Zuhruf Suresi 83. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

83. Ayet

فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَ

Bırak onları, tehdit edildikleri güne kavuşana kadar, (batıl inançlarına) dalsınlar ve (dünya hayatlarında) oynayadursunlar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Bırak onları, vaadedilen güne ulaşıncaya dek didinip oynasınlar.

Besim Atalay (1965)

Vadedilen gün gelene değin, bırakasın onları; oynasınlar, gülsünler

Cemal Külünkoğlu

Bırak onları! Kendilerine vaadedilen (azap) günlerine kavuşuncaya kadar dalsın, oynayıp oyalansınlar!

Cemil Said (1924)

Bırak saçma sapan söylesünler ve kendilerine mev’ûd olan günün vurûdına kadar müstefîd olsunlar.

Diyanet Vakfı

Sen bırak onları, kendilerine söz verilen günlerine kavuşuncaya kadar bâtıla dalsınlar, oynaya dursunlar.

Edip Yüksel

Bırak onları, kendilerine söz verilen günlerine kavuşuncaya kadar dalsınlar, oynasınlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şimdi bırak onları dalsınlar, oynıya dursunlar tâ va'dolundukları günlerine çatasıya kadar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Şimdi sen bırak onları, tehdit edildikleri günlerine kavuşuncaya kadar batıla dalsınlar oynasınlar.

Emrah Demiryent

(Resûlüm!) Sen (tebliğ vazifeni hakkıyla yerine getirdin, artık) onları (müşrikleri) bırak, kendilerine vadedilen (azap) günlerine kavuşuncaya kadar, (cüz’î irâdeleri ile tercih ettikleri bâtıla) dalsınlar ve (dünyanın geçici menfaatleriyle biraz daha) oyalanıp dursunlar.

Abdullah-Ahmet Akgül

Artık Sen onları bırak; onlara va’ad edilen (hesap ve azap) günlerine kadar (gaflet ve eğlenceye) dalsınlar ve oynayıp oyalansınlar (yakında göreceklerdir).

Erhan Aktaş

Artık onları kendi hallerine bırak! Uyarıldıkları güne kavuşuncaya değin boş şeylerle oyalanıp dursunlar.

Eski Anadolu Türkçesi

pes ķo anları girsünler ya'nį bāŧıla daħı oynasunlar ya'nį dünyede tā göreler günlerini ol kim va'de olınurlar.

Hasan Basri Çantay

(Şimdilik) sen bırak onları, (baatılın içine) dalsınlar, (dünyâlarında) oynaya dursunlar. Nihayet (azâb ile) tehdîd edilmekde oldukları günlerine kavuşdurulacaklardır.

Hayrat Neşriyat

O hâlde bırak onları, tehdîd edilegeldikleri günlerine kavuşuncaya kadar (bâtıla)dalsınlar, oynasınlar!

İhsan Aktaş

Artık onları (hidayet olmak istemeyen o müşrik liderlerini) bırak, (arzu ettikleri işlere) dalsınlar, (dünyalarında) oynaya dursunlar. Nihayet kendilerine söz verilen günlerine kavuşturulacaklardır. *

İlyas Yorulmaz

Bırak onları, kendilerine vaat edilen azap gelinceye kadar oyalanıp, oynasınlar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Artık onları kendi başlarına bırak da boş işlere dalsınlar. Korkutuldukları azap gününe kavuşturuluncaya kadar oyalanıp dursunlar.

İsmail Hakkı İzmirli

Artık onları bırak da vaadolundukları azap gününe kavuşuncaya kadar beyhude işlere girişsinler, oyuna dalsınlar.

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Bırak onları, kendilerine vaat edilen günlerine kavuşuncaya kadar (yalan yanlışa) dalsınlar, oyalanıp dursunlar.

Kadri Çelik

Artık sen onları bırak; onlar vaat edilen kendi günlerine kadar (batıl işlere) dalsınlar ve oynaya dursunlar.

Abdullah Parlıyan

Onları bırak da, vaat edilen hesap günü ile karşılaşıncaya kadar boş işler ve konuşmalara dalıp oynasınlar.

Kuran Yolu

Geleceği kendilerine söylenen günlerine ulaşıncaya kadar bırak onları dünyaya dalıp eğlensinler!

Mahmut Kısa

O hâlde, ey Müslüman! Bırak onları, kendilerine vaad edilen o büyük Güne, hesap gününe kavuşuncaya kadar, gömüldükleri inkâr ve cehâlet karanlıklarında bocalasınlar, dünyanın basit zevk ve eğlenceleriyle oynasın dursunlar. Sen Rabb’ine güven! Unutma ki;

Mahmut Özdemir

“Bırak onları; vaad edildikleri günleriyle karşılaşıncaya kadar dalsınlar, oynayadursunlar!”.

Mehmet Çakır

Bırak onları kendi çöplüklerine eşinsinler. Nasıl olsa korktukları başlarına gelecek.

Mehmet Çoban

Bırak onları, cezayla tehdit edildikleri güne kavuşana kadar yalanlarıyla oyalanadursunlar. Cezaya çarptırılmayacaklarını zannederek avunadursunlar.

Mehmet Okuyan

Sen (şimdilik) bırak da kendilerine vadedilen günlerine kavuşuncaya kadar (boş işlere) dalsınlar, oynasınlar.

Mehmet Türk

Sen onları bırak, kendilerine (azap) vâdedilen günlerine kavuşuncaya kadar, dalsınlar ve oynaya dursunlar (bakalım).¹

Muhammed Esed

Onları bırak da vaad edilen [Hesap] Günü ile karşılaşıncaya kadar beyhude konuşmalarla oyalansınlar ve [kelimelerle] oynayıp dursunlar: ⁶⁰

Mustafa Çavdar

Sen onları, kendi hallerine bırak kendilerine vaat edilen güne kadar dalıp gittikleri yalan yanlış sözlerle oyalansınlar. 6/32-70, 53/55...62

Ahmet Tekin

Onları kendi hallerine bırak. Tehdit edildikleri günle karşılaşıncaya kadar, bâtıla dalıp, bilgisizce ileri geri konuşarak oynasınlar.

Mustafa İslamoğlu

Artık onları bırak, geleceği vaad olunan günlerine kavuşuncaya kadar lafazanlıkla oyalansınlar ve (kelimelerle) oynamayı sürdürsünler.[⁴⁴²³]

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık onları bırak, (beyhûde işlere) dalsınlar ve oyalanadursunlar. O vaadolundukları günlerine mülâki olacaklarına değin.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) Onları -sapıklıkları içinde- terk et, kendilerine va’dolunan güne eriyinceye dek, oynaya dursunlar (layık oldukları cezaya elbette kavuşacaklardır.)

Osman Fırat

Bırak onları, tehdit edildikleri güne kavuşana kadar, gevezelik edip oynaya dursunlar.

Şaban Piriş

Bırak onları, kendilerine vaat edilen güne kavuşuncaya kadar dalsınlar ve oynaya dursunlar.

Satıraltı Meal (1534)

Pes ḳoy anları gülsün, oynasunlar.

Suat Yıldırım

Kendilerine bildirilen o hesap gününe kavuşuncaya kadar, onları kendi hallerine bırak, batıllarına dalsınlar, varsın oyalansınlar.

Süleyman Ateş

Bırak onları, kendilerine söylenen günlerine kavuşuncaya kadar dalsın, oynasınlar.

Süleyman Tevfik (1927)

Va'd olundukları mülâkât gününe mülâkî oluncaya kadar onları bırak, bâtıl işlerine dalsunlar ve dünyâ ile oynasunlar.

Süleymaniye Vakfı

Onları kendi hallerine bırak, boş işlere dalsınlar da tehdit edildikleri azap günüyle yüzleştirilinceye dek oyalanıp dursunlar.

Ahmet Varol

Artık sen onları bırak, vaadedildikleri günlerine kavuşuncaya kadar dalsın ve oynasınlar.

Ümit Şimşek

Bırak onları, dalsınlar, eğlensinler, vaad edilen günlerine kavuşuncaya kadar.

Yaşar Nuri Öztürk

Bırak onları, kendilerine vaat edilen günlerine kavuşuncaya değin dalıp gitsinler; oynayıp oyalansınlar!

Ali Bulaç

Artık onları bırak; onlara vadedilen günlerine kadar, dalsınlar ve oynaya dursunlar.

Ali Fikri Yavuz

Şimdi bırak onları (bâtıl inançlarına) dalsınlar, oynaya dursunlar; tâ vaad edildikleri (kıyamet) günlerine kavuşuncaya kadar...

Bahaeddin Sağlam

Bırak onları, kendilerine vaadedilen gün ile karşılaşıncaya kadar dalıp oynasınlar.

Bayraktar Bayraklı

Uyarıldıkları güne kavuşuncaya kadar bırak onları; eğlenceye dalsınlar, oynasınlar!