Siz işitme, görme (duyularınız) ve derileriniz aleyhinizde şahitlik eder diye sakınıp korunmuyordunuz. Aksine, yapmakta olduklarınızın birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.”

Abdullah Parlıyan

Ve siz günahları işlerken kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin aleyhinizde şahitlik edeceklerini ümit etmiyor, onlardan hiçbir şeyinizi gizlemiyordunuz ve hatta sanıyordunuz ki, yaptıklarınızın pek çoğunu Allah bile bilmez.

Kuran Yolu

Vaktiyle siz, ne kulaklarınızın ne gözlerinizin ne de derilerinizin aleyhinizde şahitlik etmesinden sakınıyordunuz; üstelik yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini sanıyordunuz.

Mahmut Kısa

“Oysa siz dünyada zulüm ve haksızlık peşinde koşarken, kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin bir gün size karşı şâhitlik edeceğinden korkup da günahlardan sakınmıyordunuz. Üstelik, yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini ve sizi hiçbir zaman hesaba çekmeyeceğini sanıyordunuz.”

Mahmut Özdemir

Sizin işitmeniz, görmeleriniz ve derileriniz sizin aleyhinize şahidlik eder diye örtüyor / gizliyor / sakınıyor değildiniz; ama işleyeceğiniz şeylerin birçoğunu Allah’ın bilmeyeceğini zannettiniz.

Mehmet Çakır

İşitme, görme ve duyu organlarınızın size karşı tanıklık edebilecekleri, sizin aklınızın ucundan bile geçmezdi. Hatta, Allah'ın, sizin bildiğinizden daha fazla bir şey bilmediği açmazına bile düştünüz.

Mehmet Çoban

"Sizler yasalarımıza karşı çıkarak suç işlerken kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin, aleyhinize şâhitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Yaptıklarınızdan Allah’ın haberi olmayacağını sanıyordunuz. Kendinize göre çevirdiğiniz işlerin gizli kalacağına inanıyordunuz. Gördünüz mü her şey nasıl ortaya çıkıyor?"

Mehmet Okuyan

Siz işitme (duyu)nuzun, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Ancak yaptıklarınızdan çoğunu Allah’ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.

Mehmet Türk

(Ve devamla): “Siz (dünyada iken) kulaklarınız, gözleriniz ve derilerinizin aleyhinizde şâhitlik edeceğinden sakınmıyordunuz. Üstelik yaptıklarınızın birçoğunu Allah’ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.”

Muhammed Esed

Ve kulaklarınız, gözleriniz yahut deriniz size karşı tanıklık yapmasın diye [günahlarınızı] gizlemeye çalışanlardan olmadınız: üstelik, Allah’ın yaptıklarınız hakkında fazla bir şey bilmediğini sandınız.

Mustafa Çavdar

Vaktiyle siz, kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin sizin aleyhinizde şahitlik edeceğine inanmadığınız için sakınmıyordunuz. Üstelik Allah’ın, sizin yapıp ettiklerinizin çoğunu bilmediğini zannediyordunuz. 11/5, 43/80

Ahmet Tekin

Siz, kulaklarınızın, gözlerinizin, tenlerinizin, tenasül organlarınızın, aleyhinize şâhitlik edeceğini hesaba katarak gizlenme ihtiyacı duymadınız. Sorumluluğunuzu gerektirecek birçok amelinizi de Allah'ın bilmeyeceğini zannettiniz.

Mustafa İslamoğlu

Bir zamanlar siz kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin size karşı şahitlik yapmasından sakınmazdınız; üstelik Allah’ın yaptıklarınız hakkında fazla bir şey bilmediği zannına kapılırdınız.[⁴²⁵⁶]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve sizin aleyhinize ne kulaklarınızın ve ne gözlerinizin ve ne de derilerinizin şehâdet etmesinden saklanır olmadınız. Velâkin zannetmiş idiniz ki, şüphe yok Allah, sizin yaptıklarınızdan birçoğunu bilmez.

Orhan Kuntman

(Ey kâfirler) Sizler ne kulaklarınızın, ne gözlerinizin, ne de derilerinizin aleyhinize şahitlik edeceğini düşünmüyordunuz da, günahlardan sakınmıyordunuz! Yaptıklarınızın bir çoğunu Allah’ın bilmediğini sanıyordunuz!

Osman Fırat

Siz (günâh işlerken) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şâhidlik etmesinden gizlenmiyordunuz, yaptıklarınızın çoğunu Allâh’ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.

Şaban Piriş

-Siz, kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin kendi aleyhinizde şahitlik etmesini beklemiyordunuz. Oysa Allah'ın, sizin yaptığınız şeylerin çoğunu bilmediğini zannediyordunuz.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı siz dünyāda ṣaḳlanmazduñuz üstüñüze ṭanuḳluḳ virmekden ḳulaḳla‐ruñuz, daḫı gözlerüñüz, daḫı derilerüñüz. Lākin ṣanduñuz ki TañrıTa‘ālā bilmez çoġını siz işlegen işlerüñ.

Suat Yıldırım

Siz, kulaklarınızın, gözlerinizin, derilerinizin, aleyhinizde şahitlik edecekleri bir günün geleceğine inanmıyor ve ondan sakınmıyordunuz, ayrıca siz, yaptıklarınızın çoğunu, Allah'ın bilmediğini sanıyordunuz.

Süleyman Ateş

Siz (günah işlerken) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şahidlik etmesinden gizlenmiyordunuz, yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.

Süleyman Tevfik (1927)

Siz halkdan gizlediğiniz şeyleri 'aleyhinize olarak kulaklarınızın, gözlerinizin ve derillerinizin şehâdet ideceğini mülâhaza itmezdiniz ki onlardan gizleyesiniz ve lâkin zan itdiniz ki Allâh Te'âlâ işlediğiniz şeylerin ekserîsini bilmez.

Süleymaniye Vakfı

Kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinizde şahitlik etmesine karşı önlem almıyordunuz. Sanıyordunuz ki Allah, yaptıklarınızın bir çoğunu bilmez.

Ahmet Varol

Siz kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinize şahitlik edeceğini (düşünüp onlardan) sakınmıyordunuz. Aksine yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilmediğini sanıyordunuz.

Ümit Şimşek

Oysa siz daha önce ne kulaklarınızın, ne gözlerinizin, ne de derilerinizin tanıklığından çekinmiyor, Allah'ı ise yaptıklarınızdan birçoğunu bilmez sanıyordunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Siz, işitme gücünüzün, gözlerinizin, derilerinizin aleyhinize yapacağı tanıklıktan gizlenmiyordunuz. Tam aksine siz, yaptıklarınızdan birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.

Ali Bulaç

'Siz, işitme, görme (duyularınız) ve derileriniz aleyhinize şahitlik eder diye sakınmıyordunuz. Aksine, yaptıklarınızın birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.'

Ali Fikri Yavuz

Kulaklarınız, gözleriniz ve derileriniz aleyhinize şahidlik eder diye sakınmamıştınız ve muhakkak zannetmiştiniz ki, Allah, yaptıklarınızdan bir çoğunu bilmez.

Bahaeddin Sağlam

Siz (günahları işlerken) kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şahitlik etmesinden gizlenmiyordunuz. Üstelik yaptıklarınızın çoğunu Allah bilmez sanıyordunuz.

Bayraktar Bayraklı

Siz ne kulaklarınızın, ne gözlerinizin, ne de derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınıyordunuz. Yaptıklarınızdan çoğunu Allah'ın bilemeyeceğini sanıyordunuz.