Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve onlara apaçık ayetlerimiz okununca kesin delilleri, ancak doğru söylüyorsanız getirin atalarımızı bize demelerinden ibarettir.
Besim Atalay (1965)
Bizim açık olan âyetlerimiz onlara okununca: «Gerçekseniz, atalarımızı getiresiniz» demekten başka bir tutakları yoktur
Cemal Külünkoğlu
Onlara ayetlerimiz açıkça okunduğu zaman onların delilleri/iddiaları ancak: “Doğru söyleyenler iseniz (ölmüş) atalarımızı geri getirin” demek olur.
Cemil Said (1924)
Bizim açık âyâtımız kendilerine okundığı vakit ne diyorlar? "Eğer doğrı söylüyor iseniz bizim ecdâdımızı tekrâr ihyâ idiniz" diyorlar.
Diyanet Vakfı
Onlara açıkça âyetlerimiz okunduğu zaman: Doğru sözlü iseniz atalarımızı getirin, demelerinden başka delilleri yoktur.
Edip Yüksel
Onlara açık açık ayetlerimiz okunduğunda, "Doğru sözlü iseniz atalarımızı geri getirin," demekten başka delilleri yoktur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Karşılarında açık açık beyyineler halinde âyetlerimiz okunurken şöyle demekten başka bir tutunacakları yoktur: haydi babalarımızı getirin doğru iseniz!
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Kendilerine âyetlerimiz açıkça okunduğu zaman; "Eğer sözünüzde doğru iseniz atalarımızı diriltip getirin." demekten başka söylenecek hiçbir delil yoktur.
Emrah Demiryent
Onlara (ölümden sonra yeniden diriltilme ile ilgili) apaçık âyetlerimiz okunduğu zaman, onların (sözde savunma) delilleri, “Eğer doğru sözlüler iseniz, (haydi,) babalarımızı (diriltip) getirin!” demelerinden ibarettir.
Abdullah-Ahmet Akgül
Onlara açık belgeler olarak ayetlerimiz okunduğu zaman, onların (sözde) delilleri (ve mazeretleri): "Eğer doğru sözlüler iseniz, atalarımızı (diriltip) getirin" demekten başkası olmamıştır. (Böyle akılsız kimselerdir.)
Erhan Aktaş
Onlara, ayetlerimiz açık ve kanıtlayıcı olarak okunduğu zaman da hüccetleri¹, “Eğer doğru söylüyorsanız, atalarımızı geri getirin.” demekten başka bir şey olmadı.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ķaçan oķına anlaruñ üzere āyetlerümüz bellüler olmadı ḥüccetleri illā kim eyittiler “getürüñ atalarımuz eger olursañuz girçekler!”
Hasan Basri Çantay
Karşılarında açık açık âyetlerimiz okunduğu zaman onların «Eğer (iddianızda) doğrucular iseniz (ölmüş) atalarımızı (diriltib) getirin» demelerinden başka tutanakları yokdur.
Hayrat Neşriyat
Ve kendilerine âyetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman: “Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, atalarımızı (geri) getirin!” demekten başka bir delilleri olmamıştır.
İhsan Aktaş
Onlara açıkça ayetlerimiz (mesajlarımız) okunduğu zaman (ortaya sürdükleri) delilleri (iddiaları) ancak: ’Eğer doğru sözlüler iseniz (ölmüş) atalarımızı (diriltip) getirin’ demek olur.
İlyas Yorulmaz
Açık anlaşılır ayetlerimiz onlara okunduğu zaman, ellerinde hiçbir geçerli delilleri yokken, yalnızca söyleyebildikleri “O halde doğru söylüyorsanız, daha önce yaşamış atalarımızı geri getirin” demeleri olmuştur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Kendilerine apaçık ayetlerimiz okununca onların bütün dayanakları: "Eğer sizler doğru kimselerseniz, atalarımızı diriltip getirin bize" demek oluyor.
İsmail Hakkı İzmirli
Her ne zaman kıyamete ait âyetlerimiz onlara açık bir surette okunsa ellerindeki bütün hüccetleri, «— Dâvanda gerçeksen haydi bizim göçen ana ve babalarımızı diriltip getirin» demekten ibarettir.
İsmail Yakıt
Onlara ayetlerimiz apaçık okunduğu zaman, “Eğer doğru söyleyenlerden iseniz, haydi babalarımızı/atalarımızı getiriniz” demekten başka hiçbir delilleri [huccetehum] yoktur.¹¹
Kadri Çelik
Onlara açık belgeler olarak ayetlerimiz okunduğu zaman, onların (sözde savunma) delilleri, “Eğer doğru sözlüler iseniz, babalarımızı (diriltip) getirin” demekten başkası değildir.
Abdullah Parlıyan
Onlara açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman: “Doğru iseniz, babalarımızı dirilterek getirin bakalım” demelerinden başka, öne sürecekleri bir delilleri yoktur.
Kuran Yolu
Kendilerine âyetlerimiz açık açık okunduğunda, “Doğru söylüyorsanız atalarımızı geri getirin” demekten başka bir delil ileri süremiyorlar.
Mahmut Kısa
Hakikati ortaya koyan ayetlerimiz onlara tüm açıklığıyla tebliğ edilince, “Eğer doğru sözlü iseniz, haydi atalarımızı diriltip karşımıza getirin!” demekten başka ileri sürecek delilleri olmamıştır ve olmayacaktır da.
Mahmut Özdemir
Açık belgeler olarak bizim âyetlerimiz onlara okunduğu zaman: “Doğru söylüyorsanız, babalarımızı getirin!” dediklerinden başka karşı delilleri olmadı.
