Zuhruf Suresi 75. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

75. Ayet

لَا يُفَتَّرُ عَنْهُمْ وَهُمْ ف۪يهِ مُبْلِسُونَۚ

Azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde ümitsizdirler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Azapları hafifletilmiyecek ve orada ümitsiz bir halde kalacaklar.

Besim Atalay (1965)

Eksiltilmez azapları onların, onlar orda umutsuzdur

Cemal Külünkoğlu

Onların azapları hafifletilmeyecek ve onlar orada derin bir ümitsizliğe kapılacaklardır.

Cemil Said (1924)

Onların ’azâbı tahvîf olunmayacak ve me’yûs olacaklardır.

Diyanet Vakfı

74, 75. Şüphesiz suçlular cehennem azabında devamlı kalacaklar, azapları hafifletilmeyecektir. Onlar azap içinde kurtuluştan ümit kesmişlerdir.

Edip Yüksel

Onlardan hafifletilmez ve onlar orada ümitsizdirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kendilerinden o azâb gevşetilmez ve onlar onun içinde her ümidi kesmişlerdir

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onların azâbı hafifletilmez ve onlar azab içersinde ümitsizdirler.

Emrah Demiryent

Onlardan (azap) hafifletilmez ve onlar, onun içinde (azaptan kurtulmaktan yana) ümitsizdirler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Onlardan (azap asla) hafifletilmeyecektir ve orada onlar (kurtuluş ve huzur) umutlarını hepten kaybetmiş (kimseler olacaklardır).

Erhan Aktaş

Onlardan azap hafifletilmez. Onlar, orada umutlarını kesmiş olanlardır.

Eski Anadolu Türkçesi

yiynildilmeye anlardan daħı anlar anuñ içinde nevmįd olıcılardur.

Hasan Basri Çantay

(Bu azâb) onlardan hafifletilmeyecek. Onlar bunun içinde ümidsiz susacaklardır.

Hayrat Neşriyat

Kendilerinden (azab hiç) hafifletilmeyecektir ve onlar orada (o azâb içinde)ümidsizliğe düşmüş kimselerdir.

İhsan Aktaş

Onlardan (orada kaldıkları sürece azap) hafifletilmeyecek ve orada ümitsizlik içinde seslerini dahi çıkartamayacaklar.

İlyas Yorulmaz

Azap onlardan hafifletilmeyecek ve orada ümitlerini yitirecekler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onların azabı gevşetilmiyecek, onlar bu azabın içinde umutlarını keseceklerdir.

İsmail Hakkı İzmirli

Azapları sükûnet bulmayacak [¹], onlar ümitsiz bir halde azapta kalacaklar.

İsmail Yakıt

Azapları hafifletilmeyecektir. Onlar orada ümitsizdirler [mublisûn].

Kadri Çelik

Onlardan (azap) hafifletilmeyecek ve orada onlar umutlarını kaybetmiş kimselerdir.

Abdullah Parlıyan

Bu azap, onlar için hiç hafifletilmeyecek ve orada çaresizlik, ümitsizlik içinde kaybolup gidecekler.

Kuran Yolu

74-75. Günaha batıp kalmış olanlar kuşkusuz cehennem azabında devamlı kalacaklar, azapları hafifletilmeyecek ve (kurtuluştan) ümit kesip susacaklar!

Mahmut Kısa

Azapları asla hafifletilmeyecek ve orada, ümitsiz bir hâlde öylece kalacaklar!

Mahmut Özdemir

Onlara hiç dindirilmez; orada ümitsiz kalmışlardır.

Mehmet Çakır

Acıları hiç dinmeyecek tam bir umutsuzluk içinde tükenecekler.

Mehmet Çoban

Cezaları hiç hafifletilmeyecektir. Artık onlar cehennemden kurtulmayacaklarının yıkıcı umutsuzluğunu tadarlar.

Mehmet Okuyan

Azapları hafifletilmeyecektir. [*] Onlar orada (kurtuluştan) ümit kesmişlerdir.

Mehmet Türk

Onların oradaki (azabı) hafifletilmeyeceği gibi onlar, orada ümitlerini yitirerek ne yapacaklarını şaşırıp kalacaklardır.

Muhammed Esed

bu [azap], onlar için hiç hafifletilmeyecek ve orada çaresizlik, ümitsizlik içinde kaybolup gidecekler.

Mustafa Çavdar

Üstelik onların azabı hiç hafifletilmeyecek ve onlar derin bir ümitsizlik girdabına düşmüş olacaklar. 40/47...50

Ahmet Tekin

Onların azapları hafifletilmeyecek, cezalandırılmalarına ara verilmeyecek. Onlar, azap içinde, kurtuluştan ümitlerini kesecekler.

Mustafa İslamoğlu

Onlardan (azap) hiç hafifletilmeyecek ve orada derin bir umutsuzluğa[⁴⁴¹⁶] kapılacaklar;

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlardan (bu azab) hafifletilmeyecektir ve onlar bunun içinde şiddetli bir ümitsizliğe düşmüş kimselerdir.

Orhan Kuntman

Azaplarına -bir an bile- ara verilmeyecek ve onlar umudlarını yitirmiş olarak cehennemde kalacaklardır.

Osman Fırat

Onların azapları hafifletilmeyecek ve onlar azap içinde de (çıkacaklarına dair) ümitsizdirler.

Şaban Piriş

Onların azabına hiç ara verilmez ve onlar orada ümitsiz kalmışlardır.

Satıraltı Meal (1534)

Anlar üstinden ‘aẕāb yeynilmez ve anlar anda raḥmetden ümīẕ keserler.

Suat Yıldırım

Azapları hiç gevşetilmeyecek, orada bütün ümitlerini yitirmiş olarak kalacaklardır.

Süleyman Ateş

(Azab) Kendilerinden hiç hafifletilmeyecektir. Onlar azab içinde umutsuzdurlar!

Süleyman Tevfik (1927)

Onlardan bir an bile 'azâb tahfîf olunmaz. Onlar artık necâtdan me'yûsdur.

Süleymaniye Vakfı

Azapları hafifletilmeyecek, orada umutlarını büsbütün yitireceklerdir.

Ahmet Varol

Onlardan (azap) hafifletilmez ve onlar onun içinde ümitsizdirler.

Ümit Şimşek

Azapları hafifletilmez; orada ümitsizdirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Azapları hafifletilmeyecektir; onun içinde ümitsiz kalacaklardır.

Ali Bulaç

Onlardan (azab) hafifletilmeyecek; orada umutlarını kaybetmiş kimselerdir.

Ali Fikri Yavuz

Kendilerinden o azab hafifletilmez. Onlar bunun içinden (kurtulmaktan) ümidi kesmişlerdir.

Bahaeddin Sağlam

Azap, onlardan asla gevşetilmeyecektir. Ve onlar orada ümitsiz olarak kalacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

Azapları hafiflemeyecek ve orada ümitsizlik içinde kalacaklardır.