Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve bir zulme uğradıkları zaman haddi aşmaksızın birbirlerine yardım ederek karşı duranlara.
Besim Atalay (1965)
Bir zulme uğrayınca yardımlanırlar, Tanrının katındaki daha hayırlıdır, daha da kalıcıdır
Cemal Külünkoğlu
Onlar, bir haksızlığa, zorbalığa uğradıkları zaman, birlik olup karşı koyarlar (zulme boyun eğmezler).
Cemil Said (1924)
36,37,38,39,40. Dünyâda nâil oldığınız şeylerden istifâdeniz muvakkatdır. Allâh’ın âhiretde ihzâr iylediği, îmân ve tevekkül idenler, büyük günâhlardan ve fuhuşdan ictinâb iyleyenler ve hiddetine mağlûb olmayub ’afv itmesini bilenler, Allâh’ına itâ’at idüb namâz kılanlar ve umûrları içün meşveret idenler ve ihsân iylediğimiz rızıklardan sadaka virenler ve dûçâr oldukları küffârın zulümlerini def’ iyleyenler ve seyyiâta seyyiât ile mukâbele iyleyenler içün daha hayırlı ve daha devâmlıdır. Ma’mâfîh seyyiâtı ’afv ile sulh idenlere Allâh mükâfât virecekdir. Zîrâ Allâh zâlimleri sevmez.
Diyanet Vakfı
Bir haksızlığa uğradıkları zaman, yardımlaşırlar.
Edip Yüksel
Haksızlığa uğradıklarında kendilerini savunurlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onlar ki kendilerine bağy (haklarına tecavüz) vaki' olduğu vakıt yardımlaşır onlar öcünü alırlar
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Onlar, bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman birbirleriyle yardımlaşırlar.
Emrah Demiryent
Bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman (haddi aşmadan) kendilerini savunurlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Olgun ve onurlu mü’minler;) Bir haksızlığa uğradıkları (temel insan haklarına tecavüze kalkışıldığı) zaman; yardımlaşarak (tüm haklarını koruyacak kurum ve kuralları oluşturarak) birlikte (ortak savunma paktı geliştirip) harekete geçenlerdir.
Erhan Aktaş
Bir haksızlığa, zulme uğradıkları zaman, yardımlaşırlar.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı anlar kim ķaçan dege anlara žulm anlar öc alurlar.
Hasan Basri Çantay
36,37,38,39. Size verilen şey dünyâ hayaatının (geçici birer) fâidesidir. Allah indinde olan (sevab) ise daha hayırlı, daha süreklidir. (Bu sevablar) îman edib de ancak Rablerine güvenib dayanmakda, büyük günâhlardan ve faahiş kötülüklerden kaçınmakda, öfkelendikleri zaman bizzat (kusurları) örtmekde (bağışlamakda) olanlara, Rablerinin (tevhîd ve ibâdete âid da'vetine) icabet edenlere, namaz (ların) ı dosdoğru kılanlara — ki bunların işleri aralarında müşavere (ile) dir—, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allaha tâat uğrunda) harcamakda bulunanlara, kendilerine tağallüb ve zulüm vaaki olduğu zaman elbirlik (mazluma) yardım eyleyenlere mahsusdur.
Hayrat Neşriyat
Ve kendilerine zulüm vâki' olduğu zaman, onlar yardımlaş(arak intikamlarını al)an kimselerdir.
İhsan Aktaş
Ve onlar ki kendilerine tecavüz (saldırı, haksızlık, baskı ve zulüm) yapıldığı zaman, (zalimlere, saldırganlara ve baskı yapanlara karşı) yardımlaşarak (hukukun yetkili mercileri vasıtasıyla) haklarını alırlar. *
İlyas Yorulmaz
Onlardan birine bir kötülük isabet ederse, onlar kendi aralarında yardımlaşırlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
kendilerine saldırılınca biribirleriyle yardımlaşıp öc alırlar.
