Kaf Suresi 45. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

45. Ayet

نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِجَبَّارٍ فَذَكِّرْ بِالْقُرْاٰنِ مَنْ يَخَافُ وَع۪يدِ

Biz onların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onlara karşı bir zorba değilsin. O hâlde sen, benim uyarımdan korkan kimselere Kur’an ile öğüt ver.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Biz daha iyi biliriz ne dediklerini ve senin, onlara, dilediğini yapacak bir kudretin yok, artık, azaptan korkana Kur'an'la öğüt ver.

Besim Atalay (1965)

Biz onların dediklerini iyi biliriz, sen onları zorlayıcı değilsin, benim korkutmamdan korkan bir kimseyi Kur'an ile öğütle

Cemal Külünkoğlu

Biz onların, (inkârcıların diriliş konusunda) ne söylediklerini iyi biliriz. Sen onları hiçbir şekilde (inanmaya) zorlayamazsın. Ama sen yine de benim kesin tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver.

Cemil Said (1924)

Biz kâfirlerin ne dediğini pek a’lâ biliyoruz. Sen ânları icbâr idecek değilsin. Tehdîdlerimden korkanlara Kur’ân ile nasîhat it.

Diyanet Vakfı

Biz onların dediklerini çok iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin. Tehdidimden korkanlara Kur'an'la öğüt ver.

Edip Yüksel

Biz onların ne konuştuğunu iyi biliyoruz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin. Uyarılarımdan korkanlara sen bu Kuran ile öğüt ver.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz pek a'lâ biliyoruz ki ne diyorlar, maamafih sen onlara karşı bir cebbar değilsin, şimdi sen benim veîdlerimden korkacaklara bu Kur'an ile öğüd ver

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Biz onların söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onlara karşı zor kullanacak değilsin. O halde sen, benim tehdidimden korkanlara bu Kur'ân ile öğüt ver.

Emrah Demiryent

Biz onların (müşriklerin) ne söylediklerini, (öldükten sonra dirilmeyi inkâr ettiklerini) gâyet iyi biliyoruz. Sen onların üzerlerinde bir zorlayıcı değilsin. (Hakkı kabul ettirmek için zor kullanacak değilsin.) O hâlde (Habibim, o haddi aşan kâfirlerin söylediklerine üzülme), sen tehdidimden (azabımdan) korkanlara, Kur’ân’la öğüt ver (meye devam et).

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ey Nebim!) Biz onların (Senin ve Dinim hakkında) neler söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin; şu halde, Benim kesin tehdidimden korkanlara Kur’an ile öğüt ver. (Gerisini Bize bırak ve seyret ki sonları nasıl olacaktır?)

Erhan Aktaş

Onların ne dediklerini en iyi Bileniz. Sen, onları zorla yola getirecek değilsin. O halde Benim uyarımdan korkan kimselere Kur'an'la öğüt ver.

Eski Anadolu Türkçesi

biz bilüriregüz anı kim eydürler. daħı degülsin anlaruñ üzere musallaŧ pes öġüde ķur’ān-ıla anı kim ķorķar ķorķıtmaġumdan.

Hasan Basri Çantay

Biz onların neler demekde olduklarını çok iyi bileniz. Onların üstünde bir zorba değilsin sen. Onun için benim tehdidimden korkacaklara (sâdece) Kur'an ile öğüt ver.

Hayrat Neşriyat

Biz onların söylemekte olduklarını en iyi bileniz; sen ise onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin; o hâlde, tehdîdimden korkanlara Kur'ân ile nasîhat et!

İhsan Aktaş

(Resulüm!) Biz onların ne söylediklerini iyi biliriz. Zaten sen onların (insanların) üzerinde bir zorlayıcı değilsin (onları hiçbir şekilde inanmaya, İslam’ı kabul etmeye zorlayamazsın, böyle bir yetkin de yoktur). Ama sen yine de (bütün insanlara ve özellikle) benim uyarımdan korkabileceklere (uyarılarımı önemseyip dikkate alabilecek kimselere) bu Kur’an aracılığıyla (sadece) öğüt ver. *

İlyas Yorulmaz

Biz onların söylediklerinin hepsini en iyi bileniz. Sen onları zorlayıcı değilsin. Sen, benim vaat ettiğimden korkanları, yalnızca Kur’an ile hatırlat / öğüt ver.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz onların bütün dediklerini herkesten iyi biliyoruz. Onları zorlamak sana düşmez. Onun için Benim verdiğim göz dağından korkanları Kur’an ile öğütle.

