Fetih Suresi 8. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

8. Ayet

اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذ۪يرًاۙ

(Ey Muhammed!) Şüphesiz biz seni bir şâhit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki biz seni tanık ve müjdeci ve korkutucu olarak göndermişizdir.

Besim Atalay (1965)

Bizler seni, hem tanık, hem müjdeci, hem de kocunduran olmak üzere göndermişizdir

Cemal Külünkoğlu

Gerçek şu ki, biz seni (Haktan yana olanlarla inkârcıların tavırları hakkında dünyada ve ahirette) bir şahit, (iman edip sâlih amel işleyenleri ebedi saadetle) müjdeleyici ve (inkârcıları azapla) uyarıcı olarak gönderdik.

Cemil Said (1924)

8,9. Seni ümmetine şâhid ve mü’minlere tebşîrâtda ve kâfirlere tehdîdâtda bulunmak içün rasûl olarak gönderdik, tâ ki ey insânlar! Allâh’a ve rasûlüne îmân ve dînine hürmet ve müzâheret ve Allâh’a sabah akşam ’ibâdet idesiniz.

Diyanet Vakfı

Şüphesiz biz seni, şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Edip Yüksel

Biz seni bir tanık, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Elhak biz seni hem bir şâhid gönderdik hem bir mübeşşir hem bir nezîr

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Şüphesiz biz seni, şâhit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Emrah Demiryent

(Habibim!) Şüphesiz, biz seni bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ey Resulüm!) Kesinlikle Biz Seni, (bir) şahit, müjdeleyici ve uyarıp (ikaz ve irşad edici) olarak göndermişizdir...

Erhan Aktaş

Biz, seni bir tanık, haber verici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ biz viribidük seni ŧanuġ iken daħı muştılayıcı iken daħı ķorķıdıcı iken.

Hasan Basri Çantay

Hakîkat biz, seni bir şâhid, bir müjdeleyici, bir korkutucu olarak gönderdik,

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki biz seni, bir şâhid, bir müjdeleyici ve (aynı zamanda) bir korkutucu olarak gönderdik.

İhsan Aktaş

(Ey Resulüm!) Şüphesiz biz seni (bütün insanlara) bir şâhit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

İlyas Yorulmaz

Biz seni yalnızca bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik ki.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

İşte Biz seni tanık, müjdeci, uyarıcı olarak gönderdik.

İsmail Hakkı İzmirli

Biz, seni ümmetine şehadet edici; itaata karşı müjde verici, masiyete karşı azap ile korkutucu gönderdik,

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik ki,

Kadri Çelik

Şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Abdullah Parlıyan

Gerçek şu ki, ey Muhammed! Biz seni Allah'ın birliğinin bir şahidi, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik

Kuran Yolu

8-9. Kuşkusuz seni şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik ki, (ey insanlar) Allah’a ve peygamberine iman edesiniz, O’nu destekleyip büyüklüğü karşısında eğilesiniz ve akşam sabah O’nu tenzih ederek anasınız.

Mahmut Kısa

Ey şanlı Elçi! Doğrusu Biz seni, hakîkate tanıklık eden bir şâhit, erdemlilere sonsuz mutluluğu muştulayan bir müjdeci ve zâlimleri bekleyen azâbı haber veren bir uyarıcı olarak gönderdik.

Mahmut Özdemir

Biz, seni bir uyarıcı, müjdeleyici ve şahid olarak gönderdik.

Mehmet Çakır

Resulüm biz seni, gözlemci, müjdeci ve uyarıcı olarak görevlendirdik.

Mehmet Çoban

Şüphesiz biz seni, şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik!

Mehmet Okuyan

8,9. Allah’a ve Elçisine iman edesiniz, O’na (Allah’a) saygı gösteresiniz, O’nu yüceltesiniz ve sabah akşam O’nu [tesbih] edesiniz (yüceltesiniz) diye şüphesiz ki biz seni bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. [*]

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!) Biz, seni sadece bir şâhit,¹ müjdeci ve uyarıcı olarak, gönderdik (ki;)

Muhammed Esed

GERÇEK ŞU Kİ [ey Muhammed,] Biz seni [hakikatin] bir şahidi, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik

Mustafa Çavdar

– Hiç şüphe yok ki biz seni bir şahit, müjdeci ve uyarıcı bir elçi olarak gönderdik. 33/45.48, 34/28

Ahmet Tekin

Biz seni peygamberlik göreviyle, Kurân'ı bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir örnek bir önder, doğruları konuşan bir şâhit, rahmetimizi, merhametimizi, ihsanımızı, sevgimizi müjdeleyici, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan bir uyarıcı olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirdik.

Mustafa İslamoğlu

(EY RASUL!) Elbet Biz seni bir şahit,[⁴⁵⁹⁵] bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki, Biz seni bir şahit ve bir müjdeci ve bir korkutucu olarak gönderdik.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) Biz seni şâhid, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.

Osman Fırat

Biz seni, şâhid, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Şaban Piriş

-Biz seni, şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik

Satıraltı Meal (1534)

Biz seni gönderdük yā Muḥammed ṭanuḳ olmaġ‐ıçun ümmetler üstine, daḫı muştılamaġ‐ıçun, ḳorḳutmaġ‐ıçun.

Suat Yıldırım

Muhakkak ki: Biz, seni bir şahit, bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik ki

Süleyman Ateş

Biz seni, şahid, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Süleyman Tevfik (1927)

Biz seni ümmetinin ahvâline şâhid ve mü'minleri sevâb ve cennet ile müjdeleyici ve kâfirleri 'azâb ile korkudıcı olarak gönderdik.

Süleymaniye Vakfı

Biz seni şahit, müjdeci ve uyarıcı bir elçi olarak gönderdik.

Ahmet Varol

Biz seni şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Ümit Şimşek

Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki, biz seni, bir tanık, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Ali Bulaç

Şüphesiz, biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten biz, seni, (ümmetine) şahid, (cennetle) müjdeleyici, (cehennemle) korkutucu bir peygamber olarak gönderdik;

Bahaeddin Sağlam

(Onların bir mazereti de olamaz. Çünkü) Biz seni (insanlar için) şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Bayraktar Bayraklı

Biz seni şâhit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.