41. Ayet
وَاسْتَمِعْ يَوْمَ يُنَادِ الْمُنَادِ مِنْ مَكَانٍ قَر۪يبٍۙ
(Ey Muhammed!) Çağırıcının yakın bir yerden sesleneceği gün, (o sese) kulak ver.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاسْتَمِعْ يَوْمَ يُنَادِ الْمُنَادِ مِنْ مَكَانٍ قَر۪يبٍۙ
(Ey Muhammed!) Çağırıcının yakın bir yerden sesleneceği gün, (o sese) kulak ver.
Ve dinle o nida edenin, yakın bir yerden bağıracağı gün, sesini.
Yakın bir yerden, bir çağıranın çağırdığı gün işidesin sen
(Ey Muhammed!) Bir çağrıcının (meleğin) çok yakın bir yerden herkesin duyacağı şekilde çağıracağı o günle ilgili şu uyarıya kulak ver:
Civâr bir mahalden münâdînin nidâ ideceği gün dikkatle dinle.
Seslenenin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver.
Çağırıcının yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.
Ve dinle o münadînin bağıracağı günü yakın bir yerden
Bir münadinin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver.
(Ey insan! Yeniden diriltilip, mahşere çağrılmak üzere) nidâ eden (İsrâfîl) ’in, yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver!
(Kıyamet sonrası yeniden dirilip mahşere çağrılmak üzere) Nida edenin (Hz. İsrafil’in), yakın bir yerden sesleneceği (diriliş) günü(ne) kulak ver (ki o gün dehşetlidir);
Çağırıcının, yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver.
daħı ķulaķ dut ol gün kim ķıġıra ķıġırdıcı yaķın yirden.
Nida edenin yakın bir yerden ünleyeceği güne kulak ver.
Ve nidâ eden (İsrâfîl)'in, yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver!
(Ey Resulüm!) Çağırıcının (meleğin) yakın bir yerden (herkesin duyabileceği şekilde) sesleneceği (Sûr’a üfleyeceği) o güne (o kıyamet günü hakkında sana gelen vahyimizin mesajına) kulak ver. *
Yakın bir yerden bir çağırıcının çağırmasına kulak ver.
Ünleyicinin yakın bir yerden ünliyeceği o güne kulak ver.
Yakın bir yerden münadinin nida edeceği güne [¹] kulak ver.
Bir çağrıcının yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver
Çağırıcının, yakın bir yerden çağrıda bulunacağı günü dinle (bekle).
İsrafil'in herkesin duyabileceği bir yakınlıkta, mahşer için yapacağı çağrıya kulak verin.
Seslenenin, yakın bir yerden seslendiği gün için dinlemede ol.
Ey Müslüman! Hesap günü, ölüleri diriltmekle görevli İsrafil adındaki o çağırıcının yakın bir yerden, tâ yüreğinizin derinliklerinden sizi Rabb’inizin huzuruna çağıracağı o büyük Güne kulak ver!
Dinlemede kal, Çağrıcı’nın yakın bir yerden sesleneceği gün!
Bir kulağın, kıyamet görevlisinin yakın bir yerden nida edeceği günde olsun.
Unutma! Hesap günü hesaba çağıracak olan sana yakın bir yerden seslenir. Sen o çağrıcının sesini duy! İnkâr edenler gibi olma! Her an, her şekilde, her yerde, hesaba çağıran ses, kulaklarında olsun! Asla kulaklarını çağrıya kapama! O gün hesap günüdür. Hesap gününü unutan yanlış yola düşer. Bil ki, hesap gününün çağrısını sürekli duyanlar, yanlıştan korunur. Her ne yaparsan yap, Rabbine hesabını veriyormuş gibi yap! İşte bu kulaklarında işittiğin çağrının hikmetidir.
(Diriltilme için) seslenenin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver(in)!
(Ey insanoğlu!) Çağırıcı (İsrafil’in) yakın bir yerden¹ çağırıda bulunacağı² güne kulak ver.
Ve [ölüm] çağrısında bulunan Allah’ın [sizi] yakından ³³ çağıracağı o Güne [daima] kulak verin;
Bir çağrıcının çok yakın bir yerden herkesin duyacağı şekilde çağıracağı o günle ilgili şu uyarıya kulak ver: 6/36, 8/21-22
Yakın bir yerden seslenenin, İsrafil'in seslendiği güne kulak ver.
İmdi sen (ey insanoğlu); sana çok çok yakın bir yerden[⁴⁶⁹⁷] o güne ilişkin çağrı yapan Allah’ın nidasına kulak ver!
Ve dinle, o gün ki, bir münâdi, yakın bir mekandan nidâ eder.
Münâdinin (İsrafil’in) yakın bir yerden (Sûr’u üfürerek) çağıracağı güne kulak ver.
Kulak ver, o gün O çağırıcının, yakın bir yerden çağırmasına,
Kulak ver, o gün yakın bir yerden seslenecek olanın çağrısına..
Daḫı ḳulaḳ dut, ol gün ki nidā ide münādī yaḳın yirden.
Münâdînin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver.
Dinle, o gün o ünleyici, yakın bir yerden çağırır.
Bir münâdînin yakın mekândan nidâ iylediği günde ki ahvâlden sana haber virilene kulak vir.
O çağrıcının yakın bir yerden sesleneceği gün neler olacağına kulak ver.
Çağırıcının yakın bir yerden çağıracağı gün dinle!
Nida edicinin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver.
Haykıranın çok yakın bir yerden sesleneceği günü dinle!
Çağırıcının, yakın bir yerden çağrıda bulunacağı güne kulak ver;
(Ey Rasûlüm), münadinin yakın bir yerden çağıracağı günkü sözü dinle. (O kıyamet ahvalinden sana ne büyük haberler vereceğiz.)
Ve çağırıcının yakın bir yerden seslendiği güne kulak ver.
Seslenenin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver!