Duhân Suresi 24. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

24. Ayet

وَاتْرُكِ الْبَحْرَ رَهْوًاۜ اِنَّهُمْ جُنْدٌ مُغْرَقُونَ

“Denizi açık hâlde bırak.”[487] Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Deniz açılmışken öylece bırak, şüphe yok, onlar bir ordudur ki boğulacak.

Besim Atalay (1965)

«Denizi sâkin bırak, evet onlar boğulacak bir sürüdür!»

Cemal Külünkoğlu

“Denizi yarıp (ashabını geçirdikten sonra) onu olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar boğulmayı hak etmiş bir ordudur.”

Cemil Said (1924)

23-27. Allâh âna: " ’İbâdımı gice vakti sevk it ânlar ta’kîb ideceklerdir. Deniz dalgalarını açık bırak düşman ordusı orada gark olacakdır. Ne kadar bağçe ve çeşmeleri, ekilmiş tarlaları ve müzeyyen ikâmetgâhları ve ekliyle ülfet itdikleri meyveleri var ise terk itdiler" buyurdı.

Diyanet Vakfı

Denizi açık halde bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.

Edip Yüksel

"Denizi yarılmış olarak terket. Onlar boğulmaya mahkum bir ordudur."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve denizi açık bırak, çünkü onlar ordu halinde gelip gark olunacaklar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Karşıya geçince denizi olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar suda boğulacak bir ordudur."

Emrah Demiryent

(Sen ve sana tâbi olanlar karşı kıyıya geçtikten sonra,) denizi (o hâli ile) açık hâlde bırak. Çünkü onlar (denizde) boğulacak bir ordudur.”

Abdullah-Ahmet Akgül

(Siz geçtikten sonra) "Denizi (ikiye yarılıp arasında yol açılmış vaziyette) durgun ve açık bırakıp terk et, çünkü (Firavun ve ekibi) suda boğulacak bir ordudur" (ve artık felaket günleri gelmiştir).

Erhan Aktaş

Denizi olduğu hal üzere bırak.¹ Onlar, boğulacak olan bir ordudur.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķoġıl deñizi dölenmiş bayıķ anlar südür ġarķ olınanışlar.”

Hasan Basri Çantay

«Denizi (sen ve ashaabın selâmetle geçdikden sonra) durgun ve açık bırak. Çünkü onlar boğul (mıya mahkûm ol) muş bir ordudur».

Hayrat Neşriyat

“Ve (karşıya geçince asânla vurarak kapanmasını isteme,) denizi açık bırak! Çünki onlar suda boğul(malarına hükmedil)miş bir ordudur.”

İhsan Aktaş

Ve sen de (beraberindekilerle) bahrı (o büyük su kütlesini) rahatça terk edip geç! Muhakkak ki onlar boğulacak bir ordudur. *

İlyas Yorulmaz

Siz denizi kolaylıkla geçin. Sizi takip eden ordu kesinlikle denizde boğulacaktır.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Denizi ikiye bölünmüş olarak bırak. Çünkü onların ordusu boğulacaktır."

İsmail Hakkı İzmirli

Denizi durgun [²] bırak, çünkü onlar boğulacak adamlardır.» dedik.

İsmail Yakıt

“Denizi sakin olarak terk et.⁹ Muhakkak ki onlar suda boğulacak bir ordudur.”¹⁰ çıkarmış olduğu ve etrafı saran radyasyon yüklü nükleer kara bulutları gösterirler.

Kadri Çelik

“Denizi açık bırak. Doğrusu onlar, suda boğulacak bir ordudur.”

Abdullah Parlıyan

Denizi sen ve toplumun geçtikten sonra, açılmış durumda öylece bırak, çünkü onlar boğulacak bir ordudur.

Kuran Yolu

23-24. Rabbi şöyle buyurdu: “Kullarımı gece harekete geçir; kuşkusuz peşinize düşülecektir. Denizde açılan yolu olduğu gibi bırak, onlar boğulmaya mahkûm bir ordudur.”

Mahmut Kısa

“Kızıldeniz’e varınca, asânla vurup denizi ikiye ayır; inananlar karşıya geçtikten sonra da, Firavun ve askerlerinin arkanızdan gelmesi için deniziöylece ikiye ayrılmış bir hâlde bırak; çünkü bu ordu, kesinlikledenizde boğulacaktır!”

