Câsiye Suresi 28. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

28. Ayet

وَتَرٰى كُلَّ اُمَّةٍ جَاثِيَةً۠ كُلُّ اُمَّةٍ تُدْعٰٓى اِلٰى كِتَابِهَاۜ اَلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

O gün her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denilir:) “Bugün (yalnızca) yaptıklarınızın karşılığı verilecektir.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve görürsün ki her ümmet, diz çökmüş, kendi kitabına çağrılmada. O gün, ne yaptıysanız onun karşılığını bulur, ona göre mücazata ve mükafata erişirsiniz.

Besim Atalay (1965)

Her ümmetin, diz çöktüğün görürsün, her ümmet çağrılır öz defterine, işlemiş bulunduğunuz şey yüzünden o gün ceza görürsünüz

Cemal Külünkoğlu

O gün bütün ümmetleri/insanları, bir araya toplanmış ve diz çökmüş vaziyette (zillet içinde) görürsün. Herkes, kendi hesabıyla yüzleşmeye çağrılır. (Onlara:) “Daha önce ne yaptıysanız bugün sadece onun karşılığını alacaksınız” (denir).

Cemil Said (1924)

O gün tekmîl kavimlerin diz çökmüş oldığını göreceksin. (Herkes) kitâb-ı a’mâlinin önüne çağırılacakdır. O gün a’mâlinize göre mu’âmele göreceksiniz.

Diyanet Vakfı

O gün her ümmeti, diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağırılır, (onlara şöyle denilir:) «Bu gün, yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız!»

Edip Yüksel

Her toplumu diz çökmüş halde görürsün. Her toplum kendi kitabına çağrılır: "Bugün size, yaptıklarınızın karşılığı ödenecektir."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve her ümmeti görürsün ki diz çökmüştür, her ümmet kitabına da'vet olunuyordur, bu gün o yaptığınız amellerin cezâsı verilecek

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

O gün her ümmeti, diz çökmüş görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağırılır, onlara: "Bugün yaptığınız amellerin cezası verilecektir.

Emrah Demiryent

Ve (o hesap gününde,) bütün ümmetleri/insanları, (bir araya toplanmış ve) diz çökmüş bir halde görürsün. Her ümmet/her insan (amellerinin yazıldığı) kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle buyurulur:) “Bugün size (dünya hayatında iken) yaptıklarınızın karşılığı verilecektir!”

Abdullah-Ahmet Akgül

O gün Sen, her ümmeti diz üstü çökmüş (veya toplanmış) olarak göreceksin. Her ümmet kendi kitabına (kutsal kaynaklarına ve amel kayıtlarına göre) çağrılıp (hesaba çekilecek ve onlara:) "Bugün (dünyada iken) yaptıklarınızla karşılık göreceksiniz" (denilecektir).

Erhan Aktaş

Her ümmeti toplanmış görürsün. Her ümmet, amel defteriyle yüzleşmeye çağrılır: “Bugün, yaptıklarınızın karşılığı size verilecektir.”

Eski Anadolu Türkçesi

daħı göresin her bölügi dizi üzere oturıcı. her bölük oķına kitābındın yaña. “ol gün cezā virilesiz anı kim işlerdüñüz.”

Hasan Basri Çantay

Ve sen (Habîbim) her ümmeti diz çökmüş bir halde göreceksin. Her ümmet kitabı (nın başı) na çağırılacak (ve onlara şöyle denilecekdir:) «Bu gün (dünyâda) yapmış olduklarınızın karşılığı verilecek».

Hayrat Neşriyat

Ve (o gün) her ümmeti câsiye (diz çökmüş) olarak görürsün! Her ümmet, kendi kitâbına (amel defterlerine) çağrılır. (Onlara şöyle denilir:) “Bugün, yapmakta olduklarınızlakarşılık göreceksiniz!”

