Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Öyle kişilerdir onlar ki yaptıklarının en güzelini kabul ederiz ve kötülüklerinden geçeriz, cennet ehlinin içindedir bunlar; dosdoğru bir vaittir ki vaadedilmiştir onlara.
Besim Atalay (1965)
İşte bunların, yaptıkları şeylerin, en güzellerin onaylarız, vazgeçeriz onların kötülüklerinden, onlara söz verilen, gerçek bir vait olarak cennetliktirler
Cemal Külünkoğlu
İşte bunlar, cennet halkı arasında o kimselerdir ki, yaptıklarının en güzelini kabul ederiz, işledikleri hataları görmezlikten geliriz. Bu onlara verilmiş olan şaşmaz vaattir.
Cemil Said (1924)
Bunların a’mâlinden en iyilerini kabûl ve seyyiâtını ’afv idiyoruz. Bunlar ashâb-ı cennetdendirler bunlara idilen va’adler lâyetezelzeldir.
Diyanet Vakfı
İşte, yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar. Bu, kendilerine verilen doğru bir sözdür.
Edip Yüksel
İşlediklerinin en iyisini kabul ettiğimiz ve kötülüklerini geçtiğimiz bu kimseler cennet halkı arasındadırlar. Bu, kendilerine verilen doğru sözdür.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte bunlar Eshabı Cennet içinde o mumtazlardır ki kendilerinden yaptıkları amellerin en güzelini kabullanacağız ve günahlarından geçeceğiz, bu şaşmaz doğru va'd iledir ki va'd olunmakta bulunuyorlar
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
İşte yaptıklarının en güzelini kendilerinden kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar. Bu onlara vaad edilmiş olan dosdoğru bir sözdür.
Emrah Demiryent
İşte yaptıklarının en güzelini kendilerinden kabul edeceğimiz (mükâfatlarını yaptıkları en güzel amel üzerinden değerlendirip) ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler, cennetlikler arasındadırlar. Bu onlara (tarafımızdan) vadedilmiş olan dosdoğru bir sözdür.
Abdullah-Ahmet Akgül
İşte bunlar; yaptıklarının en güzelini (ve en güzel biçimde) kabul ettiğimiz ve kötülüklerinden vazgeçtiğimiz; cennet ehli içindeki kimselerdir. (Elbette bu,) Onlara va’ad olunan doğru bir va’addir. (Yakında gerçekleşmiş olacaktır.)
Erhan Aktaş
Onlar, yaptıklarının karşılığını en iyi şekilde verdiğimiz ve kötülüklerini görmezden geldiğimiz, Cennet ehli olan kimselerdir. Bu, kendilerine verilen doğru sözün gerçekleşmesidir.
Eski Anadolu Türkçesi
şunlar anlardur kim ķabūl olınur anlardan görklüregin işledüklerinüñ daħı geçerüz yavuzlıķlarından uçmaķ isleri arasında. ŧoġrılıķ va'desi ol kim oldılar va'de olınurlar.
Hasan Basri Çantay
İşte bunlar —ki cennet yârânı içindedirler— işlediklerinin en güzel (ler) ini kabul edeceğimiz, günâhlarından geçeceğimiz kimselerdir. (Bu), onların va'd olunageldikleri dosdoğru bir söz vermedir.
Hayrat Neşriyat
İşte onlar, kendilerinden yaptıklarının en güzelini kabûl edeceğimiz (mükâfatlarını buna göre vereceğimiz) ve kötülüklerinden vazgeçeceğimiz, Cennet ehli arasında bulunan kimselerdir. (Bu, dünyada iken) söz verilmekte oldukları sâdık va'ddir.
İhsan Aktaş
İşte onlar öyle kişilerdir ki, yapmış olduklarının en iyisini onlardan kabul ederiz (onları, yapmış olduklarının en iyisine göre ödüllendiririz) ve onların kötülüklerini bağışlarız; (onlar) cennet ehli içindedirler. Bu onlara vaad edilmiş olan dosdoğru bir sözdür.
İlyas Yorulmaz
Böyleleri, yaptıklarını en güzel şekilde kabul edip, işledikleri hatalarını örtüp sildiğimiz cennet ashabı içerisine gireceklere vaat olunmuş, en doğru vaatlere kavuşan kimselerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İşte Biz bu gibilerin işlediklerinin en güzellerini onarız, kötülerinden geçeriz. Onlar cennetlikler arasındadırlar. Çünkü onlara verilen söz dosdoğru bir sözdür.
