Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve suçların büyüklerinden ve çirkin şeylerden kaçınanlara ve kızdıkları zaman, suçları örtenlere.
Besim Atalay (1965)
36,37. Size verilmiş olan, dünya dirliğinin bir metaıdır; inanarak Tanrıya güvenenlerçin, büyük günahlardan, fuhuştan kaçınanlarçin, kızdıkları zaman, bağışlayan kimselerçin
Cemal Külünkoğlu
(O inananlar,) büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınırlar ve öfkelendikleri zaman (karşıdakinin kusurlarını) affetme (erdemini) gösterirler.
Cemil Said (1924)
36,37,38,39,40. Dünyâda nâil oldığınız şeylerden istifâdeniz muvakkatdır. Allâh’ın âhiretde ihzâr iylediği, îmân ve tevekkül idenler, büyük günâhlardan ve fuhuşdan ictinâb iyleyenler ve hiddetine mağlûb olmayub ’afv itmesini bilenler, Allâh’ına itâ’at idüb namâz kılanlar ve umûrları içün meşveret idenler ve ihsân iylediğimiz rızıklardan sadaka virenler ve dûçâr oldukları küffârın zulümlerini def’ iyleyenler ve seyyiâta seyyiât ile mukâbele iyleyenler içün daha hayırlı ve daha devâmlıdır. Ma’mâfîh seyyiâtı ’afv ile sulh idenlere Allâh mükâfât virecekdir. Zîrâ Allâh zâlimleri sevmez.
Diyanet Vakfı
Onlar, büyük günahlardan ve hayasızlıktan kaçınırlar; kızdıkları zaman da kusurları bağışlarlar.
Edip Yüksel
Onlar ki büyük günahlardan çirkin işlerden kaçınırlar ve kızdıkları zaman bağışlarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onlar ki günahın büyüklerine ve açık çirkinliklere uzak bulunurlar ve her gadablandıkları vakıt da onlar kusur örterler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
O iman edenler, büyük günahlardan ve hayasızlıktan kaçınırlar. Onlar öfkelendikleri zaman da kusurları bağışlarlar.
Emrah Demiryent
O îmân edenler, büyük günahlardan ve hayâsızlıktan kaçınırlar. Onlar (kendilerine haksızlık yapan bir kimseye) öfkelendikleri zaman da (karşıdakinin kusurlarını) bağışlarlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Gerçek mü’minler;) Büyük günahlardan ve çirkin utanmazlıklardan (fuhşiyattan) kaçınıp çekinenlerdir ve kızdıkları-gazaplandıkları zaman da affedip bağışlayabilen (kimse)lerdir.
Erhan Aktaş
Onlar, büyük günahlardan ve fahşadan¹ kaçınan ve öfkelendikleri zaman bağışlayan kimselerdir.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı anlar kim ıraķ olurlar yazuķ ulularından daħı zişt işlerden daħı ķaçan ķaķıyalar anlar 'afv eylerler.
Hasan Basri Çantay
36,37,38,39. Size verilen şey dünyâ hayaatının (geçici birer) fâidesidir. Allah indinde olan (sevab) ise daha hayırlı, daha süreklidir. (Bu sevablar) îman edib de ancak Rablerine güvenib dayanmakda, büyük günâhlardan ve faahiş kötülüklerden kaçınmakda, öfkelendikleri zaman bizzat (kusurları) örtmekde (bağışlamakda) olanlara, Rablerinin (tevhîd ve ibâdete âid da'vetine) icabet edenlere, namaz (ların) ı dosdoğru kılanlara — ki bunların işleri aralarında müşavere (ile) dir—, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allaha tâat uğrunda) harcamakda bulunanlara, kendilerine tağallüb ve zulüm vaaki olduğu zaman elbirlik (mazluma) yardım eyleyenlere mahsusdur.
Hayrat Neşriyat
Hem onlar ki, günahın büyüklerinden ve fuhşiyâttan kaçınırlar; onlar öfkelendikleri zaman da (kusurları) bağışlarlar.
İhsan Aktaş
Ve onlar ki suçun büyüklerinden (şirk, zulüm, iftira, adam öldürmek vs. bütün büyük günahlardan) ve çirkinliklerden kaçınırlar; öfkelendiklerinde (ise karşı tarafı) bağışlarlar.
İlyas Yorulmaz
Büyük günahlardan ve çirkin davranışlardan kaçanlar, öfkelendikleri şeyleri hemen (yutarlar) bağışlarlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
büyük günahlardan, çirkin işlerden kaçınırlar, öfkelenince de bağışlarlar,
İsmail Hakkı İzmirli
Şirk ve nifak gibi büyük günahlardan, hayasızlıklardan kaçınıp öfkelendikleri zaman öfkelerini yutup yarlıgayanlar hakkında;
İsmail Yakıt
Onlar; büyük günahlardan ve hayâsızlıktan/iffetsizlikten²¹ çekinenler ve kızdıklarında da bağışlayanlardır.²²
Kadri Çelik
Onlar büyük günahlardan ve çirkinliklerden kaçınırlar ve gazaplandıkları zaman bağışlarlar.
Abdullah Parlıyan
Onlar büyük günahlardan ve her türlü kötülükten kaçınırlar, öfkelendiklerinde kolayca affederler.