İsmail Hakkı İzmirli
Yolsuzluğa mâruz kalınca öc alıp haddi geçmeyenler hakkında, daha iyidir, daha payidârdır.
İsmail Yakıt
Onlar, zulme uğradıkları zaman da birbirlerine yardım edenlerdir.
Kadri Çelik
Ve hakları çiğnendiği zaman, birlik olup karşı koyarlar.
Abdullah Parlıyan
Ve bir zulme uğradıkları zaman, birbirlerine yardım ederek karşı dururlar.
Kuran Yolu
Onlara haksız bir saldırı yapıldığında elbirliğiyle kendilerini savunurlar.
Mahmut Kısa
Onlar, bir haksızlığa uğradıkları zaman, kendilerini kahramanca savunan ve zâlime karşı durarak dâimâ mazlumun yanında yer alanlardır.
Mahmut Özdemir
Onlara Bağy / Haksızlık / Azgınlık isabet ettiği zaman yardımlaşıyorlar.
Mehmet Çakır
büyük bir haksızlığa maruz kaldıklarında, birbirlerine yardım edenler sahip olabilirler.
Mehmet Çoban
Bir haksızlığa uğradıkları zaman aralarında yardımlaşarak gerçeğin hükümran olması için çalışırlar.
Mehmet Okuyan
Bir haksızlığa uğradıkları zaman yardımlaşırlar.
Mehmet Türk
Bir (zulüm ve) saldırıya uğradıkları zaman¹ da birbirleriyle yardımlaşırlar.
Muhammed Esed
ve bir zorbalık ile karşılaştıkları zaman kendilerini savunanlar [için].
Mustafa Çavdar
Yine onlar haksız bir saldırıya uğradıklarında birbirleriyle dayanışma içinde karşı koyarlar. 4/75, 22/39-40
Ahmet Tekin
İman edenler, bir haksızlığa, bir saldırıya, bir baskıya ve zulme uğradıkları zaman, zâlimlere, saldırganlara ve baskı yapanlara yardımlaşarak hadlerini bildirenlerdir.
Mustafa İslamoğlu
yine onlar, haksız bir saldırıya muhatap olduklarında meşru müdafaa için yardımlaşırlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o kimse için ki onlara bir zulüm isabet ettiği zaman onlar yardımlaşmakta bulunurlar.
Orhan Kuntman
Zulme uğradıklarında birbirlerine yardım ederler.
Osman Fırat
Ve onlar bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman yardımlaşırlar.
Şaban Piriş
Haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyarlar.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ol kişiler ki ḳaçan ẓulm yitişse özlerine şecā‘at‐ile muntaṣır olurlar.
Suat Yıldırım
Onlar zulme uğradıklarında yardımlaşıp haklarını alırlar. {KM, Çıkış 32, 26-29; Luka 19, 27}
Süleyman Ateş
Bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman kendilerini savunurlar.
Süleyman Tevfik (1927)
Ve kendilerine küffâr tarafından bir zulüm isâbet iyledikde intikâm idenlere de bu ni'am-ı uhreviye âmâdedir.
Süleymaniye Vakfı
Onlar, kendilerine bir saldırı olduğunda birbirleriyle yardımlaşırlar.
Ahmet Varol
Bir tecavüze uğradıklarında birlikte karşı koyarlar.
Ümit Şimşek
Onların hakkına tecavüz edildiği zaman hep birlikte yardımlaşarak haklarını alırlar.(17)
Yaşar Nuri Öztürk
Kendilerine zulüm ve haksızlık gelip çattığında, yardımlaşırlar.
Ali Bulaç
Ve haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyanlardır.
Ali Fikri Yavuz
O kimselerdir ki, kendi haklarına tecavüz vaki olduğu zaman, onlar yardımlaşırlar (ve intikam alırlar, haklarını yerine getirirler).
Bahaeddin Sağlam
Onlar ki; zulüm başlarına geldiği zaman, kendilerini savunurlar.
Bayraktar Bayraklı
Kendilerine bir haksızlık yapıldığında yardımlaşarak üstesinden gelirler.