Fetih Suresi 15. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

15. Ayet

سَيَقُولُ الْمُخَلَّفُونَ اِذَا انْطَلَقْتُمْ اِلٰى مَغَانِمَ لِتَأْخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعْكُمْۚ يُر۪يدُونَ اَنْ يُبَدِّلُوا كَلَامَ اللّٰهِۜ قُلْ لَنْ تَتَّبِعُونَا كَذٰلِكُمْ قَالَ اللّٰهُ مِنْ قَبْلُۚ فَسَيَقُولُونَ بَلْ تَحْسُدُونَنَاۜ بَلْ كَانُوا لَا يَفْقَهُونَ اِلَّا قَل۪يلًا

Savaştan geri bırakılanlar, siz ganimetleri almaya giderken, “Bırakın biz de sizinle gelelim” diyeceklerdir. Onlar Allah’ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: “Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah, önceden böyle buyurmuştur.” Onlar, “Bizi kıskanıyorsunuz” diyeceklerdir. Hayır, onlar pek az anlarlar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Geri kalanlar, siz ganimetleri almaya giderken bizi de bırakın da derler, biz de size uyalım; onlar, Allah sözünü değiştirmek isterler, de ki: Siz, kesin olarak bize uyamazsınız, Allah da önceden böyle dedi; onlar, diyecekler ki: Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz, bize haset ediyorsunuz; hayır, onlar, anlayışları pek az bir topluluktur.

Besim Atalay (1965)

Geri kalmış olanlar —sizler ganimete gittiğinizde— diyecekler ki: «Bizi bırakınız size uyalım», Allahın sözünü de, değiştirmek isterler, diyesin ki: «Sizler bize hiç uymazsınız, Allah önce böyle haber vermiştir»; hemen diyecekler ki: «Bizi çekemezsiniz»; hayır, onlar az anlarlar

Cemal Külünkoğlu

(Savaştan) geri kalanlar, siz ganimetleri almaya giderken: “Bırakın biz de sizinle gelelim” diyeceklerdir. Onlar Allah'ın (kendi aleyhlerinde olan) sözünü değiştirmek isterler. De ki: “Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah, (ganimetleri kimin kazanacağını) önceden böyle bildirmiştir.” Onlar: “Bizi kıskanıyorsunuz” diyeceklerdir. Doğrusu onlar, anlayışları kıt olan kimselerdir.

Cemil Said (1924)

Muhakkak bir ganâim alınacağı vakit hânelerinde kalmış olan (’arablar) "Bırakınız biz de sizin ile gelelim" didiler ve Allâh’ın kelâmını tebdîl itmek istediler. Sen ânlara "Hayır siz bizimle gelmeyeceksiniz evvelce Allâh böyle buyurdı" di. Sana "Hased idiyorsunuz" diyorlar, hiç öyle değildir. Lâkin içlerinde pek azı fehm idebilür.

Diyanet Vakfı

Siz ganimetleri almak için gittiğinizde seferden geri kalanlar: Bırakın, biz de arkanıza düşelim, diyeceklerdir. Onlar, Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: «Siz asla bizim peşimize düşmeyeceksiniz! Allah daha önce sizin için böyle buyurmuştur.» Onlar size: Hayır, bizi kıskanıyorsunuz, diyeceklerdir. Bilâkis onlar, pek az anlayan kimselerdir.

Edip Yüksel

Savaştan geri kalmış olanlar, siz ganimetleri almak için gittiğinizde, "Bırakın biz de sizinle gelelim," diyecekler. Onlar ALLAH'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki, "Siz bizi izlemiyeceksiniz. Bu ALLAH'ın önceden almış olduğu karardır." Bunun üzerine onlar, "Siz aslında bizi çekemiyorsunuz," diyeceklerdir. Doğrusu, onlar pek az söz anlarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yakında diyecek ki o geri bırakılanlar - sizler bir takım ganimetlere koştuğunuz vakıt onları almak için - «bırakın bizi arkanızdan gelelim», Allahın kelâmını tebdil etmek istiyecekler, de ki: siz bizim arkamızdan asla gelmiyeceksiniz, hakkınızda bundan evvel Allah böyle buyurdu, ona da diyecekler ki: hayır bizi kıskanıyorsunuz, hayır ince anlamazdırlar anlayışları az

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Siz ganimetleri almak için gittiğinizde geri kalanlar: "Bırakın biz de arkanıza düşelim." diyeceklerdir. Onlar, Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: Siz bizimle gelemeyeceksiniz. Allah daha önce böyle buyurmuştur. Onlar size: "Bizi kıskanıyorsunuz." diyeceklerdir. Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir.

