Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
O iki tanığın bir günahı hakkettikleri anlaşılırsa miras hakkında sahip olanlardan ve tanıklığa daha ziyade layık bulunanlardan iki kişi, onların yerine geçer, bizim tanıklığımız, onların tanıklığından daha doğrudur ve biz zulmetmedik, ettiysek zalimlerden olalım diye Allah'a yemin ederler.
Besim Atalay (1965)
Bunların yalanı anlaşılırsa, onların yerine mirasçılardan iki tanık bulunsun, «Bizim tanıklığımız, bunlarınkinden daha doğrudur, biz aşırı gitmedik, aşırı gidersek zalimlerden olalım» diyerek Allaha ant içirilir
Cemal Külünkoğlu
Eğer daha sonra (yeni delillerin ortaya çıkmasıyla) bu şahitlerin (yalan söyleyip gerçeği gizlemeleri gibi) bir günah işledikleri ortaya çıkarsa, (bunların şahitlikleri yüzünden hakları çiğnenen mirasçılar arasından ölüye) en yakın olan iki kişi onların yerine geçer ve: “Bizim şahitliğimiz onlarınkinden daha doğrudur, biz hiçbir hakkı çiğnemiş değiliz, yoksa zalimlerden oluruz” diye yemin ederler.
Cemil Said (1924)
Bu iki şâhidlerin günâh işledikleri, yalan yere yemîn itdikleri zâhir olur ise vasiyet idenin akrabâsından ve şâhidlerin yalanlarını meydâna çıkaranlardan iki kişi ânların yerine kâim olacakdır ve Allâh’ın huzûrunda şu vechile kasem ideceklerdir "Bizim şehâdetimiz diğer iki şâhidlerin şehâdetinden daha doğrıdır biz yalan söylüyor isek zâlimler ’adâdına dâhil olalım."
Diyanet Vakfı
Bu şahitlerin (sonradan yalan söyleyerek) bir günah kazandıkları anlaşılırsa, (şahitlerin) haklarına tecavüz ettiği ölüye daha yakın olan (mirasçılardan) iki kişi onların yerini alır ve «Andolsun ki bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden daha gerçektir ve biz (kimsenin hakkına) tecavüz etmedik, aksi takdirde biz, elbette zalimlerden oluruz» diye Allah'a yemin ederler.
Edip Yüksel
Tanıkların taraflı olduğu anlaşılırsa, önceki tanıkların haksızlığına uğrayan taraftan iki tanık onların yerine geçer ve ALLAH adına şöyle yemin ederler: "Tanıklığımız diğer ikisinin tanıklığından daha doğrudur. Biz sapmayacağız; yoksa zalim oluruz."
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer bunların bir vebâle müstehıkk olduklarına vukuf hasıl edilirse o vakıt ercah olan bu ikinin yirine bunların aleyhelirnde bulundukları mukabil taraftan diğer iki kişi dikilir şöyle yemin ederler: «billâhı bizim şehadetimiz onların şehadetinden daha doğrudur ve hakkı tecavüz etmedik, şübhesiz o takdirde zalimlerden oluruz»
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Eğer o iki şahidin bir günah işledikleri anlaşılırsa ölene daha yakın olan hak sahiplerinden diğer iki kişi onların yerine geçerler ve: "Bizim şahitliğimiz, önceki iki kişinin şahitliğinden daha doğrudur. Biz kimsenin hakkına tecavüz etmedik. Aksi halde biz de zalimlerden olurduk" diye Allah'a yemin ederler.
Emrah Demiryent
(Eğer sonradan) o iki kişinin günaha girdikleri (yalan söyleyip hakkı gizledikleri) anlaşılırsa, o zaman ölene daha yakın olan hak sahiplerinden iki adam: “Bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden elbette daha doğrudur ve biz, kimsenin hakkını çiğnemiş değiliz. (Eğer biz de öyle yaparsak) işte o zaman biz de zâlimlerden oluruz.” diye, Allah adına yemin ederek onların yerine geçsin.