İsmail Hakkı İzmirli
İşte biz, bu gibilerin iyi amellerini kabul ederiz, fenalıklarından vaz geçeriz. Onlar cennetlik olmuşlardır, bu da kendilerine yapılan gerçek bir vaad üzerinedir.
İsmail Yakıt
İşte yaptıklarının en güzelini kendilerinden kabul edeceğimiz ve cennet ehli arasında günahlarını bağışlayacağımız kimseler bunlardır. İşte vaat edildikleri doğru vaat budur.
Kadri Çelik
İşte, işlediklerini en güzel şekilde kabul ettiğimiz ve kötülüklerini geçtiğimiz (görmezlikten geldiğimiz) bu kimseler, cennetlikler içindedirler. Bu onlara vaat edilmiş olan dosdoğru bir sözdür.
Abdullah Parlıyan
Onlar öyle kişilerdir ki, yaptıklarının en güzelini kabul ederiz veya yaptıklarının en iyisine göre ödüllendiririz ve işledikleri kötülükleri de görmezden geliriz. İşte bunlar cennetlikler arasında olacaklardır. Bu dünyada kendilerine vaadedilen doğru sözün gerçekleşmesidir.
Kuran Yolu
İşte cennetlikler arasında olan bu kimselerin yaptıkları güzel işleri kabul ederiz, kötülüklerini de görmezden geliriz. Bu kendilerine yapılagelen gerçek vaaddir.
Mahmut Kısa
İşte onlar, yaptıkları iyiliklerin en güzellerini kabul edip günahlarını bağışlayacağımız ve kendilerine verilmiş olan gerçek vaade göre, cennet halkı arasına katacağımız kimselerdir.
Mahmut Özdemir
İşte onlar işledikleri şeylerin en güzeliyle karşılayacağımız ve Cennet arkadaşları içinde kötülüklerinden vazgeçeceğimiz kimselerdir. Vaad ediliyor oldukları Sıdk’ın / Doğruluğun vaadi olmak üzere!
Mehmet Çakır
Biz, böylesi kulların işlediği amellerin en güzelini alıp, tüm günahlarından vazgeçebiliriz. Bu ve benzerleri, vaktiyle kendilerine söz verildiği gibi cennettlikler arasındaki yerlerini tastamam alacaklardır...
Mehmet Çoban
İşte, yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz, günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadır. Bu mükâfat inananlara eskiden beri verilen sözdür. Biz her zaman şöyle dedik: "Kim Rabbine inanır, yasalarımıza göre yaşar, günah işlemekten, şeytana uymaktan sakınırsa; onlara mükâfat olarak cenneti vereceğiz!"
Mehmet Okuyan
İşte, yaptıklarının en iyisini kabul edeceğimiz [*] ve günahlarını bağışlayacağımız bu kişiler cennet halkı arasındadır. Bu, kendilerine verilen doğru bir söz olarak (böyledir).
Mehmet Türk
İşte yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz ve günâhlarını bağışlayacağımız bu kimseler,¹ cennetlikler arasındadırlar. İşte bu onlara (dünyada) verilen dosdoğru bir sözdür.
Muhammed Esed
Onlar [öyle] kişilerdir ki Biz yaptıklarının iyilerini kabul ederiz ²⁰ ve kötü fiillerini de görmezden geliriz: [onlar,] kendilerine [bu dünyada] verilen doğru sözün tutulmasıyla cennet sakinleri arasına katılacaklardır.
Mustafa Çavdar
İşte biz böylelerini yaptıklarının en güzeli ile ödüllendireceğiz ve onların kötülüklerini bağışlayacağız ve kendilerine verilmiş olan vaadin bir gereği olarak onları cennetlikler içinde değerlendireceğiz. 29/7, 39/35, 47/2
Ahmet Tekin
İşte onlar, işlemeye devam ettikleri amaçla örtüşen niyete dayalı, bilinçli amellerin en güzelini, en değerlisini ölçü alarak mükâfatlandıracağımız, günahlarını bağışlayacağımız Cennet ehli arasında olan kimselerdir. Bu kendilerine va'dedilen doğru bir sözdür.
