Duhân Suresi 14. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

14. Ayet

ثُمَّ تَوَلَّوْا عَنْهُ وَقَالُوا مُعَلَّمٌ مَجْنُونٌۢ

Sonra ondan yüz çevirdiler ve “Bu bir öğretilmiş, bu bir deli!” dediler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra yüz çevirdiler ondan ve kendisine birşeyler öğretilmiş delinin biri dediler.

Besim Atalay (1965)

Sonra ondan yüz dönerek: «Öğretilmiş bir delidir!» dediler

Cemal Külünkoğlu

13-14. Artık onlar nasıl düşünüp öğüt alacaklar? Öğüt alma zamanı geçti. Oysa kendilerine gerçeği açıklayan peygamber de gelmişti. Fakat ondan yüz çevirmişler ve: “Bu (kendisine birtakım şeyler) öğretilmiş delinin biridir!” demişlerdi.

Cemil Said (1924)

Ve "Bu âdene öğretmişler, bu âdem mecnûndur" diyerek kendisinden yüz çevirdiler.

Diyanet Vakfı

Sonra ondan yüz çevirdiler ve: Bu, öğretilmiş bir deli! dediler.

Edip Yüksel

Sonra ondan yüz çevirdiler ve, "Öğrenim görmüş bir deli!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra ondan döndüler, öğretilmiş dediler, bir mecnun dediler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Sonra onlar, o peygamberden yüz çevirdiler ve: "Bu öğretilmiş bir delidir." dediler.

Emrah Demiryent

13-14. (Azabımızı görünce, “Biz îmân ettik” derler ama) onlar için (düşünüp) öğüt almak nerede! Oysa kendilerine (tarafımızdan) hakkı açıklayan bir peygamber gelmişti (de hakkı inkâr ederek öğüt almamışlardı). Sonra (peygamberden) yüz çevirmişler ve (bu peygamberlik iddiâsında bulunan) kendisine bir şeyler öğretilmiş mecnunun biridir demişlerdi.

Abdullah-Ahmet Akgül

Sonra Ondan yüz çevirmişler ve "(Bu adam, mevcut düzenimizi bozmak ve huzurumuzu kaçırmak üzere birilerince eğitilip) öğretilmiştir, cinnlenmiş bir delidir" deyip (hakarete kalkışmışlardı).

Erhan Aktaş

“Öğretilmiş bir deli.” dediler. Ve ondan yüz çevirdiler.

Eski Anadolu Türkçesi

andan yüz döndürdiler andan daħı eyittiler “ögredinilmişdür delüdür.”

Hasan Basri Çantay

Yine ondan yüz çevirdiler. (Ona kimi) «bir öğretilmiş», (kimi) «bir mecnun» dediler.

Hayrat Neşriyat

Sonra ondan yüz çevirdiler ve: “(Bu) öğretilmiş bir mecnun!” demişlerdi.

İhsan Aktaş

(Ama daha önce kendilerine o elçi geldikten) sonra yüz çevirip uzaklaşmışlar ve "o (başkalarınca) öğretilmiş bir delidir!" demişlerdi. *

İlyas Yorulmaz

Sonra, o elçiden yüz çevirdiler ve ona “Kendisine bir şeyler öğretilmiş delinin birisi” dediler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

yine ondan yüz çevirdiler de: "Ona öğretmişler, delinin biri o!" dediler.

İsmail Hakkı İzmirli

Ondan yüz çevirip «— O, öğretilmiş bir divanedir» dedilerdi.

İsmail Yakıt

Sonra ondan yüz çevirdiler ve “Bu, öğretilmiş⁴ bir delidir” dediler.

Kadri Çelik

Sonra ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: “(Bu,) Öğretilmiş bir delidir!”

Abdullah Parlıyan

Ama yüz çevirip uzaklaşmışlar ve “O başkalarınca öğretilmiş biridir, bir delidir!” demişlerdi.

Kuran Yolu

13-14. Kendilerine apaçık bir elçi geldiği, sonra ondan yüz çevirerek, “Bu, kendisine bazı şeyler öğretilmiş bir deli!” dedikleri halde onlar mı bundan ibret alıp akıllarını başlarına toplayacaklar!

