Kaf Suresi 27. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

27. Ayet

قَالَ قَر۪ينُهُ رَبَّنَا مَٓا اَطْغَيْتُهُ وَلٰكِنْ كَانَ ف۪ي ضَلَالٍ بَع۪يدٍ

Arkadaşı (olan şeytan) der ki: “Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içinde idi.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Arkadaşı, Rabbimiz der, onu, taşkınlığa ben sevketmedim ve fakat o, pek uzak bir sapıklık içindeydi.

Besim Atalay (1965)

Arkadaşı diyecek ki: «Ey Tanrımız! Onu ben azdırmadım, o kendisi derin bir sapkınlık içersindeydi»

Cemal Külünkoğlu

(Dünyada iken yanından ayrılmayan) şeytanı, “Rabbimiz! Onu ben azdırıp yoldan çıkarmadım. Bilakis kendisi, hakkın pek uzağında geri dönülmez bir sapıklık içindeydi” der.

Cemil Said (1924)

Yanındaki (Şeytân) "Yâ rabbimiz bunı iğfâl iden ben değilim bu âdem derin bir dalâletde idi." diyecek.

Diyanet Vakfı

Müşrikin arkadaşı (şeytan) der ki: Rabbimiz! Ben onu azdırmadım. Fakat kendisi derin bir sapıklık içindeydi.

Edip Yüksel

Arkadaşı, "Rabbim, ben onu azdırmadım; fakat o kendisi derin bir sapıklık içindeydi," der.

Elmalılı Hamdi Yazır

Arkadaşı der: ya rabbenâ onu ben azdırmadım velâkin kendisi uzak bir dalâl içinde idi

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Yanındaki arkadaşı (şeytan) der ki: "Rabbimiz! Ben onu azdırmadım. Fakat kendisi derin bir sapıklık içindeydi".

Emrah Demiryent

(Dünyada iken yanından ayrılmayan) arkadaşı (şeytanı) der ki: “Rabbimiz! Onu ben azdırmadım (doğru yoldan çıkarmadım), fakat kendisi derin bir sapkınlık içindeydi (ben onu küfre davet ettim o da icabet etti).”

Abdullah-Ahmet Akgül

(Dünyada iken) Onun yakın-dostu (olan saptırıcı) diyecek ki: "Rabbimiz, ben onu (zorla) kışkırtıp-azdırmadım. Ancak kendisi (Hakk’tan) uzak bir sapkınlık ve yoldan çıkmışlık içindeydi." (Benim haksız ve yanlış yolda olduğumu bile bile peşimden geldi.)

Erhan Aktaş

Onun yakını: “Rabb'imiz! Onu ben azdırmadım, fakat o derin bir sapkınlık içindeydi.” der.

Eski Anadolu Türkçesi

eyitti işi ya'nį şeyŧān “iy çalabumuz! azdurmadum anı velįkin. oldı azġunlıķ içinde ıraķ.”

Hasan Basri Çantay

Arkadaşı (olan şeytan) «Ey Rabbimiz, onu ben azdırmadım. Fakat o, (zâten hakdan) uzak bir sapıklık içinde idi» dedi (ler),

Hayrat Neşriyat

Onun arkadaşı (olan şeytan): “Rabbimiz! Onu (ben) azdırmadım; fakat (o, haktan)uzak bir dalâlet içinde idi!” der.

İhsan Aktaş

Bunun üzerine o, şu yoldaşım beni azdırdı deyince) onun yakın (saptırıcı) yoldaşı der ki: “Rabbimiz! Ben onu azdırmadım. Ancak kendisi (haktan) derin bir sapıklık içindeydi. *

İlyas Yorulmaz

Yakın arkadaşı “Rabbim o’nu ben azdırmadım. O sürekli uzak bir sapkınlık içinde idi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onun yoldaşı diyecek: "Ey çalabımız! Onu azdıran ben değilim. Ancak o oldum olası büyük bir sapkınlık içinde idi."

İsmail Hakkı İzmirli

Onun yoldaşı [⁶] diyecek: «—Ey Rabbimiz! Yalan söylüyor, ben onu azdırmadım, fakat o, uzun uzadıya sapıklıkta kalmıştır».

İsmail Yakıt

Onun yakınındaki der ki: “Rabbimiz! Onu ben azdırmadım. Fakat o, derin bir sapıklık içinde idi.”¹⁷

Kadri Çelik

Onun yakın (saptırıcı) dostu der ki: “Rabbimiz! Ben onu kışkırtıp azdırmadım. Ancak kendisi (haktan) derin bir sapıklık içindeydi.”

Abdullah Parlıyan

Arkadaşı olan şeytan dedi ki: “Rabbimiz, ben onu azdırmadım. Fakat onun kendisi sapıklığın kuyusuna dalmıştı.”

Kuran Yolu

Yandaşı (şeytan), “Rabbim! Onu ben azdırmadım, o kendisi apaçık bir sapkınlık içinde idi” der.

Mahmut Kısa

Her inkârcı ateşe atılırken, kendisini sapıklığa sürükleyen arkadaşını suçlayacak. Bunun üzerine arkadaşı, “Ey Rabb’imiz!” diyecek, “Onu ben azdırmadım fakat kendisi zaten derin bir sapıklık içindeydi!”

