Zuhruf Suresi 86. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

86. Ayet

وَلَا يَمْلِكُ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ الشَّفَاعَةَ اِلَّا مَنْ شَهِدَ بِالْحَقِّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

O’nu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şâhitlik edenler şefaat edebilirler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve ondan başkalarına tapanlar, şefaate nail olmazlar, ancak gerçeğe tanık olanlar müstesna ve onlar, gerçeği bilirler de.

Besim Atalay (1965)

Ondan özge tapmış bulundukları, onlara hiç şefaat edemez, ancak hakla tanık olarak onu bilenler şefaat eder

Cemal Külünkoğlu

Allah'tan başka yalvardıklarının (onlara) şefaat/yardım etmeye güçleri yetmez. Ancak bilerek Hakkın şahitleri olan (melekler Allah'ın razı olduğu kuluna şefaat/yardım) eder.

Cemil Said (1924)

Allâh’a koşdığınız şerîkler kimseye şefa’at idemezler ancak hak içün şehâdet itmiş olan yapabilür. Bunı kâfirler anlayacaklardır.

Diyanet Vakfı

Allah'ı bırakıp da taptıkları putlar, şefâat edemezler. Ancak bilerek hakka şahitlik edenler bunun dışındadır.

Edip Yüksel

Onların O'nun dışında çağırdıkları şefaat edemezler. Ancak bilerek gerçeğe tanıklık edenler hariç

Elmalılı Hamdi Yazır

Ondan başka yalvarıp durdukları şeyler şefaat de edemezler ancak bilerek hakka şehadet eden kimseler müstesnâ

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onların Allah'ı bırakıp da tapdıkları putlar şefaat hakkına sahip değillerdir. Ancak bilerek hakka şahitlik edenler şefâat edebilir.

Emrah Demiryent

(Müşriklerin,) Allah’ı ilâh edinmekle birlikte, (ilâh olduklarını iddiâ ederek, tapıp) yalvardıkları şeyler şefaat yetkisine sahip değillerdir. Ancak bilerek hakka şâhitlik eden (peygamberler, melekler ve mü’min) ler, (sadece izin verdiğimiz mü’minlere) şefaat edebilirler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Bilerek (şuurlu hareketle) Hakka şahitlik (ve hayra rehberlik) edenler hariç; O’nun (Allah’ın) dışında yalvardıkları, kendilerine şefaatte bulunmaya malik olamayacaklardır. (Sadece bilinçle ve cesaretle insanları hayra çağıran ve Hakkı savunan mü’minlere ise şefaat izni çıkacaktır.)

Erhan Aktaş

Onların, O'nun yanı sıra dua ettikleri kimseler şefaate güç yetiremezler. Bunu ancak gerçeğe tanıklık edenler kavrar.¹

Eski Anadolu Türkçesi

daħı mālik olmaz anlar kim ŧaparlar andan ayruķ şafa'ata illā ol kim ŧanuķlıķ virdi ḥaķķa daħı anlar bilürlerken.

Hasan Basri Çantay

Allâhı bırakıb da tapar oldukları (putlar hiçbir kimseye) şefaat etmek (salâhiyyetine) mâlik değildir. Hakka, bizzat (kalbleriyle) bilerek şehâdet edenler müstesna.

Hayrat Neşriyat

O'nu bırakıp da (kendisine) yalvarageldikleri şeyler, şefâate sâhib değillerdir; ancak(yakinen) bilerek (ve îmân ederek) hakka şâhidlik edenler müstesnâ.(2)

İhsan Aktaş

Ve onun (Allah’ın) yanı sıra başkasına yalvaranlar (kendisi ile Allah arasına aracı olarak koydukları nesnelere ve kimselere yalvaranlar, Allah’ın dışında başkasına tapanlar) artık şefaati (Allah’ın yardımını) elde edemezler (onun yardımına nail olamazlar). Ancak bilerek Hakka (gerçeğe) tanıklık etmiş olanlar (dünyada iken gerçekten iman etmiş olup tevhid inancına sahip olmuş olanlar) müstesna. *

İlyas Yorulmaz

Allah’dan başkalarına dua edenler, yalnızca bilerek Hakkın doğruluğuna şahitlik etmişlerse, (hesap gününde) Allah’ın şefaatini elde ederler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Allah’ı bırakıp da başkasına tapanlar artık Onun kayırıcılığını elde edemezler. Yalnız doğruyu bilip de tanıklık edenler için böyle değildir.