Mahmut Özdemir

“Deniz’i açık olarak terk et! Onlar, suda boğulacak bir ordudur”.

Mehmet Çakır

Denizi de aralık bırak çünkü bütün askerler boğulacak. " nitekim boğuldular da:

Mehmet Çoban

"Denizde kuru bir yer aç! Sana inananlar emin bir şekilde geçsin! Ardınızdan Firavun’un ordusuyla geçerken denizi üzerlerine salıver. Çünkü Firavun seni takip ederek ordusuyla birlikte suda boğulmayı hak etti!"

Mehmet Okuyan

Denizi rahatça terk edip geç! Şüphesiz ki onlar boğulacak bir ordudur.” [*]

Mehmet Türk

23,24. (Allah:) “Kullarımı hemen geceleyin yola çıkart. Çünkü siz takip edileceksiniz. Sonra denizi geçerken acele etme.¹ Çünkü onlar, zâten suda boğulacak bir ordudur.” buyurdu.

Muhammed Esed

ve denizi [seninle Firavun’un adamları arasında] öyle, olduğu gibi bırak: ¹² zaten onlar boğulmaya mahkum bir topluluktur!” dedi.

Mustafa Çavdar

Sen denizi rahat bir şekilde geç ve yolu öylece bırak. Şu kesin ki o ordu mutlaka boğulacak. 10/88...92

Ahmet Tekin

”Karşıya geçince, denizi olduğu gibi açık bırak. Onlar, denizde boğulacak askerî erkân ve ordudur.”

Mustafa İslamoğlu

Ziyanı yok, sen denizi rahat bir biçimde terk et! Onlar hakkındaki karar kesin: o ordu mutlaka boğulacak!”[⁴⁴⁴⁷]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve denizi hâli üzere bırak. Çünkü onlar boğulmuşlar olan bir ordudur.

Orhan Kuntman

(Asan ile yarılan) Denizi (sizler selametle geçtikten sonra) olduğu gibi -açık ve kuru- bırak ki, kuşkusuz onlar, suda boğulacak bir ordudur" buyurdu. (Böylece İsrailoğulları kurtuldu. Firavun ile kavmi ise suya gark oldu.)

Osman Fırat

"Denizi sukunetle terk et (korkuya kapılma). Onlar kesinlikle boğulacak bir ordudur.

Şaban Piriş

Denizi durgun olarak terket, şüphesiz onlar, suda boğulacak bir ordudur.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ḳoy deñizi yolları açuḳ. Anlar bir çeridür ki ġarḳ olacaḳlardur.

Suat Yıldırım

23, 24. Yüce Allah buyurdu: “Mümin kullarımla geceleyin çıkıp git. Muhakkak ki sizi takip edeceklerdir. Denizi yarıp maiyetini geçirdikten sonra, onu olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.

Süleyman Ateş

Denizi (yarıp toplumunu geçirdikten sonra olduğu gibi) açık bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.

Süleyman Tevfik (1927)

"Denizi geçdikden sonra onı açık bırak. Fir'avn ve cemâ'ati (ona girüb) gark olacaklardır." buyurduk.

Süleymaniye Vakfı

“Denizi de olduğu gibi bırak. Çünkü onlar, boğulacak bir ordudur.”

Ahmet Varol

Denizi sakin bir halde bırak. Şüphesiz onlar boğulacak bir ordudur."

Ümit Şimşek

“Denizi sakin halde bırak. Onlar boğulmaya mahkûm bir ordudur.”

Yaşar Nuri Öztürk

"Denizi açık bırak, çünkü onlar, boğulmaya mahkûm edilmiş bir ordudur."

Ali Bulaç

'Denizi durgun ve açık bırak. Çünkü suda boğulacak bir ordudur.'

Ali Fikri Yavuz

Denizi de (karşı yakaya geçtikten sonra, sana açılan yolu da kapamayıp) açık bırak; çünkü onlar (açık görecekleri bu yola girip) bir ordu halinde boğulmuş olacaklardır.”

Bahaeddin Sağlam

“Ve denizi açık bırakarak git! Onlar gerçekten boğulacaklar.”

Bayraktar Bayraklı

“Denizi sükûnetle geç/terk et; çünkü onlar boğulacak bir ordudur.”