Emrah Demiryent

(Resûlüm! Kendi tercihleri ile Hudeybiye seferine katılmayarak) geride (Medine’de) kalanlar, “Siz (Hayber) ganimetlerini almaya giderken, bırakın biz de sizinle gelelim (ve ganimetlerden pay alalım)” diyeceklerdir. Onlar, (“Hayber ganimetleri, sadece Hudeybiye seferine katılanların hakkıdır” buyuran) Allah’ın vaadini değiştirmek isterler. De ki: “Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah, daha evvel (sizin hakkınızda) böyle (bir hüküm) buyurmuştur.” (Bunun üzerine) onlar, “Siz aslında bizi çekemiyorsunuz” diyeceklerdir. Hayır! Onlar (hakikati idrak edemeyen) anlayışı kıt kimselerdir.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ey mü’minler!) Siz (Hayber’deki ve her yerdeki) ganimetleri almaya gittiğiniz zaman (dünya sevgileri ve samimiyetsizlikleri nedeniyle cihaddan) geri bırakılanlar (sorumluluktan ve fedakârlıktan kaytaranlar) gelip diyeceklerdir ki: "Bize müsaade edin de sizi izleyelim (sadık mücahitlerle birlikte gidelim, ganimet ve devlet işlerine iştirak edelim)." Onlar, Allah’ın kelâmını (ve kararını) değiştirmek (bedavadan ganimet devşirmek) istiyorlar. De ki: "Siz, kesin olarak bizim peşimizden gelemezsiniz. Allah, daha evvel sizinle alâkalı böyle (takdir) buyurdu (sizin niyetinizi ve mahiyetinizi bize bildirdi)." Bunun üzerine: "Hayır, bizi kıskanıyorsunuz" diyeceklerdir. Hayır, öyle değil; doğrusu onlar anlayışları pek kıt olan (ve feraset ehli mü’minleri kandıracağını sanan zavallı)lardır.

Erhan Aktaş

Geri bırakılanlar¹, ganimetleri almak için gittiğinizde: “Müsaade edin sizinle gelelim.” diyecekler. Allah'ın sözünü² değiştirmek istiyorlar. De ki: “Siz, asla bizimle gelemezsiniz. Allah, bu hükmü daha önce buyurmuştu.”² O zaman da: “Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz.” diyecekler. Doğrusu onlar anlayışı kıt kimselerdir.

Eski Anadolu Türkçesi

tįz eyide girü ķalınmışlar ķaçan varasız ġanimetlerdin yaña tā alasız anları “ķoñ bizi uyalum size.” dilerler kim döndüreler Tañrı sözini ya'nį Tañrı eyitti ħayber ġanimeti ħuđeybiyye'yenüñdür ancaķ. eyit: “hergiz uymayasız bize ancılayın eyitti Tañrı ilerüden.” pes tįz eyideler “belki ḥased eylersiz bize.” belki oldılar añlamazlar illā az.

Hasan Basri Çantay

Siz ganimetler almak için gitdiğiniz vakit o geri bırakılanlar diyecek (ler) ki: «Bırakın biz de arkanıza düşelim». Onlar (bununla) Allahın sözünü değişdirmelerini isterler. De ki: «Bizim arkamıza asla düşemezsiniz siz. Allah, daha evvel böyle buyurmuşdur». Bunun üzerine de «Hayır, siz bizi çekemiyorsunuz» diyeceklerdir. Bil'akis onlar (başka değil) pek az anlar kimselerdir.