Abdullah-Ahmet Akgül
Eğer (sonradan) o ikisi aleyhinde (mirasçılara haksızlık yapılsın diye) günaha (bulaştıklarına ve su-i zanna) müstahak olduklarına ilişkin kesin kanaate ulaşılırsa (hile ve hıyanetleri ortaya çıkarsa), bu durumda haksızlığa uğrayanlardan (ölenin yakınlarından) iki kişi -ki bunlar daha çok hak sahibidirler- öbürlerinin yerine geçerler ve: "Bizim şahitliğimiz o ikisinin şahitliğinden şüphesiz daha doğrudur. Biz haddi aşmadık, (haksızlık yapmadık ve gerçeği çarpıtmadık) yoksa gerçekten zulmedenlerden oluruz" diye Allah’a yemin içsinler (ki adaletli karar verilsin).
Erhan Aktaş
Eğer o ikisinin günah işledikleri anlaşılırsa, onların yerine mirasa hak sahibi olanlardan iki kişi geçer: “Bizim tanıklığımız o ikisinin tanıklığından daha doğrudur ve biz haddi aşmadık, öyle olsaydı kuşkusuz biz elbette zalimlerden oluruz.” diye Allah'a yemin ederler.
Eski Anadolu Türkçesi
pes eger biline kim bayıķ ol iki ḥaķlu oldılar yazuķ iki ya'nį śoñra bilindi kim almışlar lįkin ey ittiler “biz alandan śatun alduġ-idi” pes bu āyet geldi pes ayruk iki ya'nį alan ķavramdan kim daralar ol iki yirine ya'nį ħiyānet eyleyenler yirine anlardan kim ḥaķlu oldı anlaruñ üzere iki yaķınıraķlar. pes and içeler Tañrı’ya “bizüm andumuz ḥaķluraķdur ol iki andından. daħı ḥaddan geçmedük bayıķ biz andan žālimlerdeñüz.
Hasan Basri Çantay
Eğer o iki (şâhid) aleyhinde — (bu hususda) muhakkak bir vebale hak kazanmış (şâhidlikde hıyanet etmiş) olduklarına (dâir — bir) ıttıla haasıl edilirse o vakit, kendilerine hak terettüb eden (haksızlığa uğrayan mirasçılar) dan iki kişi ki onlar buna daha lâyık, (ölüye de) daha yakındırlar — öbürlerinin yerlerine geçerler. Binâen'aleyh «Vallahi bizim şâhidliğimiz (yeminimiz) o iki kişinin şâhidliğinden (yemininden) daha doğrudur. Biz (hakıykatı çiğneyib) aşmadık. Çünkü bu takdirde muhakkak ki zaalimlerden oluruz» diye Allaha yemîn ederler.
Hayrat Neşriyat
Fakat onların (o gayr-i müslim iki şâhidin) gerçekten bir günah işledikleri (yalan söyledikleri) anlaşılırsa, bu takdirde haklarına tecâvüz edilen kimselerden (şâhidliğe) daha lâyık olan başka iki kişi, onların (o gayr-i müslim iki şâhidin) yerine geçer de (yine sizin istemenizle) Allah'a şöyle yemîn ederler: “Elbet bizim şâhidliğimiz, onların şâhidliğinden daha doğrudur ve (biz hakka) tecâvüz etmedik. Yoksa muhakkak ki biz gerçekten zâlimlerden oluruz!”
İhsan Aktaş
(Yemin ettikten veya duruşma bitip hüküm verildikten sonra,) şahitlerin (gerçekte yalan söyledikleri ve sözü edilen) günahı işledikleri ortaya çıkarsa (hile ve hıyanetleri ortaya çıkarsa), bu takdirde, (yalan şahitlikle) haklarına tecavüze kalkışılan ve ölüye daha yakın olan hak sahibi mirasçılardan iki kişi onların yerini alır. Bu defa da bunlar, “Vallahi, bizim şahitliğimiz, onların şahitliğinden daha doğrudur ve bu şahitliğimizle kimsenin hakkına tecavüz etmiş olmayacağız. Aksi hâlde, mutlak surette zalimlerden oluruz.” diye yemin ederler. *
İlyas Yorulmaz
Eğer, şahitlik eden iki kişinin, sonradan doğru şahitlik etmedikleri ortaya çıkarsa, vasiyete şahitlik etmiş başka iki kişi onların yerine şahitlik etmeye daha layıktır. O iki şahitte, “Önceki yalan yere şahitlik yapan iki şahitten daha adil ve doğru şahitlik edeceğimize, eğer işittiklerimizden daha fazlasını söylersek o zaman zalimlerden oluruz” diye yemin etsinler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Eğer o iki kişinin günah işledikleri anlaşılacak olursa, onların yerine çiğnenmiş olan mirasçılardan iki kişiyi koyun da şöyle and içsinler: "Allah’a ant olsun ki bizim tanıklığımız onların tanıklığından daha doğrudur. Çünkü biz Allah’ın sınırlarını aşmadık. Eğer aşmış olsaydık besbelli ki kıyıcılık etmiş olurduk."
