Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ona okununca Allah'ın ayetlerini dinler de sonra gene hiç duymamış gibi ululanıp ısrar eder; artık müjdele onu elemli bir azapla.
Besim Atalay (1965)
İşitir Allahın kendine okunan âyetlerini, onu işitmemiş gibi, büyüklük taslayıp, ayak da direr; sen acı azapla onu müjdele
Cemal Külünkoğlu
Allah'ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç işitmemiş gibi inkârda direnir. Onu, acı bir azapla müjdele!
Cemil Said (1924)
7,8. Hayf Allâh’ın âyetlerini ismâ’ idüb de hiç işitmemiş gibi tekebbürde devâm iden yalancının hâline! Âna ’azâb-ı elîm ihbâr it.
Diyanet Vakfı
O, Allah'ın kendisine okunan âyetlerini işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki hiç onları duymamış gibi (küfründe) direnir. İşte onu acı bir azap ile müjdele!
Edip Yüksel
Kendisine okunan ALLAH'ın ayetlerini işittikten sonra, sanki onları hiç işitmemiş gibi büyüklük taslayarak direniyor. Onu acı bir cezayla müjdele.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allahın âyetleri karşısında okunurken işitir de sonra kibrinden hiç işitmemiş gibi ısrar eyler, işte onu elîm bir azâb ile müjdele
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
O kimse Allah'ın kendisine okunan âyetlerini işitir de, sonra sanki kibrinden hiç işitmemiş gibi ısrar eder. İşte sen onu, can yakıcı bir azabla müjdele!
Emrah Demiryent
7-8. Kendisine okunan Allah’ın âyetlerini dinleyip, sonra, onları hiç duymamış gibi büyüklük taslamakta direnen, çok yalancı ve günahkâr her kişinin vay hâline! (Resûlüm) İşte onu, elem dolu bir azap ile müjdele!
Abdullah-Ahmet Akgül
(Ki böylesi kimseler) Kendisine Allah’ın ayetleri okunurken işitir (anlar, aklına ve vicdanına yatar amma), sonra (işine gelmediği için) müstekbirce (inatla büyüklük taslayarak) sanki işitmemiş gibi (küfürde ve kötülükte) ısrar eder. Artık Sen onu (bırak ve) acı bir azapla müjdele.
Erhan Aktaş
Böyle kimseler, kendilerine okunan Allah'ın ayetlerini duyduktan sonra, büyüklük taslayarak sanki hiç duymamış gibi davranır. Artık onu can yakıcı bir azapla haberdar et.
Eski Anadolu Türkçesi
işidür Tañrı āyetlerini oķınur anuñ üzere andan ŧurur yazuķ üzere kibr eyleyici-y- iken taman işitmemiş gibi anları. pes muştıla aña 'azābı aġrıdıcı.
Hasan Basri Çantay
Ki kendisine karşı Allahın âyetleri okunurken işidir de sonra büyüklük taslayıcı olarak bunları hiç işitmemiş gibi (küfründe) ısraar eder. İşte onu çok elem verici bir azâb ile müjdele.
Hayrat Neşriyat
(O kimse), kendisine okunan Allah'ın âyetlerini dinler, sonra da sanki hiç onları duymamış gibi, büyüklük taslayarak (inkârında) direnir. İşte onu, (pek) elemli bir azâb ile müjdele!
İhsan Aktaş
O, Allah’ın kendisine okunan ayetlerini işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki hiç onları duymamış gibi (inkâr, zulüm ve isyanında) direnir. (Öyleyse) ona can yakıp inleten müthiş azabı haber ver.
İlyas Yorulmaz
Kendisine okunan Allah’ın ayetlerini işitir sonra sanki hiç işitmemiş gibi, büyüklenmekte ısrar eder. O’nu acıklı bir azapla müjdele.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Böylesi kendisine okunan Allah’ın ayetlerini işitir, sonra da işitmemiş gibi büyüklük taslar, ayak direr. Sen ona acıklı azabı müjdele.