Hayrat Neşriyat

O geri bırakılanlar, (siz Hayber'deki) ganîmetleri almak için gittiğiniz zaman: “Bizi bırakın da peşinizden gelelim!” diyecektir. (Onlar) Allah'ın kelâmını(3) değiştirmek istiyorlar. De ki: “(Siz) aslâ peşimizden gelmeyeceksiniz; Allah, hakkınızda daha önce böyle buyurmuştur!” Bunun üzerine (onlar): “Hayır! (Siz) bizi kıskanıyorsunuz!” diyeceklerdir. Bil'akis (onlar), ancak pek az anlıyorlar.

İhsan Aktaş

Siz (güvenliğinizi tehdit eden ve size karşı birleşik ihanet şebekesinin komuta merkezi konumuna gelen Hayber’deki) ganimetleri almaya gittiğinizde seferden (umre seferinden) geri kalanlar; (sırf ganimet için) bırakın, biz de arkanıza düşelim, diyeceklerdir. Onlar, Allah’ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: Siz asla bizim peşimize düşmeyeceksiniz! Allah, (hakkınızda) daha önce böyle buyurmuştur! ”Bunun üzerine, aslında bizi çekemiyorsunuz!” diyeceklerdir. Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir.*

İlyas Yorulmaz

Geride kalanlar, sizin elde ettiğiniz ganimetlerle geri döndüğünüzde, ganimetlerden pay almak için “Bırakmadınız ki (savaşa gitmek için) size katılalım” diyecekler. Onlar Allah’ın sözlerini değiştirmeyi istiyorlar. Onlara deki “(Savaşa gitmeden) Daha önce Allah’ın bize bildirdiğine göre siz, bize kesinlikle katılmayacaktınız.” Bu sözüne karşılık onlarda “Hayır! Siz bizi kıskanıyorsunuz” diyecekler. Tam tersine, onların pek azı, bu olayları düşünüp anlayabiliyor.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Siz savaş alıntılarını almıya gidince geride bırakılanlar şunu diyecekler: "Bırakın da biz de sizin ardınızdan gelelim." Onlar böylelikle Allah’ın bir sözünü değiştirmek isterler. De ki: "Siz bizim ardımızdan gelemzsiniz. Çünkü Allah bundan önce böyle buyurmuştu." Bunun üzerine onlar diyecekler: "Siz bizi kıskanıyorsunuz?" Doğrusu, onlar anlayışı kıt olan kimselerdir.

İsmail Hakkı İzmirli

Bu geri kalanlar, Hayber ganimetlerini almak üzere o tarafa gittiğiniz zaman, «— Bizi bırakın da size tâbi olup Hayber/e gidelim» diyecekler. Onlar bununla sözü [³] değiştirmek isterler. Onlara de ki «— Siz asla bize tâbi olamazsınız, çünkü Allah bundan evvel [⁴] böyle [⁵] buyurdu». Onlar «— Hayır alacağımız ganimeti bizden kıskanıyorsunuz» [⁶] diyecekler. Hayır, onlar pek az anlar kimselerdir.

İsmail Yakıt

Siz ganimet almaya giderken, (savaştan) geri bırakılmış olanlar, “Bırakınız, biz de size tabi olalım/sizinle gelelim” diyeceklerdir. Onlar Allah’ın sözünü değiştirmek isterler⁵. De ki: “Siz bize tabi olamazsınız. Allah önceden (kimlerin alacağını) böyle buyurmuştur.” Onlar da “Bilakis, siz bizi kıskanıyorsunuz” diyeceklerdir. Aksine, onlar anlayışı kıt olan kimselerdir.

Kadri Çelik

Geride bırakılanlar, siz ganimetleri almaya gittiğiniz zaman, “Bizi bırakın da sizi izleyelim.” diyecekler. Onlar, Allah'ın kelâmını değiştirmek istiyorlar. De ki: “Siz, kesin olarak bizim izimizden gelmezsiniz. Allah, daha evvel böyle buyurdu.” Bunun üzerine, “Hayır, bizi kıskanıyorsunuz” diyecekler. Hayır, onlar pek az anlayanlardır.

