Zuhruf Suresi 43. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

43. Ayet

فَاسْتَمْسِكْ بِالَّذ۪ٓي اُو۫حِيَ اِلَيْكَۚ اِنَّكَ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ

Öyle ise sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Şüphesiz sen doğru bir yol üzeresin.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Sen yapış sana vahyedilene, şüphe yok ki doğru yoldasın sen.

Besim Atalay (1965)

Sarıl imdi, sana vahiy edilmiş olana; sen doğru yol üzeresin

Cemal Külünkoğlu

Öyle ise sana vahyedilene sımsıkı sarıl! Şüphesiz sen doğru bir yol üzerindesin.

Cemil Said (1924)

Sana vahy olunana sıkı bir sûretde merbût ol, çünki sen tarîk-i müstakîmdesin.

Diyanet Vakfı

Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Şüphesiz sen, dosdoğru yoldasın.

Edip Yüksel

Sana vahyedilene sarıl; çünkü sen doğru yoldasın.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sen hemen o sana vahyolunana tutun muhakkak ki sen doğru bir yol üzerindesin

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Öyleyse sen, sana vahyedilen Kur'an'a sarıl. Şüphesiz ki sen doğru bir yol üzerindesin.

Emrah Demiryent

Şu hâlde sen, sana vahyedilene (Kur’ân’ın hükümlerine), sımsıkı sarıl (maya devam et). Şüphesiz ki sen dosdoğru yol üzeresin.

Abdullah-Ahmet Akgül

Şu halde, Sana vahyedilene sımsıkı-tutun (Kur’an’a ciddiyet ve samimiyetle sarılıp Allah’a sığın); çünkü Sen dosdoğru bir yol üzerinde bulunmaktasın.

Erhan Aktaş

Öyleyse sen, sana vahyedilene sarılmaya bak. Kuşkusuz sen dosdoğru bir yol üzerindesin.

Eski Anadolu Türkçesi

pes yapış aña kim vaḥy olındı saña bayıķ sen ŧoġru yol üzeresin.

Hasan Basri Çantay

Binâen'aleyh sen, sana vahyolunan (Kur'an) a kuvvetle sarıl. Muhakkak ki sen dosdoğru bir yol üzerindesin.

Hayrat Neşriyat

Artık, sana vahyedilene tutun! Muhakkak ki sen, dosdoğru bir yol üzerindesin.(1)

İhsan Aktaş

O hâlde sen, (sadece) sana vahyedilen (Kur’an)a sımsıkı sarıl; elbette ki (yalnız sana vehyedilen Kur’an’a sımsıkı sarıldığın için) sen dosdoğru bir yol üzerindesin. *

İlyas Yorulmaz

Sen, sana vahyedilene sıkı sıkıya sarıl. (Böyle yaparsan) Elbetteki dosdoğru bir yol üzerinde olmuş olursun.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onun için sen senin gönlüne bildirilene sımsıkı sarıl. Çünkü sen doğru yol üzerindesin.

İsmail Hakkı İzmirli

Artık sana ne vahiy olunmuşsa ona sarıl. Çünkü sen doğru yoldasın,

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Şimdi sen sana vahyolunana sımsıkı sarıl. Muhakkak ki sen dosdoğru bir yol üzerindesin.¹⁶

Kadri Çelik

O halde sen, sana vahyedilene sımsıkı tutun; çünkü sen dosdoğru olan bir yol üzerindesin.

Abdullah Parlıyan

Sen sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Çünkü sen dosdoğru bir yoldasın.

Kuran Yolu

Artık sana vahyolunan kitaba sımsıkı sarıl; şüphesiz sen doğru yoldasın.

Mahmut Kısa

Öyleyse, ey Peygamber ve onun izinden yürüyen Müslüman! Sana vahiyle gönderilen bu Kitabın hükümlerine sımsıkı sarıl! Hiç kuşkun olmasın ki, sen dosdoğru bir yoldasın!

Mahmut Özdemir

Sana vahyedilmiş olanı sımsıkı tut! Sen, doğru yol üzerindesin.

Mehmet Çakır

Resulüm sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Çünkü sen, doğru yoldasın.

Mehmet Çoban

Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl! Yasalarımıza uyarak yaşa! Onların dediklerine aldırma! Şüphesiz sen dosdoğru yoldasın!

Mehmet Okuyan

Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl! [*] Elbette sen doğru yoldasın.

Mehmet Türk

Şu halde sen, sana vahyedilene sarıl. Çünkü sen gerçekten hak yol üzerindesin.

Muhammed Esed

Öyleyse sana vahyedilmiş olan her şeye sımsıkı sarıl: çünkü sen dosdoğru bir yoldasın;

Mustafa Çavdar

Öyleyse sen, sana vahyolunan Kuran’a sımsıkı sarıl! Zira sen bu Kuran sayesinde dosdoğru yoldasın. 6/51, 10/15, 34/50

Ahmet Tekin

Öyleyse sen, sana vahyedilene, Kurân'a sarıl. Sen doğru, muhkem, güvenli ve mutedil yolda yürümeye, görevini yapmaya, İslâm'ı yaşamaya, yaşatmaya memursun.

Mustafa İslamoğlu

Şu halde sana vahyedilene sımsıkı sarıl: çünkü sen dosdoğru bir yol üzeresin.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık sen, sana vahyolunmuş olana kuvvetle sarıl. Şüphe yok ki, sen bir doğru yol üzerindesin.

Orhan Kuntman

Sen, sana vahyolunana (Kur'an'a) sımsıkı sarıl, muhakkak ki sen dosdoğru bir yol üzerindesin.

Osman Fırat

Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl, çünkü sen doğru yoldasın.

Şaban Piriş

Sen, sana vahyolunana sımsıkı tutun. Çünkü sen, dosdoğru bir yol üzerindesin!

Satıraltı Meal (1534)

Yā Muḥammed, muḥkem yapış saña vaḥy olan nesneye. Sen doġru yolüstinesin.

Suat Yıldırım

O halde sen sana vahyedilen buyruklara sımsıkı sarıl, muhakkak ki sen dosdoğru yoldasın.

Süleyman Ateş

Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl, çünkü sen doğru yoldasın.

Süleyman Tevfik (1927)

Yâ Muhammed! Sana vahy olunan Kur'ân ile temessük it. Tahkîk sen doğrı yol üzerindesin.

Süleymaniye Vakfı

Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Çünkü sen doğru yoldasın.

Ahmet Varol

Şu halde sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Muhakkak ki sen dosdoğru yol üzeresin.

Ümit Şimşek

Sana vahyolunana sımsıkı sarıl. Çünkü sen dosdoğru bir yoldasın.

Yaşar Nuri Öztürk

Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl! Hiç kuşkusuz, sen, dosdoğru bir yol üzerindesin.

Ali Bulaç

Şu halde, sana vahyedilene sımsıkı-tutun; çünkü sen dosdoğru bir yol üzerindesin.

Ali Fikri Yavuz

Onun için sen, hemen sana vahyedilen Kur'an'a yapış (onunla amel et). Şübhesiz ki sen, doğru bir yol üzerindesin.

Bahaeddin Sağlam

Artık sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Şüphesiz sen, dosdoğru bir yol üzeresin.

Bayraktar Bayraklı

Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl! Şüphesiz sen dosdoğru yoldasın.