Mehmet Çakır
Kendilerine ayetlerimiz açık açık okunduğu zaman tek sözleri: " Eğer samimî iseniz, bize atalarımızı geri getirin " demek oluyor.
Mehmet Çoban
Onlara ayetlerimiz açıkça okunduğu zaman: "Doğru sözlü iseniz atalarımızı getirin!" demelerinden başka delilleri yoktur.
Mehmet Okuyan
Onlara ayetlerimiz açıkça [tilavet] edildiğinde (okunup aktarıldığında) “Doğruysanız atalarımızı getirin (de görelim)!” [*] demelerinden başka delilleri yoktur.
Mehmet Türk
Onlara âyetlerimiz bütün açıklığıyla okununca (buna karşılık) onların tek delilleri: “eğer doğru söylüyorsanız atalarımızı diriltip getirin bakalım.” demeleri olmuştur.
Muhammed Esed
Ve [böylece,] ne zaman mesajlarımız bütün açıklığıyla onlara tebliğ edildiyse tek cevapları şu olmuştur: ²⁷ “Atalarımızı [şahit olarak] getirin, eğer iddianızda haklı iseniz!” ²⁸
Mustafa Çavdar
Ama ne zaman onlara ayetlerimiz apaçık bir şekilde iletilse: – Eğer doğru söylüyorsanız ölüp gitmiş atalarımızı geri getirin, demekten başka bir delil ortaya koyamıyorlar. 44/34...36
Ahmet Tekin
Kendilerine âyetlerimiz açıkça okunduğu zaman: “Eğer sözünüzde doğru iseniz, atalarımızı diriltip getirin” demelerinden başka delil diye ileri sürebilecekleri bir şeyleri yok.
Mustafa İslamoğlu
Ve ne zaman âyetlerimiz bütün açıklığıyla önlerine konulsa, tek cevapları şöyle olur: “Eğer doğru söylüyorsanız atalarımızı getirin!”[⁴⁴⁹¹]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve kendilerine karşı âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman onların delilleri, «Eğer doğru sözlüler oldu iseniz atalarımızı getirin» demekten başka değildir.
Orhan Kuntman
Onlara ayetlerimiz okunduğunda; "Doğru sözlü iseniz, atalarımızı getirin" derler de, (ahiretin yokluğuna güya) kuvvetli bir delil getirirler.
Osman Fırat
Onlara âyetlerimiz açıkça anlatıldığı zaman onların delilleri ancak, "Doğru söyleyenler iseniz babalarımızı getirin" cevabı oldu.
Şaban Piriş
Apaçık ayetlerimiz kendilerine okunduğu zaman:-Doğru söylüyorsanız babalarınızı getirin, demekten başka onların bir delilleri yoktur.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ḳaçan oḳunsa anlar üstine bellü āyetlerümüz, degül‐idi anlaruñ ḥüc‐cetleri, illā eyitmek: Dirildüñüz bizüm atalarumuzı, eger girçekler‐iseñüz.
Suat Yıldırım
Kendilerine iman esaslarına ve bu arada âhirete dair âyetlerimiz açık açık okunduğunda, onların ileri sürdükleri tek iddia: “Eğer siz bu inancınızda tutarlı iseniz, gelip geçmiş atalarımızı diriltin de önümüze getirin” demekten başka bir şey olmaz. [2, 28; 30, 27]
Süleyman Ateş
Onlara açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman: "Doğru iseniz, babalarımızı getirin" demelerinden başka bir delilleri olmamıştır.
Süleyman Tevfik (1927)
Onların, âyetlerimiz tilâvet olundukda hüccetleri: "Eğer sözinizde sâdık iseniz ölmüş babalarımızı diriltüb getiriniz" dimekden 'ibâretdir.
Süleymaniye Vakfı
Onlara birbirini açıklayan ayetlerimiz okununca tek dayanakları şu sözleridir: “Haklıysanız babalarımızı alın da getirin.”
Ahmet Varol
Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda (ortaya sürdükleri) delilleri: "Eğer doğru sözlüler iseniz atalarımızı getirin" demelerinden başka bir şey değildir.
Ümit Şimşek
Kendilerine apaçık âyetlerimiz okunduğunda ise bütün iddiaları, “Doğru söylüyorsanız atalarımızı getirin” demekten ibarettir.
Yaşar Nuri Öztürk
Ayetlerimiz, karşılarında açık-seçik mesajlar halinde okunduğunda, delilleri sadece şöyle demek olmuştur: "Doğru sözlüler iseniz atalarımızı getirin."
Ali Bulaç
Onlara açık belgeler olarak ayetlerimiz okunduğu zaman, onların (sözde) delilleri: 'Eğer doğru söylüyor iseniz, atalarımızı (diriltip) getirin' demekten başkası değildir.
Ali Fikri Yavuz
Kendilerine açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman, delilleri ancak şunu demekten ibaret olmuştur: “- Haydi, babalarımızı getirin, (eğer öldükten sonra dirilme var sözünde) doğru iseniz.”
Bahaeddin Sağlam
Ayetlerimiz açık olarak onlara okunduğu zaman: “Eğer doğru iseniz, eski atalarımızı (diriltip) getirin!” demekten başka bir bahaneleri olmaz.
Bayraktar Bayraklı
Âyetlerimiz kendilerine açık açık okunduğu zaman, onların, “Eğer doğru söylüyorsanız, babalarımızı geri getiriniz” demekten başka delilleri yoktur.