Abdullah Parlıyan

Ey mü'minler! Siz ganimetler elde edeceğiniz bir savaşa katılmak için yola çıktığınız zaman, daha önce savaşanlardan geri kalmış olanlar: “Bırakın sizinle gelelim” diyecekler. Onlar böylece Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: Siz hiçbir zaman bizim peşimize takılıp gelemeyeceksiniz. Allah daha önce başarının kime ait olacağını bildirmiştir. Bunun üzerine onlar: “Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz” derler. Gerçektende onlar hakikati çok az kavrayan bir topluluktur.

Kuran Yolu

Ele geçirmek üzere ganimetlere doğru hareket ettiğinizde, savaştan geri duranlar, “Bırakın bizi, size katılalım” diyecekler. Onlar, Allah’ın hükmünü değiştirmek istiyorlar. De ki: “Asla bizim peşimize takılamayacaksınız, Allah sizin için daha önce böyle buyurdu.” Bunun üzerine de “Hayır, bizi kıskanıyorsunuz” diyecekler. Oysa onlar (işin hakikatini) kavramakta güçlük çekiyorlar.

Mahmut Kısa

Ey Muhammed! Tehlikeli Hudeybiye seferine katılmayanlar, ganîmet elde edeceğiniz kolay bir savaş için yola çıktığınızda, “İzin verin biz de sizinle gelelim!” diyecekler. Onlar bu istekte bulunarak, Allah’ınaşağıda, on sekiz ve on dokuzuncu ayetlerde verdiği hükmünü değiştirmek isteyecekler. Çünkü söz konusu ayetlerde, bu ganîmetlerin yalnızca Hudeybiye seferine katılan fedâkâr müminlere ait olduğu bildirilmiştir. Bunun için, ey Muhammed, onlara de ki: “Siz ey savaş kaçkınları! Bundan sonraki kolay fetihlere bizimle gelmeyeceksiniz! Çünkü Allah, sizin hakkınızda daha önce böyle buyurmuştur!” Bunun üzerine, “Siz aslında bizi çekemiyorsunuz!” diyeceklerdir. Hayır; doğrusu onlar, hakîkati idrâk edemeyen anlayışı kıt kimselerdir! Fakat henüz her şey bitmiş de değil:

Mahmut Özdemir

Almak için ganimetlere gittiğiniz zaman, Geride Kalanlar: “Bırakın bizi, size tâbi’ olalım!” diyecektir. Allah’ın kelamını / sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: “Allah önceden dedi; bu şekilde bize tâbi’ olmayacaksınız”. Diyecekler ki: -“Bize hased ediyorsunuz!”. Aksine, birazı hariç inceden inceye düşünmüyor (anlamıyor)lardı.

Mehmet Çakır

Siz, ganimet paylaşımı için yola düştüğünüz zaman şu bizim gericiler: Allah kelâmını değiştirebilir miyiz düşüncesi ile: " Müsade edin biz de gelelim " diyecekler. De ki: " bizimle gelemezsiniz, çünkü bu sözün aynısını Allah, seferden önce de söylemişti. " Şimdi de: " bizi kıskanıyorsunuz " diyecekler. Kıskanmak ne kelime bunların hepsi utanmaz ve arlanmazın teki.

Mehmet Çoban

Savaştan geri bırakılanlar, siz ganimetleri almaya giderken: "Bırakın biz de sizinle gelelim!" diyecekler. Onlar Allah’ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: "Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah önceden böyle buyurmuştur." Onlar "Bizi kıskanıyorsunuz." diyeceklerdir. Hayır! Onlar yalan söylüyorlar. Üstelik anlayışları kıttır.

