16. Ayet
يَوْمَ نَبْطِشُ الْبَطْشَةَ الْكُبْرٰىۚ اِنَّا مُنْتَقِمُونَ
Onları o en şiddetli yakalayışla yakalayacağımız günü hatırla. Şüphesiz biz öcümüzü alırız.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
يَوْمَ نَبْطِشُ الْبَطْشَةَ الْكُبْرٰىۚ اِنَّا مُنْتَقِمُونَ
Onları o en şiddetli yakalayışla yakalayacağımız günü hatırla. Şüphesiz biz öcümüzü alırız.
O gün pek şiddetli bir surette tutar, cezalandırırız, şüphe yok ki öc alırız biz.
En büyük öfkeyle, o gün öfkeleniriz, öcümüzü alırız !
(Bütün suçluları) şiddetli bir hamle ile (cezalandırmak için) yakalayacağımız gün, (onlardan da yaptıklarının cezası olarak) intikam alacağız!
Şiddetli hareket itdiğimiz günde bunun intikâmını alacağız.
Fakat biz büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, kesinlikle intikamımızı alırız.
Asıl o büyük yakalama ile yakaladığımızda öc alırız.
Amma o büyük satvetle sıkıvereceğimiz gün her halde biz intikam alacağız
Biz o büyük şiddetle çarptığımız gün mutlaka intikamımızı alırız.
O gün, onları büyük bir şiddetle (azabımız ile) yakalarız ve şüphesiz biz onlara (ısrarla hakkı inkâr etmelerinden dolayı) müstahak oldukları cezayı veririz.
(Daha sonra, kıyamet vukuunda) Büyük bir şiddetle vurup yakalayacağımız gün, elbette Biz (herkesten) intikamımızı alacağız.
En büyük yakalayışla yakalayacağımız gün, kuşkusuz Biz, mutlaka hesap görenleriz.
ol gün kim ķatı dutavuz ķatı dutmaķ ulu ya'nį bedr güni ulu bayıķ tįz öc alıcılaruz.
Çok büyük bir şiddet ve satvetle (kendilerini) çarpacağımız gün muhakkak ki biz (onlardan) intikaam alıcılarız.
(Fakat) o pek büyük şiddetli tutuşla (kendilerini) yakalayacağımız gün, muhakkak biz, (onlardan) intikam alıcılarız.
O günde ki (hakkı reddeden zalim, azgın ve suçluları) en büyük yakalayışla yakalarız. (Ve) şüphe yok ki biz onları (o gün hak ettikleriyle) cezalandıracağız *
O kıyamet gününde, büyük bir yakalayışla yakalayacağız ve biz intikam alıcılarız.
O gün Biz onları sıkıştırdıkça sıkıştıracağız. Çünkü Biz onlardan öç alacağız.
O gün [⁹] biz onları sımsıkı kavrayıp tutacağız, biz onlardan öç alacağız.
Büyük bir vuruşla vurduğumuz gün⁵ Biz mutlaka intikamımızı alırız.
Büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, elbette biz intikam alacılarız.
bütün inkârcıları şiddetli bir hamle ile kuşatacağımız gün, sizden de intikamımızı mutlaka alacağız.
Amansız bir şekilde yakaladığımız gün yaptıklarının cezasını hakkıyla vereceğiz.
Ama; kıyâmet veya ölüm vakti gelip de, zâlimleri korkunç bir darbeyle kıskıvrak yakaladığımız Gün, işte sizi asıl o zaman cezalandıracağız! Buraya kadar anlatılanları daha iyi anlamak isterseniz, insanlık tarihinde yaşanan şu ibret verici kıssaya kulak verin:
Büyük Tutuş’la yakalayacağımız gün biz, intikam alanlar’ız.
Bir gün öldürücü yumruğu indirip canlarına okuyacağız gün / BEDİR de gelecek...
Azaptan kurtulup rahata erdiklerinde yardımımızı inkâr ederler. İşte o zaman inkâr edenleri şiddetli bir şekilde yakalarız. O günü hatırla! Biz söz verip de sözünde durmayanlardan elbette öcümüzü alırız.
(Fakat) biz büyük bir darbe vuracağımız gün şüphesiz ki intikam alıcıyız. [*]
Elbette Biz asıl intikamı, en büyük yakalama günü olan (kıyamet gününde) alacağız.
[bütün günahkarları] şiddetli bir hamle ile kuşatacağımız Gün, [sizden de] intikamımızı mutlaka alacağız!
İyi bilesin ki biz o büyük darbeyi vurduğumuz gün onları hak ettikleri şekilde cezalandıracağız. 39/53...60, 50/20
Biz, büyük bir güçle, şiddetle sıkarak yakalayacağımız gün, kesinlikle lâyık olduğunuz cezayı veririz.
Kapana kıstırıp sizi enselediğimiz büyük gün gelip çatınca da,[⁴⁴⁴¹] her halükârda yaptıklarınızın acısını size tattıracağız.
Pek şiddetli, satvetli bir tutuşla tutacağımız gün şüphe yok ki, Biz intikam alıcılarız.
(Dönekler bilsinler ki kendilerini) Büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün (azap günü) kuşkusuz intikamımızı alırız.
O gün onları büyük bir yakalayışla yakalayacağız kesinlikle biz intikan alanlarız
Büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, elbette intikam alacağız.
Ol gün ki ḳaḳıruz, ḫışm iderüz, ḳatı ḫışm eylemegi. Taḥḳīḳ intiḳām idiciyüz.
Ama o müthiş satvetle kendilerini yakalayacağımız gün, onlardan tam intikam alırız. [89, 21-24; 34, 51-54]
O gün büyük vuruşla vururuz; zira biz öc alıcıyız!
Bir gün onları kemâl-i kudret ve şiddetle ahz idüb onlardan intikâm alırız.
Bütün bunlar, onlara o büyük darbeyi indireceğimiz gün[*] olacaktır. Biz onlara hak ettikleri cezayı vereceğiz.
Ancak şiddetli bir yakalama ile yakaladığımız gün elbette biz intikam alırız.
O büyük çarpışla onları yakaladığımız gün intikam almış oluruz.
Gün gelir, en büyük vuruşla vururuz biz. Şu bir gerçek ki, intikam da alırız biz!
Büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, elbette biz intikam alacağız.
(Kıyamette veya Bedir'de onları) büyük bir şiddetle kavrıyacağımız gün, şüphesiz biz intikam alırız.
(Onlara) büyük bir tokat vuracağımız günü(*) düşün! İşte o zaman, gerçekten intikam alırız.
Fakat biz büyük bir şiddetle vurup yakaladığımız gün, elbette kendilerinden intikam alacağız.