Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Gökleri ve yeryüzünü ancak gerçek olarak ve muayyen bir zaman için yarattık ve kafir olanlarsa korkutuldukları şeylerden yüz çevirirler.
Besim Atalay (1965)
Biz göklerle, yeri hak olarak, belli bir zaman için yarattık ancak, küfredenler kocundurulan şeyden yüz çevirirler
Cemal Külünkoğlu
Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yarattık. İnkârcılar ise, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedir.
Cemil Said (1924)
Biz semâvâtı ve arzı ve beynlerinde bulunanı hak içün ve mu’ayyen bir müddetle halk iyledik lâkin küfür idenler ihtârâtı işitmemek içün uzaklaşıyorlar.
Diyanet Vakfı
Gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları biz, şüphesiz yerli yerince ve belli bir süre için yarattık. İnkâr edenler, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.
Edip Yüksel
Biz gökleri, yeri ve aralarındakileri ancak belli bir amaca göre ve belli bir süre için yarattık. İnkar edenler uyarıya aldırış etmemektedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz o Gökleri ve Yeri ancak hakk ile ve müsemmâ bir ecel ile yarattık, küfredenler ise inzar edildikleri şeylerden alındırmıyorlar
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ile ve belirli bir süre için yarattık. İnkâr edenler uyarıldıkları şeyden yüz çeviriyorlar.
Emrah Demiryent
Biz gökleri ve yeri ve ikisi arasında bulunanları, ancak hak ile ve belirli bir ecel ile yarattık. (Âyetlerimizi ısrarla) inkâr eden (müşrik) ler, uyarıldıkları şeylerden (öldükten sonra diriltilme ve hesap gününü inkâr etmek sûretiyle îmân etmekten inatla) yüz çevirmektedirler.
Abdullah-Ahmet Akgül
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunan her şeyi, ancak Hakk ile (imtihan gayesiyle ve ölçüyle) ve belli bir ecel-süre (geçici olmak üzere ve imtihan kastı) ile yarattık. İnkâr edenler (anladıkları halde) uyarıldıkları şeylerden yüz çevirip (uzak kaçmaktadırlar.) [Yani küfür, yapılan tebliğ ve uyarıyı bile bile inkâr ettikten sonra oluşmaktadır.]
Erhan Aktaş
Gökleri, yeryüzünü ve ikisi arasındakileri gerçek olarak, belirlenmiş bir süre için yarattık. Gerçeği yalanlayan nankörler, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.
Eski Anadolu Türkçesi
yaratmaduķ gökleri daħı yiri daħı anı kim ol ikisi arasındadur illā ḥaķk-ıla daħı adanılmış zamān-ıla. daħı anlar kim kāfir oldılar andan kim ķorķıdınıldılar yüz döndüricilerdür.
Hasan Basri Çantay
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunan şeyleri (başka değil) ancak hakkın ikaamesine sebeb olarak ve muayyen bir va'de için yaratdık. Küfredenler, korkutuldukları şeyden yüz çeviricilerdir.
Hayrat Neşriyat
(Biz) gökleri ve yeri ve ikisi arasında bulunanları, ancak hak ile (yerli yerinde) ve belirli bir ecel ile yarattık. İnkâr edenler ise, korkutuldukları şeyden (kıyâmetten) yüz çeviricidirler.
İhsan Aktaş
Gökleri, yerküreyi ve ikisinin (gök cisimleri ile yerküre) arasında (uzayda) bulunan her şeyi ancak gerçeğe dayalı (sabit bir sistem üzerinde, hak bir gaye) ve belirli bir süre için yarattık. Oysa inkâr etmiş olanlar (inkâra şartlanmış olanlar), kendisine karşı ikaz edildikleri (kıyamet gerçeği)nden ısrarla yüz çevirmektedirler. *
İlyas Yorulmaz
Gökleri ve yeryüzünü yalnızca, gerçek doğru bir amaç ve belirlenmiş bir vakit için yarattık. Doğruları inkâr edenler, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirenlerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Biz yerlerle gökleri, aralarındakileri ancak gerektiği gibi, belli bir süre için yarattık. Tanımıyanlar ne ile uyarıldılarsa ondan yüz çevirdiler.