İsmail Hakkı İzmirli
Eğer o iki şahidin günaha müstahak olduklarına [⁶] ıttıla olunuverirse onların yerine kendilerine mali müstahik olan [⁷] vereseden iki başkası olur [⁸]. Onlar «bizim şehadetimiz o ikisinin şehadetinden [⁹] daha doğrudur. Biz haddi aşmadık. Aşmış isek her halde zalimlerden olalım» diye Allah/a yemin etsinler.
İsmail Yakıt
Eğer bu iki kişinin günah işledikleri/yalan söyledikleri sonradan fark edilirse, o zaman aleyhlerine suç işlenen mirasçılardan daha layık olan iki kişi onların yerine geçer ve “Bizim şahitliğimiz o ikisinin şahitliğinden daha doğrudur. Çünkü biz hiç kimsenin hakkına tecavüz etmedik. Yoksa biz elbette zalimlerden oluruz” diye Allah adına yemin ederler.
Kadri Çelik
Eğer o ikisi aleyhinde kesin olarak günahı hak ettiklerine (yalan söyleyip hakkı gizlediklerine) ilişkin bilgi sahibi olunursa, bu durumda haksızlığa uğrayanlardan (ölüye) daha yakın iki kişi öbürlerinin yerine geçerek, “Bizim şahadetimiz o ikisinin şahadetinden şüphesiz daha doğrudur. Biz haddi aşmadık, yoksa gerçekten zulmedenlerden oluruz” diye Allah'a yemin ederler.
Abdullah Parlıyan
Ama sonradan bu iki şahidin, bu günahı işledikleri ortaya çıkarsa, bu iki şahidin haklarına tecavüz etmek istediği kimselerden yani mirasçılardan, ölüye yakınlıkları ve durumu daha iyi bildiklerinden dolayı, şahitliğe daha layık olan iki kişi, onların yerine şahit olacak ve Allah'a şöyle yemin edeceklerdir: “Bizim şahitliğimiz, öteki iki kişinin şahitliğinden daha doğrudur ve biz, hak ve adalet sınırlarını aşmadık, yoksa yaratılış gayesi dışında yaşayan insanlar arasına girmiş olurduk.”
Kuran Yolu
Şayet bu ikisinin günah işledikleri (yeminlerinin gerçeği yansıtmadığı) ortaya çıkarsa, bunların haklarını gasbettiği kimselerden iki kişi onların yerini alır ve “Kesinlikle bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden daha doğrudur ve biz hak tecavüzünde bulunmadık, aksi halde biz de zalimlerden oluruz” diye Allah’ın adına yemin ederler.
Mahmut Kısa
Şâyet daha sonra yeni delillerin ortaya çıkmasıyla bu şâhitlerin yalansöyledikleri veya vasiyet edilen mallardan bir kısmına el koyarak günah işledikleri anlaşılırsa, onların şâhitlikleri iptal edilir. Artık delil getirmek zorunda olan taraf, kendileridir. Bu durumda, şâhitler yüzünden hakları çiğnenen mirasçılar arasından ölüye en yakın olan iki kişi, o yalancı şâhitlerin yerine geçer ve “Andolsun ki, bizim şâhitliğimiz bu iki kişinin şâhitliğinden daha doğrudur ve biz, kimsenin hakkını çiğnemiş değiliz; aksi takdirde, zâlimlerden olduğumuzu ve Allah katında cezasını çekeceğimizi kabul ediyoruz!” diye Allah’a yemin ederler. Önceki iki şâhit, kendi iddialarını ispat etmedikleri takdirde, ölüye yakın olan bu mirasçıların yeminine göre hüküm verilir.
