2. Ayet
بَلْ عَجِبُٓوا اَنْ جَٓاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْ فَقَالَ الْكَافِرُونَ هٰذَا شَيْءٌ عَج۪يبٌ
1,2. Kâf.[501] Şerefli Kur’ân’a andolsun ki kâfirler, aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: “Bu tuhaf bir şeydir!”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
بَلْ عَجِبُٓوا اَنْ جَٓاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْ فَقَالَ الْكَافِرُونَ هٰذَا شَيْءٌ عَج۪يبٌ
1,2. Kâf.[501] Şerefli Kur’ân’a andolsun ki kâfirler, aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: “Bu tuhaf bir şeydir!”
Hayır, onlar, içlerinden bir korkutucunun gelmesine şaşıp kaldılar da kafirler, gerçekten de dediler, bu şaşılacak bir şey.
1,2. Kaf, ünlü, sanlı Kur'ana ant, olabilir kendi içlerinden onlara, bir kocunduran gelmesine şaşıyorlar, küfredenler dediler ki: «Bu nice bir iştir?
Fakat inkârcılar, içlerinden birinin uyarıcı olarak gelmesine şaştılar ve “Bu gerçekten hayret edilecek bir şeydir” dediler.
2,3.- İçlerinden kendilerini îkâz idecek bir âdemin zuhûrundan dolayı taaccüb idiyorlar. Kâfirler "Bu ’acîb bir şeydir, bir kere ölüb de toprak oldukdan sonra tekrâr hayâta gelmek çok ba’îddir" diyorlar.
Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da, kâfirler şöyle dediler: «Bu şaşılacak bir şeydir.»
İçlerinden bir uyarıcının kendilerine gelmesini tuhaf karşıladılar! Kafirler, "Bu tuhaf bir şey" dediler,
Doğrusu şaştılar da kendilerine içlerinden korkutucu bir Peygamber geldiğine dediler ki kâfirler bu acîb bir şey
Doğrusu kâfirler kendi içlerinden uyarıcı bir peygamber geldiğine şaşırdılar da dediler ki: "Bu şaşılacak bir şeydir!
Doğrusu (o Kureyşli) kâfirler, kendi içlerinden bir uyarıcının (insanoğlundan bir peygamberin) gelmesine şaşırarak, “Bu şaşılacak/tuhaf bir şeydir” dediler.
Doğrusu onlara kendi içlerinden bir uyarıcı (elçi) gelmesine hayret etmişler de, o kâfirler: "Bu (garip ve acayip) şaşılacak bir şey" diyerek (Peygamberi inkâra ve istihfafa kalkışmışlardır).
Ama kendilerinden bir uyarıcının onlara gelmesine şaşırdılar. Gerçeği yalanlayan nankörler: “Bu şaşılacak bir şey.” dediler.
belki ŧañladılar kim geldi anlara ķorķıdıcı anlardan pes eyitti kāfirler “uşbu, nesenedür ŧañsı.”
Bil'akis o kâfirler, kendilerine içlerinden inzâr edici (bir peygamber) geldi diye, hayrete düşdüler de «Bu, dediler, şaşılacak bir şey».
Bil'akis kendilerine içlerinden bir korkutucu gelmesine hayret ettiler de, o kâfirler dedi ki: “Bu, şaşılacak bir şeydir!”
Doğrusu kendilerine içlerinden bir uyarıcı (elçi) geldi diye şaşıp kaldılar. İnkâr edenler “Bu şaşılacak bir şeydir’’ dediler.
Onlar kendilerine içlerinden bir uyarıcı geldi diye şaşıp kaldılar. İnkâr edenler “Bu şaşılacak bir şey.”
kendi aralarından biri uyarıcı olarak geldi diye şaştılar kaldılar da dediler: "Ne şaşılacak iş bu böyle!
Belki içlerinden Allah azabıyle korkutucu bir peygamberin geldiğine taaccüp ettiler. O kâfirler «— Bu garip bir şeydir;
Bilakis, kâfirler içlerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da “Bu tuhaf [acîb] bir şeydir!” dediler.
Hayır, onlara kendilerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar da o kâfirler, “Bu (diriliş) şaşılacak bir şey!” dediler.
İçlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar. O Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler: “Bu ne tuhaf şey!” dediler.
2-3. Kâfirler, içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar da, “Bu tuhaf bir şey, öldükten ve toprak olduktan sonra mı (dirileceğiz)? Bu olmayacak bir dönüş!” dediler.
