1. Ayet
اِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًا مُب۪ينًاۙ
Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.[495]
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًا مُب۪ينًاۙ
Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.[495]
Şüphe yok ki biz, sana apaçık bir fetih vermişizdir.
Sana biz, belli bir fetih verdik
Gerçek şu ki (ey Muhammed!) Biz senin için apaçık bir zaferin önünü açtık.
Senin içün büyük bir zafer hükm itdik.
Biz sana doğrusu apaçık bir fetih ihsan ettik.
Biz sana apaçık bir zafer verdik.
Elhak biz sana bir fethi mübîn açtık
Doğrusu biz sana apaçık bir fetih ihsân ettik.
(Habibim! Hikmetine binâen, başlangıçta aleyhinize gibi görünen, ancak neticeleri itibariyle gelecek nice fetihlerin öncüsü ve müjdecisi olan, *Hudeybiye antlaşması ile) Şüphesiz biz (müşriklere karşı) senin (ve ashabının) lehine sonuçlanacak apaçık bir hüküm verdik,
Doğrusu Biz Sana (zafer yollarını) açtık; apaçık bir fetih ihsan ettik.
Biz, sana apaçık bir fethin yolunu açtık.
bayıķ biz açŧuķ saña ya'nį mekke’yi açmaķ bellü.
Biz hakıykat sana (Hudeybiyye musaalehası ile) apâşikâr bir feth (-u zafer yolu) açdık.
Şübhesiz ki biz sana, apaçık bir fetih açtık (ihsân ettik).
(Resulüm!) Gerçekten biz senin için (insan hak ve özgürlüklerine, evrensel hukuka uygun olarak saldırganlara karşı) açık bir fethin (zafer ve başarının) önünü açtık. *
Gerçekten biz sana açık bir zaferin kapılarını açtık ki.
Gerçekten Biz sana savaşta öyle bir algı elde ettirdik ki,
Muhakkak ki biz sana muazzam ve aşikâr bir fetih ve zafer verdik [²].
(Ey Peygamber!) Muhakkak ki Biz sana apaçık bir fetih verdik.¹
Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.
Şüphesiz biz senin için, apaçık bir zaferin önünü açtık.
1-3. Senin geçmiş gelecek bütün günahını Allah’ın bağışlaması, sana nimetini eksiksiz vermesi, seni dosdoğru yolda yürütmesi ve Allah’ın sana güçlü bir şekilde yardım etmesi için sana apaçık bir fetih ihsan ettik.
Ey Şanlı Elçi! Gerçekten Biz sana, ardı ardına gelecek nice fetihlerin öncüsü ve müjdecisi olan apaçık bir zafer verdik!
Biz, sana açıkça bir FETİH açtık;
Resulüm! Artık biz sana yepyeni ufuklar açtık.
Resulüm şüphesiz sana apaçık bir fetih verdik!
Şüphesiz ki biz sana (Hudeybiye’de) apaçık bir zafer verdik.
1,2,3. (Ey Muhammed!) Şüphesiz Biz sana (Hudeybiye’de) Allah’ın geçmiş ve gelecek hatalarını bağışlaması,¹ üzerindeki nîmetini tamamlaması, seni dosdoğru bir yola yöneltmesi ve Allah’ın sana çok şerefli bir zaferle yardım etmesi için, apaçık bir fetih² (zincirinin) önünü açtık.³
GERÇEK ŞU Kİ [ey Muhammed,] Biz senin için apaçık bir zaferin ¹ önünü açtık,
Hiç şüphen olmasın ki biz sana parlak bir fethin ve zaferin yolunu açtık. 14/13...15, 28/35
Biz, senin istikbalin için, önündeki engelleri kaldıran parlak bir zafer kapısı açtık. Eşsiz bir fetih ihsan ettik.
ELBET sana, tartışmasız[⁴⁵⁸⁵] bir fethin önünü açan Biziz.[⁴⁵⁸⁶]
Muhakkak Biz sana bir apaçık fetih sağlamışızdır.
(Ey Muhammed) Biz sana gerçekten apaçık bir fetih ihsan ettik! (Zafer yolu açtık)
Biz sana apaçık bir fetih verdik.
Şüphesiz biz, sana apaçık bir fetih verdik.
Taḥḳīḳ biz saña eyledük yā Muḥammed ulu fetḥ eylemek.
Biz sana aşikâr bir fetih ve zafer ihsan ettik.
Biz sana apaçık bir fetih verdik.
1,2,3. Yâ Muhammed! senin geçen ve gelecek günâhlarını mağfiret itmek ve senin üzerine ni'metini itmâm iylemek ve sana gâlib ve 'azîz bir nusret virmek içün Allâh Te'âlâ sana âşikâr bir fetih ile fütuhât virdi.
(Mekke’yi) Fethin önündeki engeller, senin için tamamen kalktı[*].
Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik.
Biz sana apaçık bir fetih yolu açtık.
Şu bir gerçek ki, biz sana apaçık bir fetih nasip ettik.
Şüphesiz, Biz sana apaçık bir fetih verdik.
(Ey Rasûlüm, Mekke'nin ve diğer memleketlerin fethine sebeb olacak Hudeybiye sulhu ile) biz sana gerçekten açık bir zafer verdik.
Biz, sana (senin ümmetine) apaçık bir fetih yolunu (Mekke fethinin yolunu) açtık.
Biz sana apaçık zaferin kapılarını açtık. [562][563]