Mahmut Özdemir
Eğer o ikisinin günah işledikleri (yalan söyledikleri) anlaşılmışsa, En Yakın / Uygun olan, hak sahiplerinden diğer iki kişi onların yerine geçer. O ikisi de: -“Bizim şahidliğimiz, bu ikisinin şahidliğinden daha gerçektir; haksızlık yapıp haddi aşmadık; o zaman (sınırı aştığımızda) elbette Zâlimler’den oluruz” diye Allah’a yemin ederler.
Mehmet Çakır
Ancak şahitlerin yanlış yaptıkları sabit olursa, hak sahiplerinden iki dürüst kişi, bunların yerini alsın. Bunlar da Allah’a yemin etsinler: “ bizim tanıklığımız onlarınkinden daha geçerlidir. Çünkü biz, yemin ihlâli yapmadık, eğer yaparsak suçu kabul ederiz " desinler.
Mehmet Çoban
Eğer sonradan şahit olan iki kişinin yalan söyleyerek günaha girdikleri anlaşılırsa, o zaman yalan söyleyen şahitlerin zarar verdiği kimselerden olan başka iki adam onların yerine geçer. Onlar şahitlik için: "Allah’a yemin ederiz ki, bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden elbette daha gerçektir. Biz hakkı çiğneyip geçmedik! Çünkü o takdirde biz elbette zalimlerden oluruz." diye yemin ederler.
Mehmet Okuyan
Bunların (iki şahidin) günah işledikleri anlaşılırsa, haklarına tecavüz edilen (mağdur durumdaki)lerden diğerlerinin yerine geçecek çok daha uygun başka iki kişi onların yerini alır. (Bu iki kişi) “Doğrusu bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden daha doğrudur; biz (kimsenin hakkına) tecavüz etmedik; aksi takdirde biz de elbette zalimlerden oluruz.” diye Allah’a yemin ederler.
Mehmet Türk
Eğer onların (yalan söyleyerek) bir günâh işledikleri anlaşılırsa; bu yüzden hakları çiğnenen (ve ölene) daha yakın olan iki kişi, “bizim şâhitliğimiz, önceki iki kişinin şâhitliğinden daha doğrudur. Çünkü biz, kimsenin hakkına tecavüz etmedik. (Eğer biz de öyle yaparsak) işte o zaman biz de zalimlerden oluruz.” diye, Allah adına yemin ederek onların yerine geçsin.
Muhammed Esed
Ama sonradan bu iki [şahid]in [bu] günahı işledikleri ortaya çıkarsa, bu iki kişi tarafından hakları gasbedilenler arasından ¹²⁸ başka iki kişi onların yerini alacak ve Allah adına şöyle yemin edecekler: “Bizim şahitliğimiz öteki iki kişinin şahitliğinden daha doğrudur ve biz hak ve adalet sınırlarını aşmadık, yoksa zalimler arasına girmiş olurduk!”
Mustafa Çavdar
Eğer o iki şahidin yalan söyledikleri ortaya çıkarsa, hak kaybına uğrayanın tarafından iki kişi, onların yerine geçerek Allah’a yemin ederler ve derler ki; “Bizim şahitliğimiz, onların şahitliğinden daha doğrudur. Çünkü biz hak ve adaletten sapmadık, aksi halde hakka tecavüz eden zalimlerden oluruz.”
Ahmet Tekin
Bu şâhitlerin, bile bile bir günah işledikleri anlaşılırsa, ölene daha yakın, hak sahiplerinden iki kişi onların yerine geçerler ve: “Bizim şâhitliğimiz, önceki iki şâhidin şâhitliğinden daha doğrudur. Biz kimsenin hakkına tecavüz etmedik. Aksi halde biz de isyan ve günah bataklığına giren zâlimlerden, haksızlardan oluruz." diye Allah'a yemin ederler.