Fakat hakîkati inkâr edenler, içlerinden kendileri gibi beşeri özelliklere sahip bir uyarıcının onlara gelip bu gerçeği bildirmesine şaştılar da, “Bu gerçekten tuhaf bir şey!” dediler. Ve eklediler:
Onlara, onlardan bir uyarıcı geldi diye hayret ettiler / şaştılar. İnkârcılar dedi ki: -“Bu acayip / şaşılası bir şey!”.
asıl onlar, gelen uyarıcının kendilerinden biri olmasına şaşırdılar. İnkarcılar dediler ki: " olacak şey değil,
Doğrusu inkâr edenler içlerinden bir uyarıcı gelmesine şaşarak şöyle dediler: "Bu tuhaf bir şeydir!"
Doğrusu kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve kâfirler “Bu, şaşılacak bir şeydir! [*]
2,3. Fakat o kâfirler, kendi aralarından bir uyarıcının gelmesini yadırgadılar da: “Bu, gerçekten yadırganacak bir şey. Yani biz öleceğiz, toprak olacağız (sonra da dirileceğiz) ha!¹ Bu, gerçekleşme ihtimâli olmayan bir dönüştür.” dediler.
Onlar içlerinden bir uyarıcının kendilerine gelmesine şaştılar; ² ve bu hakikat inkarcıları: “Ne tuhaf bir şey bu!” diyorlar,
Kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesini şaşkınlıkla karşıladılar da gerçekleri örtbas eden kâfirler: “Bu gerçekten hayret edilecek bir şey! 7/59...64, 38/3...8
Bunu kabullenmeyenler içlerinden, kendilerine, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan bir uyarıcı, bir peygamber geldiğinde doğrusu şaşırdılar. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler: “- Bu şaşılacak bir şeydir.”dediler.
Ama nerde! Onlar içlerinden bir uyarıcının kendilerine gelmesine şaştılar[⁴⁶⁶⁰] ve içlerindeki kâfirler dediler ki: “Bu ne acayip bir iş!
Belki kendilerinden bir korkutucu gelmesinden teaccüb ettiler. O kâfirler dedi ki: «Bu şaşılacak birşey.»
O kâfirler; içlerinden bir peygamber gelmesine hayret ettiler de. (Söylediği şeye bakın ne kadar şaşılacak şey)
Kendi içlerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kâfirler: "Bu acayip bir şeydir" dediler.
Kendilerine içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar da, kafirler: Bu, acayip bir şey, dediler.
Bel ki kāfirler Muḥammed ‘aleyhi’s‐selāmıñ kendi cinslerinden inẕār idici geldigineta‘accüb idüp risāletini ‘acīb bir şey’ görürler.
2, 3. Doğrusu, onlar, kendilerinden birinin, uyarıp irşad etmek için gelmesine şaşırdılar da kâfirler: “Bu, ne tuhaf şey! ” dediler, “Biz ölüp de toprak olduktan sonra mı dirileceğiz? Bu, aklın alamayacağı kadar uzak bir ihtimal! ” [10, 2]
İçlerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kafirler: "Bu tuhaf bir şeydir" dediler.
Evet: kâfirler, kendi cinslerinden inzâr idici rasûl geldiğine ta'accüb iderler. Ve: "Bu 'acâyib bir şeydir."
Bunları asıl şaşırtan içlerinden bir uyarıcının gelmesidir. Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler): "Bu şaşılacak bir şey” dediler.
Hayır, kendilerine içlerinden bir uyarıcı gelmesine hayret ettiler de o inkar edenler: "Bu şaşılacak bir şeydir" dediler.
Kâfirler içlerinden bir uyarıcının kendilerine gelmesine şaştılar da “Bu ne acaip şey!” dediler.
İş sanıldığı gibi değil! Kendilerine içlerinden bir uyarıcı geldi diye şaştılar da şöyle dediler o küfre batanlar: "Acayip şey bu!"
Hayır, onlara kendilerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kafirler: 'Bu şaşılacak bir şey' dediler.
Doğrusu (o Kureyşli) kâfirler, kendilerine içlerinden korkutucu bir peygamber geldiğine şaştılar da şöyle dediler: “- Bu, tuhaf bir şey!...
Fakat kendilerinden bir uyarıcı, onlara geldi diye şaşırdılar. O kâfirler: “Bu, çok tuhaf birşeydir” dediler.
Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da, kâfirler şöyle dediler: “Bu şaşılacak bir şeydir.”