Mahmut Kısa

Sonra da onun hakkında, “Bu adam, Yahudi ve Hıristiyan bilginler tarafından eğitilen ve kendisini Peygamber zanneden bir akıl hastasıdır!” diyerek onun getirdiği mesajdan yüz çevirmişlerdi.

Mahmut Özdemir

Sonra ondan yüz çevirdiler. “Mecnûn bir öğretilmiş” dediler.

Mehmet Çakır

terslediler, kâh: " öğretilmiş ", kâh: " cinli " dediler.

Mehmet Çoban

Elçimizden yüz çevirdiler. Elçimiz için: "Buna bir şeyler öğretilmiş. Üstelik abuk sabuk saçma sapan şeyler söylüyor. Herhalde delirmiş." dediler.

Mehmet Okuyan

Sonra ondan yüz çevirmiş ve “Bu, cinlenmiş, [*] (başkaları tarafından) öğretilmiş [*] biridir!” demişlerdi.

Mehmet Türk

Sonra, ondan yüz çevirdiler ve: “Bu, (ya) öğretilmiş (ya da) delidir.”¹ dediler.

Muhammed Esed

ama yüz çevirip uzaklaşmışlar ve “O [başkalarınca] öğretilmiş biridir, ⁸ bir delidir!” demişlerdi.

Mustafa Çavdar

Sonra ondan yüz çevirmişler ve: – Öğretilmiş deli! Demişlerdi. 7/184-185, 23/68.70

Ahmet Tekin

Sonra onlar, peygamberden uzaklaştılar, halkı yönlendirmek için Peygambere: “Bu, cinlere mahkûm olmuş, öğretilmiş delidir” dediler.

Mustafa İslamoğlu

ondan yüz çevirmiş ve demişlerdi ki: “O (başkalarınca) öğretilmiş[⁴⁴³⁹] delinin teki.”

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra ondan yüz çevirdiler ve «Öğretilmiş bir mecnûndur,» dediler.

Orhan Kuntman

Gene de ondan (hak davetinden) yüz çevirdiler ve, "O belletilmiş bir divane" dediler.

Osman Fırat

Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Bu bir öğretilmiş cincidir" dediler. ?

Şaban Piriş

Sonra ondan yüz çevirmişler ve:-Öğretilmiş bir mecnun/deli demişlerdi.

Satıraltı Meal (1534)

Andan i‘rāż itdiler ve eyitdiler: Bu ögredilmiş delüdür, didiler.

Suat Yıldırım

13, 14. Onlar nerede, iman nerede! Onlar ibret alan, hisse kapan insanlar değil. Böyle olmadıkları için, gerçekleri apaçık anlatan Peygamber geldiği halde ona sırtlarını döndüler de: “Bu, başkaları tarafından bir şeyler belletilmiş delinin teki! ” dediler.

Süleyman Ateş

Ondan yüz çevirdiler: "Bu, öğretilmiştir, cinlenmiştir" dediler.

Süleyman Tevfik (1927)

Sonra rasûlden i'râz idüb: "Bu Kur'ân'ı diğerinden öğrenir mecnûndur" didiler.

Süleymaniye Vakfı

Sonra ondan yüz çevirdiler de “Onu birisi yetiştirmiş; cinlerin etkisine girmiş!” dediler.

Ahmet Varol

Sonra ondan yüz çevirdiler ve: "(Bu) öğretilmiş bir delidir" dediler.

Ümit Şimşek

Fakat onlar peygamberden yüz çevirmiş, “Bu, kendisine belletilmiş delinin biri” demişlerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Ama ondan yüz çevirdiler ve şöyle dediler: "Eğitilmiş bir mecnun!"

Ali Bulaç

Sonra, ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: '(Bu,) Öğretilmiştir, bir delidir.'

Ali Fikri Yavuz

Sonra ondan yüz çevirdiler ve şöyle dediler: “- (Bu peygamberlik iddia eden) öğretilmiştir, mecnundur.”

Bahaeddin Sağlam

Sonra ondan yüz çevirdiler ve “eğitilmiş bir delidir” dediler.

Bayraktar Bayraklı

Sonra ondan yüz çevirdiler ve “Bu, öğretilmiş bir delidir!” dediler.