İsmail Hakkı İzmirli

İsa ve Üzeyir ve Melâike gibi Allah/tan başkasına tapanlar, onların şefaatine nâil olamazlar. Ancak Hak/ka şehadet edip [⁴] lisanlarıyle şehadet ettiklerini kalpleriyle bilen mü/minler şefaatlerine nâil olurlar [⁵].

İsmail Yakıt

Bilerek Hakk’a şahitlik edenler hariç, Allah’tan başka çağırdıkları şeyler şefaat edemezler.²⁷

Kadri Çelik

O'nun dışında tapmakta oldukları şefaatte bulunmaya malik değillerdir; ancak bilerek hakka şahitlik edenler müstesnadır.

Abdullah Parlıyan

Allah'ı bırakıp ta, O'ndan başkasına tapanların taptıkları şeylerin hiç birisi, hiç kimseye şefaat etme gücüne sahip değillerdir. Ama hakka şehadet eden ve O'na inanan kimseler izin verildiği takdirde şefaat edebileceklerdir.

Kuran Yolu

Allah’ı bırakıp kendilerine dua ettikleri varlıklar asla şefaat edemezler; bilerek hakka tanıklık edenler başka.

Mahmut Kısa

İnkârcıların, O’nun yanı sıra yalvarıp durdukları o sahte ilâhlar, onların cezadan kurtulması için asla arabuluculuk yapamayacak, hiç kimseye şefaat edemeyeceklerdir! Ancak, bilinçli bir şekilde gerçeğe, doğruya şâhitlik edenler Allah’ın izniyle ve ancak O’nun izin verdiği kişilere şefaat edebilecektir. Aslında, Allah’ın sonsuz kudret sahibi olduğunu inkârcılar da pekâlâ bilirler:

Mahmut Özdemir

O’ndan başka dua ettikleri, bilerek Hakk’a şahidlik (tanıklık) etmiş kimseler dışında, Şefaat’e mâlik olmaz.

Mehmet Çakır

Kulların, Allah'ı dışlayarak el açtığı putların hiçbiri, şefaatçi olamaz. Sadece doğru söyleyerek tanıklık etmiş olan kullar şefaatçi olabilirler...

Mehmet Çoban

Ondan başka yalvardıkları şefaat yetkisine sahip değildir. Ancak bilerek gerçeğe şahitlik edenler bunun dışındadır.

Mehmet Okuyan

O’nun peşi sıra yalvardıkları varlıklar, şefaat (yetkisine) sahip olamazlar. Ancak bilerek gerçeğe şahitlik eden (melek)ler hariç! [*]

Mehmet Türk

Bilerek hakka şâhitlik edenlerin dışında (kâfirlerin) O (Allah)’ı bırakıp da yalvardıkları kimseler, asla şefâat edemezler.

Muhammed Esed

Bazılarının Allah’tan başka sığınıp yalvardıkları bu [varlık]lar, ⁶¹ [hayatlarında] hakikate şahitlik yapmış ve [Allah’ın tek ve benzersiz olduğunun] farkına varmış olanlar dışında [Hesap Günü] hiç kimseye şefaat etme gücüne ⁶² sahip değiller.

Mustafa Çavdar

Onların Allah ile aralarına koyup dua ile yalvarıp yakardıklarının hiç kimseye şefaat etme yetkileri yoktur. Ancak bu gerçeği Kuran’a şahit olanlar bilir. 21/28, 53/26

Ahmet Tekin

Onların, Allah'ı bırakıp kulları durumundakilerden ümit bağladıkları, yalvardıkları varlıklar, şefaat hakkına sahip değildir. Ancak bilerek, hakkı, Kur'ân'ı, İslâm'ı bayraklaştıranlar, örnek önderler, örnek mü'minler şefaat edebilir.

