Zuhruf Suresi 24. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

24. Ayet

قَالَ اَوَلَوْ جِئْتُكُمْ بِاَهْدٰى مِمَّا وَجَدْتُمْ عَلَيْهِ اٰبَٓاءَكُمْۜ قَالُٓوا اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ

(Gönderilen uyarıcı,) “Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” dedi. Onlar, “Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz” dediler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Peygamber, onlara, ben dedi, atalarınızdan bulduğunuz dinden daha doğru bir dinle gelsem de gene atalarınızın yoluna mı gideceksiniz? Şüphe yok ki biz dediler, sizin gönderildiğiniz şeyleri zaten inkar etmedeyiz.

Besim Atalay (1965)

O dedi ki: «Eğer atalarımızın bulunduğu şeyden, daha doğrusunu getirsem de mi?»; «Senin gönderildiğin, hiçbir şeye inanmayız!» diye cevap verdiler

Cemal Külünkoğlu

(Her peygamber onlara:) “Ben size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz inançtan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı yine onların yolunu tutacaksınız?” deyince, dediler ki: “Doğrusu biz seninle gönderileni inkâr ediyoruz.”

Cemil Said (1924)

Rasûller ânlara: "Eğer ben sizin babalarınızın dîninden daha doğrı bir dîn getürir isem ne yaparsınız?" didikleri vakit "Hayır biz senin peygamberliğine inanmıyoruz" didiler.

Diyanet Vakfı

Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz (din)den daha doğrusunu getirmişsem (yine mi bana uymazsınız)? deyince, dediler ki: Doğrusu biz sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz.

Edip Yüksel

O da, "Size, atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğrusunu getirmiş isem de mi?" derdi. Onlar da, "Sizin getirdiğiniz mesajı inkar ediyoruz," derlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya, dedi: size atalarınızı üzerinde bulunduğunuzdan daha doğrusunu getirdimse de mi? Ha! dediler: biz o sizin gönderildiğiniz şeylere inanmıyoruz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Gönderilen uyarıcı; "Eğer size babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmişsem de mi bana uymazsınız?" deyince, onlar: "Gerçekten biz sizin tebliğ için gönderildiğiniz şeyi tanımıyoruz." dediler.

Emrah Demiryent

(Körü körüne/inatla, hakkı inkârda ısrar eden bu kimselere peygamberleri güzel bir üslûp ile) “Size atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden (inançtan) daha doğrusunu getirmiş olsam da (yine atalarınızın inancına) mı (devam edeceksiniz)” deyince, onlar, “(ne olursa olsun) kesinlikle biz, sizinle gönderileni inkâr ediyoruz!” demişlerdi.

Abdullah-Ahmet Akgül

(O peygamberlerden her biri de onlara şöyle) Demişti: "Ben size atalarınızı (babalarınızı) üstünde bulduğunuz şeyden (uydurma din ve düzenden) daha doğru olanını getirmiş olsam da mı (yine hâlâ bâtıl yolda inat edeceksiniz?)" Onlar da demişlerdi ki: "Doğrusu biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeye (Kur’ani emirlere karşı, kasten ve peşinen inkâr edip) kâfir olanlarız."

Erhan Aktaş

Size, “Atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” deyince, onlar: “Biz, sizinle gönderilene kafirlik¹ ediyoruz.” dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

eyitti “daħı eger getürdüm-ise size ŧoġru yol göstericirek andan kim bulduñuz anuñ üzere atalaruñuzı?” eyittiler “bayıķ biz aña kim viribinildüñüz anuñ-ile kāfirlerüz.”

Hasan Basri Çantay

(O peygamberlerden her biri şöyle) dedi: «Ben, atalarınızı üstünde bulunduğunuzdan daha doğrusunu size getirdimse de mi»? Onlar da «Biz, dediler, o sizin gönderildiğiniz şeylere (doğru da olsa) küfr edicileriz».

Hayrat Neşriyat

(Peygamberleri onlara:) “(Ben) size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” dedi. (Onlar:) “Doğrusu biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeyi inkâr edicileriz” dediler.