Mehmet Okuyan

Ganimetleri almak için gittiğinizde (Hudeybiye’den) geride kalanlar, Allah’ın sözünü değiştirmek isteyerek “Bırakın, biz de sizi takip edelim!” diyeceklerdir. De ki: “Siz asla bizi takip etmeyeceksiniz! Allah işte sizin için daha önce böyle buyurmuştur.” Onlar size “Hayır, bizi kıskanıyorsunuz!” diyeceklerdir. Aksine onlar az anlayanlardır. [*]

Mehmet Türk

O geride bırakılanlar, siz ganîmet vâdeden (bir savaşa) gittiğiniz zaman: “Bırakın da biz de sizinle gelelim.” diyerek, Allah’ın sözünü değiştirmek istiyorlar.¹ (Ey Muhammed!) Sen de: “Allah’ın, daha önce buyurduğu gibi, siz kesinlikle bizimle gelemezsiniz.” de. Bunun üzerine de onlar: “Doğrusu, bizi çekemiyorsunuz.” diyecekler. Hayır, (bu doğru değil.) Ama onların ancak pek azı bunu anlayabilir.

Muhammed Esed

Siz [ey müminler,] ganimet vaad eden bir savaşa katılmak için yola çıktığınız zaman ¹⁴ [daha önce] geride kalmış olanlar: “Bırakın sizinle gelelim!” diyecekler; Allah’ın Sözünü değiştirmek iste[diklerini böylece gösterecek]ler. ¹⁵ De ki: “Bizimle hiçbir zaman gelemeyeceksiniz: Allah daha önce ¹⁶ [ganimetleri kimin kazanacağını] bildirmiştir”. Bunun üzerine onlar: “Hayır, aslında bizi[m ganimetten alacağımız payı] kıskanıyorsunuz!” diye [kendilerinden emin bir şekilde] cevap verecekler. Hayır, (tersine) onlar hakikati çok az kavrayabilirler!

Mustafa Çavdar

Sefere katılmayarak geride kalanlar, ganimet elde edeceğiniz başka bir sefere çıkacağınız zaman: – İzin verin de biz de sizinle gelelim diyerek Allah’ın kendileri ile ilgili hükmünü değiştirmek istiyorlar, onlara de ki: – Siz bize asla katılamazsınız zira Allah daha önce sizin hakkınızda böyle buyurdu, onlar da: – Hayır, aslında siz bizden ganimeti kıskanıyorsunuz, diyeceklerdir. Bilakis onlar anlayışı kıt kimselerdir. 2/190, 4/75

Ahmet Tekin

Siz ganimetleri almak için gittiğinizde, savaşa giden orduya katılmayıp cephe gerisinde kalanlar: “Bırakın, ellemeyin, biz de arkanıza düşelim.” diyeceklerdir. Onlar, Allah'ın kelâmını, hükmünü değiştirmek istiyorlar. Onlara: “Siz, asla bizim peşimize takılamazsınız. Allah, daha önce sizin için böyle buyurmuştur.” de. Onlar size: “Aslına bakarsanız, siz bizi kıskanıyorsunuz.” diyeceklerdir. Bilâkis onlar, senin söylediklerinden işlerine gelen kadar azıcık bir şey anlamayı alışkanlık haline getirmişlerdir.

Mustafa İslamoğlu

Ganimet almak için yola koyulduğunuz zaman,[⁴⁶⁰²] (şimdi) geride kalanlar, “Bırakın bizi de arkanızdan gelelim!” diyecekler; Allah’ın sözünü (böylece) değiştirmek isteyecekler.[⁴⁶⁰³] De ki: “(Bu kez) asla bizimle gelmeyeceksiniz; böyle olacak, (zira) Allah daha önce (ganimet hakkında) konuşmuştu.”[⁴⁶⁰⁴] Bunun üzerine onlar “Asla, aksine siz bizi çekemiyorsunuz” diyecekler. Yoo, bilakis onlar kıt anlayışlı kimselerdir.[⁴⁶⁰⁵]

Ömer Nasuhi Bilmen

O geri bırakılmış olanlar, siz ganîmetler elde etmek için sefere çıkıp gideceğiniz zaman diyeceklerdir ki: «Bizi bırakınız, arkanızdan gelelim.» Onlar Allah'ın kelâmını değiştirmek isterler. De ki: «Siz bize asla tâbi olamazsınız. İşte sizin için Allah Teâlâ önceden böyle buyurmuştur.» Buna da diyeceklerdir ki: «Hayır. Bizi kıskanıyorsunuz.» Halbuki, pek azdan başka bir şey anlayamaz olmuşlardır.