Mustafa İslamoğlu

O’ndan başka, yalvarıp yakardıkları varlıklar (yaşarken) hakikate şahitlik yapmış ve (Allah’ın eşsiz ve benzersiz) olduğunu bilenler dışında (Hesap Günü) hiç kimseye şefaat edecek güce sahip değiller.

Ömer Nasuhi Bilmen

O'ndan başka ibadet eder oldukları şeyler, şefaat etmeğe malik değildirler. Ancak o bilir oldukları halde Hakk'a şehâdet edenler müstesnâ.

Orhan Kuntman

O'ndan başka -ilah diye- yalvardıkları şeyler (melekler, kendilerine asla) şefaat edemezler. Onlar (melekler) ancak bilerek hakka şahitlik edenlere (müminlere, Rablerinin izniyle) şefaat edebilirler.

Osman Fırat

Ve o’ndan (Allah’tan)başka yalvardıkları şeyler şefâ’at edemezler. Ancak hakka şâhit olan ve O bilgiye sahip olanlar hariç.

Şaban Piriş

Bilerek hakka şahitlik edenler dışında, Allah'tan başka dua ettiklerinin, şefaat güçleri yoktur.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ellerinden gelmez ol kimselerüñ ki ṭaparsız andan özge şefā‘ateylemege, illā ol kimse ki ḥaḳḳ‐ıla ṭanuḳluḳ vire anlar bilürlerken.

Suat Yıldırım

Müşriklerin O'ndan başka yalvardıkları sahte tanrıların şefaat yetkileri yoktur. Ancak bilerek hak ve gerçeğe şahitlik edenler bunu yapabileceklerdir.

Süleyman Ateş

O'ndan başka (tanrı diye) yalvardıkları şeyler şefa'at (yetkisin)e sahip değillerdir. Ancak bilerek hakka şahidlik edenler (bildiklerini doğru anlatanlar) bunun dışındadır.

Süleyman Tevfik (1927)

Allâh'dan gayrı 'ibâdet iyledikleri şeyler şefâ'ate mâlik ve kâdir değildirler. Ancak Allâh'ın vahdâniyetini bilüb ona şehâdet idenlere şefâ'at idilebilir.

Süleymaniye Vakfı

Allah ile aralarına koyduklarını yardıma çağıranlar, şefaatten yararlanamazlar; oysa bilerek doğruya şahitlik edenler öyle değildir[*].

Ahmet Varol

O'ndan başka taptıkları şefaat yetkisine sahip değildirler. Ancak bilerek hakka şahitlik edenler müstesna.

Ümit Şimşek

Onların Allah'tan başka yakardıkları şeyler ise şefaat yetkisine sahip değillerdir—ancak bilerek hakka şahitlik edenler müstesna.

Yaşar Nuri Öztürk

O'nun berisinden yakardıkları, şefaate sahip olamaz! Hakka tanık olanlar müstesna. Onlar, ilimden nasiplenmekteler.

Ali Bulaç

O'nun dışında taptıkları şefaatte bulunmaya malik değildirler; ancak kendileri bilerek hakka şahidlik edenler başka.

Ali Fikri Yavuz

O'ndan başka ibadet edib durdukları şeyler (putlar), şefaat da edemezler; ancak Hak'ka şehadet eden (dili ve kalbi ile “Lâ ilâhe illAllah diyen”) kimseler müstesna... onlar (Allah'ın Rableri olduğunu gerçek olarak) bilirler.

Bahaeddin Sağlam

Allah’tan başka yalvardıkları zatlar, şefaat etmeye malik değiller. Hakka şahit olup da (Allah’ın mutlak hâkimiyetini) bilenler müstesna… (Hz. İsa ve melekler gibi.)

Bayraktar Bayraklı

Allah'tan başka yalvardıklarının, şefaat etmeye güçleri yoktur. Ancak bilerek gerçeğe tanıklık edenler hariç.