İsmail Hakkı İzmirli
Bunun böylesi kendisine okunan Allah/ın âyetlerini işitir, sonra da sanki işitmemiş gibi büyüklük taslayarak küfürde ayak diretir. Artık ona acıklı bir azap müjdele.
İsmail Yakıt
Allah’ın kendine okunan ayetlerini işitip de sonra onları hiç işitmemiş gibi büyüklük taslayarak direnmekte devam eder. İşte ona hemen can yakıcı bir azabı müjdele!
Kadri Çelik
Kendisine Allah'ın ayetleri okunurken işitir, sonra büyüklük taslayarak sanki onları işitmemiş gibi (küfürde) ısrar eder. Artık sen onu acı bir azapla müjdele.
Abdullah Parlıyan
Kendisine okunan Allah'ın ayetlerini dinler de, sonra hiç duymamış gibi büyüklenip, küfründe ısrar eder. Artık böylesini can yakıcı bir azap ile müjdele.
Kuran Yolu
7-8. Kendisine Allah’ın âyetleri okunurken işitip de sonra büyüklenerek işitmemişcesine inkârda ısrar eden her bir günahkâr iftiracıya yazıklar olsun! Bu sebeple göreceği ağır azabı ona bildir.
Mahmut Kısa
Kendisine okunan Allah’ın ayetlerini pekâlâ işittiği hâlde, sanki onları hiç duymamış gibi büyüklük taslayarak inatla inanmaya diretir. O hâlde onu, can yakıcı bir azapla müjdele!
Mahmut Özdemir
Allah’ın ona okunan âyetlerini işitiyor; sonra onları sanki işitmemiş gibi büyüklenmiş olarak ısrar ediyor. Onu acıveren bir azap ile müjdele!
Mehmet Çakır
Kendisine okunan Allah kelâmını bir güzel dinliyor dinliyor, sonra da sanki hiç duymamış gibi çekip gidiyor. Resulüm bu gibilere inim inim inleten acılardan söz et.
Mehmet Çoban
Kendisine Allah’ın ayetlerinin okunduğunu işitir, sonra büyüklük taslayarak hiç duymamış gibi davranır. İşte o kişiyi elem dolu bir azap ile müjdele! Onlar cehennemi hak ederler.
Mehmet Okuyan
O, kendisine [tilavet] edilen (okunup aktarılan) Allah’ın ayetlerini duyar da sonra kibirlenerek sanki hiç onları duymamış gibi (küfründe) direnir. [*] İşte onu elem verici bir azapla müjdele!
Mehmet Türk
(Öyle kimse) Allah’ın kendisine okunan âyetlerini işitir de büyüklük taslayarak onu hiç işitmemiş gibi (inkârında) direnir.¹ Artık sen onu acı bir azapla müjdele.
Muhammed Esed
o ki, kendisine iletilen Allah’ın mesajlarını duyar ama sanki onları duymamış gibi küstahça umursamazlığında devam eder! Bu sebeple ona acıklı bir azabı haber ver!
Mustafa Çavdar
Onlar kendilerine okunan Allah’ın ayetlerini işitir de sonra onu hiç işitmemiş gibi ayetlere karşı küstahça bir direniş sürdürür. İşte ona acı veren azabı haber ver! 7/179, 31/7
Ahmet Tekin
Yalancı ve günahkâr kişi Allah'ın, kendisine okunan âyetlerini işitir. Sonra, büyüklük taslayarak serkeşlik eder, onları hiç işitmemiş gibi inadında ısrar eder. Ona can yakıp inleten müthiş azâbı haber ver.
Mustafa İslamoğlu
(Bu tip) Allah’ın kendisine okunan âyetlerini işitir de, sonra onu hiç işitmemiş gibi küstahça bir direnişi sürdürür: artık böylesini elem verici bir azap ile müjdele!
