Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Tevrat'ın, İncil'in ve Rablerinden sana indirilen kitabın hükümlerini tutsalardı tepelerinden ayaklarının altlarından nimetlere nail olurlar, onları yerlerdi. İçlerinde geri ve aşırı olmayan insaf ehli de var, fakat çoğunun yaptığı işler, ne de kötü.
Besim Atalay (1965)
Eğer onlar Tevrat ile İncil'i, Tanrıları katından onlara geleni de, elde tutsalardı, yerin göğün nimetini yerlerdi, onlardan bir bölük taşkınlık etmez, çoklarının yaptıkları kötüdür
Cemal Külünkoğlu
Ve eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve onlara Rableri tarafından indirilmiş olanı (Kur'an-ı) dosdoğru uygulasalardı gökyüzünün ve yerin tüm nimetlerinden yararlanırlardı. İçlerinde tutumlu (ılımlı) bir topluluk vardır, ama onların çoğunun yaptıkları şeyler pek çirkindir.
Cemil Said (1924)
Eğer Tevrat’a ve İncil’e ve rablerinin gönderdiği kitâblara tevfîk hareket ide idiler yerdeki ve gökdeki mimetlerden istifâde iderler idi. Bir kısmı sıdk ile hareket idiyorlar. Fakat ekserîsinin a’mâli ne kadar fenâdır.
Diyanet Vakfı
Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rablerinden onlara indirileni (Kur'an'ı) doğru dürüst uygulasalardı, şüphesiz hem üstlerinden, hem de ayaklarının altından yerlerdi (yeraltı ve yerüstü servetlerinden istifade ederek refah içinde yaşarlardı). Onlardan aşırılığa kaçmayan (iktisatlı, mutedil) bir zümre vardır; fakat çoğunun yaptıkları ne kötüdür!
Edip Yüksel
Tevrat'ı, İncil'i ve kendilerine indirilenleri uygulasalardı onları baştan ayağa nimetlere boğardık. İçlerinde ılımlı bir toplum varsa da çoğu kötülük işlemekte.
Elmalılı Hamdi Yazır
eğer onlar Tevratı ve İncili ve Rabları tarafından kendilerine sair indirileni doğru tutsalardı elbette hem üstlerinden yerlerdi hem ayaklarının altından, içlerinden mu'tedil bir ümmet yok değil, lâkin çoğu ne kötü işler yapıyorlar
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Eğer onlar, Tevrat'ı, İncil'i ve kendilerine indirileni gereğince uygulasalardı, hem üstlerindeki, hem de ayaklarının altındaki (nimetlerden bol bol) yerlerdi. Onların arasında ılımlı bir grup da vardı. Böyle olmakla beraber onların çoğunun yaptıkları ne kadar kötüdür!
Emrah Demiryent
Ve şâyet onlar (yahûdî ve hıristiyanlar, tahrif edilmemiş) Tevrât’ı, İncîl’i ve Rablerinden kendilerine de bildirileni (Kur’ân’ın hükümlerini hakkı ile) uygulasalardı, *hem üstlerindeki hem de ayaklarının altındaki nimetlerden yerlerdi. İçlerinde (peygambere düşmanlıkta) aşırılığa kaçmayan bir zümre de vardır. Fakat onlardan birçoğunun yapmakta oldukları şey ne kötüdür!
Abdullah-Ahmet Akgül
Ve şayet onlar (Yahudi ve Hristiyanlar; bozulmamış) Tevrat’ı, İncil’i ve kendilerine Rablerinden indirileni (Kur’an’ı) ayakta tutsalardı (ve geçerli kılıp uygulasalardı), elbette üstlerinden ve ayaklarının altından (gökten ve yerden Allah’ın verdiği sayısız nimetleri) yiyeceklerdi. (Bunların) İçlerinde aşırı olmayan (haksızlık ve ahlâksızlıktan sakınan mutedil) bir ümmet (topluluk da) vardır. (Ama) Onlardan çoğunun yaptıkları ise ne kötü ve çirkindir!