İsmail Hakkı İzmirli

Biz onların dediklerini herkesten iyi biliriz, sen onları zorla yola getirecek değilsin. O/nun için benim tehdidimden korkanlara Kur/an/la ihtarda bulun.

İsmail Yakıt

Onların söylediklerini Biz çok iyi biliyoruz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin.²⁴ O hâlde sen, benim uyarımdan korkan kimselere Kur’an’la öğüt ver.

Kadri Çelik

Biz onların neler söylemekte olduklarını daha iyi biliriz ve sen onların üzerinde bir zorlayıcı da değilsin; o halde benim kesin tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver.

Abdullah Parlıyan

Biz o inkârcıların ne dediklerini daha iyi biliriz. Senin onları zorla yola getirmeye de gücün yetmez. Ama sen yine de, benim uyarımdan korkanlara, bu Kur'ân vasıtasıyla hatırlatmada bulun.

Kuran Yolu

Onların ne dediklerini biz daha iyi biliyoruz. Sen onları zorlamakla görevli değilsin, uyarımızı ciddiye alanlara Kur’an’ı durmadan oku!

Mahmut Kısa

Ey Peygamber! Biz onların bu uyarılar karşısında ne söylediklerini gâyet iyi biliyoruz. Üzülme, sen onlar üzerinde bir zorlayıcı değilsin.Senin görevin, onları zorla imana getirmek değildir. Sen ancak uyarabilirsin, fakat doğrudan doğruya Allah’ın kitabıyla: Öyleyse, uyarılarımdan korkanlara Kur’an ile öğüt ver!

Mahmut Özdemir

Ne söylüyorlarsa, biz çok iyi biliyoruz. Sen onlar üzerinde zorlayıcı değilsin. Benim va’îdimden / vaadimden / tehdidimden korkan kimselere Kur’ân ile öğüt ver!

Mehmet Çakır

Resulüm! biz onların ne dediklerini biliyoruz. Onların başında bitecek halin de yok. Sen, sadece benim tehditlerimden korkanları Kuran’la yatıştır yeter.

Mehmet Çoban

Biz inkârcıların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen onların üzerinde baskı yapan bir zorba değilsin. Onlara hiçbir şeyi zorla kabul ettiremezsin. O halde sen sana bildirdiğimiz gerçekleri, insanların iyiliği için yaptığımız uyarıları onlara anlat! İnanıp inanmamaları seni ilgilendirmez. Senin görevin sadece bildirmek, sadece uyarmaktır. Öğüt almak için sana gelenlere Kur’an ile öğüt ver! Onları Kur’an’la eğit!

Mehmet Okuyan

Onların söylediklerini çok iyi bileniz. Sen onların üzerinde asla zorba değilsin. [*]Tehdidimden korkanlara (gerçeği) Kur’an’la hatırlat! [*]

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!) Biz onların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen onların üzerinde bir zorlayıcı da değilsin. Öyleyse Benim tehdidimden korkanlara, Kur’ân ile nasîhat et.

Muhammed Esed

Biz onların, [o yeniden dirilmeyi inkar edenlerin] ne söylediklerini iyi biliyoruz; ve sen onları hiçbir şekilde [inanmaya] zorlayamazsın. Ama sen yine de Benim uyarımdan korkabileceklere bu Kur’an aracılığıyla hatırlatmada bulun.