İhsan Aktaş

(O gün) her ümmeti (yaptıklarının hesabını vermek üzere zatım olan Allah’ın huzurunda) toplanmış görürsün. Her ümmet, kendi kitabına (yaptığı işlerin tutanağı olan amel defterine) çağırılır: (Onlara şöyle denecektir:)"Bugün size yaptıklarınızın karşılığı verilmektedir.*

İlyas Yorulmaz

Bugün bütün inanç sahibi gurupları, diz çökmüş olarak görürsün. Her inanç gurublarından her biri, kendi yaptıklarının kayıtlarına davet edilir. “Bugün yalnızca yapmış olduklarınızın karşılıkları ile cezalandırılacaksınız.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O gün her din bölüğünü diz çökmüş görürsün. Her bölük kendi kitabının başına çağrılacak. O gün sizler ettiğinizi bulacaksınız.

İsmail Hakkı İzmirli

O gün her ümmeti dehşetinden diz çökmüş bir halde [³] görürsün. Her ümmet defter-i âmaline dâvet olunur: Denir ki «— Bugün dünyada ne yapmışsanız onunla cezalanacaksınız»;

İsmail Yakıt

Sen o gün her ümmeti diz çökmüş [câsiye] bir hâlde görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. Onlara, “Bugün yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız” denir.

Kadri Çelik

O gün sen, her ümmeti diz üstü çökmüş olarak görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denir) “Bugün yaptığınız amellerin cezası verilecektir.”

Abdullah Parlıyan

Ve o gün bütün insanları, o günün dehşetinden dolayı, zillet içinde diz üstü çökmüş, perişan bir halde görürsün. Herkes kendisi hakkında tutulan kitabıyla, kayıtlarıyla yüzleşmeye çağrılır. O gün ne yaptıysanız mutlaka karşılığını bulacaksınız.

Kuran Yolu

Bütün toplulukları diz çöküp boyun eğmiş olarak göreceksin. Her topluluk kendine ait defterin başına çağrılacak, o gün yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz.

Mahmut Kısa

O Gün, Allah’a başkaldıran bütün insanların zillet içinde diz üstü yere çökmüş olduklarını göreceksin. Böylece her toplum, kendigünah ve sevaplarının kaydedildiği kitabı görmek için çağrılacak.Ve Allah şöyle buyuracak: “Ey zâlimler! Bugün, dünyadayken yaptığınız her şeyin karşılığını tam olarak göreceksiniz!”

Mahmut Özdemir

Her ümmeti CÂSİYE / Çökmüş / Hesaba Oturmuş görürsün. Her bir ümmet kendi kitabına çağrılır. İşliyor olduğunuz şeylere O Gün karşılık alırsınız.

Mehmet Çakır

O gün her milleti diz üstü çökmüş göreceksin. O gün her millete kitabıyla hitap edilecek. O gün yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz.

Mehmet Çoban

Hesap günü inkâr eden her topluluğu diz çökmüş görürsün! Her topluluk kendi kitabına çağrılır. Onlara: "Bugün dünya hayatında yaptıklarınızın karşılığı verilecektir." denilir.

Mehmet Okuyan

O gün her ümmeti, diz çökmüş olarak görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağrılacaktır. (Onlara şöyle denecektir:) “Bugün size (dünyada) yaptıklarınızın karşılığı verilmektedir!

Mehmet Türk

Sen o gün her ümmeti itinalı bir şekilde¹ toplanmış olarak görürsün. Sonra her ümmet, kendi kitabıyla (yüzleşmeye) çağrılır² ve onlara: “Bugün yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız!”

Muhammed Esed

Ve [o Gün] bütün insanları [zillet içinde] diz çökmüş görürsün; herkes kendi sicili ile [yüzleşmeye] çağrılır: “Bugün, yaptığınız her şeyin karşılığını göreceksiniz!

Mustafa Çavdar

Ve o gün, her toplumu korkudan diz üstü çökmüş göreceksin. Her toplum kendi kitabı/amel defteriyle yüzleşmeye çağrılacak ve işte o gün hepiniz yaptıklarınızın karşılığını tastamam alacaksınız. 18/49, 39/69

Ahmet Tekin

O gün, her milleti diz çökmüş görürsün. Her millet, kendilerine gönderilen ilâhî kitabı yeniden görmeye ve amel defterlerini okumaya sevk edilir. “Bugün amellerinizin karşılığını göreceksiniz” denilir.