Erhan Aktaş
Eğer onlar, Tevrat'ı, İncil'i ve Rabb'lerinden kendilerine indirileni gereğince uygulasalardı hem üstlerinden hem de ayaklarının altından¹ yiyeceklerdi. İçlerinde muktesid² bir topluluk var. Ve onlardan çoğu da kötü işler yapıyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı eger bayıķ anlar dururalar-ıdı tevrįt’i daħı anı kim indürinildi anlaruñ yaña [59a] çalabılarından yiyeler-idi üstünlerinden daħı ayaķları altından. ya'nį yuķarudan yaġmur yaġadı aşaġıdan ot bitdi. bir nicesi anlaruñ bir bölükdür orta dutıcılar daħı çoķı anlardan ne yavuz oldı ol kim işlerler!
Hasan Basri Çantay
Bir de eğer onlar Tevrâtı, İncili ve Rablerinden kendilerine indirilen (Kur'ânın hükümlerîn) i dosdoğru tutsalar (tatbîk ve icra etseler) di muhakkak ki hem üstlerinden, hem ayaklarının altından yiyeceklerdi. (Her taraflarından Allahın ni'metlerine gark olacaklardı). İçlerinde iktisatçı (mutedil, tarafsız, yahud iktisâd bilgisine vâkıf) bir zümre de vardır. Onlardan bir çoğunun yapmakda oldukları ise ne kadar kötüdür.
Hayrat Neşriyat
Ve eğer gerçekten onlar, Tevrât'ı, İncîl'i ve Rablerinden kendilerine indirilen(Kur'ân)ı hakkıyla tatbîk etselerdi, mutlaka üstlerinden (yağmurlar ve meyvelerle rızıklandırılırlar) ve ayaklarının altından (yetişen nice mahsûllerden) yerlerdi. İçlerinde(peygambere düşmanlıkta) aşırılığa kaçmayan bir ümmet vardır. Fakat onlardan birçoğu var ki, yapmakta oldukları şey ne kötüdür!
İhsan Aktaş
Ve eğer onlar (o malum yahudi ve hıristiyanlar geçmişte; bozulmamış) Tevrat’ı, İncil’i ve Rablerinden kendilerine indirilmiş olanları (bütün vahiyleri) ayakta tutmuş olsalardı, (onlara inanıp hakkıyla uygulasalardı), elbette üstlerinden ve ayaklarının altından (gökten yağan yağmur sayesinde yetişen mahsullardan ve yeraltı kaynaklarından Allah’ın verdiği sayısız nimetleri) yiyeceklerdi. (Bunların) içlerinde aşırı olmayan (haksızlık ve ahlâksızlıktan sakınan iktisatlı mutedil) bir topluluk (da) vardır. (Ama) onlardan çoğunun yaptıkları ise ne kötü ve çirkindir! *
İlyas Yorulmaz
Onlar Tevrat’ı, İncil’i ve onlara indirilen Rablerinin emirlerini günlük hayatlarında yaşasalardı, onların üstlerinden ve ayaklarının altlarından çıkan yiyecekleri yerlerdi. Onlardan orta yolu takip edenler olduğu gibi, onlardan pek çoğunun yaptığı şeyler de ne kötüdür.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Bir de eğer onlar Tevrat’a, İncil’e, çalaplarından kendilerine bildirilenlere dört elle sarılsalardı, yerin üstündeki, altındaki azıklardan bol bol yiyeceklerdi. Onların arasında kendini bilen bir topluluk da vardır. Ancak bir çoğunun yaptıkları ne çirkindir.
İsmail Hakkı İzmirli
Eğer onlar Tevrat/ı, İncil/i, Rabbileri tarafından kendilerine inzal olunanı [¹] yerine getirselerdi onlar üstlerinden, ayakları altından yerlerdi [²]. Kendileri arasında itidal sahibi [³] ümmet vardır. Çoğu ise ne kötü işler işler.
İsmail Yakıt
Şayet onlar, Tevrat’ı, İncil’i ve kendilerine Rablerinden indirilmiş olanı dosdoğru uygulamış [ekâmû] olsalardı, elbette hem üstlerinden hem de ayakları altında/yerde bulunan sayısız nimetlerden yerlerdi. Gerçi onların içinde orta yolu tutan [muktesidatun] bir topluluk [ummet] var ama onlardan çoğunun yapmakta olduğu şeyler ne kötü!