Mustafa İslamoğlu
Ama bu iki şahidin sonradan bu tür bir günah işledikleri ortaya çıkarsa, bu iki kişinin hakkını çiğnediği taraftan başka iki kişi onların yerini alır ve Allah adına şöyle yemin eder: “Bizim şahitliğimiz ötekilerin şahitliğinden daha doğrudur, zira biz hakka tecavüz etmedik; eğer böyle yaparsak, gerçekten zalimlerden olmuş oluruz.”
Ömer Nasuhi Bilmen
Eğer onların bir günaha müstehik olduklarına vukuf hasıl olursa, o zaman bu ikisinin yerine haklarına tecavüz etmiş oldukları mukabil taraftan diğer iki kimse kıyam ederler. «Billahi bizim şehâdetimiz, onların şehâdetinden daha doğrudur, ve biz hakkıtecavüz etmedik, şüphe yok ki, biz o takdirde zalimlerden olmuş oluruz,» diye yemin ederler.
Orhan Kuntman
Bu şahitlerin (sonradan, yalan söyleyerek) bir günah kazandıktan anlaşılırsa (şahitlerin) haklarına tecavüz ettiği, ölüye daha yakın olan (mirasçılardan) iki kişi onların yerini alır ve "And olsun ki bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden daha doğrudur ve biz (kimsenin hakkına) tecavüz etmedik yoksa biz elbette zalimlerden olurduk" diye Allah’a yemin ederler.
Osman Fırat
Eğer onların bir günâh işledikleri (yalan söyleyip hakkı gizledikleri) anlaşılırsa; (o iki şâhidin), haklarına tecâvüz etmek istediği kimselerden daha lâyık olan iki kişi, onların yerine geçer. Allah’a (şöyle) yemin ederler: "Mutlaka bizim şâhidligimiz, onların şâhidliğinden daha doğrudur, biz (hakka) tecâvüz etmedik, yoksa biz elbette zâlimlerden oluruz" (diye yemin ederler).
Şaban Piriş
Eğer o ikisinin günaha düştükleri belli olursa, ölene daha yakın olan hak sahiplerinden diğer iki kişi onların yerine geçerler ve “bizim şahitliğimiz, bu ikisinin şahitliğinden daha doğrudur ve haksızlık yapmıyoruz, eğer haksızlık yaparsak o zaman zalimlerden oluruz.” diye Allah'a yemin ederler.
Satıraltı Meal (1534)
Eger bilinse anlar yamanlıġa lāyıḳ olduḳları, pes özge iki kişi dursunlaranlar yirine, ol kişilerden ol müsteḥaḳ oldılar. And içsünler Allāh | adı‐y‐la ki bizüm ṭanuḳluġumuz ḥaḳdur anlar ṭanuḳluġından, daḫı biz ta‘addīeylemedük. Taḥḳīḳ biz ol vaḳtda ẓālimlerden [olur-biz].
Suat Yıldırım
Şayet sonradan bu şahitlerin yalan söyleyerek günah işledikleri anlaşılırsa, (şahitlerin haklarına tecavüz etmek istedikleri ve) ölüye daha yakın olan mirasçılardan iki kişi, öbürlerinin yerine geçerler ve “vallahi bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden daha doğrudur ve biz kimsenin hakkına tecavüz etmedik. Aksi takdirde biz elbette zalimlerden oluruz! ” diye yemin ederler.
Süleyman Ateş
Eğer onların bir günah işledikleri (yalan söyleyip hakkı gizledikleri) anlaşılırsa; (o iki şahidin), haklarına tecavüz etmek istediği kimselerden (mirasçılardan, ölüye yakınlıklarından ve durumu daha iyi bildiklerinden dolayı şahidliğe) daha layık olan iki kişi, onların yerine geçer. Allah'a (şöyle) yemin ederler: "Mutlaka bizim şahidliğimiz, onların şahidliğinden daha doğrudur, biz (hakka) tecavüz etmedik, yoksa biz elbette zalimlerden oluruz" (derler).