İsmail Hakkı İzmirli
Biz, gökleri, yeri ve aralarındakini ancak hak ve hikmet ve muayyen bir müddetle yarattık; kâfirler, peygamberler kendilerini neden korkuttularsa hepsinden yüz çevirirler.
İsmail Yakıt
Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri ancak bir plana göre/hakla¹ ve belirli bir süre için yarattık. İnkâr edenler ise, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.
Kadri Çelik
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak hak ve adı konulmuş bir ecel (belli bir süre) üzere yarattık. Küfre sapanlar ise, uyarılıp korkutuldukları şeyden yüz çevirmekte olanlardır.
Abdullah Parlıyan
Gökleri, yeryüzünü ve arasındakileri şaşmaz bir düzen ve uygunluk içerisinde tarafımızdan konulmuş belli bir süre için yarattık, ama Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, kendilerine tebliğ edilen bu uyarıdan yüz çevirirler.
Kuran Yolu
Gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri şüphesiz yerli yerince ve belli bir süre için yarattık. Ama inkâr edenler kendilerine karşı yapılan uyarıdan yüz çevirmektedirler.
Mahmut Kısa
Çünkü Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri, ancak hak, hukuk ve adâlet esaslarına göre belli bir hikmet ve amaç doğrultusunda ve tarafımızdan belirlenmiş bir süre için Allah’ın tek rab ve ilâh oluş gerçeği anlaşılsın ve insanlar O’na kul köle olsunlar diye yarattık. Ama gel gör ki, hakîkati inkâr edenler, kendilerine yapılan uyarılara aldırış etmiyorlar.
Mahmut Özdemir
Yer’i, Gökler’i, ikisi arasındakileri ancak belirli bir süreliğine ve Hakk ile yarattık. İnkâr etmiş olanlar uyarıldıkları şeyden yüz çevirmişlerdir.
Mehmet Çakır
Biz, gökleri yeri ve bu ikisi arasında olan her şeyi hem dengeli hem de vadeli olarak yarattık. İnkarcılar, kendilerine yapılan uyarılara aldırmıyorlar.
Mehmet Çoban
Gökleri, yeri, ikisi arasında bulunanları gerçeklik üzerine yaratmıştır. Her yaratılışın bir amacı, bir süresi vardır. Süresi gelince hepsi yok olur. Gerçeklerimizi inkâr edenler, uyardığımız şeyleri duymazlıktan geliyor.
Mehmet Okuyan
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak ve ancak bir amaç ile [*] ve belirli bir süre için yarattık. Kâfir olanlar, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedir.
Mehmet Türk
Biz gökleri, yeri ve her ikisinin arasındakileri ancak şaşmaz (kural)larla ve belirli bir süre ile¹ yarattık. Kâfirler ise, uyarıldıkları şeyden hâlâ yüz çeviriyorlar.
Muhammed Esed
Biz, gökleri, yeri ve onlar arasındaki her şeyi ancak [derunî bir] anlam ve amaç üzere ve [Bizim tarafımızdan] konulmuş bir süre için yarattık: ² ama hakikati inkara şartlanmış olanlar, kendilerine tebliğ edilen uyarıdan ³ yüz çevirirler.
Mustafa Çavdar
Biz gökleri, yeri ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi ancak hak/gerçek bir amaç ve belirli bir süreliğine yarattık. Ne var ki gerçekleri örtbas eden kâfirler kendilerine yapılan uyarılara kulak asmıyorlar. 21/16, 30/8
Ahmet Tekin
Gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları ve imkânları, haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı olarak, hesaplı bir düzen içinde belirlenmiş bir vakte kadar işlevini korumak üzere yarattık. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar, uyarıldıkları konulara aldırmıyorlar, İslâm'ı tebliğe, İslâmî faaliyetlere engel tedbirler alarak yüz çeviriyorlar.