Ömer Nasuhi Bilmen
Allah'ın âyetlerinin kendisine karşı okunur olduğunu işitir de sonra böbürlenerek ısrar eder, sanki onlar işitmemiştir. Artık onu acıklı bir azap ile müjdele!
Orhan Kuntman
Ki o kimse, Allah’ın kendisine okunan ayetlerini işittiği halde, büyüklük taslayarak duymamazlıktan gelir. (Şirk ve küfründe) direnir. (Ey Muhammed) işte böylelerini çetin azap ile müjdele!
Osman Fırat
Kendisine anlatılan Allah’ın âyetlerini işitir de, sonra büyüklük taslayarak sanki onları hiç duymamış gibi direnir. İşte onu elem dolu bir azap ile müjdele!
Şaban Piriş
Kendisine okunan Allah'ın ayetlerini duyar da, sonra büyüklenerek sanki onları hiç duymamış gibi ısrar eder. Acı azabı ona müjdele!..
Satıraltı Meal (1534)
ki işidür Tañrı Ta‘ālā āyetlerini, oḳunur özi üstine. Andan tekebbürligiüstine dāyim durur işitmemiş gibi olur. Pes anı muştıla, ulu ‘aẕābı.
Suat Yıldırım
7, 8. Yalana, sahtekârlığa, günaha dadanan her kimsenin vay haline! Böylesi, Allah'ın kendisine okunan âyetlerini işitir de sonra kibrine yediremeyip büyüklük taslayarak, sanki onları hiç işitmemiş gibi inkârında direnir. Ona gayet acı bir azabı müjdele!
Süleyman Ateş
O, Allah'ın ayetlerinin kendisine okunduğunu işitir de sonra büyüklük taslayarak sanki hiç onları işitmemiş gibi (küfründe) direnir. Onu, acı bir azab ile müjdele.
Süleyman Tevfik (1927)
Allâh'ın kendine okunan âyetlerini işidir sonra bir şey işitmemiş gibi kibirde ve büyüklük zu'munda ısrâr ider. Onı elemli 'azâb ile tebşîr it.
Süleymaniye Vakfı
Böyleleri, Allah’ın ona okunan ayetlerini dinler ama hiç dinlememiş gibi büyüklük taslayarak bildiğini okur. Sen ona acıklı bir azabı müjdele.
Ahmet Varol
Kendine Allah'ın ayetleri okunurken işitir; sonra büyüklük taslayarak onları hiç işitmemiş gibi (küfründe) direnir. Sen onu acıklı bir azapla müjdele.
Ümit Şimşek
Kendisine okunan Allah'ın âyetlerini dinler de, sonra onları hiç işitmemiş gibi, kasılarak inkârında direnir. Onu acı bir azapla müjdele.
Yaşar Nuri Öztürk
Ki Allah'ın ayetlerinin kendisine okunuşunu dinler, sonra böbürlenmiş olarak inadında devam eder. Sanki hiç duymamıştır onları. Artık acıklı bir azapla muştula böylesini.
Ali Bulaç
Kendisine Allah'ın ayetleri okunurken işitir, sonra müstekbirce (inatla kibirlenerek) sanki işitmemiş gibi ısrar eder. Artık sen onu acı bir azabla müjdele.
Ali Fikri Yavuz
Yüzüne karşı Allah'ın ayetleri okunurken işitir de, sonra kibrinden bunları hiç işitmemiş gibi (küfrü üzerinde) ısrar eder. İşte (Ey Rasûlüm) onu, acıklı bir azab ile müjdele.
Bahaeddin Sağlam
Allah’ın ayetleri ona okunurken, onları işitiyor, sonra hiç işitmemiş gibi kibir ve büyüklük taslamada ısrar ediyor. Artık ona, elem verici bir azabı müjdele!
Bayraktar Bayraklı
Onlar, kendilerine okunan Allah'ın âyetlerini dinler, sonra sanki hiç duymamış gibi, gururlanarak, inanmamakta ısrar ederler. Böylelerini acıklı bir azapla müjdele!