İhsan Aktaş

(Gönderilen uyarıcılardan her biri de şöyle) demişti: “Ben size atalarınızı üstünde bulduğunuz şeyden (uydurma din ve düzenden) daha doğru olanını getirmiş olsam da mı? (Yine bana uymaz ve bâtıl yolda inat edeceksiniz?)” Onlar da demişlerdi ki: “Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkâr edicileriz.” *

İlyas Yorulmaz

Uyarıcılar onlara “Biz size daha doğru olan bir yol getirsek de mi? (Onlara uyacaksınız)” demişti. O şehrin halkı ”Biz sizinle gönderilenleri kesinlikle inkâr ediyoruz” demişlerdi,

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

De ki: "Ya ben size o bulduğunuzdan daha doğru bir din getirdimse, buna ne diyeceksiniz?" Dediler: "Doğrusu, biz o senin getirdiğin dini yine de tanımayacağız."

İsmail Hakkı İzmirli

Kavmine de ki ben size babanızdan bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirecek olsam da yine babalarınızın dininde kalacak mısınız? Onlarsa «— Sizin getirdiğiniz dini yine tanımıyoruz» dediler.

İsmail Yakıt

(Peygamberleri de) dedi ki: “Size, babalarınızı/atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” Onlar, “Muhakkak ki biz sizinle gönderilen şeyleri inkâr ediyoruz” dediler.

Kadri Çelik

(O uyarıcılar,) “Ben size, babalarınızı üstünde bulduğunuz şeyden daha doğru olanını getirmiş olsam da mı?” deyince onlar, “Doğrusu biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeyi inkâr edicileriz.” dediler.

Abdullah Parlıyan

Peygamberleri onlara dedi ki: “Ben size, babalarınızdan kalma dininizden daha doğrusunu getirecek olsam da, yine babalarınızın yolunu mu tutarsınız?” Onlar da: “Biz senin getirdiğin şeyleri tanımıyoruz” dediler.

Kuran Yolu

Peygamber, “Size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirsem de mi?” diye sordu. Onlar da, “Biz sizin getirdiğiniz mesajı inkâr ediyoruz” cevabını verdiler.

Mahmut Kısa

Peygamberleri de onlara, “Size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğru bir inanç sistemi getirmiş olsam da mı böyle yapmaya devam edeceksiniz?” dedi. Buna karşılık onlar, “Ne olursa olsun, biz sizin getirdiğiniz her şeyi peşinen inkâr ediyoruz!” demişlerdi.

Mahmut Özdemir

-“Atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusu ile size geldiysem de mi?” dedi. “Biz, birlikte gönderildiğiniz şeyi inkâr etmekteyiz” dediler.

Mehmet Çakır

Uyarıcı: " Ya ben size atalarınızın izlediği yoldan daha iyisini getirdiysem! " dese de ağalar: " Biz sizin getirdiğiniz şeyi kabul etmiyoruz. " şeklinde kestirip atmışlardır.

Mehmet Çoban

Onlara gönderdiğimiz her elçi: "Ben size babalarınızın üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" diye sordu. Onlar: "Biz kesinlikle sizinle gönderilenleri inkâr ediyoruz." dediler.

Mehmet Okuyan

(Elçi) “Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz (din)den daha doğrusunu getirmişsem (yine de bana uymaz mısınız?)” deyince, onlar “Doğrusu biz sizinle gönderileni inkâr ediyoruz!” demişlerdi. [*]

Mehmet Türk

(Her uyarıcı da onlara): “Ben size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz (dinden) daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” deyince, onlar: “İşin doğrusu biz, sizinle gönderilen (mesajları) inkâr ediyoruz.”¹ dediler.

Muhammed Esed

[Bunun üzerine her peygamber] “Nasıl?” derdi, ²⁴ “Atalarınızı inanır bulduğunuzdan daha iyi bir kılavuz getirmiş olsam da mı?” Berikiler, buna, “Sizin mesajlarınızda bir doğruluk payı olduğunu inkar ediyoruz!” diye cevap verirlerdi.

Mustafa Çavdar

Elçi de: “Peki ya ben size atalarınızın dininden daha doğru bir din getirmişsem?” deyince onlar da: “Biz seninle gönderileni tanımıyoruz diyerek kâfir oldular. 5/104

Ahmet Tekin

Gönderilen uyarıcı: “Eğer size, bildiğiniz, gördüğünüz babalarınızın yolundan, hayat tarzından daha doğrusunu, hak olanını getirmişsem de mi, bana uymazsınız?” deyince, onlar: “Biz sizin özgürce tebliğ ile görevlendirildiğiniz dini kabul etmiyoruz, inkâr ediyoruz” dediler.