Kadri Çelik
Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve rablerinden kendilerine indirileni gereğince uygulasalardı, elbette üstlerinden ve ayaklarının altından (sayısız nimetler) yerlerdi. Onlardan orta yolu tutan (aşırı olmayan) bir zümre vardır ve onlardan çoğunun ise yapmakta oldukları pek de kötüdür!
Abdullah Parlıyan
Eğer onlar Tevrat'a, İncil'e ve Rableri tarafından kendilerine indirilen Kur'ân'a inanıp, doğru dürüst hayatlarına uygulasalardı, kuşkusuz hiçbir yönden yoksulluk görmezlerdi, sürekli nimet içinde olurlardı. Onlardan aşırı gitmeyip orta yolu tutan bir topluluk vardır, ama pek çoğu ne kötü işler yapıyorlar.
Kuran Yolu
Şayet onlar Tevrat’ı, İncil’i ve rableri tarafından onlara indirileni doğru dürüst uygulamış olsalardı göğün ve yerin türlü türlü nimetlerinden yararlanırlardı. İçlerinde aşırılığa kaçmayan bir zümre var; onlardan bir çoğunun yaptıkları işler ise pek kötüdür.
Mahmut Kısa
Evet, eğer onlar Tevrat’ı, İncil’i ve Rab’leri tarafından kendilerine gönderilen bu son ilahi vahyi içtenlikle kabullenip hayatın her alanında uygulamış olsalardı, hiçbir yoksulluk görmezlerdi. Onları tepeden tırnağa nîmetlere boğardık; böylece üstlerinden yağan göğün ve ayaklarının altından fışkıran yerin nîmetlerinden yararlanırlar ve yerlerdi. Gerçi içlerinde, aşırılıktan uzak, ölçülü ve dengeli insanlar da yok değil fakat çoğunluğu, o kadar kötü işler yapıyorlar ki! O hâlde, Müslümanlara büyük bir görev düşüyor:
Mahmut Özdemir
Onlar, Tevrat’ı, İncil’i ve onlara rabblerinden indirilmiş şeyleri gereğince uygulasalardı, elbette, üzerlerinden ve ayaklarının altından yerlerdi. İçlerinden orta yolu tutan bir ümmet vardır. Onlardan birçoğu ne kötü şeyler işliyorlar!
Mehmet Çakır
Eğer onlar, Tevrat, İncil ve Allah tarafından indirilen hükümlerin gereğini yapıp da hayata yansıtmış olsalardı, yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında olabilirdi. Onlar içinde ılımlılar da olmakla birlikte çoğunlukla pis işler yapıyorlar...
Mehmet Çoban
Eğer onlar Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbin tarafından sana gönderilen Kur’an’ı gereğince uygulasalardı; onlara altlarından üstlerinden bolca nimetler verilirdi. Onlardan orta yolu tutan bir topluluk vardır. Ancak onların çoğunun yaptıkları çok kötüdür.
Mehmet Okuyan
Onlar Tevrat’ı, İncil’i ve Rablerinden onlara indirileni (Kur’an’ı) tam olarak uygulasalardı, şüphesiz ki hem üstlerinden hem de ayaklarının altından (verilen pek çok nimet) yerlerdi. [*] Onlardan aşırılığa kaçmayan bir topluluk vardır; [*] (fakat) çoğunun yaptıkları ne kötüdür!
Mehmet Türk
Eğer onlar (önce) Tevrât’ı ve İncil’i (sonra da) Rableri tarafından kendilerine indirilen (Kur’an’ı) gereğince uygulasalardı, hem üstlerindeki hem de ayaklarının altındaki nîmetlerden¹ yerlerdi. Onların aralarında aşırılığa kaçmayan ılımlı bir grup² olmakla birlikte, onların çoğunun yaptıkları şey, çok kötüdür.