Mahmut Özdemir

Onun yakın arkadaşı: -“Rabbimiz! Onu azgınlaştırmadım; ama zaten uzaklaştıran bir sapkınlık içindeydi” dedi.

Mehmet Çakır

Şahidi: " Efendim! onu ben ayartmadım. O kendisi azdı " diyecek olur.

Mehmet Çoban

Arkadaşı hemen itiraz eder: "Ey Rabbimiz, onu ben azdırmadım o zaten derin bir sapıklık içindeydi."

Mehmet Okuyan

Yakınındaki (şeytan): “Rabbimiz! Onu ben azdırmadım. Fakat kendisi derin bir sapkınlık içindeydi.” diyecektir. [*]

Mehmet Türk

Onun arkadaşı¹ olan (şeytan) da: “Ey Rabbimiz! Ben onu azdırmadım. Zâten o, derin bir sapkınlık içerisindeydi.” der.

Muhammed Esed

İnsanın öteki kişiliği: ¹⁹ “Yâ Rabbi!” diyecek, “Onun aklını, bilincini ²⁰ kötülüğe bulaştıran ben değilim; [hayır,] ama o [kendi yüzünden] sapıklığa düştü!” ²¹

Mustafa Çavdar

Güdümüne girdiği yoldaşı der ki: – Rabbimiz, onu azdırıp saptıran ben değildim, o zaten kendisi derin bir sapkınlığın içine düşmüştü. 34/31...39

Ahmet Tekin

Onun arkadaşı şeytan: “Ey Rabbimiz, ben onu azdırmadım. Fakat kendisi tamamen başına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içindeydi.” der.

Mustafa İslamoğlu

Güdümüne girdiği (şeytanî öteki kişilik) diyecek ki, “Rabbimiz! Onu azdırıp saptıran ben değildim; kaldı ki o zaten derin bir sapıklığın içindeydi.”[⁴⁶⁸³]

Ömer Nasuhi Bilmen

Arkadaşı der ki: «Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, velâkin o uzak bir sapıklık içinde bulunmuş idi.»

Orhan Kuntman

O kâfirin arkadaşı (yoldaşı olan şeytan) o zaman: "Ey Rabbimiz, onu ben azdırmadım, o zaten derin bir sapıklık içindeydi" diye yalvarır. (Sorumluluktan kurtulmaya çalışır. Fakat özrü kabul edilmez ve..)

Osman Fırat

O’nun yakını olan der ki: "Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi uzak bir sapıklık içinde idi. "

Şaban Piriş

Yanındaki der ki:-Rabbimiz, ben onu azdırmadım. Ama o, uzak bir sapıklık içindeydi.

Satıraltı Meal (1534)

O ḥālde şeyṭān beni iḍlāl itdi, diye bahāne itmekle şeyṭān dir ki: Yā Rabbenā onıben iġfāl itmedüm. Ol dürlü ḍalāletde olup ḥaḳḳı istimā‘ itmez.

Suat Yıldırım

Yanındaki arkadaş: “Ya Rabbî, ” der, “onu ben saptırmadım, kendisi zaten haktan iyice uzak bir sapıklık içinde idi. ” [14, 22]

Süleyman Ateş

Yanındaki arkadaşı dedi ki: "Rabbimiz, ben onu azdırmadım, zaten o kendisi derin bir sapıklık içinde idi."

Süleyman Tevfik (1927)

Onun arkadaşı olan şeytân veyâhud putı: "Yâ Rabbî! Ben onı tuğyân itdirmedim. O esâsen rahmetden uzak dalâletde idi." dir.

Süleymaniye Vakfı

Beraberinde olan (suç ortağı) der ki: "Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, ama o derin bir sapıklıktaydı".

Ahmet Varol

Yakını der ki: "Rabbimiz! Onu ben azdırmadım. Fakat o uzak bir sapıklığın içindeydi."

Ümit Şimşek

Arkadaşı(3) der ki: “Rabbimiz, onu ben azdırmadım. O zaten derin bir sapıklıktaydı.”

Yaşar Nuri Öztürk

Yoldaşı dedi ki: "Rabbimiz, onu ben azdırmadım. Onun kendisi, dönüşü olmayan bir sapıklık içindeydi."

Ali Bulaç

Onun yakın-dostu (saptırıcı) dedi ki: 'Rabbimiz, ben onu kışkırtıp-azdırmadım. Ancak kendisi (haktan) uzak bir sapıklık içindeydi.'

Ali Fikri Yavuz

(Onun dünyadaki) arkadaşı (olan şeytan şöyle) der: “- Ey Rabbimiz! Onu, ben azdırmadım; fakat kendisi uzak bir sapıklık içinde idi.”

Bahaeddin Sağlam

O insana arkadaş olan (şeytan) da der ki: “Ey Rabbimiz! Ben onu azdırmadım. Fakat o, büyük bir sapıklık içinde idi.

Bayraktar Bayraklı

Arkadaşı diyecek ki: “Rabbimiz, onu ben azdırmadım. Onun kendisi, dönüşü olmayan bir sapıklık içindeydi.”