Mustafa İslamoğlu
Biz gökleri, yeri ve o ikisi arasındakileri, ancak gerçek bir anlam ve amaç[⁴⁵⁰⁰] uğruna -ama sınırlı bir ömürle- yarattık;[⁴⁵⁰¹] ne ki inkâr eden kimseler uyarıldıkları hakikatten yüz çeviriyorlar.[⁴⁵⁰²]
Ömer Nasuhi Bilmen
O gökleri ve yeri ve o ikisinin arasındakileri yaratmadık, ancak hak ile ve bir tayin edilmiş müddetle (yarattık). Kâfir olanlar ise korkutulmuş oldukları şeyden yüz çeviricilerdir.
Orhan Kuntman
Biz; gökleri, yeri ve -insanlar dahil- arasında bulunanları hak (ve bir hikmet) gereği belli bir süre için yarattık. (*) (İşte) Kâfirler tehdit edildikleri şeylerden -bu gerçeklerden- yüz çevirmektedirler. (İnanmak istememektedirler ve Allah'ı bırakıp da O’na ortak koştukları hayali ilahlardan boş yere, yardım ve şefaat ummaktadırlar)
Osman Fırat
Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanlar] hak olarak ve belirli bir sürenin dışında yaratmadık. İnkâr edenler ise, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.
Şaban Piriş
Gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak hak ve adı konmuş bir süre ile yarattık. Nankörler ise uyarıldıkları şeyden yüz çeviriyorlar.
Satıraltı Meal (1534)
Biz yaratmaduḳ gökleri ve yirleri, daḫı ikisi arasında olanları, illā ḥaḳḳ‐ıla.Daḫı mu‘ayyen müddet‐ile ve kāfirler özlerine olan ögütden, ya‘nīḳıyāmetden yüz ḳaytarurlar.
Suat Yıldırım
Biz gökleri, yeri ve bunların arasındaki varlıkları ancak gerçek bir maksatla, adalet ve hikmetle, bir de belli bir süre için yarattık. Ama kâfirler uyarıldıkları kı
Süleyman Ateş
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları (boş yere değil), ancak gerçek ile ve belli bir süreye göre yarattık. İnkar edenler, uyarıldıkları şeyden yüz çevirmektedirler.
Süleyman Tevfik (1927)
Biz gökleri ve yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak hak ile ve bir vakt-i mu'ayyene değin kalmak üzere halk itdik. kâfirler inzâr olıundukları şeyden i'râz idicidirler.
Süleymaniye Vakfı
Gökleri, yeri ve bu ikisinin arasında olanları başka değil; belli bir ömrü olan gerçek varlıklar olarak yarattık. Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler)[*], yapılan uyarılardan yüz çevirenlerdir.
Ahmet Varol
Gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak üzere ve belli bir süreye göre yarattık. İnkar edenler ise uyarıldıkları şeyden yüz çevirmektedirler.
Ümit Şimşek
Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri hak ile ve belirlenmiş bir süre için yarattık. İnkâr edenler ise, uyarıldıkları şeye sırtlarını dönüyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Gökleri ve yeri ve ikisi arasındakileri hak olarak ve belirlenmiş bir süre için yarattık biz. Küfre batanlarsa uyarılmış oldukları şeyden yüz çevirmektedirler.
Ali Bulaç
Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak hak ve adı konulmuş bir ecel (belli bir süre) olarak yarattık. İnkâr edenler, uyarıldıkları şeyden yüz çeviren(kimseler)dir.
Ali Fikri Yavuz
Biz göklerle yeri ve aralarındakileri, ancak adaletle ve (sona erecekleri) muayyen bir müddet ile yarattık. Kâfir olanlar ise, korkutuldukları şeylerden yüz çevirmektedirler.
Bahaeddin Sağlam
Biz gökleri, yeri ve aralarındakileri, ancak hak ile(*) ve belli bir süre ile yarattık. O kâfirler ise, uyarıldıkları gerçeklerden yüz çeviriyorlar.
Bayraktar Bayraklı
Biz, gökleri, yeri ve arasındakileri bir amaç için ve belli bir süreye göre yarattık. İnkâr edenler ise, uyarıldıkları şeyden yüz çevirmektedirler.