Muhammed Esed
eğer onlar Tevrat’a, İncil’e ve Rableri tarafından kendilerine indirilmiş olan bütün [vahiy]lere uymuş olsalardı, gökyüzünün ve yerin tüm nimetlerinden yararlanırlardı. Onların bir kısmı doğru bir yol tutarlar; çoğuna gelince, yaptıkları ne kötüdür onların! ⁸⁴
Mustafa Çavdar
Yine onlar, Tevrat’ı, İncil’i ve Rablerinden kendilerine indirilen Kuran’ı gereğince uygulasalardı nimetler içinde yüzerlerdi.1 İçlerinden itidalli ve ölçülü olan ve söz dinleyen kimseler de vardır2 fakat onların çoğunun yaptıkları ne kötüdür? 15/68, 42/13, 231/32, 3/113-114-11, 325/44
Ahmet Tekin
Onlar, yazılı ve şifahî bilgileri, sünneti içeren Tevrat'ın ve İncil'in hükümlerini açıklayarak yerine getirseler, Rablerinden kendilerine indirilenleri, Kur'ân'ı gereğince uygulamış olsalardı, hem üstlerindeki, hem de ayaklarının altındaki nimetlerden bol bol yerlerdi. Onların arasında mûtedil tutkun, yetişmiş, maksada ulaştıran hak yolu tutan, ehl-i tevhid olan bir cemaat da var. Onlardan çoğunun işledikleri ameller ne kadar kötüdür.
Mustafa İslamoğlu
Eğer onlar Tevrat’ı, İncil’i ve kendilerine Rableri tarafından indirilenleri uygulamış olsalardı,[⁹⁵⁸] gökten ve yerden gelen tüm nimetlerden yararlanırlardı. Onlardan doğru, âdil bir yol tutturanlar var. Çoğuna gelince: ne berbat şeyler yapıyorlar!
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve eğer onlar Tevrat'ı ve İncil'i ve onlara Rableri tarafından indirilmiş olanı dosdoğru tutsalar idi elbette hem üstlerinden hem de ayakları altından yiyeceklerdi. Onlardan mutedil bir cemaat vardır. Onlardan birçoğunun yaptıkları ise ne kadar fenadır!
Orhan Kuntman
Eğer onlar Tevrat ile İncil'i ve Rablerinden kendilerine indirileni (onlardaki hüküm ve haberleri, her türlü tahriften uzak tutarak koruyup) uygulamış olsalardı! (Muhammed s.a.s.'in peygamber olduğuna elbet iman ederlerdi. Çünkü onun sıfatı, Tevrat ile İncil’de bildirilmişti) Elbette ki, onları hem üstlerinden (gökten inecek yağmurun bereketinden) hem de altlarından (toprağın ürünlerinden) nimetlere gark ederdik, içlerinde orta yolu tutan (aşırılığa kaçmayan) bir topluluk vardır, ama çoğunun yapmakta olduğu şey, çok çirkin ve kötüdür.
Osman Fırat
Eğer onlar Tevrata, İncile ve Rableri tarafından kendilerine indirilmiş olan bütün (vahiy) lere uymuş olsalardı, gökyüzünün ve yerin tüm nimetlerinden yararlanırlardı. Onların bir kısmı orta yolu tutarlar; ancak, yaptıkları ne kötüdür !
Şaban Piriş
Eğer onlar, Tevrat'ı, İncil'i ve Rablerinden kendilerine indirilen Kur'an'ı gereğince uygulasalardı üzerlerindeki ve altlarındaki (nimetlerden bol bol) yerlerdi. İçlerinden orta yolu tutan bir ümmet vardır, fakat onların çoğunun yaptıkları ise ne kötüdür.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı eger anlar durġursalardı Tevrātı, İncīli daḫı ya‘nī içindeki buyruḳlarıdutsalardı, daḫı durġursalar özlerine inen buyruḳları Çalaplarından, yiye‐lerdi dürlü ni‘metleri başları üstinden ve ayaḳları altından. Anlaruñ ba‘żısı isrāf eylemez. Līkin çoḳ kişi anlardan ne ḳatı yaman işlerler.
