Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
İtaat etmek ve güzel söz söylemek gerekti, derken işe iyice sarılınca da Allah'ın gerçek söylediğini kabul etselerdi görürlerdi ki bu, kendilerine daha da hayırlı olmaktadır.
Besim Atalay (1965)
Onlara düşen başeğmekle, hayırlı söz; iş'te azim olunca, Allaha bağlansalar onlar için hayırlıdır
Cemal Külünkoğlu
20-21. İman edenler: “Keşke (savaş hakkında) bir sûre (vahiy) indirilseydi ya!” derler. Fakat hükmü apaçık bir vahiy indirilip de onda savaştan söz edilince; kalplerinde (şüphe ve nifaktan) bir hastalık bulunanların, ölüm baygınlığına girmiş kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Oysa (gerçek mü'minlere düşen) itaat etmek ve (Allah'ın emri karşısında) verilmesi gereken en uygun cevabı vermektir. Sonra savaşa karar verildiğinde, Allah'a verdikleri sözde dursalardı kendileri için daha iyi olurdu.
Cemil Said (1924)
20,21. Mü’minler "Kâşki cihâd hakkında bir sûre nâzil ola idi" dirler. Lâkin muhârebeyi emr iden kat’iyyu’l müfâd bir sure nâzil oldığı vakit kalbleri marîz olanların sana ölüm korkusıyla bîtâb düşmüş gibi bakdıklarını görirsin. Halbuki itâ’at ve ’azîm izhârıyla Allâh’a sadâkât haklarında daha hayırlı olur.
Diyanet Vakfı
(Onların vazifesi) itaat ve güzel sözdür. İş ciddiye bindiği zaman Allah'a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Edip Yüksel
İtaat etmek ve güzel konuşmaktır. İş kararlaştırılınca ALLAH'a karşı dürüst olsalar kendileri için iyi olurdu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat bir tâat ve bir güzel söz, sonra emir kat'ıyyet kesbedince Allaha sadakat etselerdi elbette kendileri için daha hayırlı olurdu
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Onların vazifesi itaat ve güzel söz söylemekti. Sonra iş kesinleşince Allah'ın emrine sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Emrah Demiryent
20-21. (Şüphesiz bir şekilde kalben) îmân etmiş olanlar, “Keşke (cihadı emreden) bir sûre gönderilmiş olsaydı” derler. Muhkem (hükmü apaçık) bir sûre gönderilip de onda cihattan söz edilince (mü’minler sevinirken), kalplerinde (nifak gibi büyük bir manevi) hastalık bulunan (munâfık) ların, ölüm baygınlığı geçiren kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. Oysa (Allah’ın emrine) itaat etmeleri ve (hakka teslimiyetlerini ifade eden) güzel söz söylemeleri, onlar için daha uygundu. İş kesinleştiği zaman Allah’a verdikleri söze sadık kalsalardı, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Mü’minlere düşen, cihad davetini ve görevini) İtaat ve ma’ruf (güzel bir) sözle (karşılamaktı). Böylece iş, kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zaman, şayet Allah’a sadakat gösterselerdi, şüphesiz onlar için daha hayırlı olacaktı. (Yani, lafa gelince; Allah’a, Resulüne, Hakk dava ve devlet liderine itaatten ve cihaddan bahsetmek kolaydır, ama iş ciddiye bindiği zaman sadakat gösterenler pek azdır.)
Erhan Aktaş
İtaat etmek ve maruf¹ söz söylemektir. Fakat iş kesinleşince² Allah'a verdikleri sözde dursalardı elbette bu onlar için daha hayırlı olurdu.
Eski Anadolu Türkçesi
ŧa'at daħı eyü söz ya'nį yigrekdür anlara pes ķaçan becid ola iş pes eger ŧoġru olsalardı Tañrı’ya oladı yigrek anlara.
Hasan Basri Çantay
(Onların vazîfesi) tâatdı, güzel söz söylemek (tatlı dil kullanmak) dı. Bunun için onlar, iş ciddîleşince, derhal Allaha (verdikleri sözde) sadâkat gösterselerdi kendileri için elbet hayırlı olurdu.
Hayrat Neşriyat
(Onlara düşen,) itâat etmek ve (böyle zamanlarda teslîmiyetini gösteren) güzel (söz)söylemektir. Öyle ki iş ciddîleştiği zaman, artık Allah'a sâdık kalsalardı, elbette kendileri için hayırlı olurdu.
