Zuhruf Suresi 50. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

50. Ayet

فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ الْعَذَابَ اِذَا هُمْ يَنْكُثُونَ

Fakat biz onlardan azabı kaldırınca bir de bakmışsın sözlerinden dönüyorlar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken onlardan azabı kaldırdık mı sözlerinden döndüler.

Besim Atalay (1965)

Biz onların üstünden azabı kaldırınca sözlerinden dönerler !

Cemal Külünkoğlu

Fakat biz onlardan azabı kaldırınca sözlerinden döndüler.

Cemil Said (1924)

Halbuki biz ânları ’azâbdan tahlîs ider itmez sözlerinde halef itdiler.

Diyanet Vakfı

Fakat biz onlardan azabı kaldırınca, sözlerinden dönüverdiler.

Edip Yüksel

Fakat, onlardan felaketi kaldırdığımızda, sözlerinden hemen dönüverdiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine kendilerinden azâbı açtığımız vakıt da derhal cayıverdiler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Fakat azabı kendilerinden kaldırdığımız zaman hemen sözlerinden dönüverdiler.

Emrah Demiryent

Fakat Biz onlardan, azabı kaldırır kaldırmaz onlar (yine) sözlerinden dönüyorlardı.

Abdullah-Ahmet Akgül

Fakat Biz onlardan azabı çekip-giderince hemen, onlar (yine) andlarını bozuyorlar, (sözlerinden cayıyorlardı.)

Erhan Aktaş

Fakat onları azaptan kurtarınca da hemen sözlerinden döndüler.

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim giderdük anlardan 'aźābı anlar 'ahdı sırlar.

Hasan Basri Çantay

Fakat biz onlardan azâbı giderince bir de ne bakarsın: Onlar verdikleri sözü bozuyorlar bile!

Hayrat Neşriyat

Fakat kendilerinden azâbı açıver(ip kaldır)ınca, onlar sözlerinden hemen döndüler.

İhsan Aktaş

Ne zaman üzerlerinden o azabı (sıkıntıyı) kaldırdık, onlar da sözlerinden dönüverdiler.

İlyas Yorulmaz

Bundan sora onlardan azabı kaldırdığımızda, hemen antlaşmayı eksilterek bozdular.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz onların üzerinden azabı giderince onlar da hemen sözlerinden caydılar.

İsmail Hakkı İzmirli

Vaktaki üzerlerinden azabı kaldırdık. Derhal ahitlerini bozdular.

İsmail Yakıt

Onlardan azabı kaldırınca sözlerinden hemen dönüverdiler [yenkusûn].

Kadri Çelik

Fakat onlardan azabı çekip giderince, hemen sözlerinden caydılar!

Abdullah Parlıyan

Derken onlardan azabı kaldırdık mı, sözlerinden dönüverdiler.

Kuran Yolu

(Dua sebebiyle) onların başından felâketi uzaklaştırınca bir de bakıyorsun sözlerinden dönüveriyorlar.

Mahmut Kısa

Fakat Biz o belâyı başlarından kaldırır kaldırmaz, sözlerinden dönüveriyorlardı.

Mahmut Özdemir

“Azab’ı onlardan kaldırdığımızda o anda hemen cayıyorlardı”.

Mehmet Çakır

Ama kendilerini sıkıntıdan kurtarır kurtarmaz, sözlerinden caydılar.

Mehmet Çoban

Fakat onlardan azabı kaldırınca hemen sözlerinden döndüler.

Mehmet Okuyan

Onlardan azabı her kaldırdığımızda hemen sözlerinden dönmüşlerdi.

Mehmet Türk

Biz onlardan azabı kaldırınca da hemen sözlerinden dönüverdiler.

Muhammed Esed

Ama azaptan kurtarır kurtarmaz, bir bakarsın ki hemen sözlerinden dönüvermişler!

Mustafa Çavdar

Fakat biz onların başından bu azabı kaldırınca da sözlerinden caydılar. 6/63-64, 7/135

Ahmet Tekin

Fakat azâbı, kendilerinden kaldırdığımız zaman, hemen sözlerinden döndüler.

Mustafa İslamoğlu

Ama cezayı kaldırır kaldırmaz derhal sözlerinden caydılar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, onlardan o azabı açıverdik, o zaman onlar sözlerinden geri döner oldular.

Orhan Kuntman

Fakat biz onlardan azabı kaldırınca, sözlerinden dönüverdiler.

Osman Fırat

Fakat biz onlardan azâbı kaldırınca sözlerinden dönmeğe başladılar.

Şaban Piriş

Onlardan azabı kaldırdığımız zaman da hemen sözlerini bozuyorlardı.

Satıraltı Meal (1534)

Pes ol vaḳt ki giderdük anlar üstinden ‘aẕābı. Anlar andların bozdılar.

Suat Yıldırım

Fakat Biz, onlardan azabı giderince, hemen sözlerinden caydılar. [7, 133-135]

Süleyman Ateş

Fakat biz onlardan azabı kaldırınca sözlerinden dönmeğe başladılar.

Süleyman Tevfik (1927)

Vaktâ ki onlardan 'azâbı keşf ve izâle itdik, hemen 'ahidlerini nakz itdiler ve sözlerinden döndiler.

Süleymaniye Vakfı

Krizlerini giderince, derhal sözlerinden caydılar.

Ahmet Varol

Fakat üzerlerinden azabı kaldırdığımızda hemen sözlerinden dönmeye başladılar.

Ümit Şimşek

Fakat azaplarını kaldırır kaldırmaz onlar yine sözlerinden dönüyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Fakat kendilerinden azabı kaldırdığımızda hemen yan çizmeye başladılar.

Ali Bulaç

Fakat onlardan azabı çekip-giderince, bir de görürsün ki onlar andlarını bozuyorlar.

Ali Fikri Yavuz

Bunun üzerine kendilerinden azabı kaldırdığımız vakit, (yola geleceğiz, iman edeceğiz sözlerinden) hemen caydılar.

Bahaeddin Sağlam

Biz onlardan azabı kaldırdığımızda, hemen sözlerinden geri dönmeye başladılar.

Bayraktar Bayraklı

Fakat biz onları azaptan kurtarır kurtarmaz, bir de bakarsın ki sözlerinden dönüvermişler.