Mustafa Çavdar

Biz onların neler söylediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onları zorla inandıracak değilsin. Öyleyse sen benim tehdidimden korkanlara Kuran ile öğüt vermeye devam et! 6/19, 21/45, 87/9-10

Ahmet Tekin

Biz onların söylediklerini iyi biliriz. Sen onlara zorbalıkla, diktatörlükle İslâm'ı kabul ettirmeye memur değilsin. O halde, benim tehdidimden korkanlara, bu Kur'ânı tebliğ et, Kur'ân ile öğüt ver.

Mustafa İslamoğlu

Biz onların neler söylediğini çok iyi biliyoruz; ne ki sen onları zorla (inandıracak) bir zorba değilsin:[⁴⁶⁹⁹] şu halde sen, Benim tehditlerimden korkanları bu Kur’an aracılığıyla uyarmaya devam et!

Ömer Nasuhi Bilmen

Biz onların neler söyler olduklarını pek iyi bileniz ve sen onların üzerlerine bir cebredici değilsin. Artık Benim tehdidim- den korkacaklara Kur'an iIe öğüt ver.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) Biz onların -senin hakkında- neler dediklerini elbet biliriz. Sen onların üzerine bir zorba değilsin. (Hidayete zorlamak senin görevin değildir) Sen ancak tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver.

Osman Fırat

Biz onların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onların üstüne bir zorba değilsin. O hâlde sen, benim vaatlerimden korkan kimselere Kur’an ile öğüt ver.

Şaban Piriş

Onların söylediklerini biz daha iyi biliriz. Sen, onları zorlayacak değilsin. Bu sebeple tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver.

Satıraltı Meal (1534)

Biz bilürüz anlar söylegeni. Daḫı sen anlar üstine musallaṭ degülsin. Pesögütle Ḳur’ān‐ıla ol kimseleri ki benüm ‘aẕābumdan ḳorḳarlar.

Suat Yıldırım

Biz onların aykırı iddialarını pek iyi biliyoruz, ama sen onları kuvvet kullanarak imana getirecek bir zorba değilsin. Sen sadece uyaran bir elçisin. Senin yapacağın iş, sadece tehdidimden endişe edecek kemseleri Kur'ân ile irşad etmektir. [13, 40; 88, 21-22; 2, 272]

Süleyman Ateş

Biz onların ne dediklerini biliyoruz. Sen onların üstünde bir zorlayıcı değilsin, sadece tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver.

Süleyman Tevfik (1927)

Biz onların didiklerini biliriz. Sen onların üzerine cebr idici değilsin. 'Azâb ve va'îdimizden korkanlara Kur'ân'la va'az it.

Süleymaniye Vakfı

Biz onların ne dediğini iyi biliriz. Sen üstlerinde bir zorba değilsin; tehdidimden korkanları Kur’an ile bilgilendir.

Ahmet Varol

Biz onların ne söylediklerini daha iyi biliyoruz. Sen onların üzerlerinde bir zorlayıcı değilsin. O halde sen tehdidimden korkanlara Kur'an'la öğüt ver.

Ümit Şimşek

Onların ne dediğini Biz pekalâ biliyoruz. Sen onlar üzerinde bir zorlayıcı değilsin. Benim tehdidimden korkanlara sen Kur'ân ile öğüt ver.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onların neler söylediklerini çok iyi biliyoruz. Sen onların üstüne bir zorba değilsin. O halde, benim tehdidimden korkanlara sadece Kur'an'la öğüt ver.

Ali Bulaç

Biz onların neler söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; şu halde, Benim kesin tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver.

Ali Fikri Yavuz

Biz, onların (Kureyş kâfirlerinin) neler demekte olduklarını pek alâ biliyoruz. Sen de onlara karşı (imana) zorlayıcı değilsin. O halde sen benim tehdîdlerimden korkacaklara bu Kur'an ile öğüd ver.

Bahaeddin Sağlam

Biz, onların ne dediğini çok iyi biliyoruz. Ve sen, onlara karşı zorlayıcı olamazsın. Sen sadece, azabımdan korkanları Kur’an ile uyar!

Bayraktar Bayraklı

O halde onların ne dediklerini en iyi biz biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin. Sen, benim tehdidimden korkanlara Kur'ân ile öğüt ver![581]