Suat Yıldırım
Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rab'leri tarafından kendilerine indirilen Kur'ân'ın hükümlerini hakkıyla yerine getirselerdi, muhakkak ki yukarıdan yağmur gibi yağan ve yerden biten nimetler içinde kalır, onlardan yerlerdi. Onlardan mûtedil bir zümre de vardır, ama onların çoğunun yaptıkları şeyler pek çirkin işlerdir. [7, 96; 30, 41; 7, 159; 57, 27; 35, 32-33]
Süleyman Ateş
Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rablerinden kendilerine indirileni gereğince uygulasalardı, muhakkak ki üstlerinde(ki ağaçların meyvelerinde)n ve ayaklarının altın(daki ürünler)den yerlerdi. İçlerinde tutumlu (ılımlı) bir ümmet var, ama onlardan çoğu, ne kötü işler yapıyorlar?
Süleyman Tevfik (1927)
Eğer onlar Tevrât ve İncîl'in ve rableri tarafından onlara indirilen kitâbların ahkâmını yerine getirselerdi üstlerinden ve ayaklarının altından ekl iderlerdi (ni'met gökden yağar ve yerden biterdi) Onlardan bir ümmet-i mukteside (îmân iden bir takım) vardır. Ve çokları ise fenâ şeyler işlerler.
Süleymaniye Vakfı
Eğer onlar, Tevrat’ı, İncil’i ve Rableri tarafından kendilerine indirileni[*] uygulasalardı, üstlerinden ve altlarından nimetlere boğulurlardı. Aralarında dengeli davranan bir toplum(ümmet) vardır ama onlardan çoğunun davranışı ne kötüdür!
Ahmet Varol
Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve kendilerine Rablerinden indirileni uygulasalardı üstlerinden ve ayaklarının altından (nimetler) yerlerdi. İçlerinde orta yolu tutturan bir topluluk var. Ama çoğunun yapmakta oldukları işler pek kötüdür!
Ümit Şimşek
Eğer onlar Tevrat'ın, İncil'in ve Rablerinden onlara indirilmiş olan şeylerin hakkını verselerdi, başlarının üzerinden ve ayaklarının altından nimetlerle besleneceklerdi. Gerçi onlardan orta yolda olanlar da vardır; birçoğunun yapmakta olduğu ise pek kötü birşeydir.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve kendilerine indirilmiş olanı gerektiği şekilde uygulasalardı elbette ki hem üstlerinden hem ayaklarının altından rızıklanacaklardı. İçlerinde orta yolu izleyen bir topluluk var. Ama onların çoğunluğunun yapmakta olduğu ne kadar da kötü!
Ali Bulaç
Ve eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve kendilerine Rablerinden indirileni (Kur'an'ı) ayakta tutsalardı, elbette üstlerinden ve ayaklarının altından (sayısız nimeti) yiyeceklerdi. İçlerinde aşırı olmayan (mutedil) bir ümmet vardır. Onlardan çoğunun yaptıkları ise ne kötüdür!
Ali Fikri Yavuz
Bir de onlar, Tevrat'a, İncil'e, Rablerinden kendilerine indirilen bütün ilâhî kitaplara inanarak amel edip duraydılar, şüphesiz ki, hem üstlerinden (ağaç meyvalarından) hem de ayaklarının altlarından (hububatlardan= tahıllardan) yiyeceklerdi (bol bol rızıklanacaklardı). İçlerinden bir topluluk mûtedildir. (Hz. Peygambere iman etmişlerdir). Fakat çoğu ne fena işler yapıyorlar!
Bahaeddin Sağlam
Eğer onlar, Tevrat, İncil ve Rablerinden kendilerine ineni uygulatsaydı, üstlerinden (meyvelerden) ve altlarından (zirai mahsulâttan) bol bol yiyeceklerdi. Onlardan doğru yolu bulmuş bir toplum var. Fakat çokları da çok kötü işler yapıyorlar.
Bayraktar Bayraklı
Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rabblerinden onlara indirileni doğru dürüst uygulasalardı, elbette hem üstlerinden/gökten hem de ayaklarının altlarından/yerden yerlerdi. Onlardan aşırılığa kaçmayan bir zümre vardır, fakat çoğunun yaptıkları ne kötüdür!