Kuran Yolu
Onlar büyük günahlardan ve hayâsızlıklardan kaçınırlar, öfkelendiklerinde dahi bağışlarlar.
Mahmut Kısa
Onlar, cinâyet, hırsızlık, yalancı şâhitlik, dolandırıcılık ve benzeri büyük günahlardan ve özellikle de zina, fuhuş gibi yüz kızartıcı suç işlemekten kaçınan ve öfkeye kapıldıkları zaman, haklı bile olsalar affetmesini bilenlerdir.
Mahmut Özdemir
Onlar ki Günah’ın ve Fuhşiyat’ın (Açık Çirkin İşler’in) büyüklerinden kaçınıyorlar. Öfkelendikleri şeyler olduğu zaman bağışlıyorlar.
Mehmet Çakır
Bu nimetlere ise: büyük günahlardan, her türlü kaba söz ve davranıştan kaçınanlar, öfkelenince bağışlayabilenler,
Mehmet Çoban
İman edenler hata yapıp günah işlemekten, ahlâksızlık edip Allah’ın yasalarına karşı gelmekten kaçınırlar. Bir şeye kızarlarsa kendilerinin de bir zamanlar hatalı olduğunu, Allah’a dönüp bağışlanma dilediklerini hatırlayarak kızdıkları kişileri bağışlarlar.
Mehmet Okuyan
Onlar büyük günahlardan ve çirkinliklerden kaçınır; [*] kızdıkları zaman da bağışlarlar. [*]
Mehmet Türk
(İşte bu kimseler) büyük günâhlardan¹ ve hayâsızlıklardan² kaçınır ve öfkelendikleri zaman da bağışlarlar.
Muhammed Esed
bağışlanmaz günahlardan ve hayasızlıktan kaçınanlar ve öfke bastığında da kolayca affedenler [için];
Mustafa Çavdar
Onlar ki büyük günahlardan ve hayâsızlığın her türünden kaçınırlar, öfkelendikleri zaman da öfkelerini yener ve bağışlarlar. 3/133...136, 42/43
Ahmet Tekin
İman edenler, bilerek işlenen büyük günahlardan, meşrû olmayan şehevî fiillerden, gayri meşrû ilişkilerden, zinadan ve hayâsızlıktan, cimrilikten, haddi aşmaktan ve ahlâksızlıktan kaçınanlardır. Öfkelendikleri zaman kusurları bağışlayanlardır.
Mustafa İslamoğlu
İşte onlar, büyük günahlardan ve hayasızca davranışlardan kaçınırlar,[⁴³⁴⁹] dahası öfkeli zamanlarında bile affetme (erdemini) gösterirler.[⁴³⁵⁰]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o kimseler için ki, günahın büyüklerinden ve fâhiş kötülüklerden kaçınırlar. Ve gazaba geldikleri zaman onlar bağışlarlar.
Orhan Kuntman
Onlar, büyük günahlardan ve hayâsızlıktan kaçınırlar, kızdıkları anlarda kusurları bağışlarlar,
Osman Fırat
Onlar büyük günâhlardan ve çirkin işlerden kaçınırlar ve kızdıkları zaman da onlar, affederler.
Şaban Piriş
Günahın büyüğünden ve ahlaksızlıklardan kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlarlar.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ol kişiler ki ıraḳ olurlar yamanlıḳlaruñ ulusından. Daḫı zişt işlerden veḳaçan ḫışm eyleseler ‘afv iderler.
Suat Yıldırım
Onlar öyle kimselerdir ki büyük günahlardan ve hayasız çirkin işlerden kaçınırlar, kızdıkları zaman öfkelerini yutar, karşıdakinin kusurlarını affederler. [3, 134]
Süleyman Ateş
Onlar büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınırlar; kızdıkları zaman da onlar, affederler.
Süleyman Tevfik (1927)
Bu (ni'am-ı uhreviye), büyük günâhlardan ve fuhuşlardan ictinâb iden ve gadabları hâlinde 'afv iyleyenlere de vardır.
Süleymaniye Vakfı
Onlar, büyük günahlardan ve fuhuş çeşitlerinden[*] uzak duran kimselerdir. Öfkelendikleri zaman da affederler.
Ahmet Varol
Onlar ki, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınırlar. Kızdıkları zaman bağışlarlar.
Ümit Şimşek
Onlar büyük günahlardan ve fuhşiyattan(16) kaçınırlar; öfkelendiklerinde ise kusurları bağışlarlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar, günahın büyüklerinden ve tüm iğrençliklerinden uzak dururlar. Öfkelendikleri zamansa, affedenler onlar olur.
Ali Bulaç
(Bunlar,) Büyük günahlardan ve çirkin -utanmazlıklardan kaçınanlar ve gazablandıkları zaman bağışlayanlar,
Ali Fikri Yavuz
O kimselerdir ki, büyük günahlardan ve açık rezaletlerden kaçınırlar, öfkelendikleri zaman da, onlar kusur bağışlarlar;
Bahaeddin Sağlam
O müminler ki; büyük günahlardan ve fahiş şeylerden kaçınırlar, kızdıkları zaman da bağışlarlar.
Bayraktar Bayraklı
Onlar, büyük günahlardan ve hayâsızlıktan kaçınırlar; kızdıklarında da hataları bağışlarlar.[522]