İhsan Aktaş
(Oysa onlara düşen) itaat etmek ve güzel (uygun) söz söylemektir. İş ciddiye bindiği zaman Allah’a (verdikleri sözde) sadakat gösterselerdi, kendileri için daha iyi olurdu.
İlyas Yorulmaz
(Allah’a) İtaat etmek ve uygun bir söz söylemek vardır. (Herhangi) Bir işte güçlük çıktığında Allah’ı anıp (büyüklüğünü) doğrularlarsa, onlar için daha hayırlı olurdu.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlara yakışan boyun eğmekti, uygun olanı söylemekti. İşe girişilince de Allah’a karşı verdikleri sözü tutsalardı onlar için daha iyi olurdu.
İsmail Hakkı İzmirli
Onlara itaat, tatlı dil düşer l. İş ciddileşince Allah/ın emrinde sadık kalsalardı haklarında daha iyi olacaktı [²].
İsmail Yakıt
İtaat ve güzel bir sözdür. Sonra emir kesinleştiği zaman, Allah’a bağlılık gösterselerdi elbette daha hayırlı olurdu.
Kadri Çelik
(Cihad için bir sure indirilmesi temennisi bir tür) İtaat ve güzel sözdür. Fakat iş kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zaman şayet onlar Allah'a sadakat gösterselerdi, şüphesiz onlar için daha hayırlı olurdu.
Abdullah Parlıyan
Allah'ın çağrısına uymak ve güzel söz söylemektir. İş ciddiye bindiği zaman, cihad işlerinde Allah'a sadık kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.
Kuran Yolu
Güzel olan itaattir, dinen ve örfen makbul sözdür. Durum (savaş emri) kesinlik kazanınca Allah’a karşı sadâkat gösterselerdi onlar için hayırlı olacaktı.
Mahmut Kısa
Allah’ın emrine gönülden itaat etmek ve O’nun yolunda mücâdeleye hazır olduğunu ifâde ederek güzel sözler söylemek! İş ciddiye bindiği ve düşman askerleriyle karşı karşıya gelindiği sırada, Allah’a verdikleri sözü yerine getirselerdi kendileri için iyi olurdu. Fakat sözlerinden dönüverdiler!
Mahmut Özdemir
Örfe uygun bir söz ve itaatdir. Emr / İş kararlaştırılıp kesinleştiği zaman Allah’a sadık kalsalardı / doğru söyleselerdi, onlar için hayırlı olurdu.
Mehmet Çakır
itaat ve yapıcı bir söz olmalıydı. İş ciddiye binince Allah'a karşı dürüst olsalardı onlar için herhalde daha iyi olurdu.
Mehmet Çoban
Hâlbuki ayetlere itaat etmeleri, aralarında güzel söz söylemeleri daha hayırlıdır. Savaş konusunda iş ciddileşince verdikleri sözü yerine getirselerdi daha iyi olurdu.
Mehmet Okuyan
(Onların görevi) itaat ve güzel söz(dür). İş ciddiye bindiği zaman Allah’a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için hayırlı olurdu.
Mehmet Türk
20,21. (Ey Muhammed!) Îman edenler: “Keşke (kâfirlerle savaşmamıza izin veren) bir sûre indirilseydi.” diyorlar. Fakat (bu konuda hükmü) açık bir sûre indirilip de savaş söz konusu olunca,¹ kalplerinde hastalık olanların sana, kendilerine ölüm baygınlığı gelmiş gibi baktıklarını görürsün. Aslında onlara yakışan;² (Allah’ın emrine) itaat etmek ve uygun olanı söylemekti. İş ciddiye bindiği zaman, Allah’a verdikleri sözde dursalardı elbette kendileri için bu daha hayırlı olurdu.
Muhammed Esed
[Allah’ın çağrısına] uymak ve [O’nun] rızasını kazanabilecek bir söz (söylemek)tir: ²⁷ konu [O’nun indirdiği vahiy tarafından] çözümlendiği için Allah’a karşı sadık olmak onların kendi iyiliği içindir.
