14. Ayet
اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.
Onlardır cennet ehli, ebedi kalırlar orada, yaptıklarına karşılık.
İşte bunlar cennetliktir, yaptıkları yüzünden, orda sonsuz kalırlar
İşte onlar, cennet halkıdır, yaptıklarına karşılık olmak üzere, hep orada kalacaklardır.
Ânlar ashâb-ı cennetden olacaklar, orada ilelebed kalacaklar ve ’amellerinin mükâfâtını göreceklerdir.
Onlar cennet ehlidirler. Yapmakta olduklarına karşılık orada ebedî kalacaklardır.
Onlar cennet halkıdır; yapmış olduklarına karşılık olarak orada ebedi kalacaklardır.
Onlar Eshabı Cennettir, işledikleri amellere mükâfâten orada ebedî kalacaklardır
İşte onlar cennetlikdirler, yaptıklarına karşılık orada ebedi olarak kalacaklardır.
İşte onlar, cennet ehlidirler. (Dünyada) yaptıklarına karşılık, orada ebedî olarak kalacaklardır.
İşte onlar, cennet halkıdır; yaptıklarına karşılık olmak üzere, içinde ebedi olarak kalacaklardır.
İşte onlar Cennetliktirler. Yaptıklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.
şunlar uçmaķ isleridür ebed ķalıcılarken anuñ içinde yanud virmek aña kim oldılar işlerler.
Onlar cennetin yaranıdırlar. İşlemekde oldukları (iyi amel ve hareketleri) ne mükâfat olmak üzere orada ebedî kalıcıdırlar onlar.
İşte onlar, Cennet ehlidirler; yapmakta olduklarına (Allah'ın lütfundan) bir karşılık olarak, orada ebediyen kalıcıdırlar.
İşte onlar (dürüst ve dosdoğru yaşayanlar) cennet ehlidirler. Yapmakta olduklarına karşılık orada kalacaklardır.
Onlar, yaptıklarının karşılığı olarak, sürekli kalmak üzere cennete girecek olanlardır.
İşte bunlar cennetlik kimselerdir. İşlediklerinin karşılığı olarak hep orada kalacaklardır.
İşte bunlar cennetliktir, onlar burada daim kalacaklar, işledikleri amele karşılık mükâfat kazanacaklar.
İşte onlar cennet ehlidirler, yaptıklarına karşılık orada sürekli kalacaklardır.
İşte onlar cennet ehlidir; yapmakta olduklarına karşılık olarak içinde temelli kalıcılardır.
Onlar cennetliklerdir, işlediklerinin karşılığı olarak, orada ebedi kalırlar.
İşte bunlar, yaptıklarının karşılığı olarak içinde devamlı kalmak üzere -cennetliklerdir.
İşte onlar cennet halkıdır ve yaptıkları iyiliklerin mükâfâtı olarak, sonsuza dek orada kalacaklardır. İşte, sizi cennete götürecek güzel bir davranış:
İşte onlar Cennet arkadaşlarıdır. İşliyor oldukları şeylere karşılık orada sürekli kalacaklardır.
Bunlar cennet yaranı olup, yaptıklarına bir karşılık olmak üzere sonsuza kadar orada kalacaklardır...
Dünyada Allah’ın uyulmasını istediği kurallara göre hareket ettiklerinden dolayı sürekli yaşayacakları cennete konulacaklardır.
Onlar cennet halkıdır. (Dünyada) yapmış olduklarına karşılık orada [ebedî] kalacaklardır.
İşte onlar cennetliklerdir ve yaptıklarına karşılık orada ebedî olarak kalacaklardır.
onlar yaptıkları her şeyin bir ödülü olarak hep orada kalacak cennetliklerdir.
İşte cennetlikler bunlardır, onlar yaptıkları güzel işlerin karşılığı olarak orada kalıcıdırlar. 2/82, 4/124, 16/97
İşte onlar Cennet ehlidirler. İşlemeye devam ettikleri devamlı, amaçla örtüşen niyete dayalı bilinçli amellerinin mükâfatı olarak orada ebedî yaşarlar.
işte onlar yaptıklarının bir ödülü olarak cennetliktirler, orada daimi kalıcıdırlar.
İşte onlar cennet sahipleridir. İşler olmuş oldukları şeylere bir mükâfaat olmak üzere orada ebedîyyen kalıcılardır.
İşte onlar cennet ehlidirler, yaptıkları sâlih amellere karşılık orada sonsuza dek kalacaklardır.
Onlar cennet’in adamlarıdır, yaptıklarına karşılık orada sürekli kalacaklardır.
Onlar, cennet halkı olup, yaptıklarının karşılığı olarak orada ebedi kalacaklardır.
Anlar cennet ehlidür, ebedī ḳalurlar anda. Cezāsıdur anlaruñ ‘amellerinüñ.
Onlar cennetlik olup, yaptıkları güzel işlere karşılık olarak ebedî kalmak üzere o cennetlere girerler. yamet gününden yüz çevirirler.
Onlar cennet halkıdır, yaptıklarına karşılık orada ebedi kalacaklardır.
Onlar, 'amellerinin mükâfâtı olarak, orada muhalled kalmak üzere ashâb-ı cennetden olurlar.
İşte Cennet ahalisi onlardır; yaptıkları işlere karşılık olarak orada ölümsüzleşeceklerdir.
İşte onlar cennetliktirler. Yaptıklarına karşılık orada sonsuza kadar kalacaklardır.
Onlar Cennet ehlidirler; yaptıklarına karşılık ebediyen orada kalacaklardır.
Cennet halkıdır onlar. Yapıp ettiklerine karşılık olarak sürekli kalacaklardır orada.
İşte onlar, cennet halkıdır; yaptıklarına karşılık olmak üzere, içinde ebedi olarak kalacaklardır.
Onlar cennet'liktirler. İşledikleri amellere mükâfat olarak orada ebedi kalacaklardır.
İşte onlar, Cennet ehlidirler. Daha önce yaptıklarına karşılık, orada ebedî olarak kalacaklardır. [İşte onların yaptıklarından bir örnek:]
İşte onlar cennetliklerdir; yaptıklarının karşılığı olarak cennette süreli kalacaklardır.