Zuhruf Suresi 89. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

89. Ayet

فَاصْفَحْ عَنْهُمْ وَقُلْ سَلَامٌۜ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Şimdilik sen onları hoş gör ve “size selâm olsun” de. Yakında bilecekler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık yüzçevir onlardan ve de ki: Esenlik size, yakında bilip anlarlar.

Besim Atalay (1965)

Bağışla sen onları, de ki: «Selâm ola!», Yakında bilecekler

Cemal Külünkoğlu

88-89. Allah, (Elçisinin:) “Ya Rabbi! Bunlar inanmayan bir kavimdir” sözüne (şöyle karşılık verir): “(Ey Resul!) Sen onlara aldırma (yaptıklarını görmezden, söylediklerini duymazdan gel) ve kendilerine selamet dileyerek yoluna devam et! Çünkü onlar zamanı geldiğinde (hakikati) anlayacaklardır.”

Cemil Said (1924)

Öyle ise Yâ Muhammed! Ânlardan uzak ol ve yalnız selâm vir. Hakîkati öğreneceklerdir.

Diyanet Vakfı

88, 89. (Resûlullah'ın:) Yâ Rabbi! Bunlar, iman etmeyen bir kavimdir, demesine karşı Allah: Şimdilik sen onlardan yüz çevir ve size selam olsun de. Yakında bilecekler! buyurdu.

Edip Yüksel

Onlara aldırma ve "Selam" (barış ve esenlik), de; yakında bilecekler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şimdi sen onlardan sarfı nazar et de selâm: de, artık ileride bileceklerdir

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ey Muhammed! Şimdilik sen onlara aldırma ve: "Size selâm olsun." de. Onlar yakında bilecekler!

Emrah Demiryent

(Resûlüm!) Şimdilik sen onlardan (müşriklerden) yüz çevir (sana sataşmalarına) ve (söylediklerine aldırma, onların seviyesine düşmeden, vakarını koruyarak, “Sizin zararınızdan biz) selâm (ette olalım, bizden uzak durun)” de. (Âkıbetlerinin nasıl olacağını) yakında bilecekler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Şimdilik (gaflet ve hıyanet ehlini) bırak, onlara aldırma ve "Selamet olsun" diyerek (oyala!) Artık onlar yakında (gerçeği görüp) bilecek ve anlayacaklardır!

Erhan Aktaş

Onları kendi hallerine bırak: “Selam olsun.” de. Yakında gerçeği görecekler.

Eski Anadolu Türkçesi

pes 'afv eyle anlardan daħı eyit “selām!” pes tįz bileler.

Hasan Basri Çantay

Şimdilik sen (Habîbim) onlardan yüz çevir, «Selâm» de. Artık yakında bileceklerdir.

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Şimdi onlardan yüz çevir ve “Selâm! (Allah selâmet versin!)” de! Artık ileride bileceklerdir.

İhsan Aktaş

(Resulüm!) Sen onları hoş gör! (İnkâr edenlere) "Size selam olsun!" de! (Onlara barışı, huzuru, esenliği dile!) Nasılsa onlar ilerde (gerçeği) bilecekler!

İlyas Yorulmaz

Onlara (Kur’an’ı anlatmaktan) vazgeç ve onlara “Selam” de, geç git. Sonra onlar gerçekleri öğrenecekler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlardan vazgeç artık. Onlara: "Esenlik size" de. Onlar yakında anlıyacaklardır.

İsmail Hakkı İzmirli

Artık onlardan vazgeç, onlara «— Aramızda müsalemet olsun» de, onlar hangi akıbete uğrayacaklarını yakında anlayacaklardır.

İsmail Yakıt

“O hâlde, şimdi sen onları hoş gör [fâsfah] ve onlara ‘Selâm!’ de geç. Zaten yakında bilecekler.”

Kadri Çelik

Şimdilik sen onlara aldırma ve “Selâm” (yumuşak söz) de. Onlar yakında bilecekler!

Abdullah Parlıyan

Ey Muhammed! Şimdi sen, onlardan yüz çevir, vazgeç ve size “Selam deyiver!” yakında bilecekler.

Kuran Yolu

Onları bırak ve “Sizinle kavgam yok” de. Yakında bilecekler!