Mustafa Çavdar
Emre itaat ve güzel söz söylemektir. Fakat savaş işi kesinleşince böyle davranmadılar. Hâlbuki Allah’a verdikleri söze sadık kalsalardı kendileri için daha hayırlı olurdu. 9/48, 58/8-9
Ahmet Tekin
Allah'ın ve Rasulünün emirlerine, devletin kararlarına itaat etmeleri, imanlarının gereği meşrûiyyet sınırları içinde söz söylemeleri icap eder. Plan kesin karara bağlandığı zaman, Allah'ın, emrine, hükmüne, icraatına sadâkat gösterselerdi elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Mustafa İslamoğlu
(vahyi) izlemek ve (emir verilince) de olumlu bir söz söylemektir; ve iş ciddiye bindiği zaman da Allah’a verdikleri söze sadık kalırlarsa, kendileri için elbet çok iyi olur.
Ömer Nasuhi Bilmen
(Onlar için) İtaat ve güzel söz (yaraşır). Sonra (savaş) emri, kat'iyyet kesbedince eğer Allah'a sadâkatta bulunsalar idi elbette kendileri için hayırlı olurdu.
Orhan Kuntman
(Oysa onların görevi, Rablerinin emrine) itaat ve güzel sözdü! (Baş üstüne, demekti) İş ciddiye bindiğinde, Allah'a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Osman Fırat
(Resule) İtaat ve maruf üzere bir söz.. Bir işe azmedildiğinde Allah’ı tasdik etmeleri elbette onlar için daha hayırlıdır
Şaban Piriş
Bir işe azmedince itaat etmek ve güzel söz söylemektir. Eğer Allah'a bağlı kalsalardı, kendileri için daha iyi olurdu.
Satıraltı Meal (1534)
Muṭī‘ olmaḳ ve yaḫşı söz yigrekdür. Pes ḳaçan iş cid olsa, eger girçek olsa‐lardı īmānda, ol kendülere yigreg‐idi.
Suat Yıldırım
Onlara düşen: İtaat etmek ve tatlı söz söylemektir. İş ciddiye bindiğinde, Allah'a verdikleri sözde dursalardı, kendileri için elbette daha hayırlı olurdu.
Süleyman Ateş
Onlara düşen, ita'at etmek ve güzel söz söylemektir. İş ciddiye bindiği zaman Allah'a verdikleri söze sadık kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.
Süleyman Tevfik (1927)
İmdi onlar içün itâ'at ve kavl-i ma'rûf evlâdır. Mü'minler kıtâle 'azîmetlerinde eğer münâfıklar da evvelki sözlerinde sâdık olsalardı onlar içün hayırlı idi.
Süleymaniye Vakfı
Oysa onlara düşen, boyun eğip uygun bir söz söylemektir. İş kesinleşince Allah'a verdikleri sözü yerine getirirlerse elbette faydasını görürler.
Ahmet Varol
İtaat ve güzel sözdü. İş kesinlik kazanınca Allah'a karşı doğruluk (sadakat) gösterselerdi muhakkak kendileri için daha hayırlı olurdu.
Ümit Şimşek
İtaat ve güzel söz. İş ciddîleştiğinde Allah'a verdikleri sözde dursalardı, onlar için daha hayırlı olurdu.
Yaşar Nuri Öztürk
İtaat ve güzel bir söz! İş budur. İş ciddileşince, Allah'a verdikleri söze sadık olsalardı kendileri için daha iyi olurdu.
Ali Bulaç
İtaat ve maruf (güzel) sözdü. Fakat iş, kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zaman, şayet Allah'a sadakat gösterselerdi, şüphesiz onlar için daha hayırlı olurdu.
Ali Fikri Yavuz
Fakat bir itaat ve güzel bir söz, onlar için hayırlıdır. Sonra (cihadın farziyetine dair) emir kesinleşince, Allah'a sadakat gösterselerdi, elbette haklarında daha hayırlı olurdu.
Bahaeddin Sağlam
(Kendilerinden istenilen, normal) bir itaat ve güzel bir söz idi. Eğer iş ciddiye bindiği zaman, Allah’a verdikleri sözde doğru çıkmış olsalardı, onlar için daha yararlı olurdu.
Bayraktar Bayraklı
Onların görevi, itaat etmek ve güzel söz söylemektir. Savaşa karar verildiğinde, Allah'a verdikleri sözde dursalardı kendileri için daha iyi olurdu.