Mustafa İslamoğlu

(O peygamberler de): “Ne yani, ben size atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu göstersem de mi?” dedi(ler).[⁴³⁸⁷]

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Ya size atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha doğrusunu getirdimse de mi?» Dediler ki: «Şüphe yok biz, kendisiyle gönderilmiş olduğun şeyi inkâr edicileriz».

Orhan Kuntman

(Bunun üzerine peygamberleri onlara) "Şayet ben size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmişsem, bana gene tabi olmayacak mısınız?" diye sorduklarında onlar, "Doğrusu biz, (sizin peygamber olduğunuza ve) sizinle gönderilen şeylere inanmıyoruz" diyerek peygamberlerine karşı çıktılar.

Osman Fırat

Ben size, babalarınızı, üzerinde bulduğunuzdan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı ? Dedi. Onlar da: " Kesinlikle biz sizinle gönderileni tanımıyoruz" dediler.

Şaban Piriş

-Size, atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğru bir şey getirmiş olsam da mı? dedi. Onlar:-Biz, sizinle gönderileni tanımıyoruz, dediler.

Satıraltı Meal (1534)

Eyit yā Muḥammed: Eger ben size gelsem daḫı mı hidāyeti artuḳraḳ nesnebile atalaruñuz ṭarīḳasından? Eydürler: Biz sizüñ getürdügüñüz nesneyekāfirler‐biz, didiler.

Suat Yıldırım

Peygamber onlara: “Peki, size babalarınızın bağlandığı dinden daha doğrusunu getirmişsem, yine de sürüp gidecek misiniz? ” deyince onlar: “Şunu bilin ki, ” dediler, “biz, sizinle gönderilen mesajı reddediyoruz. ”

Süleyman Ateş

Ben size, babalarınızı, üzerinde bulduğunuz(din)den daha doğrusunu getirmiş olsam da (yine babalarınızın yolunu)mu (tutacaksınız)? dedi. "Doğrusu biz sizinle gönderilen mesajı tanımıyoruz." dediler.

Süleyman Tevfik (1927)

Rasûlleri onlara: "Eğer ben size babalarınızı üzerinde bulduğınız dînden hidâyete daha yakın bir dîn getirsen ne dirsiniz?" didikde: "Biz sizin onunla irsâl olundığınız dine kâfirleriz" didiler.

Süleymaniye Vakfı

Uyarıda bulunan kişi de onlara:“Size getirdiğim, atalarınızı bağlı bulduğunuz dinden daha doğruysa ne olacak?” deyince şöyle demişlerdir: “İşin doğrusu biz sizinle gönderilen dinin kafirleriyiz (onu görmek ve duymak istemiyoruz)”.

Ahmet Varol

(Peygamberlerin her biri): "Ya ben size atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha doğrusunu getirdiysem?" dedi. Onlar: "Doğrusu biz sizinle gönderileni inkâr edenleriz" dediler.

Ümit Şimşek

Peygamberleri, “Ya ben size atalarınızdan gördüğünüz şeyden daha doğrusunu getirmişsem?” dedi. Onlar ise “Biz sizinle gönderileni inkâr ediyoruz” dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Uyarıcı dedi: "Peki, ben size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha iyi yol göstereni getirmiş olsam da mı?" Dediler: "Doğrusu, biz seninle gönderilen şeyi tanımıyoruz."

Ali Bulaç

(O peygamberlerden her biri de şöyle) Demiştir: 'Ben size atalarınızı üstünde bulduğunuz şeyden daha doğru olanını getirmiş olsam da mı?' Onlar da demişlerdi ki: 'Doğrusu biz, kendisiyle gönderildiğiniz şeye (karşı) kafir olanlarız.'

Ali Fikri Yavuz

(Her peygamber de ümmetine şöyle) demişti: “Atalarınızı, üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu size getirdimse de mi? (bunu kabul etmiyeceksiniz?)” Onlar da dediler ki: “- Biz, sizin peygamber olarak getirdiğiniz şeylere inanmıyoruz.”

Bahaeddin Sağlam

O peygamber. “Ben, atalarınızı üzerinde bulduğunuz gelenekten daha doğru bir bilgi ile size gelmiş olsam da (böyle kalacaksınız..)” dedi. Onlar: “Biz asla, senin ve senden öncekilerin getirdiği bilgileri kabul etmiyoruz.” dediler.

Bayraktar Bayraklı

Peygamberler, “Size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsak da mı?” diye sormuştu. Onlar da, “Şüphesiz biz, seninle gönderileni kesinlikle inkâr ediyoruz” diye cevap vermişlerdi.