Süleyman Tevfik (1927)
Eğer o şâhidleri irtikâb-ı kabahat iylediklerine (yalancı şehâdet, yalan yere yemîn gibi) vâkıf olur iseniz onların yerine (şehâdetlerine karşı) vereseden iki şâhid kâim olsun ve "Bizim şehâdetimiz onların şehâdetinden daha doğrıdır. Kimseye te'addî ve tecâvüz itmiyoruz. Eğer te'addî ider isek zâlimlerden oluruz" diye yemîn iylesünler.
Süleymaniye Vakfı
Eğer şahitlerin, dalavereyle hak yiyecekleri sezilirse, haklarını yemek istedikleri kişilerden ikisi onların yerine geçsin, şöyle yemin etsinler: “Vallahi, bizim şahitliğimiz onlarınkinden daha doğrudur, biz kimsenin hakkını istemiyoruz. Öyle yaparsak elbette yanlış yapanlardan oluruz.”
Ahmet Varol
Eğer o ikisinin bir günah işledikleri [20] anlaşılırsa, o zaman haksızlığa uğrayanların arasından, ölüye daha yakın iki kişi onların yerine geçer ve: "Bizim şahitliğimiz onlarınkinden daha doğrudur ve biz haddi aşmadık. Aksi takdirde mutlaka zalimlerden oluruz" diye yemin ederler.
Ümit Şimşek
Bu şahitlerin yalan günahını işledikleri ortaya çıkarsa, hakları yenen ölü yakınlarından iki kişi onların yerini alsın ve “Bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden daha doğrudur. Biz kimsenin hakkına tecavüz etmedik; edersek zalimlerden oluruz” diye Allah'a yemin ettirin.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer onların bir günah işledikleri kesinlikle anlaşılırsa o zaman, tercih edilmiş olan bu ikisinin yerine bunların aleyhinde bulundukları taraftan iki kişi geçerek şöyle yemin edeceklerdir: "Allah şahit olsun ki, bizim tanıklığımız, onların tanıklığından daha doğrudur. Biz hiçbir haksızlık yapmadık. Aksi halde mutlaka zalimlerden olurduk."
Ali Bulaç
Eğer o ikisi aleyhinde kesin olarak günahı hak ettiklerine ilişkin bilgi sahibi olunursa, bu durumda haksızlığa uğrayanlardan iki kişi -ki bunlar buna daha hak sahibidirleröbürlerinin yerine geçerler ve: 'Bizim şehadetimiz o ikisinin şehadetinden şüphesiz daha doğrudur. Biz haddi aşmadık, yoksa gerçekten zulmedenlerden oluruz' diye Allah'a yemin ederler.
Ali Fikri Yavuz
Eğer gayri müslim iki şahidin yalancılık gibi kötü halleri meydana çıkar da buna hak kazanırlarsa, o zaman mirasçılardan haksızlığa uğramış iki kişi bunların yerine geçer ki, bunlar şahid olmağa daha lâyık kimselerdir. Sonra Allah'a şöyle yemin ederler. “Billâhi, bizim şahidliğimiz, o iki kimsenin şahidliğinden daha doğrudur. Biz hakkı çiğneyip tecavüz etmedik. Tecavüz etsek, şüphesiz ki, zalimlerden oluruz.”
Bahaeddin Sağlam
Eğer onların (yalancılıkla) günah işlediklerinin farkına varırsanız, hakkı yenilen taraftan o iki kişinin yerine geçecek daha layık iki kişiyi seçin. “Şahitliğimiz onların şahitliğinden daha gerçektir, biz hiçbir zaman kimsenin hakkını yemiş değiliz. Böyle bir durumda biz zalimlerden oluruz” diye Allah için and içsinler.
Bayraktar Bayraklı
Bu şâhitlerin sonradan yalan söyleyerek bir günah kazandıkları anlaşılırsa, haklarına şâhitlerin tecavüz ettiği ölüye daha yakın olan mirasçılardan iki kişi onların yerini alır ve “Andolsun ki bizim şâhitliğimiz onların şâhitliğinden daha gerçektir ve biz kimsenin hakkına tecavüz etmeyeceğiz, aksi takdirde biz, elbette zâlimlerden oluruz” diye Allah'a yemin ederler.