Orhan Kuntman

(Ey iman edenler) Siz ganimetleri almak için gittiğinizde (Bedevilerden savaşa gitmeyip de) geride kalanlar size: "İzin verin de, peşinize düşelim" diyeceklerdir. Onlar Allah’ın kelamını (hükmünü) değiştirmek isterler. (Oysa ganimetler sırf biat'e iştirak edenlere mahsustur) De ki "Siz peşimizden gelemezsiniz, çünkü Allah daha önce sizin için böyle (takdir) buyurmuştur. Onlar bunun üzerine, "Hayır; siz bizi kıskanıyorsunuz, (öyle bir emir yoktur) diyeceklerdir. Onlar (sırf dünya nimetleri peşinde koşan) laf anlamaz kimselerdir.

Osman Fırat

Savaştan geri kalanlar, siz ganimetleri almaya giderken, "Bırakın biz de sizinle gelelim" diyeceklerdir. Onlar Allah’ın (önceden söylediği) sözünü değiştirmek isterler. De ki: "Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah, önceden böyle buyurmuştur. " Onlar, "Siz bize hased ediyorsunuz" diyeceklerdir. Hayır, onlar pek az anlıyorlar.

Şaban Piriş

Geride kalanlar, siz ganimetleri almaya giderken diyecekler ki:-Bizi bırakın da size uyalım. Allah'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki:-Asla bize uymayacaksınız. Daha önce Allah da böyle buyurmuştu.-Hayır, siz bizi çekemiyorsunuz/kıskanıyorsunuz, diyecekler. Hayır, onların çok azı dışında anlayamaz oldular.

Satıraltı Meal (1534)

Diyecekler ġazādan ḳalanlar: Ne zamān gitseñiz māl ve ġanīmeti almaḳ‐içünbıraḳıñız bizi uyalım size, baġlanalım. Dilerler ki tebdīl Allāh kelāmını, di ki: Siztābi‘ olmazsañız ḳat‘iyyen bize onuñ gibi, didi. Evvelceden diyorlar: Bel ki size or‐taḳ olmamıza ḥased iderseñiz, muḫliṣlerden az kimseler onı bilir ve añlarlar. Bel ki on‐lar dīniñ ḥaḳīḳatini añlamazlar.

Suat Yıldırım

Gazaya katılmayanlar, siz ganimetleri almak için gittiğinizde: “İzin verin, biz de size tâbi olalım. ” derler. Böylece Allah'ın hükmünü değiştirmek isterler. De ki: “Siz bizimle gelemezsiniz, zira Allah Teâlâ daha önce böyle buyurmuştur” Bu defa da: “Hayır! ” diyecekler, “siz bizi çekemiyorsunuz” Bilakis kendileri anlayışları kıt olan, çok az anlayan kimselerdir.

Süleyman Ateş

O geri bırakılanlar, ganimetleri almak için gittiğiniz zaman: "Bizi bırakın, sizinle beraber gelelim," diyecekler. Onlar, Allah'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: "Siz, bizimle gelemezsiniz. Allah, önceden böyle buyurdu." Onlar: "Bizi çekemiyorsunuz" diyecekler. Hayır, onlar, pek az anlarlar.

Süleyman Tevfik (1927)

Ganîmet almak içün Medîne'den çıkdığınız zamân evvelce geride kalanlar: "Müsâ'ade idin, sizin arkanızdan gelelim" didiler. Bununla istediler ki Allâh'ın kendi haklarındaki kelâmını tebdîl ideler. Onlara di ki: "Siz bize tâbi' olamazsınız. Allâh evvelce böyle emr itdi. Onlar mü'minlere: "Bize hased idiyorsunuz da onun içün berâber gelmemize razı olmuyorsunuz." dirler. (Öyle değildir) Belki siz emr-i dînden pek az anlarsınız" söyle. [¹]

Süleymaniye Vakfı

Geride bırakılanlar, (Hayber’de sizi bekleyen[*]) ganimetleri almak için ayrılacağınız zaman Allah’ın sözünü değiştirme isteği ile şöyle diyeceklerdir: “Bırakın da arkanızdan gelelim” De ki “Daha önceden Allah’ın sözü var. Arkamızdan gelemeyeceksiniz.” Onlar ise “Bizi çekemiyorsunuz” diyeceklerdir. Aslında onlar anlayışsız kimselerdir.

