15. Ayet
وَجَعَلُوا لَهُ مِنْ عِبَادِه۪ جُزْءًاۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَكَفُورٌ مُب۪ينٌۜ
Böyle iken (“melekler Allah’ın kızlarıdır” demek suretiyle) kullarından bir kısmını O’nun parçası saydılar. Şüphesiz insan apaçık bir nankördür.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَجَعَلُوا لَهُ مِنْ عِبَادِه۪ جُزْءًاۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَكَفُورٌ مُب۪ينٌۜ
Böyle iken (“melekler Allah’ın kızlarıdır” demek suretiyle) kullarından bir kısmını O’nun parçası saydılar. Şüphesiz insan apaçık bir nankördür.
Ve bazı kullarının, onun bir parçası olduğuna, ondan vücuda geldiğine hükmettiler, gerçekten de insan, apaçık bir nankördür elbet.
Onlarsa, kullarından nicelerini O'na eş tutmuşlardır, açıktan açığa insan iyilik bilmez
Müşrikler tuttular (“melekler Allah'ın kızlarıdır” demek suretiyle) kullarından bir kısmını O'nun cüz'ü (parçası) saydılar. Gerçekten insan çok nankördür (şirk ve inkâr içindedir).
Halbuki Allâh’ın ’ibâdı meyânında çocukları vardır didiler. İnsan cidden nankördür.
Ama onlar, kullarından bir kısmını, O'nun bir cüzü kıldılar. Gerçekten insan apaçık bir nankördür.
Kullarından bazılarını O'na bir pay olarak ayırdılar. İnsan gerçekten apaçık bir nankördür.
Öyle iken tuttular kullarından ona bir cüz tasladılar, hakıkat insan çok nankör, açık bir küfürbazdır
Buna rağmen insanlar, Allah'ın kullarından bir kısmını O'nun bir parçası saydılar. Gerçekten de insan apaçık bir nankördür.
(Bunca hakikate rağmen, müşrikler, “Melekler Allah’ın kızlarıdır” demek sûretiyle) kullarından bir kısmını, O’nun cüz’ü saydılar. Şüphesiz (bu sapkınlığı söyleyen ve inanan) insan, apaçık bir nankördür (kâfirdir)!
(Ama buna rağmen Allah’ın yarattığı) Kendi kullarından (bazı kişileri ve güçleri) O’na bir (cüz) parça kılarak (Allah’ın vekili, kefili ve şefaatçisi diye) yakıştır(ıp şirke sürüklendiler.) Doğrusu insan, açıkça nankörlük etmektedir.
Bazı kullarını, O'nun bir parçası saydılar.¹ Gerçekten, o insan², açıkça nankörlük etmektedir.
daħı ķıldılar anuñ-içün ķullarından [261b] bir nice bayıķ ādemį kāfir olıcıdur bellü.
(Böyle iken) kullarından kimi Ona bir cüz' isnâd etdiler. Hakıykat, insan açıkça küfürbazdır!
Ama (onlar) kullarından bir kısmını (Îsâ, Üzeyr O'nun çocuğudur, meleklerkızlarıdır diye) O'na bir cüz' saydılar. Doğrusu insan apaçık bir nankördür.
Böyle iken onlar (Allah’tan başkasına tanrısal nitelikler yakıştıranlar) tuttular, kullarından bir kısmını (bazı kişileri ve güçleri) O’nun (zatım olan Allah’ın) bir parçası saydılar (ve ona babalık atfettiler). Gerçekten (böyle yapan) insan, besbelli bir nankördür. *
İnsanlar, Allah’ın yarattığı kullarından bir kısmını Allah’ın bir parçası yaptılar[23]. Gerçekten insanlar Rablerine karşı açıkça inkârcı kesildiler.
Böyle iken kulları arasından kimini Onun parçası saydılar. Doğrusu, insan açıktan açığa iyilik nedir bilmiyendir.
Müşrikler bazı kullarını onun bir cüz/ü [²] yapmışlardı. İnsan hakikaten apaşikâr bir nankördür.
Kullarından birini O’nun bir parçası/oğlu telakki ettiler. Muhakkak ki insan apaçık bir nankördür.
Ama onlar, kullarından bir kısmını, O'nun bir parçası (oğlu) kıldılar. Gerçekten insan apaçık bir nankördür.
Ama hâlâ o inkârcı putperestler kullarından bir kısmını, O'ndan bir parça sayarak O'na ortak koştular. Böyle düşünen insan, gerçekten apaçık bir nankördür.
Kimi kullarını O’nun bir parçası saydılar. Şüphesiz insan apaçık bir nankör!
Fakat inkârcılar, Allah’ın bazı seçkin kullarının O’nun bir parçası olduğunu ve meleklerin, O’nun “kızları” olduğunu iddia ediyorlar.Görüyorsun değil mi, ilâhî nur ile aydınlanmayan insan, nasıl da apaçık nankörlük eden zâlim bir yaratığa dönüşüyor!