Mahmut Kısa

Bunun için, ey Peygamber! Sen onlara aldırma, bu çağrıya kulak verecek tertemiz gönüllere ulaşıncaya dek, bıkıp usanmadan tebliğine devam et. Sana sataşmaya kalkışırlarsa, onlara “Selâm sizlere! Bizim câhillerle işimiz yoktur!” de. Merak etme; Allah’ın ayetlerini inkâr etmenin cezası neymiş, yakında görecekler!

Mahmut Özdemir

Şimdi onları boş ver; “selâm” de! Nasıl olsa bileceklerdir.

Mehmet Çakır

Sen geç onları, " benim işim barış " de. Nasıl olsa yakında öğrenecekler.

Mehmet Çoban

Öyleyse onları sen de bırak ve de ki: "Selam olsun!" Yakında bilecekler.

Mehmet Okuyan

(Şimdilik) onlardan yüz çevir ve (onlara) “Selam!” de! İleride (gerçeği) bilecekler!

Mehmet Türk

Sen onlara aldırış etme ve “selâm!” deyip geç.¹ Artık onlar, ileride (gerçekleri) anlayacaklar!

Muhammed Esed

Ama sen onlar(ın yaptıkların)a dayan ve de ki: “Selâm [olsun size]!” Çünkü onlar zamanı geldiğinde [hakikati] anlayacaklar.

Mustafa Çavdar

Sen onlara aldırış etme! Selam size! Deyip geç git. Nasıl olsa yakında gerçeği öğrenecekler. 11/39, 67/29

Ahmet Tekin

Gene de, sen onlara azarlamadan, kınamadan müsamaha göster ve: “Bizden uzak durun” de. Onlar yakında vaziyeti öğrenecekler.

Mustafa İslamoğlu

Fakat sen (verdikleri selamı) güzel bir karşılıkla al; yani “(Size de) selam olsun!”[⁴⁴²⁹] de. Nasıl olsa zamanı geldiğinde (gerçeği) öğrenecekler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şimdi onlardan iraz et ve «Selâm,» deyiver, artık ileride bileceklerdir.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) Sen şimdilik onlardan yüz çevir ve "Size selam olsun" de! (Onlar gerçeğin ne olduğunu) yakında bileceklerdir!

Osman Fırat

Şimdilik sen onlardan geç ve "selâm size" de. Yakında bilecekler.

Şaban Piriş

Öyleyse onları boş ver ve “selam” de, nasıl olsa öğrenecekler.

Satıraltı Meal (1534)

Pes giç anlaruñ ṣuçından ve eyit ki selām olsun. Anlar bileceklerdür ḥāllerini.

Suat Yıldırım

Şimdi sen onlardan yüz çevir ve: “Selâm size! ” de. Artık yakında mâruz kalacakları âkıbeti öğrenirler.

Süleyman Ateş

Şimdi sen onlardan geç ve : "Size esenlik (dilerim)" de. Yakında bileceklerdir.

Süleyman Tevfik (1927)

İmdi onlardan i'râz it. (Hallerine bırak) Ve onlara "Aramızda selâm ve selâmet vardır" söyle. Onlar küfür ve şirkin âkıbetini bileceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

Onlara göz yum da “selam” deyip geçiver; nasıl olsa yakında öğrenecekler.

Ahmet Varol

Şimdi sen onlardan geç ve: "Selâm" de! Yakında bilecekler.

Ümit Şimşek

Sen onlara aldırma ve “Size selâm olsun” de. Yakında onlar da görecekler.

Yaşar Nuri Öztürk

Artık sen onlara aldırma, "Selam!" deyiver. Yakında bilecekler.

Ali Bulaç

Şimdi sen, 'aldırış etmeksizin onlardan yüz çevir' ve: 'Selam' de. Artık onlar bileceklerdir.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), şimdilik onlardan yüz çevir, (kendilerini terk et) de “Selâm= anlaşma var” söyle. Artık yakında (başlarına gelecek felâketi) bileceklerdir.

Bahaeddin Sağlam

(Allah da:) “Öyle ise onlardan yüz çevir, selam de. Onlar ilerde bileceklerdir” (dedi.)

Bayraktar Bayraklı

“Onlara karşı dikkatli ol ve “selam” size de! İleride gerçeği anlayacaklardır.”[539]