Mustafa İslamoğlu

Ve o gün her toplumu zillet içinde diz çökmüş bir halde göreceksin; her toplum kendi hesabını (görmeye) çağrılacak: “Bugün yapageldiğiniz her şeyin karşılığını bulacaksınız.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve her ümmeti diz çökmüş bir halde göreceksin. Her ümmet, kitabına çağırılacaktır. «Yapmış olduğunuz şey ile bugün cezalandırılacaksınız (denilecektir).»

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) O gün her ümmeti diz çökmüş olarak görürsün. (Rablerinin huzurunda hesap için toplanmışlardır) Her ümmet kendi kitabına (herkes amel defterine) çağırılır. Onlara: "Bu gün -dünyadayken-yapmış olduğunuz amellerin karşılığı verilecektir.

Osman Fırat

O gün her topluluğu diz çökmüş görürsün. Her topluluk kendi kitabına(kendisi için tutulan tutanağa) çağrılır. Ve "Bugün işlediklerinize karşılığı verilecektir. " (denilir)

Şaban Piriş

O gün, her ümmeti diz üstü çökmüş görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağrılır:-Bugün, yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz! denir.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı görürsin her ümmeti dizi üstine çökmiş.

Suat Yıldırım

O gün bütün ümmetleri, bir araya toplanmış ve diz çökmüş vaziyette görürsün. Her ümmet, hesap defterlerini okumaya çağırılır. Daha önce ne yaptıysanız bugün sadece onun karşılığını alırsınız. [17, 14; 75, 13-15; 18, 49]

Süleyman Ateş

(O gün) Her ümmeti (Allah'ın huzurunda) toplanmış görürsün. Her ümmet, kendi Kitabına (yaptığı işlerin tutanağı olan amel defterine) çağırılır: "Bugün yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız!"

Süleyman Tevfik (1927)

O günde, her kavmin, diz çökerek hakkındaki hükme intizâr iylediklerini görirsin. Her ümmet kendi defter-i a'mâlini ahz ve kırâate da'vet olunur. Ve: "Bugün dünyâdaki 'amellerinizle mücâzât olunursunuz."

Süleymaniye Vakfı

Dini toplumların(ümmetlerin) her birini diz çökmüş olarak göreceksin. Her toplum (ümmet) kendi kitabına çağrılacak; o gün hepiniz yaptığınızın karşılığını bulacaksınız.

Ahmet Varol

(O gün) her ümmeti dizüstü çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. "Bugün yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz."

Ümit Şimşek

O gün herbir ümmeti diz çökmüş halde görürsün. Herbir ümmet, hesap defterinin başına çağırılır. O gün, yaptıklarınızın karşılığını bulursunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

O gün tüm ümmetleri, toplanıp diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına davet edilir. Bugün, yapıp-ettiklerinizin karşılığıyla yüz yüze getirileceksiniz.

Ali Bulaç

O gün sen, her ümmeti diz üstü çökmüş (veya toplanmış) olarak görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağrılır. 'Bugün yaptıklarınızla karşılık göreceksiniz.'

Ali Fikri Yavuz

Ve (Ey Rasûlüm), sen her ümmeti toplanmış bir halde göreceksin. Her ümmet (her din sahibi) amelinin yazılı bulunduğu deftere çağrılacak. (Onlara denir ki:) Bugün o işlediğiniz amellerin cezası size verilecek.

Bahaeddin Sağlam

O gün her toplum toplanıp diz çökerler. Her toplum kendi kitaplarına çağrılacaklar. (O kitap:) “İşte bugün yaptıklarınızın karşılığı(*) size verilecektir.” (der.)

Bayraktar Bayraklı

O gün bütün insanları diz çökmüş görürsün. Herkes kendi kitabına çağrılır. Onlara şöyle denir: “Bugün yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz.”