Bir de O’nun kullarından O’na bir cüz’ (parça) yakıştırdılar. İnsan, elbette açıkça nankördür.
Bazıları da Tanrı'yı, kendilerinden biri imiş gibi düşlüyor. Şu insan pek nankör:
"Ama onlar kullarımdan bir kısmına yaratıcılık payesi verdiler. Gerçekten insan apaçık bir nankördür!"
Onlar (müşrikler), kullarından bir kısmını O’nun (Allah’ın) bir parçası saydılar. Şüphesiz ki (müşrik) insan, apaçık bir nankördür. [*]
(Buna rağmen) onlar, Allah’ın kullarından bir kısmını, Onun bir parçası¹ saydılar.² Gerçekten insan çok nankördür.
AMA hâlâ ¹² O’na bir çocuk yakıştırırlar, üstelik yarattıklarından birini! ¹³ Belli ki, (böyle düşünen) insan şükretmeyi terk etmiş bir nankördür!
Ama buna rağmen Allah’ın kullarından bir kısmını ondan bir parçaymış gibi kabul ettiler. Şu bir gerçek ki bunu yapan insan apaçık bir nankörlük içindedir. 16/57.59
Onlar, kullarından bir kısmına, Allah'ın akrabası, yakını yakıştırmasında bulundular. Böyle düşünen insan, gerçekten çok nankördür, açıkça azgın kâfirdir.
AMA kalkarlar, kullarından birilerini Allah’tan bir parçaymış gibi telakki ederler:[⁴³⁷⁸] Şu bir gerçek ki, (bunu yapan) insan katmerli bir nankörlük içindedir.[⁴³⁷⁹]
Öyle iken onun için kullarından bir cüz isnat ettiler. Şüphe yok ki, (bu gibi bir) insan elbette apaçık bir küfürbazdır.
Öyle iken (bazıları) tuttular da, -kullarından bir kısmını- O'ndan bir parça saydılar. (Kimi "Evlat edindi" kimi "Melekler Onun kızlarıdır" diyerek, O'nun vahdâniyetini inkâr ettiler, kimi de, Rablerinin bu eşsiz yaratıcı gücünü hiçe sayarak, hiçbir işe yaramayan putlarını ilah edindiler. O’na ortak koşmaya yeltendiler. Kuşkusuz böyle) İnsan gerçekten -Rabbine karşı- çok nankördür!
Ve O’na (Allah’a ) onun kulunu(İsa’yı) O’nun (Allah’ın) bir parçası yaptılar. Şüphesiz insan apaçık bir nankördür.
(Buna rağmen) O'na, kendi kullarından bir parça yakıştırdılar. İnsan gerçekten apaçık bir nankördür.
Daḫı kāfirler Allāh ḳullarından bir ülüş ḳıldılar. Taḥḳīḳ ādem oġlı ulukāfirdür.
Öyle iken, müşrikler tuttular kullarından bir kısmını O'nun cüz'ü (parçası) saydılar. Gerçekten insan çok nankördür.
Tuttular, O'na kullarından bir parça tasarladılar.Gerçekten insan apaçık bir nankördür.
Ve müşrikler bu kadar kudret ve kuvvet sâhibi Cenâb-ı Hakk'a şerîk ve evlâd isnâd itdiler. Tahkîk insân âşikâr sûretde ni'mete küfür idicidir.
Tutup bazı kullarını, O’nun bir parçası (O’nun evladı) yaptılar. Bu insanların nankörlüğü[*] gerçekten çok açık.
(Böyleyken) kullarından O'na bir parça nisbet ettiler. [1] Doğrusu insan apaçık bir nankördür.
Fakat onlar, kullarından bir kısmını, Allah'ın bir parçası saydılar. Doğrusu, insan apaçık bir nankördür.
Kullarından O'na bir pay çıkardılar/bir parça isnat ettiler. Hiç kuşkusuz, insan apaçık bir nankördür.
(Buna rağmen) Kendi kullarından O'na bir parça kılıp-yakıştırdılar. Doğrusu insan, açıkça bir nankördür.
(Ey Rasûlüm o kâfirlere, gökleri ve yeri yaratan kimdir? diye sorsan, “Allah'dır” derler. Bununla beraber tuttular), O'na kullarından bir çocuk isnad ettiler (Melekler Allah'ın kızlarıdır, dediler). Gerçekten insan, küfrü aşikâr bir nankördür.
(Durum bu iken) onlar, Allah’ın kullarından bir kısmını, O’nun bir parçası saydılar. Şüphesiz insan, apaçık bir nankördür.
Ama onlar, kullarından bir kısmını, O'nun bir parçası saydılar. Gerçekten insan apaçık bir nankördür.