Ahmet Varol

Geride bırakılanlar, siz ganimetleri almaya çıktığınızda diyecekler ki: "Bırakın bizi, sizin arkanızdan gelelim." Allah'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: "Siz bizim arkamızdan gelemezsiniz. Allah daha önce böyle buyurdu." "Hayır. Bizi kıskanıyorsunuz" diyecekler. Hayır onlar ancak çok az anlayan kimselerdir.

Ümit Şimşek

Seferden geri kalmış olanlar, siz ganimet almaya gittiğiniz zaman “İzin verin, biz de ardınıza düşelim” diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. Sen de ki: “Siz bizim arkamızdan gelmeyeceksiniz; çünkü daha önce Allah böyle buyurdu.” Onlar, “Aslında siz bizi kıskanıyorsunuz” diyecekler. Gerçekte ise onların pek kıt bir anlayışları var.

Yaşar Nuri Öztürk

Geri bırakılanlar, ganimetleri almak üzere gittiğiniz zaman şöyle diyecekler: "İzin verin, biz de size uyalım!" Onlar Allah'ın kelamını değiştirmek istiyorlar. De ki: "Bize asla uyamazsınız! Allah önceden de böyle buyurmuştu." Bu kez şöyle diyecekler: "Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz." İşin doğrusu şu ki, onlar çok az anlıyorlar/onlar, az bir kısmı hariç, anlamıyorlar.

Ali Bulaç

(Savaştan) Geride bırakılanlar, ganimetleri almaya gittiğiniz zaman diyeceklerdir ki: 'Bizi bırakın da sizi izleyelim.' Onlar, Allah'ın kelamını değiştirmek istiyorlar. De ki: 'Siz, kesin olarak bizim izimizden gelemezsiniz. Allah, daha evvel böyle buyurdu.' Bunun üzerine: 'Hayır, bizi kıskanıyorsunuz' diyecekler. Hayır, onlar pek az anlayan kimselerdir.

Ali Fikri Yavuz

Siz (Hayber'den) ganimetler almak için gideceğiniz vakit, o (Hudeybiye seferinden) geri kalanlar şöyle diyecekler: “-Bırakın bizi, arkanızdan gelelim.” Onlar, Allah'ın (kendi aleyhlerine olan) kelâmını, (Hudeybiye seferine katılmıyan Bedevî'leri, bundan böyle başka bir sefere çıkarma, emrini) değiştirmek istiyecekler. De ki: “- Siz, bizim arkamızdan asla gelmiyeceksiniz. Allah, bundan önce hakkınızda böyle buyurdu.” Onlar buna da şöyle diyecekler: “- Hayır bizi kıskanıyorsunuz.” Doğrusu onlar, pek az anlıyan duygusuzlardır.

Bahaeddin Sağlam

Savaştan (Hudeybiye seferinden) geri kalanlar, size: “(Hayber) ganimetlerini almak için çıktığınızda, bırakın biz de size tabi olalım.” diyecekler. Bunlar Allah’ın kelamını (kanunu) değiştirmek istiyorlar. De ki: “Siz bizimle asla olmayacaksınız. Allah daha evvel bunu böyle söylemiştir.” Onlar: “Siz, bizi kıskanıyorsunuz” diyecekler. Hayır, belki onlar anlayışları kıt insanlardır.

Bayraktar Bayraklı

Savaştan geri kalanlar, ganimetleri almak için gittiğinizde, “Bırakınız, biz de sizinle beraber gelelim” diyeceklerdir. Onlar Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: “Siz asla bizimle beraber gelmeyeceksiniz. Allah sizin için önceden böyle buyurdu.” Onlar, “Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz” diyecekler. Aslında onlar, kafaları pek az çalışan kimselerdir.