3. Ayet
اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةٍ مُبَارَكَةٍ اِنَّا كُنَّا مُنْذِر۪ينَ
2,3. Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede[485] indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةٍ مُبَارَكَةٍ اِنَّا كُنَّا مُنْذِر۪ينَ
2,3. Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede[485] indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.
Şüphe yok ki biz onu, kutlu bir gecede indirdik, şüphe yok ki biz, insanları korkuturuz.
Bir kutlu gecede indirdik onu, onunla kocundururuz
2-3. (Hükümleri) apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede indir(meye başla)dık. Başından beri (insanları) vahiyle uyaran zaten Biziz.
Biz kâfirlere ihtârâtda bulunmak içün sana Kur’ân’ı bir leyle-i mübârekede inzâl itdik.
2, 3. Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede indirdik. Kuşkusuz biz uyarıcıyızdır.
Biz uyarmak için onu kutlu bir gecede indirdik.
Elhak biz onu bir mübârek gecede indirdik, çünkü biz nezîr gönderiyorduk
2,3. O apaçık Kitab'a andolsun ki biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız.
2-3. Apaçık olan Kitâb’a (Kur’ân’a) kasem olsun ki, (Habibim!) Biz onu mübarek bir gecede nâzil ettik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.
Hakikaten Biz Onu (Kur’an’ı) mübarek bir gecede indirdik. (Bu mübarek gece BERAAT veya KADİR geceleridir; hatta Kur’an’ı anlama ve ahkâmını uygulama gayreti taşıyanların ibadet ve hizmetle geçen tüm nurlu ve huzurlu geceleri o kıymettedir.) Gerçekten Biz (Kitap ve Peygamber vasıtasıyla kullarımızı) uyarıp (inzar ve ikaz edenleriz).
Onu kutlu bir gecede indirdik. Kuşkusuz Biz, uyaranlarız.
1-3. daħı bellü eyleyici kitāb ḥaķķı-içün bayıķ biz indürdük anı mübārek gice içinde bayıķ biz olduķ ķorķıdıcılar.
Hakıykat, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Gerçek, biz (onunla kâfirlerin uğrayacakları azâbı) haber vericileriz.
2,3. Apaçık beyân eden o Kitâb'a (Kur'ân'a) yemîn olsun ki, gerçekten biz onu mübârek bir gecede indirdik;(2) şübhesiz ki biz, (mahlûkatı onda va'd edilen azâbımızla)korkutucularız.
Gerçekten, biz onu (insanlığın hidayet rehberi olan Kur’an’ın ilk bölümünü) mübarek bir gecede (Kadir gecesinde) indirdik; kuşkusuz biz, (o Kur’an’ın hükümleri ile bütün insanları) uyarmaktayız. *
Elbetteki biz uyarıcılar olduğumuz için, o kitabı mübarek bir gecede indirdik.
Biz onu kutlu bir gecede bildirdik. Gerçekten Biz onunla insanları uyarmış olduk.
Biz onu mübarek bir gecede [³] indirdik ki onunla kâfirleri azapla korkuturuz.
Biz onu mübarek bir gecede indirdik¹. Muhakkak ki Biz uyarıcıyız.
Gerçekten biz onu mübarek bir gecede (Kadir gecesinde) indirdik, gerçekten biz uyarıp korkutanlarız.
Biz O Kur'ân'ı mübarek bir gecede indirdik, zaten biz insanlığı her zaman uyarmaktayız.
Biz onu mübarek bir gecede indirdik; biz daima uyarmaktayız.
Biz onu Kur’an’ın inişiyle bereketlenen mubarek bir gecede indirdik. Kur’an’ın ilk ayetlerini, insanlığın kaderinin dönüm noktası olan bir gecede, mübarek Kadir gecesinde gönderdik. Çünkü Biz, zâlimleri bekleyen korkunç âkıbete karşı, insanlığı dâimâ uyarırız. Bu öyle muhteşem bir gecedir ki;
Biz, onu mübarek bir gecede indirdik. Biz, uyarmaktaydık.
Biz bu Kuran’ı, iyiliklerin harman olduğu bir gecede indirdik. Amacımız, uyarmak.
Şüphesiz biz kitabı insanları uyarmak için mübarek bir gecede gönderdik.
Biz onu (Kur’an’ı) bereketli bir gecede indir(meye başla)dık. Şüphesiz ki biz uyarıcıyız.
Biz, o (Kur’an’ı) kendisiyle insanları uyarmak için gerçekten mübârek bir gecede¹ indirdik.
Biz onu kutlu bir gecede ³ indirdik: zaten Biz, [insanı] her zaman uyarmaktayız. ⁴
Biz onu, mübarek bir gecede indirdik. Çünkü ta baştan beri uyaran biz idik. 97/Kadir suresi, 18/1.3
Biz onu, Kur'ân'ı kutsal, hayırlı, bereketli bir gecede indirdik. Biz, Kur'ân ile insanları, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatarak uyarıyoruz.
Evet, onu mübarek bir gecede Biz indir(meye başla)dık;[⁴⁴³²] zaten, baştan beri (vahiyle) uyaran da Bizdik.[⁴⁴³³]
Muhakkak Biz onu bir mübarek gecede indirdik, şüphe yok ki, biz uyarıcıyız.
Biz onu (Kur’an’ı) mübarek bir gecede indirdik. Gerçek şu ki biz onunla (kâfirleri uğrayacakları azap ile) uyarıyoruz.
Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Muhakkak ki biz, uyarıcıyız.
Biz onu, mübarek bir gecede indirdik. Biz, uyaranlarız.
Biz indürdük Ḳur’ānı ḳutlu gicede. Biz ögüt viriciler‐biz ḫalḳa.
Biz onu kutlu bir gecede indirdik. Çünkü Biz haktan yüz çevirenleri uyarırız. [97, 1; 2, 185]
Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz, uyarıcıyız.
Biz Kur'ân'ı bir mübârek giceede inzâl itdik ve onunla biz inzâr idiciyiz.
Biz bunu bereketli bir gecede (kadir gecesinde) indirmişizdir. Onunla uyarılarda bulunmaktayız.
Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Gerçekten biz uyarıcılarız.
Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Biz daima insanları uyarmışızdır.
Biz onu kutlu/bereketli bir gecede indirdik. Hiç kuşkusuz, biz uyarıcılarız.
Gerçekten Biz onu mübarek bir gecede indirdik, gerçekten biz uyaranlarız.
Gerçekten biz, onu, mübarek bir gecede (Kadir gecesinde) indirdik. Çünkü biz, (Kur'an'ın hükümleri ile) korkutanız.
Ki Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Biz gerçekten uyarıcıyız.
Biz onu, mübarek bir gecede indirmeye başladık. Şüphesiz biz, uyarıcıyız.[541]