8. Ayet
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ۟
Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenler için ise kesintisiz bir mükâfat vardır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ۟
Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenler için ise kesintisiz bir mükâfat vardır.
İnanan ve iyi işlerde bulunanlarsa: Onlarındır minnetsiz mükafat.
İnanarak, yararlı iş görenlere başa kakılmıyan ödül verilir
(Ama) inandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanlar için ise kesintisiz bir mükâfat vardır.
Îmân idenler ve a’mâl-i sâlihada bulunanlar nihâyetsiz mükâfâta nâil olacaklardır.
Şüphesiz iman edip iyi iş yapanlar için tükenmeyen bir mükâfat vardır.
İnanıp erdemli davrananlar için sürekli bir ödül vardır.
Şübhesiz iyman edip iyi iyi işler yapanlar onlar için minnetsiz bir ecir var
Şüphesiz ki, iman edip, salih amel işleyenler için de bitmez tükenmez bir mükafat vardır.
Şüphesiz, îmân edip, sâlih amel işleyenler için (âhirette) bitmez tükenmez bir mükâfat vardır.
Şüphesiz, iman edip (hayırlı ve yararlı) salih amellerde bulunanlar(a gelince); onlar için kesintisiz bir ecir (cennet) vardır.
İnanan ve salihatı¹ yapanlar için minnet altında bırakmayan bir ödül vardır.
bayıķ anlar kim įmān getürdiler daħı işlediler eyü işler anlaruñdur müzd kesilmemiş.
Hakıykat, îman edib de iyi iyi amel (ve hareket) lerde bulunanlar (yok mu?) Onlar için başa kakılmayan (yahud: tükenmeyen) mükâfat vardır.
Îmân edip sâlih ameller işleyenlere gelince, onlar için (arkası) kesilmez (ve minnetsiz)bir mükâfât vardır.
Şüphesiz iman edip doğru ve güzel işler yapmış olanlar (dürüst ve erdemli kimseler) için, kesintisiz bir mükâfat (olan cennet ve nimetleri) vardır. *
İman edip doğru ve güzel işler yapanlar için, bitmez tükenmez karşılıklar vardır.
O kimseler ki inanırlar, iyilik işlerler, onlar için sonsuz bir karşılık vardır.
İman edip iyi amel işleyenler yok mu, onlara ardı arası kesilmeyecek [⁸] mükâfatlarımız vardır.
Muhakkak ki inanıp, iyi ve yararlı işler [sâlihât] yapanlar için kesintisiz [gayru memnûn] bir mükâfat vardır.
Şüphesiz iman edip salih amellerde bulunanlar (var ya), onlar için kesintisi olmayan bir ecir vardır.
Ama iman edip doğru dürüst işler yapanlar için, ardı arkası kesilmez mükafatlar vardır.
İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlara gelince, onlar için eksilmeyen bir mükâfat vardır.”
Allah’a ve âhiret gününe iman eden ve bu imana yaraşır güzel ve yararlı işler yapanlara gelince; onları, asla bitip tükenmeyecek bir mükâfât olan cennet nîmetleri bekliyor!
İman etmiş ve Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) olanlar, işte onlar için ölçek dışı bir ücret / ödül vardır.
İnanıp yararlı faaliyetlerde bulunanlar ise, bitmez tükenmez nimete sahip olacaklardır.
Şüphesiz ayetlerimize inanıp güzel işler yapanlar için hiç bitmeyecek bir mükâfat vardır.
Şüphesiz ki iman edip iyi işler yapanlar için başa kakılmayan (kesintisiz) bir ödül vardır. [*]
(Ve devamla): “Şüphesiz îman edip (inandığı) iyi işleri yaşayanlar için, hesapsız bir mükâfat vardır.”¹
[Ama,] imana erip doğru ve yararlı işler yapanlar kesintisiz bir mükafat kazanacaklardır!
Ama iman ederek iyi ve güzel işler yapanlar, işte bunlar için de bitmez tükenmez mükâfatlar vardır. 4/173, 18/30
İman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenlere, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlara, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlara, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenlere bitmez tükenmez mükâfatlar vardır.
Ama iman eden, imanına uygun davrananlara gelince: onları kesintisiz bir ödül beklemektedir.
«Şüphe yok o kimseler ki, imân etmişlerdir ve sâlih sâlih amellerde bulunmuşlardır, onlar için minnetsiz bir mükâfaat vardır.»
İman edip, sâlih ameller işleyenlere ise, bitip tükenmeyen mükâfat vardır.
Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenler için ise kesintisiz bir mükâfat vardır.
İman edenler ve doğruları yapanlar, işte onlar için de kesintisiz bir mükafat vardır.
Ol kişiler ki īmān getürdiler ve ‘amel‐i ṣāliḥ işlediler. Anlara müzd vardurminnetsüz.
İman edip makbul ve güzel işler işleyenlere ise, kesintiye uğramayan bir mükâfat vardır. ” [18, 3; 11, 108]
İnanıp iyi işler yapanlara gelince; onlar için kesintisiz bir mükafat vardır.
Şunlar ki îmân idüb a'mâl-i sâliha işlediler, onlara, memnûn olmayacakları bir halde olsalar bile (za'îf ve hasta olub 'ibâdet idemeseler bile) mükâfât ve ecirler vardır.
İnanıp güvenen ve iyi iş yapanlar da tükenmek bilmeyen bir ödül alacaklardır.
İman edip salih ameller işleyenler için kesintisiz bir ecir vardır.
İman edip güzel işler yapanlar için ise, ardı arkası kesilmeyecek bir ödül vardır.
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, onlar için minnet altına sokmayan bir ödül vardır.
Şüphesiz, iman edip salih amellerde bulunanlar; onlar için kesintisiz bir ecir vardır.
Muhakkak ki iman edip de salih ameller işliyenler için kesilmiyen bir mükâfat var.
İman edip yararlı işler yapanlar için ise, kesintisiz bir ücret vardır.
Şüphesiz iman edip yararlı iş yapanlar için tükenmeyen bir ödül vardır.