Mustafa İslamoğlu
İşte bunlar, yaptıklarının en iyilerini kabul edip kötülüklerinin de üstünü çizeceğimiz kimselerdir: Verilmiş olan söze sadâkatin bir gereği olarak, cennet ehli arasındaki yerlerini alacaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen
İşte onlar, o kimselerdir ki, onlardan işlediklerinin en güzelini kabul ederiz ve onların günahlarından geçeriz, cennet ashâbı arasındadırlar. (Bu) Bir sâdık vaad iledir ki, onlar vaadolunmuş bulunmaktadırlar.
Orhan Kuntman
İşte bunlar cennetlikler arasındadır, yaptıkları amellerin en güzelini kabul edeceğimiz, günahlarını bağışlayacağımız kimselerdir. Bu (müjde) onlara va'd olunan, kuşkusuz gerçekleşecek bir sözdür.
Osman Fırat
Onlar öyle kişilerdir ki, işlediklerinin iyisini kabul, ve kötülüklerinden geçtiğimiz, cennet halkıdırlar. Bu kendilerine va’ad edilen doğru sözün gerçekleşmesidir.
Şaban Piriş
İşte onlar, yaptıklarını en iyi şekilde kabul ettiğimiz, günahlarını geçtiğimiz, cennet halkı içinde olanlardır. Kendilerine yapılan vaad, dosdoğru bir vaaddir.
Satıraltı Meal (1534)
Anlar ol kişilerdür ki Tañrı Ta‘ālā ḳabūl ider anlaruñ yaḫşı ‘amellerini veanlaruñ ṣuçlarından geçer. Cennet ehlleridür. Ol girçek va‘dedür ki va‘de olunurlardı.
Suat Yıldırım
İşte Biz, onların yaptıkları en güzel işlerini, taatlerini kabul edip, günahlarını affedeceğiz. Bunlar cennetlikler arasındadırlar. Bu, onlara söz verilen gerçek bir vaaddir.
Süleyman Ateş
Onlar öyle kişilerdir ki, yaptıklarının en iyisini onlardan kabul ederiz ve onların kötülüklerinden geçeriz, cennet halkı arasındadırlar. Bu, (dünyada) kendilerine söylenen doğru söz(ün gerçekleşmesi)dir.
Süleyman Tevfik (1927)
İşte bunların eyi 'amellerini kabûl ider ve seyyiâtlarından tecâvüz iyleriz. Ve dünyâda va'd olundukları sâdık va'ad mûcibince kendilerini ehl-i cennetden kılarız.
Süleymaniye Vakfı
İşte bunlar, kendilerine verilen söz gereği[*], kabahatlerine bakmayıp yaptıklarının en güzelini esas alarak Cennet ahalisi arasına soktuğumuz kimselerdir.
Ahmet Varol
İşte bunlar, yaptıklarının en güzelini kabul edeceğimiz ve kötülüklerinden de geçeceğimiz, cennet halkı içinde yer alan kimselerdir. Bu kendilerine vaad olunan doğru vaaddir.
Ümit Şimşek
Onlar, Cennet ehli içinde olan ve yaptıklarının en güzelini kabul edip günahlarını bağışladığımız kimselerdir. Bu, kendilerine verilmiş olan dosdoğru bir sözdür.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunlar, cennet halkı arasında o kimselerdir ki, yaptıklarının en güzelini kabul ederiz, çirkinliklerini görmezlikten geliriz. Bu onlara verilmiş olan şaşmaz vaattir.
Ali Bulaç
İşte bunlar; yaptıklarının en güzelini kabul ederiz ve kötülüklerinden geçeriz; (bunlar) cennet halkı içindedirler. (İşte bu,) Onlara va'dolunan doğru bir vaaddir.
Ali Fikri Yavuz
İşte bu sözü söyliyenler, cennetliklerle beraber (cennette) o seçkinlerdir ki, kendilerinden işledikleri güzel ameli kabul edeceğiz ve günahlarını bağışlayacağız. Bu, onların vaad edilmiş bulundukları gerçek bir vaaddir.
Bahaeddin Sağlam
İşte yaptıklarının en güzelini bunlardan kabul ederiz ve Cennet ehli içinde (onların mevcut) kötülüklerini onlarda sileriz. Bu, kendilerine daha önce vaadedilen doğru bir söz olarak gerçekleşecektir.
Bayraktar Bayraklı
İşte onlar öyle kişilerdir ki, yaptıklarının en iyisini onlardan kabul ederiz ve onların kötülüklerini bağışlarız; onlar cennet halkı arasındadırlar. Bu, kendilerine verilen doğru sözün gerçekleşmesidir.